| | #16 (permalink) |
| DUÂ BELÂYI GİDERİRZiyâeddîn Nahşebî büyük âlimlerdendi.Bir gün şu hadîseyi dersinde nakleyledi:(Resûlullah eshâbla otururken bir ara![]() Şu ibretli vak'ayı naklettiler onlara: Vaktiyle bir kavimde yaşıyordu Üç adam.Bir yere giderlerken bir dağda oldu akşam.Hemen yer aradılar gecelemek üzere.Bir "Mağara" görerek sığındılar o yere.Lâkin koca bir Kaya" dağdan yuvarlanarak![]() Mağara kapısını kapadı tam olarak. Dediler ki: (Bu yerden bizleri kim kurtarır?Bize yardım edecek ancak Hak teâlâdır.İyi işlerimizle edelim Ona niyâz.Ola ki O da bizi bu yerden eder halâs.)İçlerinden birisi dedi ki: (Yâ ilâhî!Benim "Annem ve Babam" vardı ki pîr-i fâni ![]() Onların yemeğini bizzât yedirmeyince ![]() Ben hanım ve çocuklar yemezdik daha önce."Rızân için" yaptımsa onlara bu hizmeti ![]() Kaldır üzerimizden bu büyük musîbeti.) O böyle dediğinde aralandı az kaya.Lâkin çıkamadılar yine de dışarıya. Bu sefer ikincisi dedi ki: (Yâ ilâhî!Komşumuzun çok güzel bir Kızı var idi ki![]() Onunla buluşmayı isterdim harâretle. Lâkin o teklîfimi reddederdi şiddetle.Sonra bir "Kıtlık" oldu günlerce kaldılar aç.Nihâyet erzak için oldular bize muhtâç.Ben bunu fırsat bilip o kıza erzak verdim.Sonra da (Teklîfime "Evet" de haydi!) dedim.Dedi ki: (Sen Allah'tan korkmaz mısın ey kişi! Nasıl teklîf edersin bana günâh bir işi?)Ben bunu işitince kendime geldim hemen.Vazgeçtim o günâhı irtikâb eylemekten. Bu işten "Rızân için" ictinâb ettim ise![]() Buradan çıkmak için yardım et yâ Rab bize.)O kaya biraz daha aralandı o vakit.Lâkin henüz çıkmaya olmadı tam müsâit.Bu sefer üçüncüsü dedi ki: (Yâ ilâhî!Amele tutmuş idim ücret ile ben dahî. Lâkin gitti birisi ücretini almadan.Ben onun ücretini çalıştırdım çok zaman.Birikti hesâbına bir hayli mal ve davar.Bir gün gelip istedi ücretini o tekrar. Dedim ki: (Şu gördüğün öküz koyun ve deve![]() Senindir her birisi sür götür senin eve.)Yâ Rabbî "Rızân için" yaptımsa bu işi ben![]() Kaldır bu musîbeti bizim üzerimizden.)O da Hak teâlâya edince böyle niyâz![]() Taş kaydı biraz daha oldular bundan halâs. | |
| | |
| | #17 (permalink) |
| MUHTÂÇLARA YARDIM Abdurrahîm Bursâvî âlim ve velî zâttı.Bir gün sevdiklerine şu vak'ayı anlattı:"Abdullah bin Mübârek" adında bir evliyâ ![]() Hac'da iken bir gece gördü şöyle bir rüyâ:Semâdan yeryüzüne "İki melek" indiler.Sonra birbirleriyle hasbihâl eylediler.Meleklerden birisi sordu ki diğerine:(Bu sene kaç müslümân geldi bu Hac yerine?)O dahî cevâbında şöyle dedi o zaman:(Bu yıl Hac'ca gelenler altıyüzbin müslümân.)Birincisi sordu ki yine ikincisine: (Peki kaçının haccı kabûl oldu bu sene?)Dedi ki: (Bu kadar çok kimse Hacca gelmiştir. Lâkin hiç birininki kabûl edilmemiştir.Fakat Şam'da "Alî bin Muvaffak" diye bir zât![]() Var ki Hac sevâbını kazanmıştır o bizzât.)Abdullah bin Mübârek bu rüyâ üzerine![]() O zâtı bulmak için yöneldi Şam şehrine."Alî bin Muvaffak"ı sorarak ahâliden ![]() Hânesini öğrenip yanına gitti hemen.Önce selâm vererek anlattı rüyâsını.Dedi ki: (Söyle bana sen şu işin aslını.Sana Hac sevâbını kazandıran iş nedir?Ne amel işledin ki kazandın böyle ecir?)Alî bin Muvaffak da buna çok etti hayret.Dedi ki: (Bilmiyorum yapmadım bir ibâdet.Ayakkabı tâmiri yapmaktır asıl işim. Otuz seneden beri Hacca gitmek isterim."Üçyüz dirhem" parayı biriktirip nihâyet![]() Bu yıl Hacca gitmeye etmiştim hâlis niyet.Lâkin kısmet olmadı bu sene de bana Hac. Zîrâ bir komşum vardı gâyet fakir ve muhtâç.Bir gün gidip gördüm ki bu komşumun evine ![]() Et kokusu yayılmış evinin her yerine. Şaka ile dedim ki: (Et pişiyor ocakta. İkrâm et de berâber yiyelim şuracıkta.)Ben böyle söyleyince ağladı hüngür hüngür.Dedi ki: (Çocuklarım aç bekliyor üç gündür.Bütün şehri dolaşıp iş aradım bir hafta.Lâkin hiç bulamadım uygun iş bir tarafta.Bir yolun kenarında Ölü bir hayvan gördüm.Zarûret miktârınca kesip eve götürdüm.Yemek pişiriyorum çocuklara o etten. İkrâm edemiyorum size de bu sebepten.) Ben bunu öğrenince çok sızladı yüreğim. Ve hemen düşündüm ki: Buna yardım edeyim. Muhtâç olan kimseye yardım eli uzatmak![]() Nâfile ibâdetten kıymetlidir kat be kat.Abdullah bin Mübârek öğrenince bu hâli![]() Buyurdu: (Çok isâbet eylemişsin yâ Alî!) | |
| | |
| | #18 (permalink) |
| ÖFKENİN ZARARLARI Abdül'azîz Dehlevî bir gün "Öfke" bâbında![]() Câmide cemâate şöyle dedi vâzında:Bir gün hükümdâr Me'mûn odasına gelerek![]() Sofraya oturdu ki bir miktar yesin yemek.Ve lâkin hizmetçisi çorbayı getirirken![]() Elinde olmaksızın ayağı kaydı birden.Döküldü sıcak çorba Sultânın üzerine.Hiddetlendi hükümdâr derhâl hizmetçisine.Hattâ dövecekti ki kalkıp onu bir yaman ![]() Akıllı hizmetçisi vermedi buna meydan.Dedi ki: (Ey efendim acele etmeyiniz.Dînin emri üzere lütfen amel ediniz.Bakın buyuruyor ki Kur'ânda Hak teâlâ:"Takvâ sâhibi kullar öfkelenmezler aslâ")Teskîn oldu hükümdâr onun bu sözlerinden.Dedi: (Ben de vazgeçtim sana sinirlenmekten.)Hizmetçisi dedi ki: (Âyetin devâmı var: "Kusûru olanları affeder hemen onlar.")Onun bu sözü dahî çok memnun etti onu.Dedi: (Ben de affettim senin bu kusûrunu.)Hizmetçi hükümdâra dedi ki en sonunda:(Sultânım iş bitmedi devâmı var onun da.Bakın buyuruyor ki bu âyette Rabbimiz: "İhsân sâhibi olan kulları çok severiz.") Bu söz de huzûr verdi hükümdârın içine. Bir kese Altın alıp verdi hizmetçisine.Yine Behâeddîn-i Buhârî hazretleri ![]() Çok titiz davranarak yer idi yemekleri.Bir yemek pişmiş ise "Gadab" ve "Öfke" ile ![]() Anlayıp yemez idi ondan bir lokma bile.Bir gün dâvet ettiler yemeğe kendisini.Lâkin hiç o yemeğe uzatmadı elini. Dediler ki: (Efendim helâldi yemeğimiz.Merak ettik acabâ ne için yemediniz?)Buyurdu ki: (Yemekler helâldi hepsi fakat![]() Kızgın ve öfkeliydi yemeği pişiren zât.)Talebeden biri de suâl etti: (Efendim!Hâllerim iyi değil neye dikkat edeyim?)Buyurdu ki: (Lokmana dikkat eyle her zaman. Harâmdan tek bir lokma geçmesin boğazından.Hem ayrıca bir yemek pişer ise "Gaflet"le![]() Veyâ hazırlanırsa "Gadab" ve "Kerâhet"le![]() O yemekten insana olmaz fayda bereket.Zîrâ şeytân ve nefis karışır ona elbet.Böyle pişen yemekten yer ise biri eğer![]() Ondan hep zuhûr eder çirkin kötü fiiller.Ve eğer "Huzûr" ile "Besmele" söyliyerek![]() "Neşe" ve "Sevgi" ile yapılırsa bir yemek ![]() Ondan her kim yer ise kurtulur çok marazdan.Lezzet alır yaptığı ibâdet ve namâzdan.) | |
| | |
| | #19 (permalink) |
| ŞEYTÂNIN HÎLELERİ - 1 Abdullah-el Acemî buyurdu: (Ey insanlar! Biliniz ki insanın üç büyük düşmânı var.Birisi "Şeytân"dır ki damarlarda dolaşır.Günâha sokmak için gece gündüz uğraşır.Lâkin bunun zararı "Azdır diğerlerinden.Bilgisiyle kurtulur insan bunun şerrinden.Zîrâ bir günâh için "bir kez" gelir herkese.Eğer aldatamazsa verir başka vesvese.Evvelâ her kişinin "Za'fı"nı tesbît eder.Meselâ çok ibâdet yapıyorsa şöyle der:(Ne için bu kadar çok ibâdet yapıyorsun? Allah ibâdetlere muhtâç mı sanıyorsun?Ne kadar çok ibâdet yapsan da ihlâs ile ![]() "Bir gözünün şükrünü îfâya yetmez bile. O ihsân etmedikçe Cennete giremezsin.Öyle ise bu kadar niçin zahmet çekersin?)Şeytân böyle der ise şöyle cevap veririz:(Evet muhtâç değildir ibâdete Rabbimiz.Ve lâkin ibâdete benim var ihtiyâcım.Çünkü ben kul olarak her an Ona muhtâcım.Ne kadar çok ibâdet etsem de kendisine ![]() Kulluğumu tam yapmış olamam Ona yine.) Bu sefer şeytân der ki: (Ama sen henüz gençsin.İbâdette ne kadar çok acele edersin.Önce "Dünyâ işini düzene koy râhat et.Yaparsın daha sonra çok amel ve ibâdet.) Buna karşı deriz ki: (Evet ben henüz gencim.Lâkin bilmiyorum ki ne gün gelir ecelim?Ben bu günün işini bırakırsam yârına![]() Ne bahâne bulurum mahşerde Yaradan'a.) Şeytân der ki: (Haklısın ecel belli değildir.Her tâati acele yapmak daha iyidir.Bunun için namâzı çabuk çabuk edâ et.Böylece az zamanda yaparsın çok ibâdet.)Bu sefer de şeytâna şöyle cevap verilir:(Aceleden maksadım elbette bu değildir.Her tâatin şeklini bildirmiştir dînimiz.Doğru yapılanları kabûl eder Rabbimiz.Hiç hatâsız olarak yapılan az ibâdet ![]() Hatâlı çok tâatten üstündür daha elbet.) Bu sefer şeytân der ki: (Sen çok iyi bir kulsun.Her bir ibâdetini kusûrsuz yapıyorsun.Bunun için herkese "Göster" ki amelini![]() Herkes sana bakarak düzeltsin her hâlini)Onun bu hîlesine şöyle cevap verilir:(İnsanların görmesi hiç de mühim değildir.Ben ibâdet yaparım "Rabbimin emri" diye.Ne için göstereyim bunu Ondan gayriye?Benim ibâdetimi görse de çok insanlar ![]() Hattâ beğenseler de bana ne fayda sağlar?) | |
| | |
| | #20 (permalink) |
| ŞEYTÂNIN HÎLELERİ - 2 Onun bu hîlesi de tutmayınca bu sefer![]() Başka bir Taktik" ile yaklaşıp şöyle söyler:(Hakîkaten sen hâlis iyi bir müslümânsın.Ve her ibâdetini "Allah için" yaparsın.Bu mânevî nîmeti sen nasıl elde ettin?Demek senin bu yolda çoktur kâbiliyetin.)Şeytâna bu sefer de şöyle diyebiliriz:(Her nîmetin hakîkî sâhibi Rabbimizdir.O dediğin nîmetler mevcutsa bende eğer![]() Rabbimin ihsânıdır herkese O lutfeder.Ben Allah'ın pek âciz zavallı bir kuluyum.Bendeki her nîmeti yine Ona borçluyum.)Şeytân bakar olmadı tutmadı yalanları![]() Bizi aldatmak için dener başka yolları. Der ki: (Sen çok "bilgili" ve "akıllı" birisin.Dînin îcâblarını gâyet iyi bilirsin. Ve lâkin sen yine de "Gizli yap ibâdeti. Riyâdan kaçanların hep böyledir âdeti.Her hâlin muvâfıktır rızâ-i ilâhîye.Her ameli gizli yap gösterme bir gayriye.)Bu sefer demeli ki: (Yine yalan diyorsun. Şimdi de beni "Kibre sevk etmek istiyorsun.Bâzı iş "Gizli" olur bâzıları "Âşikâr".Hepsini gizli yapmak bana ne fayda sağlar?)En son olarak der ki: (Sen iyi bir insansın.Îmânı îtikâdı düzgün bir müslümânsın.Sen de biliyorsun ki dünyâda "Hayır" ve "Şer"![]() Her biri Allahtandır karışmaz aslâ beşer.Şâyet Cehennemliksen niye zahmet çekersin?Çok ibâdet etsen de Cehenneme gidersin.Yok eğer Cennetliksen yine yapma ibâdet.Zîrâ sen Cennetliksin boş yere çekme zahmet.Ne için ibâdetle uğraşıp duruyorsun? Gâlibâ sen kendini "Boş yere" yoruyorsun.) Onun bir hîlesi de işte bu vesvesedir.Onu susturmak için şöyle cevap verilir:(Ben kulum kula düşen "İbâdettir Rabbine.Cennetine koyarsa lütfudur Onun yine.O bilir Cennetlik ve Cehennemlik kulları.Ben ibâdet yaparım hiç düşünmem bunları.Kulun "Alın yazısı" işinden anlaşılır.Herkes irâdesiyle sevap günâh kazanır.Vâdetti Hak teâlâ mü'minlere Cenneti."Sâlih amel" işleyen kazanır bu nîmeti.Yâni Cennetlik olan hep sâlih amel işler.Lâkin fenâlık yapar Cehennemlik kişiler.Rabbimin beğendiği "İyi işler var iken ![]() Beğenmediklerini ne için yapayım ben?) Böyle cevap verirse şeytâna bir müslümân ![]() Onun vesvesesinden halâs olur her zaman. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Bir insan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur? | StOrM | Forum Anketi | 9 | 19-05-2009 18:41 |
| Bir insan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur? | Hellboy06 | Aşk & Sevgi | 15 | 02-09-2008 15:07 |
| Kızlarımıza Nasîhatlar | Egeus | İslam ve İnsan | 0 | 01-11-2007 01:56 |
| İnsan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur? | cob666_dennis | Forum Anketi | 2 | 11-07-2007 14:01 |
| Can Dündar’dan Güzel Bir Hikaye...Haftaya güzel başlıyalım...=>> | YuCuPh | Hayatın İçinden | 0 | 30-06-2007 03:43 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 09:05 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)