İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Atamizin Devrİmlerİ

 Devrimleri kategorisinde   Atamizin Devrİmlerİ konusu , ATATÜRK DEVRİMLERİ Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi aynı zamanda büyük bir devrimcidir. O dönemde Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş ...

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Türkiyem > Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK > Devrimleri


Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 22-10-2007, 02:00   #1 (permalink)
Standart Atamizin Devrİmlerİ

ATATÜRK DEVRİMLERİ
Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi aynı zamanda
büyük bir devrimcidir. O dönemde Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş
medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların
aktif bir üyesi olabilmesi için modernize edilmesi gerekmektedir.
Mustafa Kemal de bunu yapmış
1924 ile 1938 yılları arasında insanlarının kurtuluşu ve hayatta
kalabilmesi için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri hayata
geçirmiş; bu devrimler Türk halkı tarafından büyük bir coşku ile
karşılanmıştır.

Harf Devrimi

Atatürk'ün gerçekleştirdiği en önemli devrimlerden birisi de 3 Kasım 1928 tarihinde
Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmuştur.
Kıyafet Devrimi

Kıyafet devrimi ile birlikte kadınlar dinsel geleneklerden kaynaklanan çarşafı atıp
modern giysiler erkekler ise fes yerine şapka giymeye başlamışlardır.

Hukuk Sisteminin Laikleştirilmesi

1920 yılında kurulmuş olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk
sistemine de ihtiyacı olduğunu bilen Atatürk Mecelle yani din esaslarına dayalı
Medeni Kanun yerine İsviçre Medeni Kanununu getirmiş o dönemde geçerli olan ceza
yasasını ise İtalyan Ceza Yasası ile değiştirmiştir. Kısacası Türk Hukuk Sistemi tüm çağdaş
gereksinimler ışığında modernize edilmiştir.

Öğrenimin Laikleştirilmesi

19. Yüzyıl başlarına dek Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çeşitli eğitim sistemleri
uygulanmıştır. Atatürk İslami eğitim veren medrese sisteminin yeni toplumun
ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini; bu nedenle batı modellerine benzeyen yeni bir eğitim
sisteminin oluşturulması gerektiğini görmüş böylece önce öğretimin birleştirilmesi
(Tevhid-i Tedrisat) kanunu çıkarılıp dini eğitim veren tüm öğrenim kurumları kapatılarak
bütün eğitim işleri Milli Eğitim Bakanlığı çatısında birleştirilmiş
1933 yılında da bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir.

Kadınlara Sağlanan Medeni Haklar

Atatürk Devrimleri ile birlikte yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş olan Türk kadınına
yeni haklar tanınmış; kabul edilmiş olan yeni Medeni Kanun gereğince kadınlar da
erkeklerle eşit haklara sahip olmuş resmi görevlere atanmaları oy vermeleri ve
Millet Meclisine seçilmeleri mümkün kılınmış; tek eşlilik ilkesi ve
kadınlara tanınan eşit haklar Türk toplumuna bir canlılık kazandırmıştır.


ATATÜRK İLKELERİ
Atatürk ilkeleri altı ana başlık altında toplanabilir:

Cumhuriyetçilik:

Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir
İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece
modern Türkiye'nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu kısaca halkın kendi kendisini idaresi yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.

Halkçılık:

Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında Cumhuriyet Devrimi
ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu
olmak üzere Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konulmasıyla birlikte
kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş 1934
yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır.
Atatürk çeşitli ortamlarda Türkiye'nin gerçek yöneticilerinin köylüler
olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan
çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf
farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin ailenin
sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul
etmemek demektir. Halkçılık Türk vatandaşlığı olarak ifade
edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri
halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki
sağlar birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

Laiklik:

Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına
gelmez ayrıca eğitim kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması
anlamını taşır. Laiklik devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız
olması ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir.
Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri
ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi
akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir.
Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.
Devrimcilik:

Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı
Türkiye'nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır.
Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir.
Devrimcilik ilkesi yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

Milliyetçilik:

Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.
Bu milliyetçilik tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp aynı zamanda gerek hanedan yönetimine
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

Devletçilik:

Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin
bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı
olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda devletçilik ilkesini de devletin ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak devletçilik ilkesinin uygulanmasında devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.
biri_beni_durd kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-10-2007, 02:20   #2 (permalink)
Standart

saol paylaşım içingüsel konu
st.Lucifer kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-10-2007, 02:59   #3 (permalink)
Standart

teşekkür ederim
biri_beni_durd kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-10-2007, 01:25   #4 (permalink)
Standart

saol paylaşımın için
gizemli_avci kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-10-2007, 21:05   #5 (permalink)
Standart

paylaşımın için saol..
jacoste kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0