Tek Mesajı Görüntüle
Eski 21-12-2005, 01:23   #9 (permalink)
SaiNTCLoWN
Post

Ayrılıklar Bitmez

Gün ağarınca kalkamaz birden
O yattığın sert kuru yerinden
Bir baş ağrısı ense kökünden
Acır kendine başlar yeniden
Her kadehde bir isyan şahlanır
Bir isim bir aşk daha silinir yine gönlünden
Her tüketilmis sarhoş geceden
Tek şey anımsar eski günlerden
Bir çift mahsun göz uysal hüzünlü
Biraz kaderci ürkek çekingen
Her anı yaşardı can-ı yürekten
Ne zaman isteyip arasam en uzak yerlerden
Ve ayrılıklar bitmez öğütür
Ve gölgeler siner ömrüne kaçarlar kendinden
Yıllardan beri hep yapa yalnız
Taşır sırtında bir yük misali
Sarar pişmanlık söyle inceden
Yorgun utançlı başlar yeniden
Her kadehde bir isyan şahlanır
Bir isim bir aşk daha silinir yaralı gönlünden
Bazen
Yanardağ mı içimdeki alevlenir soner
Nedir bu öfkeli saplantılar gelir gelir gider
Bazen bir duygu beni gök yüzüne çeker
Bazen bir tutku gelir toprakla bir eder
Bu karmaşanın adı nedir düğümlenir çözdükçe
Yalanlar mı gizlidir yoksa gerçeklerin içinde
Bu karanlığın sonsuzluğun yolu nerde kim bilir
Zaman derin bir kuyu sanki kaybolasım gelir
Bir Zamanlar Deli Gönlüm
Ele avuca sığmazdı deli gönlüm
Bir zamanlar neredeydi şimdi nerde
İster güneş ol yak beni yağmurum ol at beni
Aklım başka duygularım başka yerde
Bir deli rüzgar savurdu beni böyle
Umutluk tutsak benim altın kafeste
İster güneş ol yak beni yağmurum ol at beni
Zincirledi yureğimi artık sende
Yok ağlatmaz asla beni bir gün ayrılık
Pişmanlığım nefret olmaz öfke olmaz
Senden daha güçlü bir hasret bulunmaz
İster güneş ol yak beni yağmurum ol at beni
Acılarla sevinçlerle yaşat beni
Düm Tek
Kıvrım kıvrım kıvrılarak döngülerek
Edalı işveli göz süzerek
Gerdan kırarak bel bükerek
Vur tefe vur tefe düm düm tek
Desinler rüzgar gibi saçları
Kalem misali siyah kaşları
Bakışıyla anlatır aşkları
Vur tefe vur tefe düm düm tek
Şarkılar söyleyerek ve hep gülerek
Ritmine uyupta dansederek
Doldurup doldurup şarap içerek
Bu gece neş'enin gecesi olsun
Firuze

Bir gün dönüp bakınca düşler
İçmiş olursa yudum yudum yıllarını
Ağla ağla firuze ağla anlat
Bir zaman ne dayanılmaz güzellikte olduğunu
Kıskanır rengini baharda yeşiller
Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
Sen nazıI bir çiçek bir orman kuytusu
Hüzün büyüsü gibisin sen Firuze
Duru bir su gibi bazen volkan gibi
Bazen bir deli rüzgar gibi
Gözlerinde telaş yIllar sence yavaş
Acelen ne bekle Firuze
Acılı bir bakış yerleşirse eğer
Kirpiğinin ucundan göz bebeğine
Herşeyin bedeli var güzelliğininde
Bir gün gelir ödenir öde Firuze
İkinci Bahar

Gamze gamze bir gülüver şimdi
Beni göğsüne alıver şimdi
Mevsimi geldi susadım aşka
Benimle bir bütün oluver şimdi
İkinci bahar yaşıyor ömrüm
Gel benim yarim oluver şimdi
Seni gül gibi öpe koklaya
Gözümden dilimden sakınır saklar
Bu günkü aklımla severim şimdi
Şiirler şarkılar söyleyerek
Mehtabı birlikte seyrederek
Benimle bir rüya kuruver şimdi
Neredesin

Erken geldi o mevsim
Zamandan korkuyorum
Bu beyazlar yaşım değil
Yaşadıklarımdan iz
Sevgiler sevgiler
Özlemler ayrılıklar
Kavgalar çelişkiler
Kalırmı çizgisiz
Gözlerim yanımda
Bir zaman dudağımda
Olmayan izler kimsiniz
Yolun yarısı bile değilken
Yıllar beni nasıl geçtiniz
Hala umutlarla uyanırken
Gençliğime çizgi çektiniz
Hani o çok sevenler
Ey dostlar sevgililer
Ben burdayım ya siz neredesiniz
Şöyle Yürekli Bir Sevda

Ansızın uçup oklar saplandı hep
Sözlerinden yıllar yılı şu gönlüme
Bak sevdamın göç mevsimi geldi
Uçuyor artık başka yüreklere
Şöyle yürekli bir sevdam olmadı
Alsın götürsün beni ta güneşlere
Öykü diken sevgilerin kanatlarına sarsın beni
Senle enginken en saf dengeli
Aşkla yoğruldum bittiği zamansız
Anlamazsın ki sorma boşuna
Kim seslenen kim yapa yalnız
Zavallı Bir Gece

Bu gece ben şarkıların kederiyle içip
Duman duman savrularak dağılmak istiyorum
Bilmediğim sokakların yabancı insanına
Kaynaşarak efkarımı dağıtmak istiyorum
Bu gece ben gerçeğimden uzaklaşıp giderek
Düşlediğim dünyaları seyrederek görerek
Boynu bükülü bir köşede kadehiyle yarışan birine
Teselli vermek onunla gülmek ağlamak istiyorum
Kaderci bir şarkıyla of çekip de söyle
Büyülü bir aşk arıyorum
Bu gece ben cebimdeki en son kuruşa kadar
Yiyip içip gezip tozup tükenmek istiyorum
Gün ışırken yalpa yalpa sallanıpta giderek
Evin yolunu bile şaşırıp kaybolmak istiyorum
Zelzele

Bugece şehirde bir tevekkül var
Can alış verişte her taraf hazar
Ayaklar altında hey sabaha kadar
Kubbeler hu çeker kullar sallanır
Bu nasıl ibadet kimin çağrısı
Bütün bakışlarda safran sarısı
Evler secde etmiş hey gece yarısı
Adalar hu çeker göller sallanır
Ne yardan haber var artık ne serden
Göz gözü görmüyor tozdan topraktan
Telgraf telgraf ayrılıklardan
Direkler hu çeker teller sallanır
Nedir topraktaki bu iniş kalkış
Bir tarafta ecel bir tarafda kış
Bütün bahçelerde hey ayin başlamış
Ağaçlar hu çeker dallar sallanır
SaiNTCLoWN kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla