Konu: Peygamberler
Tek Mesajı Görüntüle
Eski 16-04-2006, 19:09   #12 (permalink)
h3LL_s3xY
Standart Hz. YA'KUB (a.s)

Hz. YA'KUB (a.s)
Kur'ân'da adi geçen peygamberlerden biri.
Ya'kûb (a.s)'in soyu ishâk (a.s) vasitasiyle ibrahim (a.s)'a dayanmaktadir. O ishak (a.s)'in ve ishak (a.s) da ibrahim (a.s)'in ogludur. Annesinin adi Refaka'dir. Kardesi Ays ile beraber ikiz olarak dogmustur. Kardesinin ardindan dogdugu için ona Ya'kûb denmistir.
Ya'kûb (a.s)'in diger bir adi da israil'dir. Kardesi Ays'tan kaçarak dayisinin yanina giderken gündüzleri saklanmis ve geceleri yürümüstür. Bundan dolayi kendisine isrâil denmistir. Kelime olarak isrâil geceleyin (Allah'a) yürüyen demektir (et-Taberî Tarih Misir 1326 I162 vd.).
Ya'kûb (a.s)'in dogumu ve peygamberligi daha önceden müjdelenmisti. Onun bu durumu Kur'ân'da söyle haber verilmistir:
Biz ona (ibrahim (a.s)'in hanimina) ishâk'i müjdeledik. ishâk'in ardindan da (torunu) Yaküb'u"(Hûd 11/71).
Bu âyette ayni zamanda Yakûb (a.s)'in yukarida sunulan soyu da dile getirilmistir.
Ya'kûb (a.s) önce dayisi Lebân'in büyük kizi Leyya ile ve ondan sonra ad küçük kizi Râhil ile evlenmistir. Leyya'dan Rabil Yehuza sem'ûn ve Lavi adindaki ogullari dogmustur. Râhil'den de Yûsuf ve Bünyamin dünyaya gelmistir. Ya'kflb (a.s)'in diger iki hanimindan alti oglu daha vardi. Toplam on iki erkek evlada sahipti (ibn Kuteybe Kilabu'l-Meârif Beyrut 197019; ibn Haldun Tarih Beyrut 1971 I 39).
Kur'ân'in birçok yerinde Ya'kûb (a.s)'in peygamberliginden ve çesitli faziletlerinden bahsedilmektedir. Onun peygamberligini dile getiren bazi âyetlerin meâli söyledir:
Nihayet (ibrahim) onlardan ve Allah'in disinda taptiklari seylerden uzaklasip bir tarafa çekildigi zaman biz ona ishâk'i ve Ya'kub'u bagisladik ve her birini peygamber yaptik. Onlara rahmetimizden bagista bulunduk ve kendilerine güzel ve üstün bir san söhret nasip ettik" (Meryem 19/49 50).
"Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettigimiz gibi sona da vahyettik. Nitekim ibrahim'e ismail'e ishak'a Yakub'a torunlarina isâ'ya Eyyüb'e Yûnus'a Harun'a Süleyman'a da vahyetmis ve Davud'a da Zebur'u vermistik" (en-Nisâ 4/163).
Ya'kub (a.s)'in kuvvetli basiretli ve halis (samimi) bir kisilige sahip oldugunu anlatan bazi âyetlerin meâli de söyledir:
Kuvvetli ve basiretli kullarimiz ibrahim'i ishâk'i ve Ya'kûb'u da an. Biz onlari ahiret yurdunu düsünme özeligiyle temizleyip kendimize hâlis kul yaptik" (Sâd 38/45 46).
O diger peygamberler gibi Allah'in hidâyetine erdirilen ve güzel davranan yüce bir kisi idi. Kur'ân'da bu hususta söyle buyurulmaktadir:
"Biz ona (ibrahîm'e) ishâk'i ve ishâk'in oglu Ya'kûb'u da hediye ettik. Hepsine de dogru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nûh'a ve onun soyundan Dâvud'a Süleyman'a Eyyûb'e Yûsuf â Musa'ya ve Harûnâda yol göstermistik. Biz güzel davrananlara böyle karsilik veririz" (el-En'âm 6/84)
Bir de Ya'kub (a.s) rüya tabir etmeyi de bilirdi. Yüce Allah Kur'ân-i Kerîm'de bu hususu söyle haber vermistir:
"Hani bir zaman Yûsuf babasina: Babacigim ben (rüy'a) on bir yildiz günesi ve ayi gördüm. Bunlari hepsinin bana secde ettiklerini gördüm demisti. (Babasi Ya'kub ona söyle demsti): Yavrum rü'yani kardeslerine anlatma sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü seytan insana apaçik bir düsmandir! Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana rü'yada görülen olaylarin yorumunu (veya Allah'in kitabinin ve peygamberlerin sünnetlerinin inceliklerini) ögretecek. Sana ve Ya'kûb soyuna nimetini tamlayacaktir. Nasil ki atalarin ibrahim'e ve ishâk'a da nimetini tamamlamisti. süphesiz Rabb'in bilendir hikmet sahibidir" (Yûsuf 12/4 5 6).
Ya'kûb (a.s) bitmeyen tükenmeyen güzel bir sabra sahipti. O sabriyla ve ümidiyle örnek bir peygamberdi. Kendisi evlad acisi ve evlad ihanetiyle imtihan edildi. Kur'ân'da onun hayati Yûsuf (a.s)'in hayati ile iç içe anlatilmistir. Ya'kûb (a.s)'in gözlerinin kaybolmasina saçlarinin agarmasina ve belinin bükülmesine sebep olan bu evlad imtihani ve onun örnek sabri Kur'ân'da söyle haber verilmistir:
"(Ya'kûb kendisine hiyanet eden çocuklarina söyle dedi): Herhalde nefisleriniz size bu isi süsleyerek sizi ona sürükledi. Artik bana güzelce sabretmek kaliyor. Belki de Allah onlarin hepsini bana getirir. Çünkü O bilendir herseyi hikmetle (yerli yerince) yapandir. Ve yüzünü onlardan çevirdi de: "Ey Yûsuf üzerindeki tasam (gel gel tam senin gelme zamanindir)! " dedi ve tasadan gözlerine ak düstü. (Acisini) yutkunuyor (açiga vurmamaya çalisiyordu). Dediler ki: "Vallahi sen Yûsuf'u ana ana hasta olacaksin yahut öleceksin!" (Ya'kûb aleyhisselâm onlara): "Ben üzüntü ve tasami yalniz Allah'a sikayet ederim ve Allah tan sizin bilmediginiz seyleri bilirim" dedi. (Ondan sonra söyle devam etti): "Ey ogullarim gidin Yûsuf'u ve kardesini arastirin. Allah'in rahmetinden ümit kesmeyin. Zira kafir kavimden baskasi Allah'in rahmetinden ümit kesmez!" (Ya'kûb'un ogullari tekrar Misir'a Yûsuf'un yanina döndüklerinde dediler ki: "Ey vezir bize ve çocuklarimiza darlik dokundu degersiz bir bir sermaye ile geldik. Ama sen bizim için tam ölçü ver bize tasadduk eyle. Çünkü Allah tasadduk edenleri mükafatlandirir." (Yûsuf) dedi: "Sizler cahil iken Yûsuf'a ve kardesine yaptiginiz(in kötülügünü) bildiniz mi (bundan tevbe ettiniz mi)?" "A yoksa sen sen Yûsuf' musun?" dediler. "Ben Yusuf'um bu da kardesindir" dedi (ve söyle devam etti): "Allah bize lütfetti. (Bizi korudu yüceltti). Kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse süphesiz Allah iyilik edenlerin ecrini zayi etmez" "Vallahi Allah seni bizden üstün kildi. Dogrusu biz suç islemistik! dediler (Yûsuf onlara): "Bu gün sizi kinama yok. Allah sizi bagislar. O merhametlilerin merhametlisidir. simdi su gömlegimi götürün babamin yüzüne koyun da gözü açilsin. Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin" dedi. Kervan (Misir'dan) ayrilip yola koyulunca babalari (yaninda bulunanlara): "Eger bana bunak demezseniz (inanin ki) ben Yûsuf'un kokusunu duyuyorum"dedi. "Vallahi sen hâlâ eski saskinligin içindesin" dediler. Müjdeci gelip de (Yûsuf'un gömlegini) (Ya'kûb)'un yüzüne koyunca derhal (gözü açildi) görür oldu. "Size demedim mi ben Allah'tan sizin bilmediginiz seyleri bilirim?" dedi. (Ogullari): "Ey babamiz bizim için günahlarimizin bagislanmasini dile. Gerçekten biz günah isledik"dediler. (Ya'kub onlara): "Sizin için Rabb'ime istigfar edecegim. süphesiz O bagislayan esirgeyendir"dedi. (Hep beraber Misir'a hareket ettiler.) Nihâyet Yûsuf'un yanina vardiklarinda (Yûsuf) ana-babasini kendisine çekip kucakladi ve: Âllah'in dilegiyle güven içinde Misir'a girin!"dedi. Anasini babasini tahti üstüne çikardi ve hepsi onun için secdeye kapandilar (ona kavustuklari için Allah â sükür secdesi yaptilar veya onun önünde saygi ile egildiler. Yûsuf: "Babacigim iste bu önceden (gördügüm) rüyanin yorumudur. Rabb'im onu gerçek yapti. Bana iyilik etti. Zîra seytan benimle kardeslerim arasina fitne soktuktan sonra O beni zindandan çikardi. Sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabb'im diledigi seyi çok ince düzenler. O (her tedbiri) bilen her seyi yerli yerince yapandir" dedi. "(Yûsuf 12/83-100).
Bu âyetlerde de ifade edildigi gibi Ya'kûb (a.s)'in çocuklari neticede yaptiklarina pisman oldular. Babalarindan ve kardesleri Yûsuf (a.s)'dan özür dilediler. Babalari Ya'kûb (a.s) ve kardesleri Yusuf (a.s) onlari bagisladilar ve onlar için Allah'a yalvarip dua ettiler. Cebrâil (a.s) Ya'kûb (a.s)'a gelerek çocuklari için yaptigi duasinin kabul edildigini ve çocuklarinin Allah tarafindan bagislandiklarini müjdeledi (es-Salebî el-Arais Misir 1951140 vd.).
Yak'ub (a.s) da diger peygamberler gibi insanlari Allah'a inanmaya ve O'na ibadet etmeye çagirdi. Kendisi bu yolda fevkalade örnek bir hayat yasadi.
Kur'ân-i Kerîm'de bildirildigi gibi Yakub (a.s) ibrâhim (a.s)'in yaptigi gibi ruhunu teslim etmeden önce çocuklarina vasiyette bulundu: "O zaman (Yâ'kûb) ogullarina; "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demisti. (Onlar da): "Senin Rabb'in ve atalarin ibrâhim ismâil ve ishâk'in Rabb'i olan tek Allah'a kulluk edecegiz. Biz O'na teslim olanlariz" dediler" (el-Bakara 2/133).
h3LL_s3xY kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla