Seçimi bahane ederek ekonomi politikalarından taviz vermediklerini vurgulayan Babacan

“Türkiye bir hukuk devleti olmaya devam ettiği sürece

korkulacak hiçbir şey yok” mesajı verdi.
Yaşanabilecek olası dalgalanmaları kastederek

Türkiye ekonomisinin depreme karşı güçlendirilmiş son derece sağlam bir yapıya kavuşturulduğunu söyleyen Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan

demokratik takvim işlediği sürece korkulacak birşey olmadığını vurguladı. “Sigortacılıkta Yeni Dönem” konulu panelin açılışında konuşan Bakan Babacan

ekonomik ve sosyal alandaki reformları eş zamanlı olarak gerçekleştirdiklerini belirttiği değerlendirmesinde

popülist uygulamalara başvurmadıklarını ve seçimi bahane ederek de taviz vermediklerini belirtti. Türkiye’deki ekonomi için güven ve istikrar ortamının çok önemli olduğunu vurgulayan Babacan

şöyle konuştu: “Bütün bu sağlam yapı

depreme karşı korunaklı bir zemine oturuyor. Bu zemin

Türkiye’de demokrasinin ve hukuk sisteminin sağlam çalışmasıdır. Türkiye’de demokratik takvim işlediği sürece

Türkiye bir hukuk devleti olmaya devam ettiği sürece

korkulacak hiçbir şey yok. Çünkü sağlam bina

sağlam zemine oturuyor demektir.”
GÜRÜLTÜLÜ GÜNLER GEÇECEK
2007 yılının öncesinde de beklendiği gibi ‘gürültülü’ bir yıl olacağını belirterek

“Ama yine Türkiye’nin kazanacağı bir yıl olacağını inşallah yine hep beraber göreceğiz” diyen Babacan

“Bu gürültülü günler geçecek. Aklı selim galip gelecek ve Türkiye’de hukuk galip çıkacak. Türkiye’de demokrasi bu mücadeleyi başarıyla verecek” şeklinde konuştu. İsim vermeden Oyakbank’ın 2

7 milyar dolara ING’ye satılmasına da konuşmasında değinen Babacan

bu satışın ekonomi için ‘çok faydalı’ olacağı görüşünü dile getirdi. “Kuruluşlar değerlerini kendi başarılarından ibaret zannetmesinler. Bu değer

Türkiye’deki güven ve istikrarın sonucudur” diyen Babacan

“Bu konuda YÜKÜMLÜLÜKLER ARTTIKÇA SEKTÖR BÜYÜYECEK
Panelde yaptığı konuşmada sigorta sektöründe yüzde 70’e ulaşan yabancı payına dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu

sektörün 10 büyük şirketinin 7’sinde yabancı şirketlerin hakim ortak konumuna geldiğini söyledi. 2006 yılında 7 milyar dolar prim üretimine ulaşan ve bir önceki yıla göre yüzde 24 büyüyen sigorta sektörünün henüz ekonominin büyüklüğüne eşdeğer bir hacime ulaşmadığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu

bu durumun bir taraftan üzüntü verici olmakla birlikte

sektörün büyüme potansiyeli taşıdığını göstermesi açısından ise ümit verici olduğunu kaydetti. “AB üyeliği ile beraber sigorta konusundaki yükümlülükler arttıkça sigorta sektörü daha hızla gelişecektir. Öte yandan ülkemiz genç bir nüfusa sahip olduğumuzdan emeklilik sigortaları büyük potansiyel vaat ediyor” diyen Hisarcıklıoğlu

bu sebeple sigorta sektörünü ve sigortacıları parlak bir gelecek beklediğini dile getirdi.