Enis Berberoğlu'nun Hürriyet gazetesindeki bir köşe yazısından...
1776'da Abbeville

Fransa'da
genç bir çocuk dine saygısızlık etmekle suçlandı. Meryem Ana ile dalga geçen şarkılar söyleyip din adamları geçerken şapkasını çıkarmadığı söyleniyordu. Kiliseyi eleştirmenin cezası ölümdü.
Chevalier La Barre adındaki gencin
ceza olarak önce dili ve sağ eli kesilecekti
sonra da direğe bağlanıp yakılacaktı. Yazar Voltaire onu kurtarmaya çalıştı ve dava parlamentoya taşındı.
Parlamento merhamet gösterdi
çocuğun sakat bırakılıp yakılması yerine doğrudan kafasının kesilmesine izin verdi. Çocuğun cezası 1 Temmuz 1776'da infaz edildi. Cesedi Voltaire'in Felsefe Sözlüğü'nün bir kopyasıyla birlikte yakıldı.
Meksika'da 1500'lerde
Aztek din adamları binlerce insanı tanrılara kurban etti. Aztekler

güneşin her gün insanların -kurban taşlarında çıkarılan- kalpleriyle beslenmezse

kaybolacağına inanıyorlardı.
Yağmur Tanrısı'nı memnun etmek için ise ağlayan çocuklar kurban edilirdi. Böylece gözyaşlarının yağmur getirmesi beklenirdi.
Tahıl Tanrıçası için yapılan törende bir bakire 24 saat dans ettikten sonra öldürülür ve derisi yüzülürdü. Sonra da derisini bir rahip üzerine geçirir

dans etmeye devam ederdi.
1980'lerde İran'da Şii din adamları İslam'ı kabul etmeyen Bahailer'in öldürülmesini emretti. İçlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu iki yüz kadar Bahai asıldı veya kurşuna dizildi. Kırk bin kadarı ise İran'dan kaçtı.
1983'te Darkley

Kuzey İrlanda'da

bir pazar sabahı
Katolik teröristler otomatik silahlarla bir Protestan kilisesini taradı. Üç kişi öldü ve yedi kişi yaralandı. Kuzey İrlanda'da yirmi yıl boyunca devam eden dinsel çekişme

bu tür saldırılarla
üç bin kişinin yaşamına mal oldu.
1096'da Birinci Haçlı Seferi'nin başlangıcında binlerce Hıristiyan

Kutsal Topraklar'a ulaşıp Müslümanları öldürmek amacıyla
Haçlı ordusuna katıldı. Almanya'da bazı Haçlılar Tanrı tarafından kutsanmış olduğuna inandıkları bir kazı takip ettiler. Kaz onları Musevi mahallelerine götürdü. Bu mahallelerde Musevilerin evleri yakıldı ve
hepsi öldürüldü.
.................................................. .........................................Enis Berberoğlu
ülkemizden örnekler... bu bölüm derlemedir. sizler de hatırladıklarınızı yazabilirsiniz. tabii dinlerin aslında cinayetleri onaylamadığını bilerek...
1990 lı yılların sonlarına doğru Türkiye'de

vucuduna dövme ile Allah yazdıran birisi

allaha hakaret ettiği gerekçesi ile

kendini milliyetçi ve mafya olarak ifade eden birisi tarafından kurşunlanarak öldürüldü.
Bahriye Üçok: ilahiyat fakültesindeki ilk kadın öğretim görevlisi. islamda kadının örtünmesi gerekli değildir dediği için evine yollanan bombalı paketin patlaması sonucu öldü.
Yıl miladi 1974. Yer Türkiye

Kırıkkale'deyiz. Kamuoyunda MHP'nin "komando kampları" diye bilinen bir kamp.
"
Kırıkkale'deki Bozkurt obasında din düşmanlarının beyni çıkarılır

kafirler telef edilir

itler boğazlanır. (Erdoğan Asılyüce

Türk Metal Seydişehir Şube Başkanı

"Her Yönüyle Kırıkkale"

1974)
Şirin Tekin
henüz 17 yaşındaydı. Çevresinde çok sevilen bir gençti. Öğrencilerin demokratik haklarından sözederdi. Oruç tutmuyordu. O gün

3 Mayıs 1987

Van 100.Yıl Üniversitesi'nin karşısındaki kahvede oturuyordu. "İslamın bekçileriyiz

" diyorlardı. Kendilerine "mukatele" emrolduğuna inanıyorlardı. Rektör de "Onlar İslam adına dövüşürler

" dememiş miydi? Şirin Tekin

"kanını" saldırganlardan kurtaramamıştı.
Şubat 1969. Camilerde günlerdir cihad namazları kılınıyor. "Komünistlerin kanını dökme çağrılan" yapılıyor. 16 Şubat 1969 günü Beyazıt

Dolmabahçe ve Fındıklı camilerinde cihad namazları kılındıktan sonra

topluluklar halinde Taksim'e çıkılıyor. O gün

meydana ABD 6. Filosu'na karşı anti-emperyalist yürüyüş yapanlar gelecek. Amerika Müslümanın dostu mu ne? Yerde iki ölü yatıyor. Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan. Yüzlerce yaralı. Gazeteler manşet atıyor:
Kanlı Pazar...
1978 yılı Aralık ayı. Maraş'ı kış bastırıyor. Duvarlara

dükkânların camlarına sloganlar yazılıyor: "Allah için savaşa!" Ve cihada kalkılıyor.
TRT
111. ölüyü de verdikten sonra
yeni saptanan ölümlerin bildirilmesini durduruyor. Bir küçük cihad denemesinin resmî bilançosu böylece yarım kalıyor. Ocak 1979. Trabzon. Ülkücü Gençlik imzalı bildiri: "Türkiye'deki çatışma

İslamla küfrün çatışmasıdır. Bugün Türkiye yeni bir Bedir savaşının öncesini yaşamaktadır. Müslümanlar

cihada çağrıldığınızda koşunuz. Bir komünisti öldürmek

yüz kere Hicaz'a gitmekten iyidir".
2 Aralık 1978. Sivas'ta "Müslüman Gençlik" başlığıyla bildiri dağıtılıyor: "Müslüman durma! Hiç durmadan ilerle. Ölüm seni şehit olarak bulsun". İmza

MHP... Ve MHP Davası iddianamesi

682 cinayeti içeriyor. Demek ki

en az 682 yurttaşımız

bu dünyada büyük sıkıntılara

yokluklara

darlıklara katlanmış olsa da "Allah yolunda savaşıp öldürmekle" güzel bir "alışveriş yaptıkları" için
sevinebiliyorlar
Erzincanlı Müslüm Koca
52 günlük oğlu Mirzap'ı diri diri keperek Allah'a kurban ediyordu. Müslüm Koca

1962 yılında bir iftiraya uğramıştı ve kurtulunca ilk doğacak oğlunu Allah'a kurban adamıştı. ve oğlunu kurban etti.
...
Peygamberin dört halifesinden üçü bıçaklanarak öldürülmüştü. Ömer
Osman ve Ali.
ve Peygamberin torunları