17-06-2007, 06:47
|
#4 (permalink)
|
| | ÖFKE AKLI ÖRTER "Muhammed Ezherî" ki Allah dostu bir velî. Sohbeti dinliyene olurdu fâideli. Bir gün sevdikleriyle sohbet ederken bu zât Kibirden bahsederek şöyle etti nasîhat: (Bilin ki öfke gadap "Kibir"den hâsıl olur. Öfkelenen insanda örtülür akıl şuur. İnsan kızdığı zaman şeytân da fırsat bilip Gidip onun boynuna geçirir derhâl bir ip. İstediği tarafa sürükler o kimseyi. Çünkü o ayıramaz iyi kötü bir şeyi. O şeytânın elinde olmuştur bir oyuncak. İnsan "Kızmamak" ile kurtulur bundan ancak. "Pehlivân" denirse de yenenlere hasmını Lâkin asıl pehlivân yenendir gazabını. Biri Resûlullah'tan nasîhat isteyince (Kızma ve sinirlenme!) buyurdular hemence. O zât bunu Resûl'den üç defâ etti talep. Yine aynı cevâbı buyurdular ona hep. Îsâ Peygamber dahî havârîleri ile
Giderken karşılaştı yolda Kötü biriyle. Resûl'e hakâretler eyledi o bî-edeb. O ise iyilikle cevap verdi ona hep. Dediler: (O hakâret etti mütemâdiyen. Siz yumuşak cevaplar verdiniz acep neden?) Îsâ Nebî o zaman buyurdu: (Ey insanlar! Bir kapta ne var ise dışarıya o sızar.) Bir gün de buyurdu ki Îsâ aleyhisselâm: (Gadap ve öfkelenmek Ateşe misâldir tam. Nasıl söndürürlerse ateşi �Su� atarak Söndürün hırsınızı siz de abdest alarak.) Sahâbeden biri de Allah'ın Resûlünden Nasîhat isteyince buyurdu: (Kızma hemen!) Şu "Üç haslet" var ise bir müslümânda şâyet Hak teâlâ o kula acır eder merhamet. Biri "Nîmete şükür" diğeri "Affetmek" tir. Üçüncüsü kızınca "Öfkesini yenmek"tir. Bir kimse kızdığında davranırsa yumuşak Kalbini "Îmân" ile doldurur cenâb-ı Hak. Biri kızdığı zaman gizlerse gadabını Allah da gizler onun kusûr kabâhatını.) Bir gün hazreti Ömer Resûl'ün huzûruna Varıp arz eyledi ki: (Bir amel söyle bana. Hem bana kolay olsun o ameli işlemek Hem de iki cihânda fâideli olsun pek.) Buyurdu ki: (Yâ Ömer suçluları bağışla. Kimsenin ayıbını kimseye deme aslâ. Koru müslümânların şeref îtibârını. Örtücü ol herkesin kusûrunu aybını. Eğer böyle yaparsan kıyâmette muhakkak Senin kusûrunu da affeder cenâb-ı Hak.) |
| |