İBADET
İbadet Neye Denir
İbadet

Allah'a tâzim ve saygı göstermek ve O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.
Niçin İbadet Ediyoruz
Bizi yoktan var eden ve yaşatan Allah'tır. Yüce Allah; Vücudumuzu

gören gözler

işiten kulaklar ve konuşan dil gibi mükemmel organlarla donattı. Diğer canlılardan farklı olarak bize akıl verdi ve varlıklar arasında seçkin bir duruma yükseltti. Bunlardan başka

yaşayabilmemiz için teneffüs ettiğimiz havadan

içtiğimiz suya kadar sayısız nimetler verdi.
Ayrıca bizi yalnız bırakmadı

Peygamberler ve kitaplar göndererek dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterdi. Bütün bu iyiliklere karşılık Allah bizden kendisini tanımamızı ve ona ibadet etmemizi istemektedir. Şöyle bir düşünelim: Çok iyiliğini gördüğümüz bir büyüğümüze karşı saygı gösterir iyiliklerine teşekkür ederiz. Bize bir görev verse seve seve yaparız değil mi?
Öyle ise

bizi yoktan var eden ve sayılamayacak kadar nimetler veren Yüce Allah'a karşı teşekkür etmek ve emrettiği ibadetleri seve seve yapmak gerekmez mi?
Elbette gerekir.
Yaradılışımızın gayesi Allah'ı tanımak ve ona ibadet etmektir. İbadet görevlerini yaptığımız takdirde hem Allah'ın verdiği nimetlere karşı teşekkür borcunu yerine getirmiş oluruz

hem de O'nun sevgisini kazanırız. Eğer biz Allah'a karşı ibadet vazifelerini yerine getirir

O'nun sevgisini kazanırsak

Allah

bize dünyadaki nimetlerinden çok daha fazlasını ahirette verecek ve bizi cennette sonsuz mutluluğa kavuşturacaktır.
İbadet Çeşitleri
İbadetler üç çeşittir:
1– Beden ile Yapılan İbadetler: Namaz kılmak

oruç tutmak gibi.
Beden ile yapılan ibadetleri her müslümanın kendisi yapması gerekir. Başkasını vekil etmesi caiz değildir. Bir kimse başkasının yerine namaz kılamaz

oruç tutamaz.
2– Mal İle Yapılan İbadetler: Zekât vermek ve kurban kesmek gibi.
Bir kimse mal ile yapılan ibadetlerde başkasını vekil edebilir.
3– Hem Mal

Hem de Beden İle Yapılan İbadet: Hac vazifesi böyle bir ibadettir.
Parası olduğu halde hacca gidemiyecek derecede sakat

hasta ve çok yaşlı kimseler

kendi yerine bir başkasını bedel olarak hacca gönderebilir.
İbadetin Faydaları
Bedenimizin gerekli gıdalara ihtiyacı olduğu gibi rûhumuzun da gıdaya ihtiyacı vardır. Rûhun gıdası iman ve ibadetlerdir. İbadet

rûhumuzu yükseltir

bizi kötülüklerden sakındırır

ahlâkımızı olgunlaştırır

en değerli varlığımız olan imanımızı korur.
Hayatta insanın çeşitli sıkıntılarla karşılaşıp ümitsizliğe ve bunalıma düştüğü zamanlar olur. Böyle durumlarda insan ibadetle bunalımdan kurtulur. Çünkü insan ibadet sayesinde Allah'a yaklaşır. O'nun rahmetine sığınır ve huzura kavuşur. İbadetlerin

rûhumuza olduğu gibi bedenimize de birçok faydası vardır.
Namaz kılan insan abdest almak zorundadır. Abdest almak

günde birkaç defa temizlenmek demektir. Temizliğin ise sağlığımız için ne kadar yararlı olduğunu hepimiz biliriz.
Namaz kılarken yapılan belirli hareketlerin

oruçta sindirim sistemi ile bazı organların dinlenmesinin vücut sağlığına önemli faydalar sağladığı bir gerçektir. Zekât ibadetinin sosyal yardımlaşma yönünden topluma kazandırdığı birçok yararları vardır.
İman İle İbadet Arasındaki İlişki
Bir müslüman

dinin hükümlerini inkâr etmedikçe ve kalbinde iman bulunduğu sürece ibadet yapmasa bile dinden çıkmaz

kafir olmaz

yine müslümandır. Ancak

Allah'ın emri olan ibadet görevlerini yerine getirmediği için günah işlemiş ve cezayı hak etmiş olur.
İbadetler

imanın olgunlaşmasını ve güçlenmesini sağlar. Ahirette cezadan kurtulmamıza ve cennet nimetlerine kavuşmamıza vesile olur. Sade bir imanla yetinip ibadetleri terketmek imanın zayıflamasına ve giderek iman nurunun sönmesine sebep olur.
İbadet yapılmadığı takdirde

iman ışığı açıkta yanan lamba gibi korumasız kalır. Günün birinde sönebilir. İmanın yok olması

müslümanın cennetin anahtarını kaybetmesi demektir. Bu sebeple ibadetlerin

imanımızın korunmasında ve cennette sonsuz hayata kavuşmamızda çok önemli yeri vardır.
İbadet Yerleri
Câmi: Müslümanların topluca ibadet ettikleri yapılara câmi denir.
Mescid: Namaz kılınan yer anlamındadır. Bazen câmi yerine mescid kelimesi de kullanılır.
Câmiler müslüman toplumların ayrılmaz parçası

müslümanlar arasında kardeşlik duygularının pekiştiği

birlik ve beraberliğin güçlendiği önemli yerlerdir.
Câminin Bölümleri:
Camilerde genellikle şu bölümler bulunur:
Mihrab: Câmilerde kıble yönünde bulunan ve imamın namaz kıldırırken durduğu girintili bölümdür.
Minber: Câmilerde imamın cuma ve bayram hutbelerini okuduğu yüksekçe merdivenli yerdir.
Kürsü: Câmelirde vaaz verilen yüksekçe oturma yeridir.
Minare: Câmilerin bitişiğinde ezan okumak için yapılan kule şeklinde yüksek yapıya denir.
Şerefe: Minarelerde çepeçevre ve çıkıntılı olarak yapılan ezan okuma yeridir. Buraya minarenin içindeki basamaklarla çıkılır. Minarelerde genellikle bir şerefe bulunur. Birden fazla şerefeli minareler de vardır.
Alem: Minarenin tepesine yerleştirilen hilâl (ay) şeklindeki tepeliğe denir.
İslâm'da Kutsal Olan Üç Büyük Mescid
1- Mescid-i Haram
Mekke'de Kâbe'yi çevreleyen câmidir. Kâbe bu mescid'in ortasında bulunmaktadır. Kâbe Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapılmıştır. Kâbe Allah'a ibadet amacıyla yeryüzünde yapılan ilk ibadethanedir.
Kâbe müslümanların kıblesidir. Dünyanın neresinde olursa olsun bütün müslümanlar Kâbe'ye yönelerek namaz kılarlar.
2- Mescid-i Aksa
Kudüs mescididir. Buna «Beyt-i Makdis» de denilir. Süleyman (a.s.) tarafından yaptırılmıştır. Dünyada yapılan ikinci mesciddir. Mescid-i Harama bir aylık uzaklıkta olduğu için ona «çok uzak mescid» anlamında «Mescid-i Aksa» denilmiştir.
3- Mescid-i Nebi
Medine'de Peygamberimiz tarafından yaptırılan câmidir. Peygamberimizin kabri bu mescidin içindedir. Bu mescid daha sonra değişik tarihlerde genişletilmiş ve bu günkü şeklini almıştır.
Yahudilerin ibadethaneleri sinagog'dur. Bunlara Havra da denilmektedir.
Hristiyanların dini âyinlerini yaptıkları binalara kilise denir. Dini yönetim bölgesinin merkezinde bulunan görkemli büyük kilise'ye ise Katedral denir.
İSLÂM
İslâm Ne Demektir
İslâm: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) in Allah tarafından getirip tebliğ ettiği şeyleri kabul etmek

Allah'a ve peygambere itaat ederek bunları kabul ettiğini göstermektir. Kısaca: İslâm

inandığını yaşamak demektir.
İslâm'ın Temel Esasları
İslâmın esasları beştir:
1) Kelime-i Şehadet Getirmek:
Kelime-i Şehadet

"Eşhedü enlâ ilâhe illellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh." cümlesini söylemektir.
Anlamı: "Ben şahitlik ederim ki

Allah'tan başka Tanrı yoktur

ve yine şahitlik ederim ki

Hz. Muhammed (s.a.s.) Allah'ın kulu ve peygamberidir."
2) Namaz Kılmak:
Günde beş vakit namaz kılmaktır.
3) Oruç Tutmak:
Her yıl Ramazan ayının tamamında oruç tutmaktır.
4) Zekât Vermek:
Dinimizce zengin olanların mal ve paralarının belirli bir miktarını her yıl fakirlere vermesidir.
5) Hacca Gitmek:
Dinimizce gücü yetenlerin ömründe bir defa hacca gitmesidir.
İslâm'ın bu beş esasına İslâm'ın şartları da denir.
MÜKELLEF
Mükellef Kime Denir
Erginlik çağına gelen akıllı insanlara mükellef denir.
Mükellef

dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmakla sorumludur. Mükellef sayılmak için insanda iki şartın bulunması gerekir;
1– Akıllı olmak
2– Erginlik çağına gelmek.
Akıllı olmayan deliler ile erginlik çağına gelmemiş çocuklar mükellef değildirler.
Erginlik (büluğ) çağı

çocukların vücut yapılarına ve iklim şartlarına göre değişir. Erginlik erkek çocuklarında oniki ile onbeş

kız çocuklarında dokuz ile onbeş yaşları arasında olur. Onbeş yaşını bitirdiği halde kendisinde erginlik belirtileri görülmeyen çocuklar erkek olsun

kız olsun erginlik çağına gelmiş sayılır ve dinin emir ve yasaklarına uymakla sorumlu olurlar.
Mükellefle İlgili Hükümler
Mükellefle ilgili hükümler sekizdir. Bunlara "Ef'al-i Mükellefin" denir:
1) Farz:
Dinimizce

yapılması kesinlikle emredilen şeye farz denir. Namaz kılmak

oruç tutmak ve zekât vermek gibi.
Farzın Hükmü: Farz olan görevleri yapan

karşılığında sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayan azabı hak etmiş olur. Farzı inkâr eden dinden çıkar.
Farz İki Çeşittir:
a) Farz-ı Ayın: Her mükellefin yapması gereken farz demektir. Beş vakit namaz kılmak gibi.
b) Farz-ı Kifaye: Bazı mükelleflerin yapması ile diğerlerinin yapması gerekmeyen farz demektir. Cenaze namazı kılmak gibi. Bazı müslümanlar bir ölünün cenaze namazını kılarsa farz olan görev yerine getirildiğinden

diğer müslümanların ayrıca o ölü için cenaze namazı kılmaları gerekmez.
2) Vacib:
Farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye vacib denir. Bayram namazı kılmak

fıtır sadakası vermek ve kurban kesmek gibi.
Vacibin Hükmü: Vacipleri yapan sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir.
3) Sünnet:
Farz ve vacipten başka Peygamberimizin ibadet niyetiyle yaptığı şeye sünnet denir.
Sünnet İkiye Ayrılır:
a) Sünnet-i Müekkede: Peygamberimizin çoğu zaman yaptığı

pek az terkettiği sünnete Sünnet-i Müekkede denir. Sabah

öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi.
b) Sünnet-i Gayri Müekkede: Peygamberimizin ara sıra yaptığı sünnete Sünnet-i Gayri Müekkede denir. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünneti gibi.
Sünnetin Hükmü: Sünnetleri yapan sevab kazanır. Peygamberimizin şefaatine nâil olur. Sünneti bile bile terk edenler azarlanır.
4) Müstehab:
Peygamberimizin bazen yapıp

bazen de yapmadığı şeye Müstehab denir. Kuşluk namazı kılmak gibi.
Müstehabın Hükmü: Müstehab olan şeyleri yapan sevab kazanır

yapmayan azarlanmaz.
5) Mübah:
Mükellefin yapıp yapmamakta serbest olduğu şeylere mübah denir. Oturmak

yürümek ve uyumak gibi.
Mübah'ın Hükmü: Mübah'ı yapan sevap kazanmaz

yapmayan da günah işlemiş olmaz.
6) Haram:
Dinimizce yapılması kesin olarak yasaklanan şeye Haram denir. Haksız yere adam öldürmek

hırsızlık yapmak

içki içmek

kumar oynamak

domuz eti yemek

anne ve babaya karşı gelmek gibi.
Haramın Hükmü: Haramı işleyen kimse ceza ve azabı hak etmiş olur. Allah korkusundan dolayı haramdan kaçınan sevab kazanır. Haramı inkâr eden dinden çıkar.
7) Mekruh:
Haram kadar kesin olmamakla beraber

dinimizce yapılmaması istenen şeye mekruh denir.
Mekruh İkiye Ayrılır:
a) Kerahet-i Tahrimiyye=Harama Yakın Mekruh: Vacipleri yerine getirmemek gibi.
Hükmü: Böyle bir mekruhu işlemekten sakınan sevab kazanır. Yapan günah işlemiş olur.
b) Kerahet-i Tenzihiyye=Helâla Yakın Mekruh: Sünnet ve müstehapları yapmamak gibi.
Hükmü: Bu gibi mekruhlardan sakınanlar sevab kazanır

işleyenlere ceza gerekmez.
8) Müfsid:
Başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylere denir. Namaz kılarken konuşmak

oruçlu iken bilerek yiyip içmek gibi. Konuşmak namazı

yiyip içmek de orucu bozar.
Hükmü: Özürsüz olarak ve bile bile ibadeti bozmak azabı gerektirir.
TEMİZLİK
İslâm'ın Temizliğe Verdiği Önem
İslâm dini temizlik üzerine kurulmuştur. Müslüman demek temiz insan demektir. Temiz olanları hem Allah

hem de insanlar sever. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor :
"Şüphesiz ki Allah

çokça tevbe edenleri ve iyice temizlenenleri sever." (32)
Allah'ın sevdiği kişilerden olabilmemiz için temizliğe dikkat etmemiz gerekir. Sevgili Peygamberimiz: "Temizlik imanın yarısıdır." (33) buyurarak dinimizin temizliğe verdiği önemi belirtmiştir.
Müslüman namaz kılarken Allah'ın huzurunda bulunur. Allah'ın huzuruna çıkmak için beden

elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması gerekir. Dinimiz iç temizliğine de büyük önem vermiştir. Müslümanın dışı temiz olduğu gibi kalbi ve rûhu da temiz olmalıdır.
Beden ve Ruh Temizliği
Namazın şartlarından birisi de abdest almaktır. Abdest almakla belirli organlar hergün birkaç defa yıkanmış olur. Bundan başka namaz kılan kimsenin bedeni

elbisesi ve namaz kılacağı yerin de temiz olması gerekir.
Gusül yapmak yani bütün vücudu yıkamak

gerekli hallerde farzdır. Gerekli olmadığı zamanlarda en az haftada bir defa vücudu yıkayıp temizlemek Peygamberimizin emridir. Peygamber Efendimiz

dişlerin temizliği üzerinde önemle durmuş ve «Misvak (diş fırçası) hem ağzı temizler

hem de Allah'ın rızasını kazandırır.» (34) buyurmuştur.
Peygamberimiz «Din temizlik üzerine kurulmuştur.» (35) sözleri ile dinin temelinin temizlik olduğunu bildirmiştir.
Dinimiz

dış temizliğinde olduğu gibi ruh temizliğine de büyük önem verir. Ruh temizliği

gönlümüzü her türlü kötü duygu ve düşüncelerden arındırmak ve bunların yerine iyi duygular yerleştirmektir.
Böyle temiz bir kalb ve kötülüklerden arınmış bir ruhla Allah'ın huzuruna çıkanlar kurtuluşa ereceklerdir.
Peygamberimize

insanların en üstün olanı kimdir? diye soruldu

Peygamberimiz bu soruya şu cevabı verdi:
«Kalbi temiz

sözü doğru olandır.» Gerçek müslüman

içi ve dışı temiz insan demektir.
Çevre Temizliği
Temizlik sadece vücut

elbise ve evlerin iç temizliğinden ibaret değildir. Dinimizde temizliğin alanı çok daha geniştir. Bu sebeple çevre temizliği üzerinde ayrıca durmamız gerekir. Çünkü çevre temizliği yalnız kendimizi değil

başkalarını da ilgilendiren bir konudur. Çevreyi kirletmek başkalarını rahatsız etmek

diğer insanlara zarar vermek demektir. Halbuki müslüman başkalarına zarar vermeyen

hiç bir canlıyı incitmeyen insandır.
Peygamber Efendimiz: "Avlularınızı temizleyiniz." (36) buyurarak evlerin çevresinin de temizlenmesi gerektiğini bildirmiştir.
Temiz olan çevreyi pisletmek çok kötü bir iş ve müslümana yakışmayan çirkin bir davranıştır.
Peygamber Efendimiz: "Lânete uğramışlardan olmaktan sakının" buyurdu.
Bunun üzerine Ashap:
– Bunlar kimdir. Ya Rasûlellah? diye sorunca

Peygamberimiz:
– "Halkın gelip geçtiği yolu ve gölgelendikleri yerleri kirletenlerdir." (37) buyurdu.
İnsanların gelip geçtiği yolları

oturup kalktıkları ve dinlendikleri yerleri kirleterek başkalarının rahatsız edilmesi İslâm ahlâkı ile bağdaşmaz. Müslüman diğer insanları rahatsız eden davranışlarda bulunmaz

bulunmamalıdır.
Peygamberimiz; mescidin duvarında gördüğü tükrüğü bir taş parçası ile bizzat kazıyıp ortadan kaldırmıştır. Bu

onun çevre temizliğine ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Peygamberimiz

yerlere tükürmeye bile izin vermezken

bir müslüman nasıl olurda çevreyi kirleterek insanları rahatsız edebilir. Nasıl olur da başkalarının zarar görmesine sebep olacak davranışlarda bulunabilir?
Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde

temizliğe riayet edenleri sevdiğini bildiriyor. Öyle ise temiz olalım

çevremizi temiz tutalım ki Allah'ın sevdiği kullardan olalım. Temiz olanları insanlar da sever. Çevreyi kirleterek başkalarının nefretini değil

temizliğe dikkat ederek sevgisini kazanmaya çalışalım.
ABDEST
Abdest

belirli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve meshetmek suretiyle yapılan bir temizliktir.
Abdestin Farzları Dörttür:
1) Yüzü yıkamak
2) Elleri dirseklerle beraber yıkamak.
3) Başı meshetmek.
4) Ayakları topuklarla beraber yıkamak.
Bu farzlardan biri eksik olursa abdest sahih olmaz.
Abdest Nasıl Alınır
Önce kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır. Mümkünse kıbleye karşı dönülür. "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" diye niyet edilir ve "Eûzü billâhimineşşeytanirracîm

bismillâhirrahmânirrahim" okunur.
Sonra sırasıyla:
Eller bileklere kadar üç kere yıkanır

parmaklarda yüzük varsa oynatılır ve yüzüğün altının yıkanması sağlanır.
Bundan sonra sağ avuç ile ağıza üç kere ayrı ayrı su alınıp her defasında güzelce çalkalanır. Sonra yine sağ avuca ayrı ayrı su alınarak buruna üç kere su çekilir ve sol el ile sümkürülerek burun temizlenir.
Sonra yüzün her tarafı üç kere yıkanır. Bundan sonra evvela sağ kol üç defa dirseklerle beraber

sonra da sol kol yine üç defa dirseklerle beraber yıkanır.
Bundan sonra eller yeni bir su ile ıslatılır

sağ elin içi ve parmaklar başın üzerine konularak en az dörtte biri meshedilir. Sonra eller ıslatılarak sağ elin şehadet parmağı ile sağ kulağın içi

baş parmağı ile de kulağın dışı; sol elin şehadet parmağı ile sol kulağın içi

baş parmağı ile de kulağın dışı

meshedilir. Ellerin geriye kalan üçer parmağının dışı ile de boynun arkası meshedilir.
Bundan sonra evvelâ sağ ayak

sonra sol ayak topuklarla beraber üçer defa yıkanır. Ayaklar yıkanırken: Sağ ayağın küçük parmağından

sıra ile büyük parmağa doğru

sol ayağın büyük parmağından da sıra ile küçük parmağa doğru yıkamak uygun olur. Ayaklar yıkanırken parmak aralarının iyice temizlenmesine dikkat edilir.
Abdest bitince kıbleye karşı Kelime-i Şehadet okunur. Farzları

sünnetleri ve adâbı yerine getirilerek alınan eksiksiz bir abdest böyle olur. Abdest alınırken okunan dualar vardır. Bunların okunması çok güzeldir. Okunmasa da abdest tamamdır. (38)
Abdesti Bozan Şeyler
Abdestli olan bir kimsede aşağıdaki hallerden biri meydana gelirse abdesti bozulur:
1) Vücudun herhangi bir yerinden kan

irin ve su çıkmak
2) Ağız dolusu kusmak
3) Tükürdüğü zaman tükrüğünün yarısı veya daha fazlası kan olmak
4) Küçük veya büyük tuvalet yapmak

arkadan yel çıkmak
5) Bayılmak ve sarhoş olmak
6) Namazda gülmek (namaz dışında gülmek abdesti bozmaz)
7) Uyumak.
Abdestsiz Yapılamayan Şeyler
a) Namaz kılınmaz.
b) Kur'an-ı Kerim'e el sürülmez
c) Tilâvet secdesi yapılmaz
d) Kâbe tavaf edilmez. (Kabeyi tavaf için abdestli olmak vaciptir)
GUSÜL (BOY ABDESTİ)
Kuru hiç bir yer bırakmamak üzere bedenin her tarafını yıkamaya gusül denir.
Gusül yapmayı gerektiren haller:
1) Cünüplük Hali:
a) Erginlik çağında olan kadın ve erkeğin cinsi ilişkide bulunması
b) Uykuda veya uyanıkkken kadın veya erkeğin belirli organlarından bilinen sıvının gelmesi.
2) Her ay belirli zamanlarda kadınlarda görülen âdet hâlinin bitmesi
3) Doğum yapan kadınlarda lohusalık hâlinin sona ermesi.
Bu durumda olanların gusül yapmaları farzdır.
Gusülsüz Yapılamayan İşler
Gusül yapması farz olan kimse yıkanmadıkça şunları yapamaz:
1) Namaz kılamaz.
2) Kur'an okuyamaz.
3) Kur'an'a el süremez.
4) Kâbeyi tavaf edemez.
5) Bir zorunluluk olmadıkça câmiye giremez.
Ayrıca kadınlar

âdet gördükleri günlerde ve lohusalık hallerinde oruç tutamazlar.
Gusül yapmayı gerektiren haller bulunmadığı zaman bile cuma ve bayram namazları için gusletmek (yıkanmak) sünnettir.
Guslün Farzları
Guslün Farzları Üçtür:
1) Ağıza su alıp boğaza kadar çalkalamak
2) Buruna su çekip yıkamak
3) Bütün vücudu (iğne ucu kadar kuru yer bırakmıyarak) yıkamak.
Gusül Nasıl Yapılır
Gusül yapacak olan bir kimse önce besmele okur ve yıkanmaya niyet eder. Ellerini bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini yıkayıp temizler.
Bundan sonra sağ avucu ile ağzına üç kere su alır ve her defasında boğazına kadar ağzının içini iyice çalkalar. Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder

sonra sağ avucu ile burnuna üç kere su çekip her defasında sol eli ile sümkürür ve burnunu temizler.
Bundan sonra yukarıda anlattığımız gibi abdesti tamamlar. Abdest bitince evvelâ üç defa başına

daha sonra üç defa sağ omuzuna

üç defa da sol omuzuna su dökerek yıkanır. Suyu her döküşte ellerinin erebildiği yere kadar vücudunu oğuşturur. İğne ucu kadar kuru yer bırakmamak üzere vücudun her tarafını üç defa iyice yıkar.
Yıkanırken:
Göbek boşluğu

kulakların iç kıvrımları

küpe delikleri

diş araları

bıyık

saç ve sakal ile bunların diplerinin ıslanmasına özellikle dikkat edilir. Gusülde dua okunmaz

üzerinde bir örtü yoksa kıbleye dönülmez ve gereksiz yere konuşulmaz. İşte farzlarına ve sünnetlerine riayet edilerek yapılan gusül budur.
Gusül yapması gereken bir kimse

ağzına ve burnuna su alıp iyice çalkaladıktan sonra akar bir suya

denize veya büyük bir havuza girerek vücudunun her tarafını ıslatırsa gusül yapmış olur.
TEYEMMÜM
Teyemmüm Nedir
Niyet ederek

temiz toprak veya toprak cinsinden bir şeye

ellerini vurup yüzünü ve kollarını meshetmeye teyemmün denir. Abdest almak veya gusül yapmak için su bulunmadığı veya su bulunsa bile kullanılması mümkün olmadığı zaman teyemmüm etmek

abdest ve gusül yerine geçer.
Teyemmümün Farzları
Teyemmümün farzları ikidir:
1) Niyet etmek
2) Elleri temiz bir toprağa veya toprak cinsinden bir şeye iki defa vurup

birinci vuruşta yüzleri

ikincisinde kolları meshetmek.
Teyemmüm Nasıl Yapılır
Kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır. Ne için teyemmüm edilecekse ona niyet edilir. Parmaklar açık bir halde eller temiz toprağa veya toprak cinsinden bir şeye bir defa vurulur. Eller fazla tozlanmış ise yan yana getirilerek birbirine hafifçe vurulup tozlar silkelenir.
Sonra ellerin içi ile yüzün tamamı bir kere meshedilir.
Eller tekrar toprağa vurularak sol elinin içi ile sağ kol dirseklerle beraber; sağ elin içi ile de sol kol dirseklerle beraber meshedilir.
Teyemmümü Bozan Şeyler
1) Abdesti bozan şeyler teyemmümü de bozar
Ayrıca;
2) Abdest ve gusül için su bulunur ve bu suyu kullanmak mümkün olursa teyemmüm bozulur
3) Bir yara veya özürden dolayı vücuduna su dokundurmadığı için teyemmüm etmek zorunda kalan kimsenin özürü ortadan kalkınca teyemmüm bozulur.
NAMAZ
Namazın Önemi
İslâmın beş şartından ikincisi namaz kılmaktır. İnsanların ilk görevi

Allah'ın varlığına ve birliğine

Hazreti Muhammed (s.a.s.)'in peygamberliğine inanmaktır. İmandan sonra farzların en önemlisi namazdır. Beş vakit namaz

hicretten bir buçuk yıl önce Mîrac gecesinde farz kılınmıştır.
Namaz

rûhu temizleyen

kalbi aydınlatan

insanı Allah'ın huzuruna yükselten bir ibadettir.
Sevgili Peygamberimiz: "Namaz dinin direğidir." (39) buyurarak

namazın dinimizde çok önemli bir ibadet olduğunu belirtmiştir. Namaz

bize beden ve ruh temizliği kazandıran bir nurdur. Bu sayede müslüman günah kirlerinden arınır ve cennete girmeye lâyık temiz bir kul olur.
Peygamberimiz (s.a.s.) efendimiz bu konuda şöyle buyurdu:
"Sizden herhangi birinizin kapısı önünde bir nehir bulunsa

ve o kimse nehirde günde beş defa yıkansa kendisinde kirden birşey kalır mı?"
Dinleyenler:
"Hiç kir kalmaz Ya Rasûlellah!" diye cevap verdiler.
Peygamberimiz:
"İşte beş vakit namaz da buna benzer

Allah namazla günahları siler." (40) buyurdu.
Namaz

kalplere Allah korkusunu yerleştirerek insanı günah işlemekten korur. Bu gerçek Kur'an-ı Kerim'de şöyle bildirilmektedir:
"Sana vahyolunan kitabı oku

namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz

hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." (41)
Müslüman kişi namaz kılmakla mükellef olduğu gibi

çocuklarına da namazı öğretmek zorundadır. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Çocuklarınıza yedi yaşına gelince namaz kılmasını emredin." (42)
Anne ve baba yedi yaşına giren çocuklarına namaz kılmayı öğretirse çocuklar erginlik çağına gelince namaza iyice alışmış olurlar.
Namaz Kimlere Farzdır
Bir insana namazın farz olması için üç şartın bulunması gerekir:
1) Müslüman olmak.
2) Erginlik çağına gelmiş olmak.
3) Akıllı olmak.
Namaz Vakitleri
Günde beş vakit namaz vardır. Bunlar: Sabah

öğle

ikindi

akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu namazların her birinin belirli vakitleri vardır. Her namazın kendi vaktinde kılınması şarttır. Vaktinden önce bir namazı kılmak caiz olmadığı gibi özürsüz olarak namazı vaktinden sonraya bırakmak da büyük günahtır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
"Şüphesiz namaz; mü'minler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır." (43)
Sabah Namazının Vakti: Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından

güneşin doğmasına kadar olan zamandır.
Öğle Namazının vakti : Güneş tam tepemize gelip

gölge

doğu tarafına uzanmaya başladığı vakitten itibaren -güneş tepe noktasında iken var olan gölge müstesna- herşeyin gölgesinin bir veya iki misli oluncaya kadar devam eden zamandır.
İkindi Namazının Vakti: Öğle namazı vaktinin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.
Akşam Namazının Vakti: Güneş battıktan sonra başlayıp güneşin battığı yerde meydana gelen kızıllık kayboluncaya kadar olan zamandır.
Yatsı Namazının Vakti: Akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti girinceye kadar devam eden zamandır.
Vitir Namazının Vakti: Vitir namazının vakti de yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir namazı

yatsı kılındıktan sonra kılınır.
Cuma Namazının Vakti: Öğle namazının vaktidir.
Teravih Namazının Vakti: Yatsı namazının vaktidir.
Bayram Namazının Vakti: Bayram günleri sabahleyin güneşin doğuşundan yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra başlayıp güneşin tepe noktasına gelmesine kadar devam eden zamandır.
Namaz Kılınmayan Vakitler
Günün bazı vakitlerinde hiçbir namaz kılınmaz. Namaz kılınması câiz olmayan vakitler üçtür:
1) Güneş doğarken.
2) Güneş tam tepe noktasına gelip batı tarafına geçmeden.
3) Güneş batarken.
Sadece o günün ikindi namazının farzı kılınmamış ise güneş batarken de kılınır.
Ezan
Beş vakit namaz ile cuma namazı için ezan okumak sünnettir. «Ezan» namaz vakitlerini ilan eden bir duyurudur. Ezan'la hem namazın kılınacağı hem de namazın kurtuluşa vesile olacağı bildirilmekte ve Allah'ın birliği ile Hz. Muhammed (s.a.s.)'in peygamberliği duyurulmaktadır.
Ezan cümleleri şunlardır:
Allâhü ekber- Allâhü ekber
Allâhü ekber- Allâhü ekber
Eşhedü enlâ ilâhe illellah
Eşhedü enlâ ilâhe illellah
Eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah
Eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah
Hayye ale's-salâh

Hayye ale's-salâh
Hayye ale'l-felâh

Hayye ale'l-felâh *
Allâhü ekber

Allâhü ekber
Lâ ilâhe illellah
İkamet
Farz namazlarda ayrıca «ikamet» getirmek erkekler için sünnettir.
İkamet cümleleri şunlardır:
Allâhü ekber- Allâhü ekber
Allâhü ekber- Allâhü ekber
Eşhedü enlâ ilâhe illellah
Eşhedü enlâ ilâhe illellah
Eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah
Eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah
Hayye ale's-salâh

Hayye ale's-salâh
Hayye ale'l-felâh

Hayye ale'l-felâh
Kad Kameti's-salâh
Kad Kameti's-salâh
Allâhü ekber

Allâhü ekber
Lâ ilâhe illelllah
Namaz Çeşitleri
Namazlar başlıca üç çeşittir:
1) Farz namazlar
2) Vacib namazlar
3) Nâfile namazlar.
A– Farz Namazlar:
Bunlar beş vakit namaz ile Cuma ve cenaze namazıdır.
Beş Vakit namaz:
1) Sabah Namazı: 4 Rek'attır.
2 Rek'at sünnet
2 Rek'at farz.
2) Öğle Namazı: 10 Rek'attır.
4 Rek'at ilk sünnet
4 Rek'at farz
2 Rek'at son sünet.
3) İkindi Namazı: 8 Rek'attır.
4 Rek'at sünnet
4 Rek'at farz.
4) Akşam Namazı: 5 Rek'attır.
3 Rek'at farz
2 Rek'at sünnet.
5) Yatsı Namazı: 10 Rek'attır.
4 Rek'at ilk sünnet
4 Rek'at farz
2 Rek'at son sünnet.
Beş Vakit Namazdan Başka Farz Olan Namazlar:
1) Cuma Namazı: 10 Rek'attır.
4 Rek'at ilk sünnet
2 Rek'at farz
4 Rek'at son sünnet
2) Cenaze Namazı: Farz-ı Kifayedir.
B– Vacip Namazlar:
1) Vitir Namazı: 3 Rek'attır.
2) Ramazan Bayramı Namazı: 2 Rek'attır.
3) Kurban Bayramı Namazı: 2 Rek'attır.
C– Nâfile Namazlar:
Farz ve vaciplerden başka kılınan namazlara "Nafile Namazlar" denir.
Nafile Namazlar İkiye Ayrılır:
1) Farz namazlarına bağlı olarak kılınan nafile namazlar:
Bunlar

farzlardan önce ve sonra kılınan sünnetler ile Ramazan gecelerinde kılınan ve Müekked bir sünnet olan teravih namazıdır.
2) Farz namazlarına bağlı olmayarak kılınan nafile namazlar:
Bunlara Müstehab veya Mendup namazlar da denir. Bunlar

bazı vakitlerde sevab kazanmak niyetiyle kılınan namazlardır.
Namazın Farzları
Namazın farzları 12'dir. Bunlardan altısı namazın dışındadır

bunlara "Namazın Şartları" denir. Altısı da namazın içindedir. Bunlara da "Namazın Rükünleri" denir.
Namazın sahih olabilmesi için oniki farzın eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.
Namazın Şartları:
1) Hadesten Taharet: Hades denilen manevî kirin giderilmesi için

abdest almak

gerekli hallerde gusül yapmaktır.
2) Necasetten Taharet: Namaz kılacak kişinin

bedeninde

üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde pislik varsa bunları temizlemektir.
3) Setr-i Avret: Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir.
Erkeklerin: Göbek ile diz kapağı arasını (dizkapağı dahil)
Kadınların: Yüz

el ve ayaklardan başka vücudunun her tarafını örtmeleri gerekir.
4) İstikbal-i Kıble: Namazı kıbleye dönerek kılmaktır. Kıble

Mekke şehrindeki kutsal bina olan Kâbe yönüdür. Kâbe

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yapılmıştır.
5) Vakit: Namazları kendi vakitleri içinde kılmaktır.Vakti gelmeden bir namazı kılmak caiz değildir.
6) Niyet: Hangi namazı kıldığını bilmek ve kalbinde hatırlamaktır. Niyetin dil ile söylenmesi sünnettir.
Namazın Rukünleri:
1) İftitah Tekbiri: Namaza başlarken tekbir almak demektir.
2) Kıyam: Namazda ayakta durmak demektir.
3) Kıraat: Namazda ayakta iken biraz Kur'an okumaktır.
4) Rükû': Namazda eller diz kapağına erişecek kadar eğilmektir.
5) Sücûd: Rükû'dan sonra ayaklar

dizler ve ellerle beraber alnı yere koymaktır.
6) Ka'de-i Ahîre: Namazın sonunda "Ettehiyyatü" okuyacak kadar oturmak demektir.
Namazın Vacibleri
1) Namaza "Allahu Ekber"sözü ile başlamak.
2) Farz namazların ilk iki rek'atında

nafile namazların her rek'atında Fatiha suresini okumak.
3) Farz namazlarının ilk iki rek'atında

vitir ve nafile namazların her rek'atında Fatihadan sonra sûre veya ayet okumak.
4) Fatihayı sureden önce okumak.
5) Secdede alın ile beraber burnu da yere koymak.
6) Üç ve dört rek'atlı namazların ikinci rek'atında oturmak (Buna ka'de-i ûlâ=birinci oturuş
7) Namazlardaki birinci oturuş ile son oturuşlarda ettehiyyatü'yü okumak.
8) Cemaatle kılındığı zaman sabah

cuma

bayram

teravih ve vitir namazlarının her rek'atında

akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rek'atında imamın fatiha ve sureyi açıktan

öğle ve ikindi namazlarında ise

gizlice okuması.
9) İmama uyan cemaatin fatiha ve sureyi okumayıp susması.
10) Vitir namazında kunut tekbiri almak ve kunut dualarını okumak.
11) Bayram namazlarında alınan ilâve tekbirler.
12) Ta'dili erkân

yâni ayakta iken dosdoğru

rükûda dümdüz olmak (Kadınlar biraz meyilli dururlar)

rükûdan kalkınca iyice doğrulmak

iki secde arasında tam oturmak.
13) Namazın sonunda sağa ve sola selâm vermek.
14) Namazda yanılma olursa sehiv secdesi yapmak.
(Namazda

farz veya vacip olan şeylerden birinin geciktirilerek yapılması yahut vaciplerden birinin unutularak terkedilmesi halinde sehiv secdesi yapmak gerekir. Vacib

bile bile yapılmazsa namazın yeniden kılınması lâzımdır.)
Namazı Bozan Şeyler
1) Namazda konuşmak.
2) Birşey yemek veya içmek.
3) Kendi işiteceği kadar gülmek (yanındakilerin işiteceği kadar gülerse abdesti de bozulur.)
4) Birine selâm vermek veya verilen selâmı almak.
5) Göğsünü kıbleden çevirmek.
6) Dünyaya âit bir şeyden veya bir ağrıdan dolayı ağlamak "ah" demek. (Allah korkusundan dolayı ağlamak namazı bozmaz.)
7) Öksürüğü yok iken öksürmeye çalışmak. (Elde olmayarak normal gelen öksürük namazı bozmaz.)8) Namazda bir iş yapmaya çalışmak.
9) Bir şeye üflemek.
10) Kur'an'ı

manası bozulacak şekilde yanlış okumak.
11) Ayeti mushaf'a bakarak (yüzünden) okumak.
12) Namazda abdesti bozulmak.
13) Teyemmüm eden kimsenin namazda suyu görmesi

mesh müddetinin namazda bitmesi
14) Sabah namazını kılarken güneşin doğması.
15) Cemaatle namazda kadınlarla erkeklerin arada bir perde olmadan yanyana bir safta kılması.
16) Namazda örtünmesi gereken yerlerin açılması ve bu açılmanın bir rükûn yapacak kadar süre devam etmesi.
Namazın Kılınışı
Namazın tam ve dinî hükümlere uygun bir namaz olabilmesi için farzları

vacibleri ve sünnetleri yerli yerinde yapmak

namazı bozan ve namazda mekruh olan şeylerden dikkatle sakınmak gerekir.
Sabah Namazı
İkisi sünnet

ikisi de farz olmak üzere dört rek'attır. Önce sünneti

sonra da farzı kılınır.
Sabah Namazının Sünnetinin Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür.
Niyet:
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
İftitah Tekbiri:
3) "Allâhü ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır.
(Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar

kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır.)
(Kadınlar tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı

parmaklar normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar.)
Kıyam:
4) Tekbirden sonra eller bağlanır. Ayakta iken secde edilecek yere bakılır.
(Erkekler; sağ elin avucu

sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.)
(Kadınlar; sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.)
Kıraat:
5) Ayakta sırasıyla; a) Sübhaneke

b) Eûzü-Besmele

c) Fatiha sûresi

d) Kur'an'dan bir sûre okunur. (44)
Rükû:
6) "Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç defa "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir. Rükûda iken ayakların üzerine bakılır.
(Erkekler

Rükûda

parmakları açık olarak elleri ile dizlerini tutup sırtını dümdüz yaparlar. Dizlerini ve dirseklerini dik tutarlar)
(Kadınlar

Rükûda

sırtlarını biraz meyilli tuturak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini (parmaklarını açmayarak) dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.)
Rükûdan Kalkış:
7) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rebbenâ leke'l-hamd" denilir.
Secde:
8) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır. Secdeye inerken önce dizler

sonra eller

daha sonra da alın ve burun yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizasında bulunur. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede burun kenarlarına bakılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
(Erkekler; secdede dirseklerini yanlarından uzak

kollarını yerden kalkık bulundururlar. Ayaklar parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.)
(Kadınlar; secdede kollarını yanlarına bitişik halde bulundururlar. Ayaklar parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.)
İki Secde Arası Oturuş:
9) "Allâhü Ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur. Otururken

parmaklar dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Burada "Sübhânellâh" diyecek kadar kısa bir an oturulur.
(Erkekler; sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur

sağ ayak

parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.)
(Kadınlar; ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.)
10) "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
11) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Secdeden kalkarken; önce baş

sonra eller

daha sonra eller dizler üzerine konularak

dizler yerden kaldırılır.
İftitah tekbirinden itibaren buraya kadar yapılanlara "Bir Rek'at" denir.
İkinci rek'at:
1) Ayakta sırasıyla; a) Besmele

b) Fatiha sûresi

c) Kur'an'dan bir sûre okunur.
2) Birinci rek'atte olduğu gibi "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp dizler üzerine oturulur. Burada "Sübhânellâh" diyecek kadar kısa bir an oturulur.
6) Sonra "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
Ka'de-i Ahîre (Namaz'ın Sonunda Oturuş):
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Otururken

el parmakları dizler hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır.
(Erkekler

sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur

sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.)
(Kadınlar

ayaklarını yatık olarak sağ tarafa çıkarır ve öylece otururlar.)
8) Oturuşta sırasıyla; a) Ettehiyyatü

b) Allahümme salli

c) Alla-hümme barik

d) Rabbenâ âtinâ.. duaları okunur.)
Sağ tarafa selâm verilişi:
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm verahmetullah" denir. Selâm verirken omuzlara bakılır.
Sol tarafa selâm verilişi:
10) Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denilir. Böylece iki rek'at namaz tamamlanmış olur.
Sabah Namazının Farzının Kılınışı :
Sabah namazının farzı da sabahın iki rek'at sünneti gibi kılınır. Ancak sünnetten farkı; farza niyet edilmesi ve erkeklerin ikamet getirmesidir.
Sabah Namazının farzına şöyle niyet edilir:
"Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya" (45)
Öğle Namazı
Öğle namazı

dördü ilk sünnet

dördü farz ve ikisi de son sünnet olmak üzere on rek'attır.
Öğle Namazının ilk Sünnetinin Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla; Sübhaneke

Eûzü-Besmele

Fatiha ve bir sûre okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" söylenir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele

Fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve "Ettehiyyâtü" okunur. (Buna birinci oturuş denir.)
8) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Sırasıyla: Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim'"denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" denilerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne "Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" denilerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek oturulur.
8) Otururken sırasıyla: Ettehiyyatü

Allahümme salli

Allâhümme bârik ve Rebbenâ âtina... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir.
Öğle Namazının Farzının Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
3) "Allâhü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.
4) Sırasıyla: Sübhaneke

Eûzü-Besmele

fatiha ve bir sure okunur.
5) "Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
6) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
8) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
9) Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
10) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" denilerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek oturulur.
8) Oturuşta

"Ettehiyyatü" okunur.
9) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele ile fatiha okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim'"denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele ile fatiha okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" denilerek kalkılıp oturulur.
8) Bu oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü

Allahümme salli

Allâhümme bârik ve Rebbenâ âtina

... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denilir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denilir.
Böylece öğlenin farzı bitmiş olur.
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yazel'celâli vel'ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.
Öğle Namazının Son Sünnetinin Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının son sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
Niyetten sonra aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
İkindi Namazı
İkindi namazı

dördü sünnet

dördü de farz olmak üzere sekiz rek'attır.
İkindi Namazının Sünnetinin Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır ve eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla; Sübhaneke

Eûzü-Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" söylenir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele

fatiha ve bir sure okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere"Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" söylenir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek kalkıp oturulur.
8) Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü

Allahümme salli

Allâhümme barik okunur.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Sübhaneke

Eûzü-Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Bu oturuşta sırasıyla; Ettehiyyatü

Allâhümme salli

Allâhümme barik ve Rabbenâ âtina... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek: "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir.
Öğle namazının dört rek'at ilk sünneti ile ikindi namazının dört rek'at sünneti arasındaki fark:
Öğlenin ilk sünneti

"Sünnet-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta sadece Ettehiyyatü okunur ve üçüncü rek'ata kalkılınca Besmele ile fatiha ve bir sûre okunur.
İkindinin sünneti "Sünnet-i Gayr-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta

Ettehiyyatü

Allâhümme salli ve Allâhümme barik okunur

üçüncü rek'ate kalkınca önce sübhaneke okunur

sonra Eûzü-Besmele ile fatiha ve sure okunur.
İkindi Namazının Farzının Kılınışı:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
İkindi namazının farzı aynen öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır.
Akşam Namazı
Akşam namazı üçü farz

ikisi sünnet olmak üzere beş rek'attir. Önce farzı kılınır.
Akşam Namazının Farzının Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
3) "Allâhü ekber" diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.
4) Ayakta sırasıyla: Sübhaneke

Eûzü-Besmele

fatiha ve bir sure okunur.
5) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
6) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
8) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
9) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
10) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta: Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Oturuşta

"Ettehiyyatü" okunur.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele ile fatiha okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek kalkılıp oturulur.
8) Bu oturuşta: Ettehiyyatü

Allâhümme salli

Allahümme bârik ve Rabbenâ âtina... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir.
Akşam Namazının Sünnetinin Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için bugünkü akşam namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir. Akşam namazının sünneti de tıpkı sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
Yatsı Namazı
Yatsı namazı dördü ilk sünnet

dördü farz ve ikisi de son sünnet olmak üzere on rek'attır.
Yatsı Namazının İlk Sünnetinin Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin yatsı namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
Niyetten sonra aynen ikindinin sünneti gibi kılınır. Her ikisi de sünnet-i gayri müekkededir. Aralarındaki fark sadece niyetlerin değişik olmasıdır.
Yatsı Namazının Farzının Kılınışı:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin yatsı namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
Niyetten sonra aynen öğlenin farzı gibi kılınır.
Yatsı Namazının Son Sünnetinin Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin yatsı namazının son sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
Niyetten sonrası sabah namazının sünneti gibi kılınır.
Vitir Namazının Kılınışı
Yatsı namazından sonra kılınan üç rek'atlı vitir namazında diğer namazlara göre bir değişiklik vardır. O da

üçüncü rek'atta fatiha ve sure okunduktan sonra hemen rükûa gidilmez. "Allahü Ekber" denilerek eller yukarı kaldırılıp tekrar bağlanır ve Kunut duaları okunur. Bundan sonra rükûa varılır.
Bu açıklamadan sonra vitir namazının nasıl kılındığını görelim:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin vitir namazını kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır ve eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla: Sübhaneke

Eûzü-Besmele

fatiha ve bir sure okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir

üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek secdeden ayağa (İkinci rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele

fatiha ve bir sure okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek oturulur.
8) Bu oturuşta

"Ettehiyyatü" okunur.
9) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele

fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek eller yukarıya kaldırılır ve tekrar bağlanır.
3) Kunut duaları okunur. (Kunut dualarını bilmeyen

onların yerine: "Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil'âhireti haseneten ve kınâ azabennâr"ı okur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
10) Bu oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü

Allahümme salli

Allahümme barik ve Rabbenâ âtina.. duaları okunur.
11) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir

sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir.
Sehiv Secdesi
Sehiv Secdesi Hangi Hallerde ve Ne Zaman Yapılır
a) Namazda farzlardan birinin unutularak geciktirilmesi.
b) Vaciblerden birinin unutularak geciktirilmesi veya unutularak yapılmaması hallerinde sehiv secdesi yapılır.
Namazdaki bu eksikliği gidermek için namazın sonunda sehiv secdesi yapmak vacibtir. Farzlardan birinin unutularak veya bile bile yapılmaması hâlinde namaz bozulacağı için sehiv secdesi ile tamamlanamaz

namazın yeniden kılınması gerekir. Vaciblerden herhangi birinin bilerek terkedilmesi durumunda sehiv secdesi yapılmaz

namazın yeniden kılınması gerekir.
Sehiv Secdesi Nedir

Nasıl Yapılır?
Namazın sonunda iki defa secde yapıp oturmak ve bu oturuşta Ettehiyyatü

Allahümme salli ve Allahümme barik'i okuyup selâm vermeye sehiv secdesi denir. Sehiv secdesi şöyle yapılır:
Namazın son oturuşunda yalnız Ettehiyyatü okunarak sağ tarafa selam verildikten sonra: "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir. Sonra "Allahü Ekber" denilerek kalkılıp oturulur

tekrar "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" söylenir ve "Allahü ekber" diyerek kalkılıp oturulur. Bu oturuşta

"Ettehiyyatü

Allahümme salli

Allahümme bârik ve Rabbenâ âtinâ..." duaları okunarak önce sağa

sonra sola selâm verilir. Buna sehiv secdesi denir.
Câmi ve Cemaat Âdabı
Câmiler

müslümanların Allah'a ibadet ettikleri yerlerdir. Yeryüzünün en şerefli yerleri olan câmilere "Allah'ın evi" denilmektedir. Câmiye ibadet için giden mü'min Allah'ın ziyaretçisi ve misafiri durumundadır. Ev sahibi

evine gelen misafirlerine ikramda bulunduğu gibi câmiye giden mü'minlere de Yüce Allah büyük mükâfat verecektir.
Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: "Evinde güzelce abdest alıp câmiye giden kimse Allah'ın ziyaretçisidir. Ziyaret edene Allah ikramda bulunacaktır." (46)
Camilere saygı göstermek her müslümanın vazifesidir. Bu vazifeler kısaca şunlardır:
1) Câmiye abdestli olarak

temiz elbise ve düzgün kıyafetle girilmelidir.
2) Câmiye

önce sağ ayağını atarak girmeli ve girerken Peygamberimize salevat-ı şerife okunmalıdır.
3) Câmiden çıkarken önce sol ayağını dışarı atmalıdır.
4) Ayakları ve çorapları kirli olarak câmideki halı ve kilimlere basmamalıdır.
5) Bir özürü yoksa câmide ayaklarını uzatarak oturmamalı

bağırıp çağırmak

gürültü etmek ve dünyaya ait şeyleri konuşmak gibi saygısız davranışlardan sakınmalıdır.
6) Soğan

sarmısak yiyerek ağzının kokusu ile câmiye gidip cemaati rahatsız etmek

geğirmek ve yanındakileri iğrendirecek davranışlarda bulunmaktan kaçınmalıdır.
Câmide Kur'an okunuyor veya va'z yapılıyorsa dikkat ve saygı ile dinlemeli

câmiye geç gelenler boş bulduğu yerde oturmalı

ön saflara geçmek için cemaati rahatsız etmemelidir.
Namazın Cemaatle Kılınışı
İmama uyarak cemaatle namaz kılan kimse hem kılınacak namaza

hem de imama uymaya niyet eder. Örnek olarak öğle namazının farzının nasıl kılınacağını görelim:
1) Şöyle niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya

uydum imama"
Cemaatle kılınan bütün namazlarda imama uyan kimse niyetin sonuna "uydum imama" cümlesini ilâve eder.
2) İmam tekbir alınca cemaat da hemen onun peşinden tekbir alarak ellerini bağlar ve gizlice "Sübhaneke"yi okuyup susar. Cemaat bundan başka rek'atların hiç birinde ayakta bir şey okumaz. Sadece İmam fatihayı bitirince gizlice âmin der.
3) Rükûa varınca cemaat burada

üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" der. İmam

"Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkınca cemaat ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" der.
Secdelerde de üçer kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" söyler.
4) Oturuşlarda imamla birlikte cemaat da "Ettehiyyatü

Allâhümme salli

Allâhümme barik

Rabbenâ âtina ve Rabbenağfirlî" dualarını okur ve yine imamla beraber selâm verir.
İmamın peşinde cemaatle namaz kılan kimse

tekbir alırken

rükûa varırken

rükûdan ayağa kalkarken

secdeye giderken

secdeden kalkarken ve selâm verirken imamı takibedecek

ondan öne geçmeyecektir.
Bir rek'atın rükûunda yani imam rükûdan henüz doğrulmadan niyet edip tekbir alan ve rükûda imama uymuş olan kimse o rek'ata yetişmiş sayılır.
Cuma Namazı
Cuma namazı

dördü ilk sünnet

ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere on rek'attır.Cuma günleri öğle vaktinde kılınır ve o günün öğle namazının yerine geçer. Cuma namazının farzı cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz.
Cuma Namazı Kimlere Farzdır
Cuma namazının bir kimseye farz olması için

müslüman

akıllı ve erginlik çağına gelmiş olmaktan başka altı şartın daha bulunması gerekir.
Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları:
1) Erkek olmak (Kadınlara farz değildir.)
2) Hür ve serbest olmak.
3) Mukîm olmak. (Yani misafir olmamak)
4) Sağlıklı olmak. (Cuma namazına gidemeycek şekilde hasta olmamak)
5) Kör olmamak.
6) Ayakları sağlam olmak
Bu şartlar kendisinde olmayan kişiye cuma namazı farz değildir. Ancak bu durumda olan bir kimse câmiye gidip cumayı kılarsa o günün öğle namazının yerine geçer.
Cuma namazının sahih olması için de altı şart lâzımdır.
Cuma Namazının Sahih Olmasının Şartları :
1) Cumanın öğle vaktinde kılınması.
2) Namazdan önce hutbe okunması.
3) Cuma kılınan yerin herkese açık olması
4) İmamdan başka en az üç erkek cemaat bulunması.
5) Cuma namazını kıldıranın

devletin (yetkili makamın) görevlendirdiği veya izin verdiği bir kişi olması.
6) Cuma kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde olması.
Cuma Namazı Nasıl Kılınır
Cuma günü öğle vakti ezan okunduktan sonra

önce dört rek'at olan ilk sünneti kılınır. Bunun niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının ilk sünnetini kılmaya."
Cumanın ilk sünnetinin kılınışı aynen öğle namazının dört rek'at sünneti gibidir. Sünnet kılındıktan sonra câminin içinde bir ezan daha okunur ve imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbe bitince ikamet getirilir ve cumanın iki rek'at farzı cemaatle kılınır. İmamın arkasındaki cemaat şöy le niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya

uydum imama."
Farzdan sonra cumanın dört rek'at son sünneti kılınır. Bunun kılınışı da cumanın ilk sünneti gibidir. Niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için cumanın son sünnetini kılmaya."
Cuma namazı böylece tamamlanmış olur.
Bundan sonra dileyen dört rek'at "Zuhri Âhir=son öğle" ile iki rek'at da vakit sünneti kılar.
Son öğle namazına: "Niyet ettim Allah rızası için vaktine yetişip henüz kılamadığım son öğle namazını kılmaya" diye niyet edilir. Bu son öğle namazı

öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınmakla beraber sünnetlerde olduğu gibi dört rek'atın hepsinde fatihadan sonra sûre okunması daha iyidir.
İki rek'at vakit sünnetine de şöyle niyet edilir: "Niyet ettim Allah rızası için vaktin sünnetini kılmaya." Bu namaz da sabah namazının sünneti gibi kılınır.
Teravih Namazı
Teravih namazı yirmi rek'attır. Erkekler ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Ramazan ayında kılınır. Hastalık veya yolculuk sebebiyle oruç tutamayan kimselerin de teravih namazını kılmaları sünnettir. Teravih namazının câmide cemaatle kılınması sünnettir ve sevabı çoktur. Evde de tek başına veya cemaatle kılınabilir. Ancak câmide kılmak daha faziletlidir. Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Faziletine inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." (47)
Teravih Namazının Kılınışı:
Teravih namazı yatsı namazından sonra kılınır. Yatsıdan önce kılınması caiz değildir. Vitir namazı Ramazan ayında teravihten sonra kılınır. Teravihden önce de kılınabilir.
Yirmi rek'at olan teravih namazı her iki rek'atın sonunda selâm verilerek kılındığı gibi

dört rek'atta bir selâm verilerek de kılınır. Her iki durumda da namaza devam edilir ve yirmi rek'at tamamlanır.
İki Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı:
Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır.
Namaz kıldıracak imam: "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya

bana uyanlara imam oldum" diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar.
İmam'ın arkasında kılan cemaat da "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya

uydum imama" diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra "Allahü Ekber" diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar.
Bundan sonra imam ve cemaat gizlice "Sübhâneke"yi okur. Sübhaneke'nin okunması bitince

(Cemaat ayakta başka bir şey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele

açıktan fatiha ve bir sûre okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek'ata kalkılır.
Burada yine imam gizlice Besmele

açıktan da fatiha ve bir sûre okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur.
Bu oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü

Allâhümme salli

Allâhümme bârik ile Rabbenâ âtina..." duasını okuyarak selâm verirler. Böylece iki rek'at kılınmış olur.
Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır. Bundan sonra üç rek'atlı vitir namazı da cemaatle kılınır.
İki Rek'atte Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
Yirmi rek'at tamamlanıncaya kadar ikişer rek'at kılmaya devam edilir

teravih bitince de vitir namazı kılınır.
Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı:
Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhaneke'yi okuduktan sonra (Cemaat başka birşey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele

açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yaparak ikinci rek'ata kalkılır.
Burada imam gizlice Besmele'yi

açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rek'atın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü

Allâhümme salli ve Allâhümme barik" okur ve üçüncü rek'ata kalkarlar.
Üçüncü rek'atın başında hem imam

hem de cemaat gizilce Sübhaneke'yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü-Besmele

açıktan fatiha ve bir sure okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rek'ata kalkarlar.
İmam gizlice Besmele'yi

açıktan da fatiha ve bir sure okuyarak yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur.
Bu oturuşta da imam ve cemaat "Ettehiyyatü

Allâhüme salli

Allâhümme barik

Rabbenâ âtina...." okuduktan sonra selâm verirler. Böylece teravih namazının ilk dört rek'atı kılınmış olur.
Bundan sonra ayağa kalkılarak tıpkı tarif ettiğimiz gibi dörder rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır.
Sonra da cemaatle vitir namazı kılınır.
Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diye niyet edilir ve aynen ikindi namazının sünneti gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır. Böylece dörder rek'at kılınarak yirmi rek'at tamamlanır. Bunun peşinden de vitir namazı kılınır.
Bayram Namazları
Müslümanların yılda iki dinî bayramı vardır:
1) Ramazan Bayramı.
2) Kurban Bayramı
Cuma namazı farz olan kimselere

bayram namazlarını kılmak vacibdir. Bayram namazı iki rek'attır. Cemaatla kılınır. Bayram namazlarında ezan okumak

ikamet getirmek yoktur. Bayram hutbesi sünnettir ve namazdan sonra okunur. Cuma hutbesi ise farzdır namazdan önce okunur.
Diğer namazlardan farklı olarak bayram namazlarının birinci rek'atında üç

ikinci rek'atında da üç kere olmak üzere fazladan altı tekbir alınır. Bunlara "Zevaid tekbirleri" denir.
Bayram Namazlarının Kılınışı
Ramazan Bayramı Namazı:
Birinci rek'at:
1) Cemaat düzgün sıralar hâlinde imamın arkasında yer alır ve "Niyet ettim Allah rızası için Ramazan Bayramı namazını kılmaya

uydum imama" diye niyet eder.
2) İmam "Allahü Ekber" deyip ellerini yukarıya kaldırınca

cemaat de imamın peşinden "Allahü Ekber" diyerek ellerini yukarıya kaldırıp göbeği altına bağlar.
3) Hem imam

hem de cemaat gizlice "Sübhâneke"yi okur. Bundan sonra üç kere tekbir alınır. Tekbirlerin alınışı şöyledir:
Birinci Tekbir: İmam yüksek sesle

cemaat da onun peşinden gizlice "Allahü Ekber" diyerek (iftitah tekbirinde olduğu gibi) ellerini yukarıya kaldırıp sonra aşağıya salıverirler. Burada kısa bir süre durulur.
İkinci Tekbir: İkinci defa "Allahü Ekber" denilerek eller yukarıya kadırılıp yine aşağıya salıverilir ve burada da birincide olduğu kadar durulur.
Üçüncü Tekbir: Sonra yine "Allahü Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılır ve aşağıya salıverilmeden bağlanır.
4) Bundan sonra imam

gizlice "Eûzü-Besmele"

açıktan fatiha ve bir sûre okur. (Cemaat bir şey okumaz

imamı dinler.)
5) Rükû ve secdeler yapılarak ayağa (İkinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
6) İmam gizlice Besmele

açıktan da fatiha ve bir sûre okur. Sûre bitince imam yüksek sesle

cemaat da içinden (birinci rek'atta olduğu gibi) üç kere daha tekbir alır

üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan

dördüncü tekbir ile rükûa varılır sonra da secdeler yapılarak oturulur.
7) Oturuşta

imam ve cemaat

"Ettehiyyatü

Allâhümme salli

Allâhümme bârik ve Rabbenâ âtina..." duasını okuyarak önce sağa

sonra sola selâm verip namazı bitirirler. Namazdan sonra hutbe okunur.
Kurban Bayramı Namazı:
1) "Niyet ettim Allah rızası için kurban bayramı namazını kılmaya

uydum imama" diye niyet edilir.
2) İmam "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbirini alınca arkasındaki cemaat da "Allâhü Ekber" deyip ellerini yukarıya kaldırdıktan sonra göbeği altına bağlar.
Niyetten sonrası aynen Ramazan bayramı namazı gibi kılınır. Namaz bitince hutbe okunur.
Bayramda Görevlerimiz:
Bayram sabahı erkenden kalkmak

yıkanmak

dişleri temizlemek

en iyi elbiseleri giymek ve güzel kokular sürünerek câmiye gitmek

din kardeşlerimizin bayramını tebrik etmek

büyükleri ziyaret etmek

ölülerimiz için sadaka vermek

Kur'an okuyup dûa etmek

küskünlükleri bırakmak

dargınları barıştırmak

çocukları hediyelerle sevindirmek bayramlarda yapılması gereken belli başlı görevlerdir.
Yolcu Namazı
Yaklaşık 90 kilometrelik bir yere gitmek için köyünden

kasabasından çıkan kimselere misafir (yolcu) denir.
Oturduğu köy veya kasabadan yola çıkan kimse varacağı yere gidinceye kadar misafir olduğu gibi

gittiği yerde 15 günden az kalmaya karar vermişse yine misafir sayılır. Gittiği yerde onbeş gün veya daha fazla kalmaya niyet ederse misafirlikten çıkar.
Dinimiz

misafir (yolcu) olanlar için bazı kolaylıklar getirmiştir:
Yolcu

dört rek'atlı farz namazları iki rek'at kılar. Sabah namazının iki rek'at farzı ile akşam namazının üç rek'at farzını ve vitir namazını tam olarak kılar. Yolculuk sırasında vakit müsait ise

sünnetler kısaltma yapılmadan kılınır.
Misafir olan bir kimse

misafir olmayan imama uyarsa imam ile beraber farzı dört rek'at kılar. Misafir yolculuk sırasında geçirdiği dört rek'atlı namazları yolculuktan sonra da iki rek'at olarak kaza eder. Misafir abdest ile giydiği mestler üzerine üç gün üç gece meshedebilir.
Misafir

Ramazanda dilerse orucunu tutar

dilerse sonraya bırakıp memleketine dönünce tutar. Oruç tutmasında bir zorluk yoksa orucu tutması daha hayırlıdır. Misafir cuma ve bayram namazlarını da kılmayabilir. Ancak kılarsa namazı olur. Cuma namazını kılamazsa öğle namazını kılar.
İşte bunlar yolculuğun sıkıntıları dikkate alınarak dinimizin misafire tanıdığı kolaylıklardır.
Kaza Namazı
Bir namazı vaktinde kılmaya "Eda"

vakti çıktıktan sora kılmaya da "Kaza" denir. Namazı bile bile

özürsüz olarak vaktinden sonraya bırakmak büyük günahtır. Namaz

kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Ancak vaktinden sonraya bırakıldığı için Cenab-ı Haktan af dilemek lâzımdır.
Beş vakit namazın farzları ile vitir namazı kaza edilir

vakit çıktıktan sonra sünnetler kaza edilmez. Yalnız sabah namazını vaktinde kılamayan kimse

aynı gün büyük kuşluk vaktine kadar farz ile birlikte sünneti de kaza eder. Kaza namazı kılmak için belirli bir vakit yoktur. Gündüz ve gece her zaman kılınır. Yalnız üç mekruh vakitte

yani güneş doğarken

güneş tam tepe noktasında iken ve güneş batarken kılınmaz.
Geçmiş namazları kaza ederken hangi günün hangi vaktinin namazı olduğunu bilemezse: "Niyet ettim Allah rızası için kazaya kalan ilk sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet eder

diğer namazlar için de

kazaya kalan ilk öğle

ilk ikindi

ilk akşam

ilk yatsı

ilk vitir namazı diye niyet eder.
Cenaze Namazı
Cenaze namazı

farz-ı kifayedir. Ölü için duadır. Din kardeşinin günah ve kusurlarının bağışlanmasını Allah'tan dilemek

ona son vazifeyi yapmaktır.
Kimlerin Cenaze Namazı Kılınır:
Bir ölünün cenaze namazının kılınabilmesi için altı şartın bulunması gerekir. Bu şartlar şunlardır:
1) Ölünün müslüman olması
2) Temiz olması (Yani yıkanıp temiz bir kefene sarılması)
3) Cemaat önünde olması.
4) Ölünün tamamı veya bedeninin yarıdan fazlası

yahut başı ile beraber yarısının bulunması.
5) Cenaze namazını kılacak kişinin (özürlü değilse) ayakta kılması.
6) Cenazenin yerde olması

omuzda veya hayvan üzerinde bulunmaması.
Cenaze namazı farz-ı kifaye olduğundan bazı müslümanlar bu namazı kılarsa başkalarının kılmasına gerek kalmaz. Diğer namazları bozan şeyler

cenaze namazını da bozar. Namaz kılınması mekruh olan üç vaktin dışında her zaman cenaze namazı kılınır.
Cenaze namazının rükûnleri

dört tekbir ile kıyamdır. Selâm vermek vacibdir. Cenaze namazında rükû ve secde yoktur.
Cenaze Namazının Kılınışı
Cenaze yıkanmış ve kefene sarılmış olarak namazın kılınacağı yerde "Musallâ"ya konulur. Cenaze cemaatin önünde bulunur. Namazı kıldıracak imam ölünün göğsü hizasında durur. Cemaat ayakta ve kıbleye karşı imamın arkasında saf bağlar.
Niyet ederken ölünün erkek veya kadın

erkek çocuğu veya kız çocuğu olduğu belirtilir.
Namazı kıldıran imam: "Niyet ettim Allah rızası için hazır olan cenaze namazını kılmaya (ölü erkek ise) şu erkek için duaya'"diye niyet eder.
Ölü kadın ise: "Şu kadın için dûaya"
Ölü erkek çocuğu ise: "Şu erkek çocuğu için duaya"
Ölü kız çocuğu ise: "Şu kız çocuğu için duaya" denilir.
İmamın arkasındaki cemaat: "Niyet ettim Allah rızası için hazır olan cenaze namazını kılmaya (ölü erkek ise) şu erkek için duaya

uydum imama" diye niyet eder.
Cenaze kadın ise: "Şu kadın için duaya"
Cenaze erkek çocuğu ise: "Şu erkek çocuğu için duaya"
Cenaze kız çocuğu ise: "Şu kız çocuğu için duaya" denilir.
Cemaaattan biri ölünün erkek mi

kadın mı olduğunu bilmezse

şöyle niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için imamın namazını kılacağı şu cenaze namazını kılmaya

ölü için duaya

uydum imama"
Niyet ettikten sonra imam yüksek sesle

onun peşinden cemaat gizlice "Allahü Ekber" diyerek birinci tekbiri alıp diğer namazlarda olduğu gibi ellerini kulak hizasına kaldırır ve göbek altına bağlar.
İmam ve cemaat gizlice sübhaneke'yi okurlar. Sübhaneke'de diğer namazlarda okunmayan "ve celle senâük" cümlesi de okunur.
Sübhaneke okunduktan sonra eller kaldırılmadan imam açıktan

cemaat da gizlice "Allahü Ekber" diyerek ikinci tekbiri alırlar. Hem imam

hem de cemaat gizlice "Allâhümme salli ve Allâhümme barik"i okur.
Sonra eller kaldırılmaksızın yine "Allahü Ekber" denilerek üçüncü tekbir alınır ve cenaze duası okunur. Cenaze duasını bilmeyen onun yerine Kunut dualarını okuyabilir. Kunut dualarını da bilmeyen "Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr" ayetini okur.
Bundan sonra eller kaldırılmadan tekrar "Allahü Ekber" denilerek dördüncü tekbir alınır ve bir şey okunmaksızın önce baş sağ tarafa çevrilerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denilir. Sonra baş sol tarafa çevrilerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetulah" denilir ve böylece cenaze namazı bitirilmiş olur.
ORUÇ
Orucun Önemi
İslâmın beş şartından üçüncüsü Ramazan ayında oruç tutmaktır. Ramazan orucu

hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır.
Oruç

niyet ederek tanyerinin ağarmaya başlamasından itibaren

akşam güneş batıncaya kadar yememek

içmemek ve karı-koca ilişkisinde bulunmamaktır.
Ramazan ayı

müslümanlar için kutsal ve çok mübarek bir aydır. İslâm güneşi bu ayda doğmuş

dünyayı aydınlatan Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi bu ayın içindedir. İçimizi kötü düşüncelerden

dışımızı çirkin davranışlardan temizleyen oruç bu ayda tutulmaktadır.
Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi

size de farz kılındı. Ola ki

korunup sakınırsınız." (48)
Oruç

bizi dünyada kötülüklerden sakındıran

ahirette cehennemden koruyan ve günahlarımızın bağışlanmasına vesile olan önemli bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz şu müjdeyi veriyor: "Kim inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa

geçmiş günahları bağışlanır." (49)
Orucun Faydaları
a) Oruç Ahlâkımızı Güzelleştirir
Oruç

bize daima Allah'ı hatırlatır

sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler

başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç

bize en güzel ahlâkî davranışları kazandırarak adeta melekleştirir.
Orucun farz olmasındaki hikmet

Allah'a karşı kulluk görevini yerine getirmek ve kötülüklerden sakınmaktır.
b) Oruç

Merhamet ve Yardım Duygularını Geliştirir
Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse

yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder

onlara karşı şefkat ve merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksullara yardım elini uzatır

sıkıntılarını gidermeye çalışır.
c) Oruç Tutmak İnsanı Sağlıklı Yapar
Bu konuda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Oruç tutunuz

sıhhat bulursunuz."(50)
Senenin onbir ayında yorulan sindirim organları oruç sayesinde dinlenir. Bilim adamları

orucun sağlık yönünden vücudumuza bir çok faydaları olduğunu belirtmişlerdir. Nobel tıp armağanı kazanan ünlü Fransız bilim adamı Doktor Aleksi Karel oruç hakkında şunları söylüyor: "Oruç sırasında vücutta depo edilmiş besin maddeleri harcanır

sonradan bunların yerine yenileri gelir

böylece vücutta bir yenilenme olur. Oruç sağlık bakımından çok faydalıdır."(51)
d) Oruç İnsana Sabırlı Olmayı Öğretir
Oruç tutmakla

belirli bir zaman yeme

içme arzusuna karşı koyan kişi

hayatta karşısına çıkabilecek güçlüklere kolaylıkla sabreder

acılarave sıkıntılara dayanır

iradesi güç kazanır. Gerektiğinde düşmanla savaşmaktan yılmaz

bu uğurda karşısına çıkabilecek zorluklara dayanmasını bilir.
Oruç Kimlere Farzdır
Orucun Farz Olmasının Şartları Şunlardır:
1) Müslüman olmak
2) Akıllı olmak
3) Erginlik çağına gelmiş olmak.
Erginlik çağına gelen ve akıllı olan her müslüman erkek ve kadına Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Allah'ın kesin emridir. Erginlik çağına gelmeyen çocuklara oruç tutmak farz değildir. Ancak bünyelerine zarar vermeyecek şekilde çocukları da yavaş yavaş oruca alıştırmak uygun olur.
Kadınlar

lohusalık ve adet görme hallerinde oruç tutamaz

namaz kılamaz. Bu halleri geçtikten sonra tutamadıkları oruçları kaza ederler

yani gününe gün tutarlar. Fakat kılamadıkları namazları kaza etmezler.
Sahur
Oruç

tan yerinin ağarmaya başladığı imsak vaktinin girmesi ile başlar. Bu vakitten sonra yemek yenmez

her hangi bir şey içilmez ve orucu bozan şeyler yapılmaz. Bu sebeple oruç tutacak olan kimse

imsak vaktinden önce yemeğini yemelidir. İmsaktan önceki bu yemeğe «sahur» denilir.
Sahurda kalkıp yemek müstehabdır. Sevgili peygamberimiz: "Sahurda yemek yeyiniz

çünkü sahur yemeğinde bereket vardır."(52) buyurmuştur. Sahur yemeği

oruca dayanma gücü verir. Duaların kabul edildiği vakitlerden biri de sahur zamanıdır. Sahura kalkan bir oruçlu

dilekleri için dua etmeli ve Allah'tan günahlarının bağışlanmasını istemelidir.
Oruç ibadetini tamamlayıp iftar vaktine yetişen kimse bundan büyük bir mutluluk ve sevinç duyar. Tuttuğu orucun mükâfatını almak üzere

kıyamet gününde Allah'ın huzuruna vardığı zaman en büyük sevinci tadacaktır.
Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri iftar ettiği vakit

diğeri de Allah'a kavuştuğu zamandır." (53) İftar vakti yapılan duaların geri çevrilmeyeceğini

Allah tarafından kabul edileceğini Peygamber Efendimiz bildirmiştir.
İftar
İmsak vaktinde başlayan oruç

akşam güneş batıncaya kadar devam eder. Güneş batınca yemek ve içmek suretiyle oruç açılır. Orucu açmaya «iftar» denir.
İftar Duası:
İftar vaktinde şu duayı okumak sünnettir:
"Allahümme leke sumtü

ve bike âmentü

ve aleyke tevekkeltü

ve alâ rızkıke eftartü

ve savmel'ğadi min şehri ramazane neveytü

fağfir lî ma