F1S1Lt1 wé TuqLa..
11-03-2008 saat 22:16 civarında MeLoDRaM67 tarafından yollandı
Genç ve başarılı bir yönetici
yeni Jaguar'ıyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Parketmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavasça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat
arabasının kapısına bir tuğla atıldığını farketti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri döndü.
Arabadan indi
orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu parketmiş bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı; "Bunu neden yaptın? Sen de kimsin
ne yaptığının farkında mısın?" İyice sinirlenerek devam etti: "Bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu tuğla bana çok pahalıya malolacak. Bunu neden yaptın?" Çocuk yalvararak cevap verdi:
"Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum.
Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı" Parketmiş bir arabanın arkasına işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu.
"Kardeşim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü
ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz?
Benim için çok ağır." Bu durumdan son derece duygulanan genç yönetici
boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yerdeki genci kaldırarak
tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle
çizik ve yaraları sildi ve adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti.
Küçük çocuk genç yöneticiye dönerek "teşekkür ederim efendim
Tanrı sizden razı olsun" dedi. Genç yönetici
küçük çocuğun
ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. Uzun ve yavaş bir yürüyüştü.
Genç yönetici
kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküğü
hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.
Tanrı
ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazan
dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise
size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı
ister tuğlayı dinleyin. Tercihi siz yapın...
yeni Jaguar'ıyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Parketmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavasça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat
arabasının kapısına bir tuğla atıldığını farketti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri döndü.Arabadan indi
orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu parketmiş bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı; "Bunu neden yaptın? Sen de kimsin
ne yaptığının farkında mısın?" İyice sinirlenerek devam etti: "Bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu tuğla bana çok pahalıya malolacak. Bunu neden yaptın?" Çocuk yalvararak cevap verdi:"Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum.
Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı" Parketmiş bir arabanın arkasına işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu.
"Kardeşim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü
ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz?Benim için çok ağır." Bu durumdan son derece duygulanan genç yönetici
boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yerdeki genci kaldırarak
tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle
çizik ve yaraları sildi ve adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti.Küçük çocuk genç yöneticiye dönerek "teşekkür ederim efendim
Tanrı sizden razı olsun" dedi. Genç yönetici
küçük çocuğun
ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. Uzun ve yavaş bir yürüyüştü.Genç yönetici
kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküğü
hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.Tanrı
ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazan
dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise
size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı
ister tuğlayı dinleyin. Tercihi siz yapın...Toplam Yorum Sayısı 1
Yorumlar
-
bir gün kafanızda bir milyon planla göçüp gideceksiniz hayat üzülmeye değecek kadar uzun değil05-06-2008 saat 10:36 civarında halilacil tarafından yollandı
Toplam Trackbacks 0







