İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz  

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Serbest Alan > Hayatın İçinden

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 07-05-2009, 14:46   #1 (permalink)
Thumbs down neler yiyoruz?ekmek

yaradn beyin verip insanı yaratılmışların en şereflisi kıldı.insanı hayvandan aüstün kıldı.ama bazen böyle durumlarda devrelerim yanıyo.şu Dünya'dan gelip geçerken neden bu Dünya'ya iyi birşeyler yeni böyle kötülükler bırakıyolar aklım almıyo.
izafet.Com - neler yiyoruz?ekmek
zekasını kötülüğe kullanan insanlara örnekler.Dünya'da bu kadar kötü varken,biz iyiler böyle insanlar sayesinde Cennet'e gideceğiz inş.herşey şaibeli,geriye yiyecek bişe kalmıyo.kendi adıma kullandığımız ürünler sabittir.dikkat ederiz.ama ekmek yiyoruz,tek bildiğim fırının temiz oluşu ama burası küçük yer.kuzenimde fırıncı yoktur inş.


Ekmek değil zehir yiyoruz...
İnsan saçından domuz kılına kadar neler neler...

GİMDES Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı. Sitedeki bilgiler insanın tüylerini ürpertiyor. İnsan saçından domuz kılına kadar pek çok katkı maddesi içeren ekmek hastalıklara davetiye çıkarıyor...

GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği) Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer ekmekteki katkı maddelerini internet sitesinde açıkladı. Büyüközer'e göre ekmeğe katkı maddelerinin konulma sebebi şöyle; "Hamurun asidini artırmak, bayatlamayı geciktirmek, ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, su kaldırma oranını yükseltmek, hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek .”

İŞTE O MADDELER
E170 kalsiyum karbonat: Hem renklendirici hem mineral tuz; kaya minerali veya kemikten elde edilir; diş macunu, beyaz boya, temizleme tozları, bisküvi, ekmek, kek, dondurma, dondurulmuş konserve sebze ve meyvede ve ilaçlarda kullanılır; yüksek dozlarda zehirlidir; safra, böbrek taşı, hemoroid, kabızlık ve fistül kanamalarına sebep olabilir. Ayrıca kemikten elde edilmesi ihtimali bu katkı maddesini en azından şüpheli hale getirir.

E 471-E477 Mono: Homojenleştirici. Bitkisel ve hayvani kökenli olabilir. Bitkisel kökenden türetilirse, helâl, hayvani unsurlardan türetilirse, şüphelidir. nE 280 propiyonik asit: Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; doğal olarak mayalanmış gıdalarda, insan teri ve geviş getirenlerin sindirim organlarında bulunur, mayalanmış kağıt hamuru veya çürümüş lif bakterisinden elde edilir; ekmek ve un mamullerinde kullanılır.

E 200 sorbik asit: Koruyucu olarak kullanılır. Ciltte kaşıntı yapabilir.

E420 sorbitol: Kıvam artırıcı,suni tatlandırıcı ve nem tutucu; etli ve zarlı kabuksuz meyvelerden veya sentetik olarak glukozdan elde edilir; gıda, ilaç ve kozmetiklerde kullanılır. Bebek ve çocuk gıdalarında kullanmak yasaktır.

E422 gliserin: Kıvam artırıcı, tatlandırıcı ve nem tutucu, yağlı renksiz alkol; hayvansal veya bitkisel yağların alkalilerle ayrışması sonucu elde edilir; petrol ürünlerinden ve bazen propilenden sentetik olarak elde edilir; büyük miktarlar baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve yüksek kan şekerine sebep olabilir.

E920 Sistain: Un işleme ajanı. İnsan saçı, başta domuz olmak üzere hayvan kılı ve tavuk tüyünden elde edilir. nE924 potasyum bromat: Un işleme ajanı. Bulantı, kusma, diyare ve sancılara neden olabilir.

E928 benzoil peroksit: Unun beyazlaması için kullanılır. Alerjik geçmişi olanlar sakınmalıdır. Büyüközer, "Bunlar migrenden alerjiye hatta kansere kadar birçok rahatsızlıklar oluşturabilen maddelerdir. Uygulamada ise bu katkı maddeleri bu isimleri ile değil ticari isimleri ile alınır satılır.

Ayrıca fırınlarda bu katkı maddelerini hamura katacak eğitilmiş elemanların yetersizliği sebebi ile ekseriya limit aşımı tehlikesi de söz konusudur. Ancak ister paketli olsun, ister paketsiz satılsın çoğu ekmeklerde kullanılan katkı maddelerinin detay bilgileri yer almamaktadır. Bu da tüketiciyi zor durumda bırakmaktadır" şeklinde konuştu.

Peki ne yapacağız?
Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer, "Peki ne yapacağız?" sorusunun cevabını ise şöyle veriyor: "Güvendiğimiz market veya fırından katkısız ekmek isteyelim. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeni tebliğinde ekmeğe, herhangi bir katkı maddesi katılmaz ise “etiket üzerinde ekmek adı ile birlikte ‘katkısız’ ifadesi kullanılır” şeklinde bir düzenleme getirildi. O halde öncelikle çevremizde katkısız ekmek üreten fırınları araştırmalıyız. Bulduktan sonra iyice sorgulamalıyız. Çünki maalesef ülkemizde üreticilerden doğru bilgi almak ekseriya zor olmaktadır. İyice emin olduktan sonra katkısız ekmek tüketmeliyiz.

BEYAZ EKMEĞİ KALDIRIN
Kepek ekmeğini tercih etmeliyiz. Çünkü buğday, sağlık açısından yararlı B2 ve B6 vitaminleri ile niyasin, folik asit, demir ve çinko içeriyor. Bu maddelerin daha çok yoğunlaştığı kısım olan buğdayın dış kabuğu, un yapımı sırasında ayrıştırılıyor ve ekmeğin besin değeri düşüyor. Bu nedenle kepek ekmeği yemek daha doğru.”
kaynak:timeturk

Süt ve süt ürünlerinde ölümcül hile!

Süte, un ve nişasta katılarak daha yağlı görünmesi sağlanıyor. Sütte yapılan bu akıl almaz hileler ölüme götürüyor. İşte temel besin sütün bilinmeyenleri...

Gözümüzü açar açmaz tanıştığımız süt ve süt ürünleri, 7'den 70'e herkesin vücudu için gerekli olan bütün besinleri barındırıyor. Büyüme ve gelişmenin temel yapı taşını oluşturuyor, içerisinde kalsiyumun yanı sıra, potasyum, fosfor ve protein bulunuyor. Ancak, yapılan akıl almaz hilelerle, büyümenin temeli süt ve süt ürünleri öldürücü bile olabiliyor. Süte un ve nişasta karıştırıldığını söyleyen Medical Park Göztepe Hastanesi Diyetisyeni Hülya Çağatay, süt ve süt ürünlerinde yapılan hilelerin, besin zehirlenmelerinin en önemli nedeni olduğunu, yapılan hilelerin ölümlerle sonuçlanan rahatsızlıklara bile sebep olduğunu söyledi.
BAKTERİLER YOK OLUYOR

Diyetisyen Hülya Çağatay, akıl almaz hileleri ise şöyle sıraladı:

* Sütü daha yağlı kıvamda göstermek için un ve nişasta katılıyor.

* Bakteriyel faaliyeti önlemek için formaldehit, borik asit, hidrojen peroksit gibi bakteri öldürücü özellikte maddeler katılıyor. Bu maddeler zararlı bakterileri yok ederken yararlı olanları da yok ediyor.

* Ayrıca sütün uzun süre kesilmeden kalabilmesini sağlamak amacıyla bir diğer başvurulan hile yöntemi ise çoğunlukla sütün pişirilmesi oluyor.

RENGİNE DİKKAT EDİN
* Eğer sütün renginde morarma varsa ya da kokusu keskinse muhakkak bozuktur.

* Sütün hileli olup olmadığını vatandaşın anlaması oldukça zor. Fakat sütün içine su karıştırıldığında rengi açılır, kokusu ve tadı değişir. Tüm bunlardan üründe hile olup olmadığını, ayırt etmeye çalışabiliriz. Ancak her ne olursa olsun tam olarak emin olabilmeniz mümkün değildir.

Uzun ömürlü süt almayın

Dr. Hülya Çağatay: Pastörize günlük süt tüketin. Uht sütleri yani kutudaki uzun ömürlü sütleri ve pazarlarda satılanları önermiyoruz. Çünkü, cam şişedeki günlük sütte insan vücudu için yararlı olan bakteriler bulunmakta. Bu bakteriler uht sisteminde yaşamaz. Günlük sütten yoğurdunuzu, hatta yine aynı sütten çok sağlıklı olan ve kalsiyum içeriği yüksek olan çökeleğinizi de kendiniz yapabilirsiniz.

Kapaklara dikkat!

Paketli ürün alacaksanız, en çok dikkat edilmesi gereken husus, ürünün kapağının bombe yapmış olmaması ve kutuların hava yapıp şişmiş olmaması. Şişme, koku gibi durumlar mikroorganizma üremiş olduğunu gösterir.

Yılda 12 litre tüketiyoruz

Peynir ve süt pazarı hakkında bilgi veren Türkiye, Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Başkanı Erdal Bahçıvan, şunları kaydetti: 3 Türkiye'de kişi başı ambalajlı süt tüketimi 6 yılda 2'ye katlandı. 3 Ambalajlı süt pazarı yıllık yüzde 9 büyüyor. 3 Yıl sonunda toplam ambalajlı süt pazarının 978 milyon litre olacağı öngörülüyor. Bir bu kadar daha açıkta süt satıldığı tahmin ediliyor. 3 Türkiye'de yıllık süt tüketimi yaklaşık 12 litreyken, Avrupa'da bu rakam 3 katı civarında.

Ambalaj açılmazsa 4 ay taze kalıyor

Ülker Gıda ve İçecek Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, günlük 2 bin 100 ton üretim kapasitesi ile Türkiye'nin ve komşu coğrafyanın en büyük süt ve sütlü ürünler üreticisi olduklarını söyledi. Tütüncü, ambalajlı ürün tercih edilmesini ve paketlenen sütün, ambalajı açılmazsa 4 ay tazeliğini koruduğunu kaydetti. Ülker Gıda ve İçecek Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, günlük 2 bin 100 ton üretim kapasitesi ile Türkiye'nin ve komşu coğrafyanın en büyük süt ve sütlü ürünler üreticisi olduklarını söyledi. Tütüncü, ambalajlı ürün tercih edilmesini ve paketlenen sütün, ambalajı açılmazsa 4 ay tazeliğini koruduğunu kaydetti.

Aklınızda bulunsun...

Kaynayınca besinler ölüyor

* Diyet sütlerin besin değeri daha mı azdır?

Gıda Güvenliği Derneği (GGD): Hayır, değildir. Diyet sütlerde yağ miktarı azaltıldığı için daha düşük kalorilidir.

* Hayvanların aldığı hormonlu yemler sütü etkiler mi?

GGD: Evet, etkiler. Fakat Türkiye ve AB'de hormon kullanımı yasaktır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Kalıntı İzleme Sistemi kapsamında düzenli olarak numuneler alıp analizler yaparak hayvan yemlerinde hormon kullanılıp kullanılmadığını tespit eder.

* Laktik asit insan sağlığına zararlı mıdır?

GGD: Hayır değildir, süt asiti olarak da bilinir. Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir.

* Sokak sütü ne kadar süre kaynatılmalıdır?

GGD: Kaynatma yöntemiyle sütün içindeki tüm bakteriler yok edilemediği için kesin bir süre vermek mümkün değildir. Aksine kaynatma yöntemi sütün besin değerinin azalmasına da neden olmakta.

kaynakTakvim)

YOĞURTTA DOMUZ JELATİNİ

“MD-Domuz jelatinini pazarlayan 3-4 tane firma var bunlar araştırıldığı zaman nerede ve kimler olduğu meydana çıkacaktır. Bu ürünler menşei belirsiz şekilde piyasaya çıkarılıyor…Alan üretici de üzerinde ne yazdığı belli olmayan…şeker çuvallarına doldurulmuş bu ürünleri alıyor. Satıcı, bu yoğurt katkısı diyor; bundan 1 ton süte 4 kilo attığın zaman kaymak gibi yoğurt elde edeceksin ve çok para kazanacaksın diyor…Ne kadar maliyeti, 4 kilosu 40 TL. Diğer yönde maliyeti % 40 etkiliyor. Bir kilo yoğurdun fiyatı 2 TL olduğunu düşünelim. 1 ton sütte 800 TL menfaat sağlıyor.”

Deşifre Muhabirinin,
“Piyasada satılan bazı hazır yoğurtların nasıl insan sağlığını tehdit ettiği gözler önüne serildi. Gıda kodeksine göre sadece süt ve mayadan oluşması gereken yoğurdun içine, bazı uyanık üreticiler maliyetleri düşürmek için insan sağlığına zararlı katkı maddeleri katıyor. İşte dürüst bir yoğurt üreticisinin insanı şok eden itirafları “

anonsu ile internet sitesinde yayınlanan reportaj, GIDA RAPORU olarak tam 25 yıldır dile getirmeye çalıştığımız gerçeği delillendiren çok önemli bir belge niteliğindedir.

Gerçi, bu konuda sitemizde pek çok yazımız yayınlandı. Yayınlanan yazılarımızdan birinde Kayseri’den bir yoğurt üreticisinin bize gönderdiği itiraftan da bahsetmiştik. O üretici de artık rekabet edemez duruma geldiği için jelatin kullanmak zorunda kaldığını acı bir şekilde açıklıyordu.

“mesaj: sayın gıda raporu yöneticisi ben küçük çapta yoğurt imalatı yapıyorum ve son zaman jelatin kullanmaya başladım. Bunu herkes kullanıyor uzun bir müddet kullanmadım ama piyasada kalmak için mecbur kaldım. Bunda bir sakınca varmı? Ya da ne yapmalıyım?”

Yine, bize geçtiğimiz Şubat ayı içerisinde Trakya bölgemizden gelen bir ihbar metubunda da:

“Ben bildiğim bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Silivrinin meşhur yoğurdunu üreten ............Süt Mamulleri Firması EUROKİM ve YILMAZ KİMYA’dan aldıkları jelatini ve ÜNİLEVER’den aldıkları TRİO isimli yağı ürünlerinde kullanmaktadır. Bu konuda Müslüman kardeşlerimizi bilgilendirmek vazifemizdir. “

Bu dehşet verici açıklamalardan sonra Deşifre’de yayınlanan MD isimli yoğurt üreticisinin itiraflarını okumaya devam edelim:

“MD: 6 yıldır bu sektör içerisindeyim, çok aktif bir şekilde çalışıyorum..

Muhabir: Vijdanınız rahatsız oldu ve bunu kamuoyuyla paylaşmak istiyorsunuz..

MD: Tabiiki, 5 tane de benim çocuğum var ,yani rahatsızlığım genel olarak bütün Türkiye’deki çocukların sağlığıyla oynandığını biliyorum onun için burdayım…

Yılların yoğurt üreticisi olan MD şok edici itiraflarda bulunuyor. İddiasına göre bazı yoğurt üreticileri, üç kuruş daha fazla kazanmak için, insan sağlığını hiçe sayarak akıl almaz hilelere baş vuruyor. Yoğurt üreticisi MD, sütün kaynatılması esnasında %40’ının su olarak buharlaştığını, bunun da maliyetleri artırdığını söylüyor... İşte yoğurt yapımındaki hileler de tam bu noktada başlıyor... Bazı uyanık üreticiler, gıda kodeksine göre yasak olmasına rağmen, sütün içerisine katkı maddeleri katarak, bu kaybı önleme yoluna gidiyor.

MD: Maliyeti düşürmek için yapılan hileler var. Nedir bu maliyeti düşürmek için yapılan hileler?..Güzel bir yogurt yapmak için % 40 suyunu uçurursunuz vakum vasıtasıyla maliyet % 40 daha üzerine biner. Ama benim bu bahsettiğim katkı maddelerini katttıgınız zaman % 40 uçurmanıza gerek kalmıyor. Aynı yogunlukta, aynı yapıda, aynı tüketicinin beğendiği şekilde yoğurt elde edebiliyorsunuz..

MD: Jelatinin muhteviyatını incelediğiniz zaman karşınıza enterasan şeyler çıkıyor…Ben öğrendiğim zaman şok oldum…Örneğin dini açıdan kesinlikle mahsurlu domuzla ilgili ürünü bizim yememiz kullanmamız. % 99u müslüman olan bizim ülkemizde böyle birşeyin yapılması…bana göre çok büyük bir hakaret…Öyle telakki ediyorum..Tabiiki sıgırdan elde edilen var bunu da yine tasvip etmiyorum… savunmuyorum kesinlikle ve kesinlikle…ee domuzdan üretileni zaten dini açıdan sakıncası oldugu gibi ayrıca ilmen ve tıbben de sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Belki çok az miktarda bir takım insanlar çikolata pasta ve şekerleme sanayiinde jelatinin kullanıldıgını biliyorum..Ama bu sektörde çok fazla kullanıyorsunuz. Ne yapacak vücudunuz bunu atamayacak. Damarlarınız kabul etmeyecek tıkayacak daha sonra da ölümlerin artma sebebi %10, %20 bilemiyorum artık..o oranlarını tıbben araştırıldıgında bu ortaya çıkacak.

Domuz jelatinini pazarlayan 3-4 tane firma var bunlar araştırıldığı zaman nerede ve kimler olduğu meydana çıkacaktır. Bu ürünler menşei belirsiz şekilde piyasaya çıkarılıyor…Alan üretici de üzerinde ne yazdığı belli olmayan…şeker çuvallarına doldurulmuş bu ürünleri alıyor. Satıcı, bu yoğurt katkısı diyor; bundan 1 ton süte 4 kilo attığın zaman kaymak gibi yogurt elde edeceksin ve çok para kazanacaksın diyor…Ne kadar maliyeti, 4 kilosu 40 TL. Diğer yönde maliyeti % 40 etkiliyor. Bir kilo yogurdun 2 TL olduğunu düşünelim. 1 ton sütte 800 TL menfaat sağlıyor. Yani 800 TL bir tarafta, 40 TL bir tarafta hangisini tercih edersiniz?;yani aslında 40 TL lik domuz jelatinini süte katttığınız zaman 800 TL. menfaat sağlıyorsunuz. Günde 10 ton süt çalışan bir firmayı dikkate aldığınızda 8 000TL gibi bir rant ortaya çıkıyor günlük…Bunu aya vurduğunuz zaman 240 000 TL gibi büyük bir rakam çıkıyor…

MD: Tabiiki domuz jelatinini siz heryerde ulu orta bulamazsınız. ama bunu satan firmalar var sizin adresinize kadar getirip teslim ediyor gizli biçimde ve bunu satan insanlar da ooooo satan insanlar kadar para kazanıyor.çünkü bu üretici olan kişi yani jelatini alan kişi ne oldugunu bilmiyor..sadece şunu biliyor.. Ben bu kadar miktarda içine katacağım, bunun karşılığında bu kadar da menfaat saglayacağım, bunu biliyor.

MD: Ayrıca, yoğurdu katılaştırmak niyetiyle, evlerimizde aydınlatmak amacıyla kullandıgımız mumun yapımında kullanılan parafin denen yagı da tüketici, bilmeden sağlık için yediği yoğurdun içinde yiyor.

MD: Tabii bunların yapılmaması gerektiğine inanıyorum. Yaklaşık 2 senedir ikilem içerisindeyim. Bu konuda belki biraz önce de bahsettiğim gibi 150 kişi tarafından ihanetle suçlanacağım ama diğer tarafta çok büyük kitlenin yani bütün insanların bana şükran duyacağına inanıyorum. “

İtirafname burada bitiyor. Görüldüğü gibi artık mızrak çuvala sığmıyor. Yetkililer, sorumlular üreticiler, satıcılar ve bu çirkin muameleye muhatab olan tüketiciler ne yapmaları gerekiyorsa yapmak zorundadırlar.

Biz 25 yıldır bu gerçekleri haykırıyoruz. Biz görevimizi yapmaya çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz.
Göz göre göre bu Müslüman millete Allah’ın haram kıldığı maddeleri haberi olmadan hergün yedirmeye kimsenin hakkı yoktur.
Bu Müslüman millete hizmet yapmak için yola çıktığını söyleyen bütün Sivil Toplum Kuruluşlarını göreve davet ediyoruz.
Bu ürünlerin şuursuzca müşteriliğini yapan ve kursağının emniyetinden sorumlu olan Müslümanları da ferdî hak ve sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.

Yeniden Gıda Raporu Kitabı 7.Baskı, sayfa 184-188
kaynak:gidaraporu


Zeytinyağına pamuk yağı karıştırılıyor.


Küf tutmuş ve bayatlamış peynirler, eritilerek eritme peynir haline getiriliyor.


Bayat tavuklar çamaşır suyu ile beyazlatılarak piyasaya sunuluyor.


Tereyağına patates ve margarin karıştırılıyor.


Salam ve sosise tavuk derisi, bağırsağı ve taşlık karıştırılıyor.


Son kullanma tarihi geçmiş sucuklar, yeni yapılan sucuklarıniçine karıştırılarak yeniden imal ediliyor. Sucuğun içine çöpe atılması gereken akciğer parçaları konuluyor.

Kırmızı bibere kiremit tozu karıştırılıyor.


Beyaz peynire kireç katılarak parlak beyaz olması sağlanıyor.


Ufalanmış peynir birleştirilip yeniden kalıp peynir yapılıyor.


Karabibere renk alması için kanserojen boya katılıyor.

kaynak:internethaber

HORMONLU YİYECEKLER ŞÖYLE ANLAŞILIYOR
Tescilli ve güvenilir ürünleri seçmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Avunduk, gıdalarda hormon konusuna dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
Hormon konusunda hazırlanan bir raporla bazı püf noktaların belirlendiğini kaydeden Avunduk, şöyle devam etti:
Bu rapora göre,
- domates çekirdeksiz ve içi cıvıksa,
- patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksizse,
- kabak çekirdeksizse,
- biber aşırı iri ve büyükse,
- patates şekilsiz ve içinde kararmalar varsa,
- karpuzun çekirdek yerleri boşsa bu yiyeceklerin hormonlu olduğu anlamına gelebilir.

Bu raporda
a- 15 Ekim-10 Kasım,
b- 10 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında domates yenmemesi öneriliyor.
a- 15 Kasım-15 Mayıs arasında patlıcan,
b- 1 Kasım-15 Mayıs tarihleri arasında da kabak yenmemesi gerektiği ifade ediliyor.”
Kadınlara çocuklarını doğal gıdalarla beslemelerini öneren Avunduk, “Vitamin alacağını düşünerek belki de bu tarihler arasında bu tip şeyleri yediriyoruz ama hata ediyoruz” diye konuştu. (SDÜ GIDA KULÜBÜ)

GIDA RAPORUNUN NOTU:
Siz siz olun, iyice araştırmadan, araştırmanın sonucunda tam emin olmadığınız ürünlerden ve bu ürünlerin satıldığı yerlerden uzak durun. Gıdalarımızın helal olması kadar sağlıklı ve temiz olmasına dikkat etmemiz dinimizin emirlerindendir.

kaynak:gidaraporu
vatanmözgürlük kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-05-2009, 18:37   #2 (permalink)
Standart Cevap: neler yiyoruz?ekmek

Sanırım en masumuda tereyagının içinde patates oLuşu .
Çok Kötü bi durum bu ama yemeden yaşamda sürdürüLemiyor .
NapaLım biLmiorum .
seboist92 kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-2009, 00:06   #3 (permalink)
Standart Cevap: neler yiyoruz?ekmek

maşallah yediğimiz herşeyde bi pislik var

ot yiyerek yaşayalım en iyisi
Hüzündioksit* kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks

neler yiyoruz?ekmek

neler yiyoruz?ekmek konusu, Hayatın İçinden forumunda tartışılıyor.
Konu ile alakalı etiketler: ülker ürünlerinde jelatin, peroksit nerede satılır, ekmekte yapılan hileler, 1 ton süt kaynatma, markette satılan gıdaları koruyucu ve kıvam arttırıcı maddeler nelerdir, çevremizde yiyeceklerin elde edilmesinin uygulamaları neler, bir günde 3 ekmek yiyoruz ilgili problemler, süt tozunun insan sağlığına zararlımıdır, süte un ve nişasta karıştırılıyor, tarihi gecmis gidalarin zarari varmidir, günlük yaşamda sık kullandığımız ekmeğin üretim tüketim, un ekmek dışında nerelerde kullanılır, domuz yağları hangi yiyeceklere katılıyor, domuz jelatini nerelerde kullanılır, neler yiyoruz,


Konu araçları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
taş ekmek-taş ekmek nedir-taş ekmek hakkında Shy sştu 0 21-12-2008 16:53
Bayat EkmeK İle Neler YapabiliriZ... Premwaew Muhabbet 15 13-06-2008 19:31
Latin Amerika balı yiyoruz x_m.e.e Ekonomi 0 13-04-2008 10:33
07/21/07 - Kaçak et yiyoruz x_m.e.e Güncel Olaylar 0 21-07-2007 17:47


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 07:10 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan İzafet.com Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. İzafet.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde İzafet.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
uslanmam - TEKplatform - Bilgi - webhatti - araba - tedavin

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363