İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz  

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > Bilim & Teknik

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 10-03-2008, 01:39   #1 (permalink)
Cool İlk Üniversiteler

İlk evrenkentler
izafet.Com - İlk Üniversiteler
Üniversite veya evrenkent (isim Fransızca: université) yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. alt bölümlerden oluşan ve öğrencilerin belirli ihtisaslar kazandıran öğretim ve araştırma kuruluşu.


Bugünkü anlamda ilk üniversitelere Abbâsîler döneminde Bağdat’ta rastlanır. İlk üniversiteyse, Emevîler tarafından Fas’ın Fez şehrinde 859 senesinde kurulan Keyruvan Üniversitesidir.

Eski Yunan ve Roma dönemlerinde bazı yüksek eğitim ve öğretim teşkilâtları olmasına rağmen bunların bugünkü anlamda üniversite niteliği yoktur.


Batıda üniversiteler İslâm medeniyetinin Endülüs Emevî Devleti vâsıtasıyla Avrupa’ya girmesiyle başlar.

Fas, Kurtuba ve Gırnata üniversiteleri, ilim ve fennin kilise ve piskoposların tesirindeki ruhban sınıfına mensup öğretim üyeleri olan okullara girmesine vesile olarak, sâdece hukuktan ibâret olan öğretim dalına tıp, astronomi, ilahiyat ve benzerlerinin de eklenmesini sağladı.


O zamâna kadar Avrupa kralları ve devlet adamları tedâvi olmak için Kurtuba Üniversitesinin Tıp Fakültesine gelirlerdi.

Hattâ dünyânın düz olduğuna inanan Avrupalılar, Galileo, Kopernik, Newton dünyânın döndüğünü derin ve uzun araştırmalarının sonucunda söyleyince onları suçlu görüp hapsedecek kadar ilim ve fende geriydi. Bağdat’taki Nizâmiye Medresesi (1065), Osmanlılardaki ilk üniversite olan İznik Medresesi (1331) gibi misalleriyle de Selçuklular ve Osmanlılar döneminde hızla gelişen medrese müessesesi Tanzimata kadar fen derslerinde de söz sâhibiydi (Bkz. Medrese). Fen dersleri kaldırılınca ilim ve fenni Endülüs Emevileri vâsıtasıyla İslâm medeniyetinden alan batı, doğuyu geçmeye başladı. Daha sonra (1863) Dârül-Fünun adı altında teşkilâtlanan bu yüksek eğitim-öğretim müessesesi çeşitli safhalardan sonra 1933’te İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlendi.

Batıda Bologna, Pavia, Revenna ve Paris adları altında gelişmeye başlayan ilk üniversiteler uzun süre psikoposların kontrolünde kalmaya devam etti. Hattâ Bologna Üniversitesinin rektörleri öğrenciler tarafından seçilmekteydi. Öğrenciler nation denen dört gruba ayrılır ve her grubun lideri rektörün yanında yönetime katılırlardı. Buna rağmen asıl yönetici ve söz sâhibi kimseler piskoposluktan gönderilen ve kançı denen kimselerdi. Paris Üniversitesinde ise öğrencilerle birlikte öğretim üyeleri de o yönetimde rol alırlardı. Fakat neticede yine kontrol piskoposluğundu. Sonraları üniversite rektörü piskoposluğa karşı otoritesini sağlayarak özerk hâle geldi. Bunu tâkiben papalığa bağlı olmayan İngiliz Oxford ve Cambridge üniversitelerinden sonra 14. yüzyıla kadar çeşitli Avrupa şehirlerinde üniversiteler kuruldu.
Navarro kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 01:54   #2 (permalink)
Standart

Alıntı:
Orijinal Gönderi Navarro Mesajı Görüntüle
İlk evrenkentler

Üniversite veya evrenkent (isim Fransızca: université) yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. alt bölümlerden oluşan ve öğrencilerin belirli ihtisaslar kazandıran öğretim ve araştırma kuruluşu.


Bugünkü anlamda ilk üniversitelere Abbâsîler döneminde Bağdat’ta rastlanır. İlk üniversiteyse, Emevîler tarafından Fas’ın Fez şehrinde 859 senesinde kurulan Keyruvan Üniversitesidir.

Eski Yunan ve Roma dönemlerinde bazı yüksek eğitim ve öğretim teşkilâtları olmasına rağmen bunların bugünkü anlamda üniversite niteliği yoktur.


Batıda üniversiteler İslâm medeniyetinin Endülüs Emevî Devleti vâsıtasıyla Avrupa’ya girmesiyle başlar.

Fas, Kurtuba ve Gırnata üniversiteleri, ilim ve fennin kilise ve piskoposların tesirindeki ruhban sınıfına mensup öğretim üyeleri olan okullara girmesine vesile olarak, sâdece hukuktan ibâret olan öğretim dalına tıp, astronomi, ilahiyat ve benzerlerinin de eklenmesini sağladı.


O zamâna kadar Avrupa kralları ve devlet adamları tedâvi olmak için Kurtuba Üniversitesinin Tıp Fakültesine gelirlerdi.

Hattâ dünyânın düz olduğuna inanan Avrupalılar, Galileo, Kopernik, Newton dünyânın döndüğünü derin ve uzun araştırmalarının sonucunda söyleyince onları suçlu görüp hapsedecek kadar ilim ve fende geriydi. Bağdat’taki Nizâmiye Medresesi (1065), Osmanlılardaki ilk üniversite olan İznik Medresesi (1331) gibi misalleriyle de Selçuklular ve Osmanlılar döneminde hızla gelişen medrese müessesesi Tanzimata kadar fen derslerinde de söz sâhibiydi (Bkz. Medrese). Fen dersleri kaldırılınca ilim ve fenni Endülüs Emevileri vâsıtasıyla İslâm medeniyetinden alan batı, doğuyu geçmeye başladı. Daha sonra (1863) Dârül-Fünun adı altında teşkilâtlanan bu yüksek eğitim-öğretim müessesesi çeşitli safhalardan sonra 1933’te İstanbul Üniversitesi olarak yeniden düzenlendi.

Batıda Bologna, Pavia, Revenna ve Paris adları altında gelişmeye başlayan ilk üniversiteler uzun süre psikoposların kontrolünde kalmaya devam etti. Hattâ Bologna Üniversitesinin rektörleri öğrenciler tarafından seçilmekteydi. Öğrenciler nation denen dört gruba ayrılır ve her grubun lideri rektörün yanında yönetime katılırlardı. Buna rağmen asıl yönetici ve söz sâhibi kimseler piskoposluktan gönderilen ve kançı denen kimselerdi. Paris Üniversitesinde ise öğrencilerle birlikte öğretim üyeleri de o yönetimde rol alırlardı. Fakat neticede yine kontrol piskoposluğundu. Sonraları üniversite rektörü piskoposluğa karşı otoritesini sağlayarak özerk hâle geldi. Bunu tâkiben papalığa bağlı olmayan İngiliz Oxford ve Cambridge üniversitelerinden sonra 14. yüzyıla kadar çeşitli Avrupa şehirlerinde üniversiteler kuruldu.
Nereden bu? Bakkalda fasikul fasikul satilan Islam ansiklopedisinden mi?

Adam gibi kaynagi olmayan hurafeler ve yonlendirmeler bunlar. Bologna'nin temelinde Bizans etkisi vardir, nokta. Oxford daha din bazlidir, Bizans etkisi daha azdir; Italya'daki hic bir univeristenin kokeninde Islam kurumlari yoktur. Ispanya'dakilerde Ispanyollar her ne kadar reddetseler de bu gercekten de boyledir, orada Islam'in etkisi Muslumanlarin katledilmesi/surulmesi ile bitmedi.

O Iznik Medresesi denilen kurum da gokten inmedi oraya, Turk kavimleri Anadoluya gelmeden 4 yuzyil once, Islam'in dogusundan da yuz kusur yil once Justinianus zamaninda Iznik'de bir universite vardi. Kurulan medrese onun devamidir.

Son Düzenleme levante tarafından 10-03-2008 01:59 de yapıldı.
levante kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 02:05   #3 (permalink)
Standart

Levante bilimde öncülük bir bayrak gibi tarih boyunca milletten millete geçmiştir...

Bugün kü Modern Dünya Bilimine İSLAM ın katkısı tartışılmaz...


Sırf işine gelmediği için bir gerçeği kapatamassın

Seni neden doğru kabul edelim ki... Daha öncede Gerçekleri ÇIKARIN için saptırdığına defalarca şahit olduk

İşine gelmeyen GERÇEKLERE Tü ka ka demi



*********************************************


İlk Üniversite

--------------------------------------------------------------------------------

Charles Seignebos: “Şarklılarla temas ile batılılar medenîleştiler. Bu medenîleşmenin meydana gelişi tamamen malûm değilse de, biz Avrupalıların Müslümanlara borçlu olduğumuz şeylerin hesabı çok uzundur” der. Haksız da değildir. Çünkü İslâm Medeniyeti, modern büyük müesseselerden en azından, ikisinin temelinde yatmaktadır. Biri hastane, diğeri rasathanedir. Bir diğeri ve üçüncüsünü de ona borçlu olmamız kuvvetle muhtemeldir ki, o da üniversitedir.

Aşağıdaki satırlarda, İngiltere’nin Leeds Üniversitesi’nde hocalık yapan M.R.Y. EBRIED (Sâmîler’le ilgili araştırmacı) ile M.J.L. YOUNG’un (Arablar’la ilgili araştırmacı) bu husustaki beyanlarını bulacaksınız.

ORTAÇAĞ, modern dünyaya üç mühim müessese miras bıraktı: Hastahane, Rasathane ve Üniversite. Çoktandır biliyoruz ki, bunlardan ikisi İslâm Medeniyeti’nden intikal etmiştir. Birçok astronomik âletler, Yunanlılar tarafından icat edilmiş de olsa, Rasathane Müslüman halifelerin, bir başka deyişle İslâm Peygamberi Hz. Muhammed’in (S.A.V.) takipçilerinin himayesinde dâimi bir müessese halini almıştır. Bize kadar ulaşan vesikalara nazaran, yeryüzünde ilk dâimî Rasathane, Halife Me’mûn, (Milâdî 813-832) tarafından, devlet merkezi olan Bağdat’ta 830 yıllarında kurulmuştur. Müslümanların tıbba en mühim hizmetleri, pek çok hastahaneleri kurmaları ve bunların bakımını yürütmeleri olmuştur. Onlar hastahaneyi, bir müessese olarak icat etmemiş olsalar bile, hastahanelerin teşkilâtlanma, mâlî imkânlarını sağlama ve bakımları konularında pek çok yeni gayret ve itinâ getirmişlerdir. Bu konulardaki fikirlerinden pek çoğu, bugünkü hastahanelerde, hâlâ gözle görülecek şekilde, te’sirlerini devam ettirmektedir.
Aynı şekilde Ortaçağ’ın üçüncü müessesesi olan Üniversitenin de varlığını büyük ölçüde İslâm Medeniyeti’ne borçlu olduğu, dolaylı şekilde ispat edilebilir.

Üniversitelerde asırlarca okutulan tıbbî, felsefî ders kitaplarının müellifleri arasında Avicenne (İbn-i Sinâ), Averroés (İbn-i Rüşd), Albategnius (Mehmed İbn-i Câbir, İbn-i Sinân el-Harrânî), Avempace (İbn-i Bâcce), Avenzoar (Ebû Mervan Abdül’-Melik bin Ebi’l-Alâ), Albucasis (Ebû Kaasım Hallâf İbn-i Abbâs) ve Alpetraglus (Ebû İshâk el-Batrûcî) gibi İslâm müellifleri baş köşeyi şereflendirirler.





İslâm ve Hıristiyan dünyası arasındaki büyük husûmete rağmen, Avrupa üniversitelerinin bu ders kitaplarından istifâde etmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Fakat gitgide artan pek çok deliller, bizzat üniversitenin menşeini Ortaçağ İslâm Dünyası’nda aramamız gerektiğini ifâde etmektedir.
Avrupa’da ilk üniversiteler kurulduğu zaman, en büyük İslâmî ilim ve irfân merkezleri, bir asrı çoktan aşan bir müddetten beri faaliyet göstermekte idi. Fas’taki Karaviyyîn Camii-Medresesi 859’da kuruldu. Kurtuba Medresesi onuncu asrın bidâyetinde, Kahire’deki el-Ezher Camii-Medresesi 972’de, yine aynı şehirde Dâru’l-Hikmet, onbirinci asırda kurulmuş oldular.

İlk yüksek tahsil merkezleri Avrupa’da çok daha sonraları ortaya çıktılar. Bologne, Paris, Montpelliler üniversiteleri onikinci asırdan daha evvel kesin olarak mevcut değildiler. Bu üniversiteler Hıristiyan Avrupa’da zuhûr ettikleri vakit, İslâmî benzerleri ile aralarında pek çok ortak vasıflar vardı. Talebeler, çoklukla, “milletler” hâlinde düzenlenmişlerdir. Yâni, ikametgâhları itibâriyle geldikleri memleketlere göre gruplar teşkil ediyorlardı. Kahire’de el-Ezher Üniversitesi’nde Faslı, Yukarı Mısırlı, Iraklı.. talebeler için müstakil yurtlar vardı... Paris Üniversitesi`nde talebe cemaati İngiltereli, Hollandalı ve diğer milletlerden talebeler ihtivâ ediyordu. Talebelerin bu coğrafî esasa göre tanzimi Lincoln, Worcester ve Hereford Kollejleri’nde olduğu üzere Oxford’un bazı kollejlerinde de te’sir bırakmıştır.

Bir diğer benzerlik noktası, kendini, üniversite hocalarının hususî bir kıyafet taşımalarında gösterir: Resmî merasimlerde ve derslerde giyilen hususî cübbeler gibi. Hıristiyan Avrupa’da giyilmekte olana benzeyen geniş cübbeleri giyme âdeti, İslâm’ın ilim ve irfân merkezlerinde çok eskiden beri mevcuttu.

Hıristiyan Avrupa’nın ilk irfân müesseselerinde kullanılmakta olan tâbirler de İslâmî tabirlerle bir benzerlik arzetmektedir. Üniversiteyi ifâde etmek üzere kullanılan ilk tâbir -“Studium Generale ” tâbiridir- ki, bu Arapça’daki “Dersleri tâkip için umûmî meclis” mânâsına gelen ve Arapça akademik bir tâbir olan “Meclis-i Âmm” tâbirinin bir tercümesine benziyor.

Diğer bir müşterek nokta: Geniş bir şekilde her tarafa yayılmış olan talebelere ücretsiz eğitim sunma âdetidir. Kezâ, İslâm memleketlerinde bir diyârdan diğerine giden seyyâh talebe geleneği, Hıristiyan memleketlerinde kendini tahsil hayatının bir vasfı olarak ortaya koymadan çok önce, meşhur olmuştu. Müslüman talebeler, bir mes’ele üzerinde, herşeyi bir hocanın bileceğini kabûl etmiyorlardı. Bu sebeple, bir tahsil merkezinden diğerine seyâhat, bu talebelerin tahsil hayatında yer etmişti. Bu devamlı seyâhatler, İslâmî terbiyenin en bâriz vasıflarından biri olan İcâzet”in, yani “tedris müsaadesi”nin menşeinde yer alır. İcâzet, bir hoca tarafından belli bir eğitim programının sonunda talebeye verilen diploma idi ki, bu, talebeye tahsil ettiği mevzularda ders verme hakkını tanıyordu. Bu müsaade daha dokuzuncu asırda mevcuttu. Daha geniş bilgi elde etmek gayesiyle bir akademik merkezden diğerine seyâhat eden talebeler için, bu “tedris etme müsaadeleri ” bir nev’i pasaport ve hususî mevzularda bir nev’i selâhiyet vesikası mahiyetini taşıyordu.

Burada enteresan bir hususu kaydetmeden geçemeyeceğiz: Bugün üniversite ile ilgili ilmî bir seviyeyi ifâde için kullanılan lisans (licence) tâbiri, “tedris müsaadesi” mânâsına gelen Lâtince’deki “Licentia docenti” tâbirinden gelir ki, bu tâbir, bidâyetten beri, Hıristiyan üniversitelerde, talebelere verilen diplomalara denilirdi.

Ortaçağ İslâm üniversitelerinde profesörler, tedris ettikleri şeylerde, ilk Hıristiyan üniversitelerindekilerden daha hürdüler. Binâenaleyh, Avrupa’da diploma verilmesi hakkı rektöre has iken Müslümanlarda her hocanın “tedris müsaadesi” verme hakkına sahip olması, bizi hayrete düşürmemelidir. Bu farktan sarf-ı nazar edecek olsak, “İcâzet” ve “licentia docenti” üniversite hayatında birbirinin aynı olan iki vasıta idi.

İslâm Üniversitesi tatbikatı ile Hıristiyan dünyasının üniversite tatbikatı arasında bu benzerlik, İspanya’da birbiri ile temâsa imkân veren müesseselerin oynamış olduğu rolle izah edilir. Müslüman İspanya, Ortaçağ’ın en büyük akademik merkezlerinden biriydi. Tuleytula’nın Hıristiyanlar tarafından zabtından (1085) sonra, bu memleket, İslâm irfân meyvelerinin Hıristiyan Avrupa’ya geçtiği ana yol oldu. Tuleytula’da Râhip Raymond (ölümü: M. 1251) Arapça eserleri Lâtince’ye tercüme etmek ve böylece bunları Hıristiyan ilim âleminin istifadesine arz etmek için hususî bir mektep açtı.

Müslümanların felsefî, ilmî ve tıbbî eserlerinin teşkil ettiği hazineler, Hıristiyan profesör ve talebelerin istifâdeleri için Lâtince’ye tercüme edildiler. Şu halde Hıristiyan talebelerin, üniversitelerin teşkilâtlanmasıyla ilgili fikirleri, bu kitaplar vasıtasıyla İspanya’dan götürmüş olmaları kesindir.
(Le Monde’dan Tercüme)

Sorularla İslamiyet | İlk Üniversite

Son Düzenleme Navarro tarafından 10-03-2008 02:17 de yapıldı.
Navarro kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2008, 02:20   #4 (permalink)
Standart

Of yoruldum iyice, benim soylediklerimi bana tekrarliyorsun, sonra ben bir seyler yaziyorum, karsilikli monolog gibi oldu.

Neyse, bosver.

Asil genel kultur'de okculuk yazisi yazdim, oraya bir bak Navarro, belki baslatiriz seni de okculuga, ne dersin? Ciddi diyorum, sahane bir hobi.
levante kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks

İlk Üniversiteler

İlk Üniversiteler konusu, Bilim & Teknik forumunda tartışılıyor.
Konu ile alakalı etiketler: kurtuba medresesi endülüs, kurtuba medresesi, kurtuba nerede, bizans müesseselerinin osmanlı müesseselerine tesiri, iznik ilk üniversite, batıda bologna pavia revenna ve paris adları altında gelişmeye başlayan ilk üniversiteler uzun süre psikoposların kontrolünde kalmaya devam etti, 1331 iznik medresesi, dünyada orta çağ hıristiyan dünyasında ilk üniversitelerin kuruluşu, bağdatta ilk üniversite, kahiredeki üniversiteler, avempace nin bilime katkısı, kurtuba medresesi hakkında kısa bilgi, kurtuba medresesi hakkında bilgi, dünyada ilk üniversite darul finun, avrupada kurulan ilk 10 üniversite,


Konu araçları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
En başarılı üniversiteler cortrex11 Sınavlar Ve Eğitim Haberleri 0 04-08-2009 01:18
Üniversiteler neden parçalanıyor? cortrex11 Sınavlar Ve Eğitim Haberleri 0 07-04-2009 13:11
Üniversiteler Toplanıyor тне јіģѕαw Sinema 0 01-03-2009 01:25
Gül: üniversiteler Kalkınmanın Lokomotifi Haber Botu Cnntürk Güncel Haber 0 25-04-2008 17:40
Üniversiteler 'VoIP'e geçiyor alpamis Kantin 0 17-09-2006 22:51


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 00:02 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan İzafet.com Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. İzafet.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde İzafet.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
uslanmam - TEKplatform - Bilgi - webhatti - araba - tedavin

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363