Bunlar yillardir bilinen seyler ama Ulkuculer ve benzerleri milleti uyutmayi basardilar. Simdi yine patladi

su yuzune cikti; bakalim halkimiz ne kadar sure aklinda tutacak bu sefer. Kerincsizlerin ve benzerlerinin mide bulandirici senaryolari

milliyetcilik adi altinda insanlari manipule etmeleri

kullanmalari

cinayetler

darbe planlari hepsi alenen ortada yine. Bu tip insanlarla ayni safta oldugunu dusunecek insan bulunmamasi lazim ulkemizde

ama cok var ne yazik ki

cok.
"Ergenekon'un beş lideri
Operasyon kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri kökenli Muzaffer Tekin

Oktay Yıldırım

Fikret Emek

Mahmut Öztürk tutuklu; Veli Küçük

Fikri Karadağ

Zekeriya Öztürk ve Muhammet Yüce iki gündür gözaltında tutuluyor.
'Derin devlet' operasyonunda gözler

adı geçmişte kontrgerilla dosyalarında gündeme gelen Ergenekon örgütünde. Örgütün tepesindeki beş kişi 'komutan' unvanını kullanıyor. Zanlılardan sekizi eski asker
24/01/2008
RADİKAL - İSTANBUL - Ümraniye'de bulunan el bombalarıyla ilgili soruşturmada ortaya çıkan örgütlenme 'derin devlet' tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. 'Ergenekon' olarak bilinen bu örgütlenmeyle ilgili birçok iddia bulunuyor. Asker içindeki bu örgütlenmenin sivil ayağını eski asker ve istihbaratçıların yönlendirdiği belirtiliyor. Soruşturma çerçevesinde asker kökenli Muzaffer Tekin

Oktay Yıldırım

Fikret Emek

Mahmut Öztürk gibi kişilerin tutuklanması

Veli Küçük

Fikri Karadağ

Zekeriye Öztürk ve Muhammet Yüce'nin gözaltına alınması operasyonun 'Ergenokan'a karşı yapıldığı savlarını güçlendiriyor. Baskınlarda ele geçirilen belgeler toplumdaki unsurları örgütlemek için beş sivil yöneticinin bulunduğunu gösteriyor.
Ülkücü kökenli kişiler
Ergenekon ile ilgili ilk ciddi araştırmayı Can Dündar ile Celal Kazdağlı

aynı adı taşıyan kitaplarında ortaya koydu. Kitapta Alparslan Türkeş

Abdullah Çatlı

Haluk Kırcı

Korkut Eken'in yanı sıra birçok ülkücü kökenli kişinin mekanizmada yer aldığı iddia edildi. Ergenekon'la ilgili basında çıkan bazı bilgiler şöyle:
Ergenekon'daki kişilerin

Türkiye'deki mevcut rejimin gerçek hâmisi olduğuna yürekten inandığı belirtiliyor. 'İç düşmanları' pasifize etmek

hatta ortadan kaldırmak için yapmayacağı ve yapamayacağı hiçbir faaliyet olmadığı kaydediliyor. Oluşumdakiler Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya çalışanlarla savaştığına inanıyor. Suikastları kaçınılmaz görüyor. Entelektüellere önem veriyor. Medyayı

sivil toplum kuruluşlarını (STK) kullanmanın önemine vurgu yapıyor. Naylon terör grupları ile naylon şirketlerin kurulması gerektiğini düşünüyor. Taşeron mafya yapılanmaları örgütün içinde yer bulabiliyor. Ergenekon'un

kendi örgütüne bağlı holdingler

bankalar ve medya kuruluşları kurup ideolojiye uygun ekonomi ve politik dengeleri sağlayabilmesi öngörülüyor.
Dört komutanlık var
Örgütün başkana doğrudan bağlı olan dört daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluştuğu iddia ediliyor. 'Lobi' adı verilen sivil unsurların örgütlenmesini sağlayan oluşumla ilişkileri bu iki sivil sağlıyor. Toplam altı ünitenin komutan ve başkanlarının bir asistanı

bir de bölüm uzmanından oluşan iki yardımcısı olması gerekiyor. Örgütteki yönetim şöyle: Ergenekon Başkanlığı

Daire Komutanlığı

Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı

Operasyon Dairesi Komutanlığı

Finansman Daire Başkanlığı (sivil)

İçi Araştırma Dairesi Komutanlığı

Teori Tasarım ve Planlama Dairesi Başkanlığı (sivil).
Eski askerler ve istihbaratçılar
Eski ve emekli askerlerle istihbaratçılar örgütün bel kemiğini oluşturuyor. Örgütte gençlerden seçilmiş yeteneklerin yanında

profesyonellerden de yararlanılması öngörülüyor. Özellikle toplumun her kesiminden insanla temasta olan doktor

avukat ve psikologlar tercih ediliyor.
'Lobi'de beş sivil yönetici
İlk Ümraniye operasyonunda bulunan belgeler sivil unsurların mensup olduğu örgüt içi bir örgütten söz ediliyor. 'Lobi' adlı bu yapılanmayı örgütün üyeliğine atanmış beş sivil yönetici tarafından yönlendiriliyor. Beş sivil yönetici personelin Ergenekon'la temasını atanmış iki personel sağlıyor. Departman başkanları beş yönetici tarafından seçiliyor ve yönlendiriliyor. 'Lobi'nin kuruluş gerekçesiyse şöyle gösteriliyor:
"Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren 'Ergenekon'a bağlı olarak

'sivil unsurların' örgütlenmesi zorunluluğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle hazırlanan ve 'Lobi' adı verilen bu 'gizli örgütsel' çalışmanın amaçları doğrultusunda şimdiye değin faaliyet gösterilmemiş olması

bize göre büyük bir talihsizliktir. Ayrıca

Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri

önlerinde ilk kez bir sivil kontr hareketin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç

etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik

özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobinin faaliyetleri

siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı

işbirlikçi

sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılacaktır. Lobi'nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları

doğal olarak Kemalist sivil 'lobi' ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır."
Kitlesel eylemleri yönlendirmek
'Lobi'nin faaliyetleriyle daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplanabileceği ve değerlendirme yapılabileceği düşünülüyor. 'Lobi'nin bir başka amacıysa şöyle anlatılıyor: "İşlevini tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının

sivil toplum örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak

mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemlerinin

endirekt metotlarla yönlendirilmesi sağlanacak. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi

ticari şirketler aracılığı ile ekonomik güç kazanmalı

kuracağı vakıfla da ekonomik gücünü artırma çalışmalarına yönelmeli."
'Lobi'nin organizasyon planı şöyle sıralanıyor: Merkez Araştırma-Bilgi Toplama

Analiz ve Değerlendirme Finans-Ticaret

Kültür- Bilim Teori-Senaryo İletişim- Propaganda Hukuk

Uluslararası İlişkiler."