17-06-2007, 06:47
|
#1 (permalink)
|
| | Güzel Nasihatlar... KÖTÜ HUYUN ZARARI "Muhammed Sıbgatullah" Allah adamlarından. Bir gün Ona sordular "Kötü huylu" olmaktan. Buyurdu: ("Kötü insan" kötü bilir herkesi. Bulunmaz kendisinde merhametin zerresi. Nankördür eşe dosta hiç değildir vefâkâr. Bir iyilik yapsa da sonradan başa kakar. Tanımaz helâl harâm sakınmaz günâhlardan. Kimseyle geçinemez incinir herkes ondan. Hattâ o çok yapsa da nâfile ibâdeti Alamaz sevâp ecir boşa gider zahmeti. Hadîste buyuruldu: (Kötü huylu kimseler Huyları sebebiyle Cehenneme girerler.) Kötü huylu bir kişi benzer "kırık testi"ye. Ne yama kabûl eder ne de döner eskiye. Öyle fenâlıktır ki "kötü huy" bir insanda Görmez iyiliğinin faydasını Mîzânda. İster ki başkasına zarar versin durmadan. Zîrâ böyle kişiler zevk alır hep bunlardan. Hâlbuki kuyu kazsa birine biri eğer Kazdığı o kuyuya evvelâ kendi düşer. Vaktiyle garip biri bir köyden geçer iken Bir fırına uğrayıp "ekmek" ister içerden. Velâkin parasını vermek istediğinde Bakar ki hiç parası kalmamış üzerinde. Bir "Dilenci" zanneder fırıncı onu o an. Kalbinden geçirir ki: "Bıktım artık bunlardan". Bir ekmeğin içine bolca Zehir koyarak Verir o zavallıya Allah'tan korkmıyarak. Hiç bir şeyden haberi olmayan o müslümân O "Zehirli ekmeği" alıp gider oradan. Bir köye girdiğinde rast gelir Genç birine. Askerden terhis olmuş dönüyormuş evine. Acıkmış olduğunu söyleyince genç kişi Ona merhametinden acır ve yanar içi. Fırıncıdan aldığı ekmeği verir ona. Gönül râhatlığıyla devâm eder yoluna. Genç orada oturup o ekmeği yiyerek Yürür gider evine hiç bir şey bilmiyerek. Lâkin başlar içinde o Zehirin tesiri. Ve başlar titremeye vücûdunun her yeri. Artık son nefesini alırken o genç adam Der ki: (Ben köyümüze yeni girmiştim ki tam Yolcunun birisinden bir ekmek alıp yedim. Ondan sonra başladı titremeye her yerim.) Bunu duyan fırıncı başlar bir dövünmeye. Der: (Eyvâh o zehiri ben koydum o ekmeğe. Keşke yapmaz olaydım yaptığım iş doğru mu? Ben kendi elim ile zehirledim oğlumu.) Ne kadar pişmân olup üzüldüyse de içten Lâkin oğlu ölmüştü geçmiş idi iş işten.) |
| |