İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

İcatlar Ve Keşifler

 Genel Kültür kategorisinde   İcatlar Ve Keşifler konusu , Sismograf Depremleri kaydeden şiddetini uzaklığını gösteren alete "sismograf" (depremyazar) denir. Sismograf sarkaç esasına dayanır. Yer sarsıldığı sırada sarkacın ucundaki yuvarlak ağır topuz ...

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > Genel Kültür


Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 16-09-2008, 18:18   #11 (permalink)
Standart Cevap: İcatlar Ve Keşifler

Sismograf


Depremleri kaydeden şiddetini uzaklığını gösteren alete "sismograf" (depremyazar) denir. Sismograf sarkaç esasına dayanır. Yer sarsıldığı sırada sarkacın ucundaki yuvarlak ağır topuz süredurum kanununa uyarak hareketsiz kalır. Yeryüzünde duran bir kimse yerle birlikte gidip geldiği için sarkacı hareket eder gibi görür. Topuzun ucunda bir kalem vardır. Kalemin ucu bîr makara üzerinde sanlı duran kâğıda değer. Yer sarsılınca kâğıt da sağa sola yukarı aşağı gidip geleceği topuz ise hareketsiz duracağı için kalem kâğıda bu hareketleri çizer.

Bu basit esas üzerine yapılmış olan ilk sismograflar sonradan çok daha gelişmiş pek duyarlı sismograflar yapılmıştır. Bu arada bugün rasathanelerde bir depremi gereği gibi kaydedebilmek için genel olarak üç ayrı sismograf kullanılır. Bunlardan biri dikey ikisi de yatak hareketleri kaydeder. Böylece bir depremin yönleri belirtilmiş olur.

Sismograflardan petrol aramalarında da faydalanılır: Petrol aranan yerde 20-30 m. derinlikte bir çukur kazılır. Buraya dinamit sarkıtılıp ateşlenir. Bu patlamanın etkisiyle yeraltında ses dalgalan meydana gelir. Ses dalgalarının çeşitli tabakalarda ayrı ayrı hızı olduğuna göre sarsıntıların sismografla kaydedilen hızından ses dalgalarının bir petrol tabakasından geçip geçmediği anlaşılır.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 18:18   #12 (permalink)
Standart Cevap: İcatlar Ve Keşifler

Teleskop




Yeni gökyüzü görünümünün oluşmasında kesin rolü oynayacak olan adım sadece uzmanlarca takdir gören astronomik hesapların geliştirilmesi çalışmaları değildir. Bunu sağlayan Güneş Ay ve yıldızların daha yakından incelenebilmeleri için gökyüzü cisimlerini Yeryüzü'ne yaklaştıran ve herkesin yararlanabildiği bir fizik aracı olan teleskopun icadı oldu.

Büyük olasılıkla teleskop bir bilimsel faaliyet ürünü olarak icat edilmiş değildir. Hollanda'da gözlük üretiminde ortaya çıkan bir yan üründür. Efsane 1600 yıllarında bir çocuğun Lippershey'in dükkanında bir mercekten vitrinde duran bir diğer merceğe baktığı ve bunun da dışardaki cisimleri daha yakın gösterdiğini farkettiği şeklindedir.

Teleskopun icadı için bir bilimsel dehanın gerekmemiş olması aslında bu icadın zamanının da çoktan gelip geçmiş olduğunu göstermektedir. Teleskopa her zaman için ihtiyaç duyulmuştu ama gerçekleştirilebileceği düşünülmediğinden bu alanda herhangi bir girişimde bulunulmamıştı.

Oysa bunu sağlayabilecek araç ve yollar aslında 300 yıldır ortadaydı. Ancak şans eseri icadına neden olan olay 16. yy'ın artan zenginliği içinde optik üretiminin de nicel bakımdan yoğunlaşması oldu.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 18:18   #13 (permalink)
Standart Cevap: İcatlar Ve Keşifler

Trafik Işıkları


Kırmızı ve yeşil ışıklı trafik lambası ilk kez 1868 yılında Londra'da kullanıldı. Henüz motorlu araçların icat edilmediği o tarihte at arabalarının yoğun olduğu bazı caddelerde gaz lambası ile trafiğin düzenlenmesine çalışılmıştı. Daha sonraları 1920'de ABD'nin Detroit Kenti'nde demiryolu sinyalizasyon sisteminden esinlenen bir trafik lambası kullanıldı.

Günümüzde kullanılan trafik lambasının patenti ise ABD'li Garrett Augustus Morgan'a aittir. Morgan buluşunun patentini 23 Kasım 1923 tarihinde Cleveland'de aldı ve buluşunu bir süre sonra General Electric'e sattı.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 18:19   #14 (permalink)
Standart Cevap: İcatlar Ve Keşifler

Barut


Barut güherçile kükürt ve kömür tozundan meydana gelmiş patlayıcı bir maddedir. Ateşli silahlarla mermiyi atmak için kullanılır. Çok kez "karabarut" adıyla anılır. Barutun çok eski bîr tarihi vardır. M.Ö. 1000 yıllarında Çinliler ateşi bir savaş silahı olarak kullanırlardı. Gerek Doğu'da gerekse Batı'da alev ve ateşten savaşlarda da yararlanılıyordu. Özellikle Çin ordusunda dehşet saçan savaş arabaları vardı ki bunların görevi çömlek ve güllelerin içindeki ateşi düşman ordusuna atmaktı.

Batılılaın ateşli silahları Doğululardan öğrendikleri sanılıyor. Ancak tarihçi Home-ros'un (M.Ö. IX. yüzyıl) eserlerinde ateşli silahlar üzerinde herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Peloppones Savaşları'nda (M.O. 428-424) içlerinde kömür kükürt ve zift gibi yanıcı maddeler bulunan toprak kapların mancınıklarla atıldığı biliniyor. Ne var ki bu yoldan çıkarılan yangınlar üzerine toprak atmakla kolaylıkla söndürülebiliyor büyük bir zarara yol açması önleniyordu.

Bunun sonucu olarak daha etkili yanıcı maddeler aranmaya başlandı. Yanmak için gerekli oksijeni havadan değil de kendi bünyesinden alabilen yanıcı maddeler en iyisiydi. Yani ateşin üstü örtü ise bile sondürülememeli alevler çıkmaya devam etmeliydi. İşte böylece de ateşli silahlardan patlayıcı silahlara geçilmiş oldu. Bu işte ilk olarak güherçile kullanıldı. Güherçile beyaz renkte ince billurlar halinde bir maddedir. Kimyasal adı "potasyum azotat"tır.

Doğu'da Çinliler güherçileyi biliyorlardı. Abdullah adında Malaga'lı (İspanya'nın güneyi) bir Arap yazarı (1200 yılları) güherçileden söz ederken "Çin karı" deyimini kullanmıştır. İranlı yazarlar ise güherçileye "Hint karı" derlerdi. Böylece güherçile XIII. yüzyılın ortalarına doğru. Doğu'dan İslam ülkelerine geçti. Anlaşıldığına göre Çinliler barut yapmayı biliyorlardı. Ancak barutu "maytap" ve "kestane fişeği" dediğimiz biçimde kullanmışlardır. Büyük İskender Hindistan'a gittiği sıralarda barut Hindistan'da da biliniyordu. Marco Polo Çin'e yaptığı uzun gezisinde Çinli rahiplerin geceleri havada baruttu fişeklerle şenlikler yaptığını görmüştü.

Avrupa'da barutu ilk bulanın ise Friburglu Berthold Schwartz (1318-1384) adında bir Alman rahip ve filozofu olduğu sanılıyor. Schwartz Venediklilerin kullandıkları ilk topları dökmüş bu toplarla gülleleri uzağa fırlatmak için de baruttan yararlanmıştı. Ancak kimi tarihçiler de Avrupa'da barutun icadı şerefini Roger Bacon (1224-1294) adındaki İngiliz bilginine verirler.

Avrupa'da ateşli silahlarla barut ilk kez XIII. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. XIV. yüzyılda da barutun topçuluk alanında kullanılması geliştirilmiştir. Barutun bugünkü anlamıyla ilk olarak. İngilizlerle Fransızlar arasındaki Cressy Savaşı'nda (1346) kullanıldığı sanılıyor.

Kimya alanındaki ilerlemeler sonucunda nitrosellüloz ve nitrogliserinin elde edilmesiyle hafif dumanlı barutlar kullanılmaya başlanmıştır. Eskiden barut çok miktarda duman yaptığı için ateş eden topun yeri hemen belli oluyor üstelik bu top namlusunün kalın bir is tabakasıyla örtülmesine de yol açıyordu. Paul Vieille adındaki Fransız mühendisi (1854-1934) dumansız barutu icat ettikten sonra İse silahlarda yalnız bu çeşit barut kullanılmaya başlandı (1886). Bundan birkaç yıl sonra da İsveçli kimyager Alfred Nobel (1833-1896) daha yüksek nitelikte patlayıcı bir madde olan nitrogliserinil barutu keşfetti. Zamanla barut geliştirilerek değişik silahlarda istenilen biçimde kullanılabilecek duruma getirildi.

Barut Nasıl Elde Edilir?

Barutun karışımında %70 - 80 potasyum nitrat (NOs) %12-20 odun kömürü %3-14 de kükürt vardır. Bu karışımdaki potasyum nitrat kömürle kükürtün yanması için gerekli olan oksijeni verir; kükürt de barutun kolayca tutuşmasını sağlar ve yakılınca çok miktarda gaz çıkartır. Barutu meydana getiren maddelerden kömürün yanmasıyla karbon dioksit (CO2) kükürtün yanmasıyla da kükürt dioksit (SO2) gazları oluşur. Geriye potasyum sülfat potasyum karbonat potasyum sülfür kalır ki bunların gazları yüksek bir basınç meydana getirir. Bu basınç da ateşli silahlarda merminin ileriye fırlatılmasını sağlar.

Teknikteki ilerlemelere rağmen barut bugün de pek az bir farkla eskiden elde edildiği yollardan elde edilir: Karışımı meydana getiren maddeler önce ayrı ayrı sonra da bir arada öğütülerek karıştırılır. Bu karışım basınçla hamur haline getirilir; sarsıntılı eleklerden geçirilerek tozundan ayrılır. Bu işlemin sonunda tane halinde barut elde edilmiş olur. Bu hamur borulara basılarak çubuk halinde barut haline getirilir; buna "makarna barutu" adı verilir. Ayrıca küp prizma vb. gibi biçimlerde kaplar kullanılarak istenilen biçimde barut da elde edilebilir.

Bugün karabarut şistli killer kaya tuzları gibi ötekilere oranla yumuşakça kütlelerin atılmasında kullanılmaktadır. Çok duman çıkarttığından askerlik alanında artık büyük bir önemi kalmamıştır. Bugün için ateşli silahlarda daha çok "dumansız barut" daha doğru bir deyişle "az dumanlı barut" kullanılmaktadır. Dumansız barut kolodyum trinitro gliserin trinitro tolüen gibi patlayıcı maddelerin karışımıdır.

Bugün bu patlayıcı maddeleri yapabilmek için çok miktarda potasyum nitrata ihtiyaç vardır. Oysa bu madde yeryüzünde pek az bulunur. Yalnız Güney Amerika'da And Dağları'nın denize bakan kıyılarında kuşların bıraktığı gübreler bu madde bakımından son derece zengindir. O dolaylarda bu gübreyi temizleyecek kadar bol yağmur da yağmadığı İçin "guana" adı verilen bu gübreler uzun süre bozulmadan kalabilir. Bu gübreler genişliği 3 kilometre uzunluğu 300 kilometre olan bir alanı kaplamış durumdadır. Gübre tabakasının kalınlığı da 15 metreyi bulur. İşte bu çevre uzun süre devletlerin barut yapması için gerekli olan ham maddeyi sağlamıştır.

Bütün devletler Şili'den gübre satın almak zorunda kalmıştır. Yalnız Almanya 1913 yılında Birinci Dünya Savaşı'ndan önce bu gübrelerden tam 750.000 ton satın almıştı. İngiltere de aynı miktar gübre almış ve bu iki ülke bu maddelerden yaptıkları barutları birbirlerine karşı kullanmışlardı. Ancak Almanlar savaş sırasında havadan aldıkları azotla potasyum nitrat yapmayı başardılar. Böylece barut yapımı için Şili'deki gübreler yerine bitmek tükenmek bilmeyen havadan yararlanılmaya başlandı.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2008, 18:19   #15 (permalink)
Standart Cevap: İcatlar Ve Keşifler

Bomba


Bomba çok eskiden bulunmuş bir silahtır. Romalıların bomba kullandığı biliniyor. Bombayı düzenli ordular içinde ilk kez kullanan ise Fransızlar olmuştur (1427). İkinci Viyana Kuşatması'nda Avusturyalılar 1808-1809 yıllarında da Napoleon orduları bomba kullandılar.

Havada atılan ilk bombalar ise 1849 yılında Avusturya ordusunda kullanıldı. Bunlar sıcak hava balonlarına tutturulmuş ağır ağır yanan tapalarla donanmış bombalardı. Avusturyalılar bu bombaları Venedik'e attılar. Bu ilk bombaların yaptığı hasar pek azdıysa da Venedik ahalisini son derece korkutmaya yetti. Bombaları ilk kez uçaktan atanlar ise İtalyanlar oldu. 1912 yılında İtalyan pilotları Batı Trablus üzerine içleri nitrogliserin doldurulmuş kutular attılar. Aynı yıl İspanyollar da Faslılar'a karşı bomba kullandılar.

Osmanlılar da 1877- 1878 seferinde Şıpka ve Pievne savaşlarında Ruslara karşı bomba kullanmışlardır. Bomba Birinci Dünya Savaşı sırasında geniş ölçüde kullanılmaya başlandı. Kurtuluş Savaşı sırasında ise Türk işçilerinin yaptığı ve "Ankara Bombası" adı verilen bombanın büyük yararları görüldü. İkinci Dünya Savaşı'nda ise bombalar çok geniş ölçüde kullanıldı. Birinci Dünya Savaşı'nda A.B.D. Hava Kuvvetleri topu topu 125 ton bomba attığı halde İkinci Dünya Savaşı'nda yalnız İngiltere üzerine 42.000 ton bomba atıldı.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks
Etiketler
boru ölçülerin anlamıen son çıkan icatlaren değişik görülmemiş icatlar2000 yılında çıkan icatlarkasım ayında yapılmış olan icatlarhiç uygulanmamış icatlartekerlek icadı günümüze gelmesiyıllar neden aylara bolünmüştür?sıvıların basıncı sayesinde yararlanılan aletlerbarutun yararları yapılmış olan icatlaraydınlanma makineleşmeatışlar icatlarçıkan icatlarson 5 yıLdaki icatlar

Konu araçları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İcatlar-Keşifler ...aKıbé3t... Sanat ve Edebiyat 0 03-09-2008 22:28
Coğrafi Keşifler eXtreme Genel Kültür 3 31-08-2008 19:26
Keşifler!!! ShaNv3Rdi Karikatürler 6 29-08-2008 10:13
keşifler buraya killer boy Ogame 2 18-12-2007 18:23
İcatlar ve Keşifler ChUcKy Bilim & Teknik 14 31-07-2006 10:32


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:25 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0