17-06-2007, 06:49
|
#15 (permalink)
|
| | KARDEŞLİK VE ŞEFKAT Ulu Ârif Çelebi ilme âşık bir kişi. Okuyup okutmaktı en sevdiği tek işi. Bir gün sevdikleriyle başlıyarak sohbete Şöyle bir hâdiseyi nakletti cemâate: "Halîl" ile "İbrâhim" adında çok önceden İki kardeş yaşarmış birbirini çok seven. Büyük olanı "Halîl" küçüğü "İbrâhim"miş. Halîl "Evli" çocuklu İbrâhim "Bekâr" imiş. Ortak bir Tarla"ları varmış ki hem onların Geçinip giderlermiş geliriyle tarlanın. Ve her sene sonunda ne kadar çıksa "Buğday" Hemen eşit olarak ederlermiş "iki pay" Bir yıl ekinlerini biçip harman yapmışlar. Buğdayları savurup ikiye ayırmışlar. Büyük olan demiş ki: (Ey kardeşim İbrâhim! Ben gidip çuvalları ambardan getireyim. Ben gelinceye kadar sen bekle az bir zaman. Gelmesin buğdaylara herhangi zarar ziyân.) Halîl eve gidince düşünmüş ki İbrâhim: (Ben "Bekâr" bir kişiyim "Evli"dir fakat âbim. Daha çok buğday lâzım elbet Onun evine. Benimkinden bir miktar atayım onunkine.) O âbisi hakkında bunları düşünerek Payından onunkine aktarmış üç beş kürek. Halîl çuval elinde çıkagelmiş o ara. Demiş: (Haydi doldur da götürüver anbara.) İbrâhim "Peki" deyip kendine âit olan Buğdaydan yüklenerek anbara olmuş revân. İbrâhim ayrılıp da gider gitmez anbara Şu şekilde düşünmüş âbisi de o ara: (Çok şükür ben "Evli"yim kurulu düzenim var. Lâkin küçük kardeşim İbrâhim henüz Bekâr. O daha çalışıp da para biriktirecek. Ve maddî sıkıntıyla ev kurup evlenecek. Benim böyle derdim yok hazır evim ve eşim. Buğdaya benden fazla muhtâçtır bu kardeşim.) Kardeşinin hakkında o böyle düşünerek Payından onunkine aktarmış bir kaç kürek. Buğdayı yüklenip de ayrıldığında biri Ona kendi payından aktarırmış diğeri. Onların bu hâlleri o gün akşama kadar Birbirinden habersiz sürüp gitmiş bu karar. Nihâyet bakmışlar ki karanlık bastığında Hiç "Azalma" olmamış buğday yığınlarında. Onlar birbirlerine böyle güzel hareket Edince vermiş Allah onlara bir "Bereket". Günlerce taşımışlar "bitmemiş" buğdayları. Dolup taşmış buğdayla evleri ambarları. İşte "Halîl İbrâhim bereketi" denilen Hâdise bu şekilde vâki olmuş eskiden. |
| |