| | #6 (permalink) |
| HZ. SÂLIH (S.A.) Sâlih Peygamber Semud kavmine gönderilen peygamber olup Nuh aleyhisselamin ogullarindan Sam'in neslinden olup Hz.Âdem'in 19. kusaktan torunudur. Âd kavmi helâk olduktan sonra felaketten kurtulanlardan Semud Sam ile Hicaz arasindaki Hicr denilen yere yerlesti. Semud'un torunlari Ad'in helâk oldugu yere gidip yerlestiler.Reisleri de Cenda bin Amr isminde birisi idi. Zamanla bolluga kavusup Ad kavmi gibi azdilar. Taslardan yaptiklari putlara taptilar. Iste bu diyarda Hz. Sâlih dogup büyüdü. Kücük yastan itibaren putlara tapmazdi ve ileride kendisinin Semûd'e lâzim olabilecegi icin ona kimse birsey diyemezdi. Azginliklarindan dolayi Allahü Teâlâ onlara Sâlih aleyhisselami peygamber olarak gönderdi : « Biz Semûd kavmine kardesleri Salih'i (gönderdik) » . Hz.Sâlih onlari putlara tapmaktan men'edip azginliklarindan sakindirdi. Onlari imâna davet edip Hz. Nuh'un dinini teblig etti. Bircok kavim gibi Semud'un cogu Sâlih peygambere isyan azi imân etti : «Dediler ki: Sen olsa olsa iyice büyülenmis birisin! Sen de ancak bizim gibi bir insansin » . Bütün hakaretlere ragmen Hz.Sâlih onlari tatli dille imâna cagirdi ise de Semud peygamberini büyülenmis yalanci ve büyüklenen diye itham etmeyi birakmadi. Yüce Allah taskinliklarindan dolayi Semud'un kadinlarini kisir birakti. Agaclar kuruyup meyve vermedi hayvanlar yavrulamaz oldu. Bu durum karsisinda Sâlih âleyhisselama hâkâret edip onu ölümle tehdit ettiler. Peygamberliginin kaniti icin ondan bir mucize isteyip mucize gösterdigi takdirce ona inanacaklarina söz verdiler. Kayadan bir deve meydana gelmesini istediler. Deve olmasini istedikleri kaya büyüyüp gebe bir deve sekline döndü. Deve'nin yavrulamasi üzerine bazilari imân etti. Devenin memesinden akan sütten Semudlular kaplarini doldurdular. Sâlih aleyhisselam devenin kayadan cikmasi üzerine kavmine: « Ey kâvmim Allah'a kulluk ediniz! O Allah ki sizin icin O'ndan baska ibâdet edecek hic bir ilâh yoktur. Onu kendi hâline birakiniz! Sakin ona bir fenalik etmeyiniz! Sonra sizi cok elemli bir azap yakalar. Iste su deve peygamberligimin dogruluguna bir delildir. Bu kuyunun suyunu nöbetle muayyen bir gün devenin icme hakki vardir. Muayyen bir gün de sizin icme hakkiniz vardir. Sakin bu deveye fenâlik dokundurmayiniz! Sonra sizi büyük bir günün azâbi yakalar » . Ama Semudlular bunu dinlemeyip devenin ayaklarini kesip öldürdüler: «Buna ragmen onlar deveyi kestiler; ama pisman da oldular» . Bu - igrenc - isi baslarinin Kudar bin Sâlif isimli 9 kisilik bir grup yapti . Hz.Sâlih ile alay edip:'Eger hakikaten peygamber isen bize vâd ettigin azâbi getir' dediler : « Büyüklük taslayanlar dediler ki: 'Biz de sizin inandiginizi inkar edenlerdeniz. Derken o disi deveyi ayaklarini keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden disari ciktilar da: Ey Sâlih! Eger sen gercekten peygamberdensen bizi tehditettigin azabi bize getir dediler» . Devenin bastigi yerden kan fiskirdigini agaclarin yapraklarinin kizardigini kuyulardaki suyun kan kirmizisi yüzlerinin sapsari oldugunu gördüler ve birbirlerine haber verdiler. Allahü Teâlâ Sâlih âleyhisselama o beldeyi terk etmelerini ve bir siddetli azabin gelecegini vahyetmesi üzerine Hz.Sâlih ve kendisine imân eden 4000 kisi ile birlikte orayi terk ettiler. Semudlularin yüzleri ise kana boyanmis gibi kipkirmizi daha sonra da simsiyah oldu. Cebrail aleyhisselam onlari bir sabah vakti sayha ile azablandirdi. Semud'un muhkem binalari bile kendilerini kurtarmadi ve onlar sayhanin siddetinden hepsinin ödleri patlayarak helâk oldu: «(Bu azginlara) azabim ve uyarilarim nasil oldu! Biz onlarin üzerlerine korkunc bir ses gönderdik. Hemen hayvan agilina konan kuru ot gibi oldular » . Ancak birisi sayha'dan kurtulmustu. Bunun ismi Ebû Rigâl isminde birisi idi. Ebû Rigâl Semûd'un helâk oldugu sirada Mekke-i Mükerremede Harem-Serif'de idi. Bu sebepten dolayi ona musibetten bir sey isâbet etmedi. Günlerden bir gün Harem'den ciktiginda gökten bir tas düsüp onu öldürdü. Resulallah Hicr'e ugradigi vakit buyurdu ki: « Mucize istemeyiniz. Muhakkak ki Sâlih'in kavmi mucize istedi de Allahü Teâlâ onlara deve gönderdi. Deve bu yoldan suya gider su taraftan giderdi. Sonra onlar Rablerinin emrinden (hak sözden) dönüp haddi astilar. Allah'in hareminde olan bir kisi disinda (ve imân edenler müstesna) Semûd kavminden herkesi helâk eden bir sayha onlari yakalayiverdi» Bunun kim oldugu sorusuna:« Ebû Rigâl'dir. Harem'den ciktiginda isâbet eden azâb ona da isâbet etti» dedi. Sâlih peygamber bundan sonra imân edenlerle birlikte Mekke veya Sam taraflarina gitti (Elmaliya göre ise Filistine gitti) Remle'de yerlesti. Mekke'de vefat edip Kâbe-i Muazzama yaninda defn edildi. Hz. Sâlih'in deve mucizesinden hâric baska mucizeleri sunlardi: -Sâlih peygamberin duasi üzerine- meyvesiz agaclarin meyve vermesi tastan su cikmasi ve bir Semûd'lunun Hz.Sâlih'in cadirini yakmasi üzerine onun yanmamasi. | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| HZ. ZÜLKARNEYN (S.A.) 1. Hz. Zülkarneyn Hz. Zülkarneyn'in peygamber mi veli mi oldugu tam belli degildir. Kur'an-i Kerim'de doguya ve batiya düzenledigi seferleri zikr edilmistir. Asil isminin Iskender olup düzenledigi seferlerden dolayi Iskender-i Zükarneyn nâmiyla anilmistir . Kur'an-i Kerim'de : « (Resulüm!) Sana Zülkarneyn hakkinda soru sorarlar. De ki: Size ondan bir hatira okuyacagim » buyurulmustur. Âyette deginilen konu rivayet edildigine göre bir gün yahudilerin Mekke'ye gelip Peygamberimizin Tevratta bildirilen son peygamberin olup olmadigini ögrenmek istemeleri'dir. Bunun icin de Peygamberimize bir soru sormuslardir. Baska bir rivayete göre ise bu soruyu Mekke müsrikleri sormustur. Yahudilerin: " Sen bize hep bizden ögrendigin Musa Ibrahim ve Adem'den haber veriyorsun. Tevratta tek bir yerde bildirilen bir peygamber'den bildir" demeleri üzerine Peygamberimiz : « Bu kisi Zülkarneyn'dir» buyurmus ve bu âyet inmistir . Ibrahim aleyhisselam zamaninda yasayan Zülkarneyn aleyhisselam onunla birlikte haccetti elini öpüp duasini aldi. Teyzesinin oglu olan Hz. Hizir'i ordusuna kumandan tâyin etti. Bir kavmin istegi üzerine Ye'cûc ve Me'cûc kavminin insanlara zarar vermemeleri icin tas ve demir'den bir sed yapti ve böylece Ye'cûc ve Me'cûc'un hapsetti . Bir rivayete göre bu dilekte bulunan kavim Türkler imis . Bu sed simdiki Cin seddi degildir. Ye'cûc ve Me'cûc kavimleri bu seddi kiyamete yakin delecekler (2. noktaya bakiniz). Hz. Zülkarneyn Asya ve Avrupa kitalarinâ hâkim oldu. Her tarafa Allah'in emirlerini yayip kâfirlerle savasip mü'minlere güzel muâmelede bulundu. Medine ile Sam arasinda Sam'a bes günlük bir mesafedeki Dûmet-ül Cendel denilen yerde vefat etti. Mekke'de veya yine o civarda Tehâme daginda defn edildi . Iskender isimli oldugu icin târihte gecen Iskender isimli bircok hükümdarin Hz. Zülkarneyn'in oldugu itiraf edilmistir. Bediüzzaman bu konu hakkinda mâlumat vermektedir : « Ehl-i tahkikin beyanina göre hem Zülkarneyn ünvaninin isaretiyle Yemen padisahlarindan Zülyezen gibi 'zü' kelimesiyle basliyan isimleri bulundugundan bu Zülkarneyn Iskender-i Rumi degildir. Belki Yemen padisahlarindan birisidir ki Hazret-i Ibrahimin zamaninda bulunmus ve Hazret-i Hizirdan ders almis. Iskender-i Rumi ise miladdan tâkriben ücyüz sene evvel gelmis Aristodan ders almis. Târih-i beseri muntazaman surette ücbin seneye kadar gidiyor. Bu nâkis ve kisa târih nazari Hazret-i Ibrahimin zamanindan evvel dogru olarak hükmedemiyor» . Peygamberimiz (S.A.V.) buyurmustur ki : « Ismini duydugunuz kimselerden yeryüzünde dört kisi mâlik oldu. Mü'min olan ikisi ikisi de kâfir idi. Mü'min olan ikisi Zülkarneyn ile Süleyman idi. Kâfir olan ikisi de Nemrud ile Buhtunnasar idi. Besinci olarak yeryüzüne benim evlâdimdan biri yâni Mehdi mâlik olacaktir » . Kehf sûresinin 83-101 âyetleri Hz. Zülkarneyn'in kissasini anlatmaktadir. Genis mâlumat icin oraya bakiniz. 2. Ye'cûc ve Me'cûc Peygamberimiz kiyamet alametlerinden biri olarak da Ye'cûc ve Me'cûc kavimlerinin yeryüzüne dagilmalarini ve her tarafa küfrü yaymalarindan bahsetmistir. Bu kavimler Hz. Nuh'un Yâfes isimli oglunun soyundandirlar. Yüzleri yassi gözleri kücük kulaklari cok büyük boylari kisadir. Her birinin bin cocugu olur ve böylece sayilari insanlarin ve cinlerin sayisinin 90% kadardir. Kiyamete yakin bir zaman Hz. Zülkarneyn'in yaptigi seddi delip dünyaya yayilacaklardir. | |
| | |
| | #8 (permalink) |
| HZ.IBRAHIM (S.A.) 1. Hz. Ibrahim hakkinda genel bilgiler Hz. Îbrahim Kur'an-i Kerim'de bildirilen peygamberlerdendir : « Kitap'ta Ibrahim'i an. Zira o sidki bütün bir peygamberdi » . Ülül'azm denilen peygamberlerin ücüncüsü olup Mezopotamya'daki Keldâni kavmine gönderilmistir. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.)'dan sonra Allah katinda insanlarin en üstünüdür cünkü ileride görecegimiz gibi Allahü Teâlânin varligini kendi akil ve mantigiyla bulmustur. Allah ona Halil'im (dostum) diye buyurdu. Onun icin «Hâlilürrahman» olarak zikredilir. Kendisine on suhuf (forma) verildi. Ogullari Ismail ve Ishak aleyhisselam'dan ziyade soyundan daha bircok peygamber geldigi icin «Ebü'l enbiya» (peygamberler babasi) da denilmistir. Beni Israil oglu olan Hz. Ishak Arap kavmi ise diger oglu Hz.Ismail'den türemistir. Babasinin Âzer'in mi Târuh'un mu olup olmasi hakkinda ihtilaf vardir (genis bilgi ileride 2.2 noktada verilecektir) . Bir rivayete göre annesinin ismi Emile'dir . Hz.Ibrahim peygamberimizin dedelerindendir . 2. Hz. Ibrahimin hayati 2.1. Hz. Ibrahim'in yasadigi zaman ve mekan Ibrahim aleyhisselamin nesebi Nuh aleyhisselamin oglu Sam'a dayanir. Hz. Nuh'un vefati ile Hz. Ibrahim arasinda iki peygamber (Hz.Hud & Hz. Sâlih) vardir. Bu fâsila (rivayete göre M.K.) 1143 senedir. Hz. Hud ile Hz. Ibrahim arasinda da 630 yillik bir fâsila oldugu bildirilmistir. Dogum yeri Bâbil kentidir . 2.2. Ibrahim aleyhisselamin babasi Allahü Teâlâ Kur'an-i Kerim'de : «Ibrahim babasi Âzer'e...» buyurmaktadir. Bu âyetten anlasilacagi gibi Hz. Ibrahim'in babasi Âzer isminde idi. Ama bazilarina göre Ibrahim aleyhisselamin babasi -Kur'anda bildirilen- putperest Âzer degil mü'min olan Târuh idi. Bu görüsü destekleyenler arasinda meshurlari Abdülhakim Arvâsi Kadi Beydâvi ve Senâullah Dehlevi vardir ama Sii'ler de bunu söylemektedirler . Bir rivâyete göre Âzer Hz. Ibrahim'in - amcasi olup - Târuh'un ölmesiyle Emile ile evlenip Hz. Ibrahim'in üvey babasi oldu. Tefsir yönünden bunu böyle aciklamaktadirlar : En'am suresinin manasi : «Ibrahim Âzer olan babasina dedigi zaman» anlamindadir. Böyle olmasaydi Kur'an-i Kerim'de «Babasi Âzer'e dedigi zaman» demeyip "Âzer'e dedigi zaman" veya "Babasina dedigi zaman" demek yetisirdi . Âzer kendi babasi olsaydi "Babasi" kelimesi fazla olurdu demektedirler. Bir kanit olarak Sua'ra suresinin 219. ayetini göstermektedirler. Bu surede Allah « Secde edenler arasinda dolasmani da görüyor » denilmektedir. Buna göre Peygamberimizin sülâlesinde hicbir putperest yokturdur. Bu görüse rededenler ise ki bunlar arasindaTaberi Ebu Hayyan ve Elmalili Muhammed Hamdi Yazir vardir acik olan âyete (En'am 74) bir mâna verilmek istenmistir demektedirler. Mealine göre manalar degistigi icin anlamlar da degisir teorisini ileri sürmektedirler. Konuya objektif bir yönle bakmak gerekirse Âzer'in Ibrahim aleyhisselamin babasi olmamasi biraz daha mantiklidir. Sunu da belirtmek lâzim ki bir ücüncü fikir vardir. O da Ibrahim aleyhisselamin babasinin asil isminin Tarih veya Taruh olup sonradan - bir putun ismi olan - Âzer ismine degistirmesi. Bu da Nemrud'un onu puthanesi'nin nâziri olarak tayin etmesinden sonra gerceklesmistir . Ama kaynaklar bu düsünce hakkinda bilgi vermiyorlar onun icin fazla dikkat etmemek gerekir. Biz burda ilmi gercekleri tartismiyacagimiz icin bunu burda noktalamak gerekir. Bu ihtilaf'in cözümünü ancak Rahman Rahim Evvel Âhir Kebir Aziz Saafii Mâlik Gafur Nur Adl Hak Hakem Rauf Sehid Veli Kerim Bari Cebbar olan ALLAH bilir. Âzer ayrica put yapardi ve Nemrud'un yakininda bulunurdu. Onun bir dedigini iki etmezdi. 2.2. Hz. Ibrahim'in dogumundan peygamberligine kadar olan hayati 2.2.1. Hz. Ibrahim'in dogumuna kadar vukuu bulan olaylar Nemrud (2.3.2.2. no'lu noktaya bakiniz) ve ona tâbi olanlar azginlik ve Allah'a isyan icinde yasamakta idiler. Bir gün Nemrud bir rüya gördü. Bir rivayete göre rüyasinda gökyüzünde bir nurun parladigini günesin ayin ve yildizlarin bu nurun isiginda kayboldugunu gördü. Diger bir rivayete göre ise rüyasinsda bir kimsenin gelip tahtindan kaldirip kendini yere vurdugunu gördü. Müneccimlere gördügü rüyayi anlatip tâbir ettirdi. Bunlar "Yeni bir peygamber ve din gelecek senin saltanatini temelinden yikacak ! Ona göre tedbir almalisin" diye tâbir ettiler. Nemrud bu isin tedbiri kolaydir deyip " Bundan sonra kimse cocuk sâhibi olmayacak. Hanimlardan uzak durulacak. Dogan cocuklar erkekse öldürülecek kizsa birakilacak" emrini verdi. Bu suretle 100.000 mâsum bebegi öldürüldügü nakledilmistir . 2.2.2. Dogumundan sonra Bu sirada Hz. Ibrahim'in annesi hâmile idi. Âzer'in durumunu bildigi icin onu doguma yaklasinca kendisinden uzaklastirdi ve gizlice bir magaraya gitti ve orda Hz. Ibrahim'i dünyaya getirdi. Dogduktan sonra annesi onu emzirdi ve magarayi kapatip geri sehre döndü. Âzer'e " Cocuk cok zayif dogdu ve hemen öldü" dedi. Bundan sonra magaraya - gizlice -gelip Ibrahim aleyhisselami emzirip geri eve dönerdi. Rivâyetlere göre Hz. Ibrahim magarada 7 13 16 veya 17 yasina kadar kaldi . 2.3. Hz.Ibrahim'in tebligi 2.3.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasi 2.3.1.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasindan önceki durumu Hz. Ibrahim'in imâni durumunu hakkinda Kur'an-i Kerim bilgi vermektedir :«Andolsun biz Ibrahim'e daha önce rüsdünü vermistik. Biz onu iyi tanirdik » . Burdaki rüsdünü vermek peygamberlik yahut Ibrahim aleyhisselamin risâletten önce sahip oldugu hidayet ve dogruluk manasina geldigi tefsirlerde bildirilmistir. Bu da gösteriyor ki peygamberlik Hz. Ibrahim'e genc yasta verilmis idi. 2.3.1.2. Ibrahim aleyhisselamin tefekkür ile tevhid'i bulmasi Ibrahim aleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ « Halil'im » demistir. Bu da onun Allahi arayip bulmasindandir. Bunun icin Kur'an-i Kerim'de sunlar buyrulmustur : «Böylece biz kesin iman edenler olmasi icin Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin karanligi onu kaplayinca bir yildiz gördü Rabbim budur dedi. Yildiz batinca batanlari sevmem dedi. Ay'i dogarken görünce Rabbim budur dedi. O da batinca Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum dedi. Günesi dogarken görünce de Rabbim budur zira daha büyük dedi. O da batinca dedi ki : Ey kavmim ! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim » . Bu olay resmi olarak bakilirsa Hz. Ibrahim'in peygamberlik baslangicidir. Bundan sonra Hz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah'in emirlerini teblig etmeye basladi ve bircok delil gösterdi. 2.3.1.3. Ibrahim aleyhisselamin putlari kirmasi Babil halki Allah'in yolundan saptigi icin her sene putlar icin âyin düzenlerdi. Bu âyin'de bir yere toplanir bayram yapar ve sonra puthaneye gider putlara secde eder sonra da evlerine dönerlerdi. Böyle bir bayram günü Ibrahim aleyhisselam puthaneye girip bir balta ile bütün kücük putlari kirdi. Baltayi da en büyük putun boynuna asdi ve oradan uzaklasti. Keldâniler puthâneye girince bütün putlarin kirildigini gördüler ve bunu yapani yakalayarak cezâlandirmak istediler. Hz. Ibrahimi getirip bu isi sen mi yaptin dediler. Ibrahim aleyhisselam « Kendisi dururken kücük putlara tapinilmasi istemedigi icin boynunda asili olan büyük put yapmistir. Inanmazsaniz kendisine sorunuz » buyurdu. Onlar 'Putlar konusamaz ki sen onlara sor diyorsun' dediler. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam « O halde konusamayan ve kendilerini kirilmaktan kurtaramayan putlara neden ibadet edersiniz ? Size ve tapdiginiz putlara yaziklar olsun » dedi ama bu hic bir fayda vermedi cünkü onlar : «Dediler ki. Biz babalarimizi bunlara tapar kimseler bulduk ». 2.3.2. Ibrahim aleyhisselamin atese atilmasi Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca putperestler bu isin onun yaptigini anladilar ve ceza vermek üzere hapsettiler. Durumu Nemrd'a bildirdiler. 2.3.2.1 Hz. Ibrahim ve Nemrud Rivayete göre Nemrud Hz. Ibrahim'in yaptigini duyunca onu yanina cagirdi. O zaman insanlar Nemrud'a secde ederlerdi. Ibrahim aleyhisselam secde etmeyince Nemrud " Nicin secde etmedin" diye sordu. Hz. Ibrahim de: « Ben beni yaratan Allahü Teâla'dan ziyade secde etmem » buyurdu. Nemrud " Seni yaratan kim ? " diye sorunca Ibrahim aleyhisselam: « Benim Rabbim dirilten ve öldüren Allah'dir » diye cevap verdi. Nemrud " ben de diriltirim" diyerek zindandan iki kisi getirtti. Birini serbest birakip birini öldürdü. Güya böylece diriltmis ve öldürmüs oldu. Hz. Ibrahim bunun karsisinda : « Benim Rabbim günesi dogudan getirir dogurtur. Eger gücün yetiyorsa sen de bati'dan dogdur » buyurunca Nemrud sasirip âciz kaldi. Bu husus Bakara suresinin 258. âyetinde bildirilmistir . Bu münazaranin vukuu buldugu zaman hakkinda iki rivayet vardir. Birincisi Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca onu yakalayip hapsettiler. Sonra atese atmak icin hapisten cikarip Nemrud'un yanina götürdüklerinde gerceklesmistir. Diger rivayete göre insanlar arasinda büyük bir kitlik cikmisti. Bundan dolayi insanlar yiyecek almak icin Nemrud'a giderlerdi. Nemrud her gelene "Senin Rabbin kim ? " diye sorar ve "Benim Rabbim sensin" diyenlere gida maddeleri verirdi. Hz. Ibrahim yiyecek almaya gelip Nemrud ona bu soruyu sorunca Ibrahim aleyhisselam : « Benim Rabbim dirilten hayat veren ve öldürendir » dedi ve böylece bu münazara vukuu buldu . Bu olay'dan sonra Keldâniler Halilallah'i ceza verek istediler ve onu ilk önce hapise attilar. Sonra Nemrud onu atese atmaya karar verdi. Rivayete göre bu fikri Nemrud'un aklina Hênun adinda biri getirdi ve Allah onu sonra yerin dibine batirdi.2.3.2.2. Nemrud hakkinda bilgiler Burada Nemrud hakkinda bazi bilgilere deginmek istiyorum. Cünkü bir müslüman icin önemli olan düsmanlarini iyi bilmesi. Nemrud da vahsi bir düsmandir. Nemrud gaddar ve zâlim bir hükümdardi. Bir rivayete göre Nemrud onun hakiki ismi degil - firavun - gibi bir ünvandi. Nemrud cocukken burnuna bir yilan yavrusu kacmis bu yüzden son derece cirkinlesmisti. Babasi bile tahammül edememis ve öldürmege karar vermis. Fakat annesinin yalvarmasi üzerine onu bir cobana teslim etmis coban da onun cirkin yüzüne bakmaga dayanamadigindan onu dag basinda birakmis dagda Nemrud isminde bir disi kaplan cocugu emzirerek onun yasamasina sebeb olmustur. Ismi (Nemrud) bu kaplandan gelmektedir. Babasi öldükten sonra hükümdarliga gecen Nemrud kendisini ilah zannediyor ve bütün halkin kendisine tapmasini istiyordu . 2.3.2.3. Ates'in Halilallah'i yakmamasi Ibrahim aleyhisselam'in atese atilmasi kararlastirildiktan sonra odun toplaniyor ve kocaman bir ates yakiliyor. Problem Halilallah'i atese atmakta. Rivayete göre Iblis insan sekline girip Nemrud'a mancinik kullanmasini tavsiye ediyor . Kur'an'da : « Onun (Ibrahim) icin bir bina yapin ve derhal onu atese atin ! dediler » buyurulmustur. Bir bina (mancinik) yapilip oradan Ibrahim aleyhisselam atese atilinca ates bir gül bahcesi oluyor. Diger bir rivayete göre ici balik dolu bir havuz oluyor ates. Ve böylece ates Halilürrahman'i yakmiyor. Bu kurtarma olayi Kur'an-i Kerim'in Enbiya suresinde bildirilmistir : « Ey ates ! Ibrahim icin serinlik ve esenlik ol» dedik. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler fakat biz onlari daha cok hüsrana ugrayanlar durumuna soktuk » . Bugün S.Urfa'da « Ayn-i Zelika » veya « Halilürrahman » isminde 50x30 m boylarinda bir havuz vardir. Buranin Hz. Ibrahim'in atese atildigi yer oldugu baliklarin odunlardan meydana geldigi iddia olunmakta ve kimse bu baliklara dokunmamaktadir . Tevrat'ta bu ates olayi hakkinda -Ibrahim peygamberin yahudilerin soyunun babalari kabul edildigi halde - bir bilgi yokturdur. 2.4. Ibrahim peygamberin Bâbil'i terketmesi Kur'an-i Kerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan Ibrahim Ben Rabbime gidiyorum. O bana dogru yolu gösterecek » . Böylece Hz. Ibrahim küfür diyarindan hicret ederek Sam'a gidiyor . Hicret ederken de « Ey Rabbimiz ancak sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik ve ahirette de dönüsümüz ancak sanadir » diye dua ettikleri Mümtehine suresinin 4. ayetinde bildirilmistir . Baska bir rivayete göre Harran'a (Filistin) gittigi rivayet edilir . 2.5. Ibrahim aleyhisselam Misir'da Ibrahim aleyhisselam ordan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Misir'a gitti. Rivayete göre o siralarda 38 yasinda idi. O zamanin Firavunu cok zâlim ve cebbâr Sinan bin Ulvân isimli Dahhâk'in kardesi olan pek kibirli birisiydi. Firavun güzel kadinlardan cok hoslanirdi ve güzel bir kadin gördü mü hemen onu ne pahasina olursa olsun Haremine alirdi. Kadinin kocasi varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre cok güzel bir kadin oldugu icin Firavun veya Melik Ibrahim aleyhisselama zevcesinin kim oldugu hakkinda sorunca Ibrahim aleyhisselam Firavun'un Hz. Sâre'ye musallat olmasini engellemek icin din bakimindan kardesi olduguna niyet ederek : « Kiz kardesimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar Sâre hatunu almak isteyip sarayina cagirtti. Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip elleri ayaklari tutmaz oldu. Yere yikilarak debelenmeye basladi. Allahü Teâlâ Hz. Sâre'yi Firavun'un serrinden koruyup musallat olmasini engelledi. Hükümdar bu durum karsisinda korkusundan Hz. Ibrahim'in zevcesini ona geri yolladi . Hz. Sâre'ye yaklasinca onu cin zannettiginden yanina bir de Hâcer isimli bir câriye verdi. Böylece bundan kurtulacagini zannetti . Bu olay Ebu Hureyre'nin bildirdigi Hadis ile bildirilmistir (bkz. Buhari Müslim). Tevratta da bu olayin böyle - kücük modifikasyonlarla - gerceklestigi yazmaktadir . Bundan sonra Halilürrahman Misir'i terkedip geri Filistine dönüp Sebu' isimli yere yerlesiyor . 2.6. Hz.Ismail Ibrahim aleyhisselam'in Hz. Sâre'den cocuklari olmuyordu. Yaslari da gittikce ilerliyordu. Ibrahim aleyhisselam Bâbil'den ayrilirken: «Rabbim ! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver dedi » diye niyazda bulundu. Hz. Sâre'de bunu cok istiyordu ama cocugu olmuyordu. Firavun'un kendisine verdigi câriyesi Hz. Hâcer'i azad edip Ibrahim aleyhisselama evlenmesi icin verdi ve Hz.Ibahim Hz. Hâcer ile evlendi. Bu evlilikten Hz. Ismail dogdu. Muhammed aleyhisselamin (s.a.v.) nuru Hz. Ismail'in alninda intikal etti. Ibrahim aleyhisselam onu cok sever ve yanindan ayirmazdi. Hz. Sâre nurun kendisine intikal edecegini umuyordu. Bu sebeple Hz. Hâcer'e karsi kalbi gayret hâsil oldu. Ve birgün Ibrahim aleyhisselam'dan Hz. Hâcer ile Hz. Ismail'i baska bir yere götürüp birakmasini istedi. Allah'in emriyle Halilallah bu istegi yerine getirdi ve Hacer hatun ile Ismail aleyhisselami (s.a.v.) alip Mekke'ye götürdü ve onlari orada birakti . Ilerisini Hz. Ismail'in hayatinda anlatacagim. 2.7. Misafir melekler 2.7.1. Meleklerin müjdesi Ibrahim peygamber yasi gittikce ilerliyordu. Bu sirada melekler gelip Ibrahim aleyhisselama bir oglunun dogacagini müjdelediler : « Hem o kullara Ibrahim'in misafirlerinden haber ver. Hani melekler Ibrahim'in yanina girdikleri zaman "selam" demisler Ibrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demisti. Melekler: "Korkma ! Gercekten biz sana bilgin bir ogul müjdeliyoruz" dediler » . Rivayete o sirada Hz. Ibrahim 120 ve Hz. Sâre de 99 yasinda idi. Müjdeyi vermek üzere gelen melekler gayet güler yüzlü birer´genc suretinde Ibrahim aleyhisselamin karsisina ciktilar. Bunlarin Cebrail (a.s.) Mikail (a.s.) ve Israfil (a.s.) oldugu Ibn-i Abbas'dan rivayet edilmistir. Cebrail aleyhisselam ile birlikte 7 veya 9 veya 10 bir yahut da 12 melegin bulundugu rivayet edilmistir. Melekler bu müjdeyi verdikten sonra Lut kavmini helak etmeye gittiler (genis malumat icin bkz. «Hz.Lut»). Melekler "Selamunaleyke" deyince Ibrahim aleyhisselam "Aleyküm selam" diyerek mukabelede bulundu. Onlari evinde en iyi yere oturttuktan sonra ikram etmek üzere hemen bir buzagi getirdi. Misafirlerine ikram etti ise de onlar yemedi. Bundan dolayi Hz. Ibrahim'in kalbine biraz süphe düstü. O zamanin âdetine göre bir eve misafir gelip ikram edilenden bir sey yerse ondan emin olunurdu; misafir bir sey yemezse onun zarar vermek icin geldigi hükmedilirdi. Ibrahim aleyhisselam tekrar melekleri davet edince onlar "Biz yemegin ücretini vermeden yemeyiz" dediler. Hz. Ibrahim "Bedelini verin de yiyin. Bu yemegin bir ücreti var diye karsilik verdi. Melekler bu ücreti sorunca Hz.Ibrahim: « Bismillah demek. Sonunda da Elhamdülillah demektir » dedi. Bunun üzerine Hz. Cebrail Mikail aleyhisselam bakarak : « Bu zât Allahü Teâlânin dost edinmesine lâyik bir kimsedir » buyurdu. Bu sirada Hz. Sâre perde arkasinda duruyordu. Meleklerin müjdesi üzerine: «(Ibrahim'in karisi Olacak sey degil ! Ben bir kocakari bu kocam da bir ihtiyar iken cocuk mu doguracagim ? Bu gercekten sasilacak sey ! dedi » dedi. Âyet-i kerimede onun icin « Dâhiket » buyrulmustur. Bu kelime hem gülmek hem de hayz oldu manasina gelmektedir. Cumhur'a göre gülme manasinda kullanilirsa da Ikrime ve Mücahit'e göre hayz oldu anlamindadir bu kelime. Ayrica gülmesi hakkinda da degisik rivayetler vardir. Meleklerin korkma demesi üzerine Ibrahim aleyhisselamin korkusunun gitmesi icin gülmüstür. Bir baska rivayete göre Ishak aleyhisselamin müjde verilmesi hakkinda ellerini yüzüne kapayip gülmüstür. Cünkü kendisi cok yaslanmisti ve bir cocuk dogurmanin ihtimali sifirdi o yasta. Hz. Ibrahim de yukarida belirttigimiz gibi 120 yasina gelmisti. Diger bir rivayete göre ellerini yüzüne kapamasi yasliliginda hayz görmesinden ve bunun farkina varmayip hâyasi sebebiyle utanmasindan ileri geldigi bildirilmistir. Hz. Sâre'nin bu sözlerine karsilik melekler " Sen Allahü Teâlânin emrine mi takdirine mi sasiyorsun" dediler ve Ibrahim aleyhisselamin cikip Lut kavmi'nin ikamet ettigi yere gittiler . Yahudiler Ibrahim aleyhisselamin misafirleri hakkinda baska bir beyânat vermektedirler. Onlara göre Hz. Ibrahim'e melekler degil bizzat - tövbe hâsaa - Allah gelmistir. Yanina da bazi melekler almis güya . Ve onlara göre misafirler Hz. Ibrahim ile beraber yemek yemisler. 2.7.2. Ishak aleyhisselamin dogumu Meleklerin haberinden 1 sene sonra Hz. Ishak dogdu . Ileride Hz. Ishak hakkinda mâlumat verecegim. 2.8. Hz. Ibrahim'in Mekke'ye yolculugu 2.8.1. Ibrahim aleyhisselam Mekke'de Ismail aleyhisselam büyüyüp genclik cagina girmisti. Cürhümilerden Arapca ögrenmis ve onlar arasinda yüksek makama erismisti. O Cürhümilerden bir kiz ile evlendi. Bu sirada ise Hâcer aleyhisselam vefat etmisti. O sirada Hâcer hatun 99 yasinda idi ve Kâbe'nin bitisiginde bir yer olan ve Hicr denilen yere defn edildi . Ibrahim aleyhisselam bir gün oglunu ziyaret etmek üzere Sam'dan Mekke'ye dogru yola cikti. Hz. Ismail'in evine varinca oglu yiyecek temin etmek icin evde yoktu. Ibrahim aleyhisselam Hz. Ismail'in hanimindan mali durumlarini sorunca hanimi hallerinden sikâyetci oldu. Giderken de ogluna söylemesi icin tenbihte bulundu: " Kocan geldiginde benden selam söyle kapisinin esigini degistirsin" ve oradan ayrildi ve evine geri döndü. Ismail alehisselam eve gelip bunu duyunca olayi anladi ve hanimindan ayrildi. Baska bir kadinla evlendi. Ibrahim aleyhisselam bir müddet sonra Mekke'ye yine gidince oglu yine evde bulunmuyordu. Bu sefer Hz. Ismail'in hanimina ayni soruyu sordu. O da cevaben: " Biz hayir ve saadet icindeyiz " dedi. Ne yiyip ictiklerini sorunca da "Et yiyip zemzem iciyoruz" dedi. Bunun üzerine Halilallah: " Yâ Rabbi ! Bunlarin etlerini ve sularini mübarek kil bereket ihsân eyle " diye dua etti ve oradan geri Sam'a döndü. Ibn-i Abbas'in rivayet ettigi bir hadiste Pegamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki:«Ibrahim (a.s.) zamaninda Mekke civarinda hububat bilinmiyordu. Av etiyle gidalanilirdi. Eger o zaman hububat mâlum olsaydi Ibrahim (a.s.) hububat hakkinda dua ederdi » . Ibn-i Abbas bu Hadis hakkinda buyurdu ki: " Ibrahim aleyhisselamin bu duasinin bereketiyle Mekke sicak olmasina ragmen et ile su burada diger yerlere nazaran insanlara daha faydalidir " . 2.8.2. Kâbe'nin insasi Günlerden bir günde Allahü Teâlâ haliline Kâbe-i Muazzamayi yapmasini emreyledi. Kâbe'nin insasi hakkinda iki rivayet vardir : Melekler Allah-i Zisanin emriyle binâ ettiler; Adem aleyhisselam melekler ile birlikte insa etti. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam yeniden Mekke'ye dogru yola cikti. Mekke'de oglu Ismail aleyhisselami zemzem kuyusu basinda buldu. Allah'in emrini ona da söyledi ve Ismail aleyhisselam ona yardim edecegini ekledi. Kâbe'nin nereye yapacagini bilmedigi icin bir rivayete göre Cebrail aleyhisselam Kâbe'nin su andaki yerini gösterdi. Ilkönce temeli kazmaya basladilar ve Adem aleyhisselam zamanindaki temeli buldular. Ayni temel üzerine Kâbe'yi insa ettiler. Hz. Ibrahim oglunun getirdigi taslarla Cebrail aleyhisselamin târifine uyarak Kâbe'yi yapiyordu. Nihayet Kâbe'nin duvarlari yükseldi ve yukariya tas yetisemez oldu. Bundan dolayi büyük bir tas getirdiler ve Ibrahim aleyhisselam bu tasa basarak duvar örmeye basladi. Mübarek ayaginin izi cikan bu tasa da Makâm-i Ibrahim denilir. Kâbe de tavaf namazi bu tasin bulundugu yer olan Makâm-i Ibrahim'de kilinir . Kâbe tamamlaninca Ibrahim aleyhisselam ogluna: " Ey Ismail ! Iyi bir tas getir ki hacilara isaret olsun" buyurdu. Ismail aleyhisselam bir tas getirdi ise de Hz. Ibrahim daha iyi bir tas istedi. Bunun üzerine Ebu Kubeys dagindan: " Cebrail aleyhisselam tûfanda bana bir tas emanet etti. Gel onu al ! " diye bir ses isitti. Hemen Ebu Kubeys dagindan Hacer-ül-esved tasi alinip Kâbe'deki yerine kondu . Kâbe insa edildikten sonra Ibrahim aleyhisselam Allah'in: « Insanlar arasinda hacci ilân et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argin develer üzerinde (...) tavaf icin Kâbe'ye gelsinler » emriyle yüzünü Yemen tarafina cevirip: " Ey insanlar ! Allahü Teâlâ bir ev bina ettirdi ve bu evi ziyaret etminizi emreyledi. Geliniz Kâbe'yi ziyaret ediniz " diye seslendi. Allahü Teâlâ da sesini bütün dünyaya duyurdu. Insanlar bu sesi duyunca: « Lebbeyk Allahümme Lebbeyk " diye cevap verdiler. O zaman ana rahminde ve baba sulbünde olan ne kadar hacca gidecek varsa « Lebbeyk » dediler. Bir defa gidecek olan bir kere iki defa gidecek olan iki kere ve daha fazla gidecek miktarina göre cevap verdiler . Kâbe'nin insasindan sonra Ibrahim aleyhisselam Sam'a dönüyor ve bütün aile efradini alip Hac ediyor. 2.8.3. Kâbe hakkinda bilgiler Kâbe-i Muazzama Mescid-i Haram'in ortasinda dört köse tastan bir oda olup 17 m yüksekliktedir. Kuzey duvari 8 8 m güney duvari 7 m dogu duvari 11 9 m bati duvari da 12 8 m genisliktedir. Dogu ve güney duvarlari arasindaki kösede Hâcer-ül-esved tasi bulunmaktadir. Kâbe'nin dogu duvarinda bir kapi vardir. Kapi yerden 1 7 m yükseklikte eni 1 7 m ve boyu 2 7 m'dir. Kâbe'nin dört kösesine Rükn denir. Sam'a dogru olana Rükn-i Sâmi Bagdat'a olana Rükn-i Irâki Yemen tarafina olana Rükn-i Yemâni ve dördüncü köseye de Rükn-i Hacer-ül-esved denir . 2.9. Hz. Ibrahim aleyhisselamin duasi 2.9.1. Ibrahim aleyhisselamin iki dualari 2.9.1.1. Halilallah'in Kur'andaki duasi Kâbe'yi tamamladiktan sonra Ibrahim aleyhisselamin dua ettigi Kur'an-i Kerim'de zikredilmektedir :«Hatirla ki Ibrahim söyle demisti: Rabbim ! Bu sehri (Mekke'yi) emniyetli kil beni ve ogullarini putlara tapmaktan uzak tut. Cünkü onlar (putlar) insanlarin bircogunun sapmasina sebep oldular Rabbim. Simdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karsi gelirse artik sen gercekten cok bagislayan pek esirgeyensin . Ey Rabbimiz! Ey sâhibimiz! Namazi dosdogru kilmalari icin ben neslimden bir kismini senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yaninda ziraat yapilmayan bir vâdiye yerlestirdim. Artik sen de insanlardan bir kisminin gönüllerini olara meyledici kil ve meyvelerden bunlara rizik ver! Umulur ki bu nimetlere sükrederler. Ey Rabbimiz! Süphesiz ki sen bizim gizleyecegimizi de aciklayacagimizi da bilirsin. Cünkü ne yerde ne de gökte hicbir sey Allah'a gizli kalmaz. Ihtiyar halimde bana Ismail'i ve Ishak'i lutfeden Allah'a hamdolsun! Süphesiz Rabbim duayi isitendir. Ey Rabbim! Beni soyumdan gelecekleri namazi devamli kilanlardan eyle; ey Rabbimiz! duami kabul et! Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacagi gün beni ana-babami ve müminleri bagisla ! » . 2.9.1.2. Hz.Ibrahim'in ikinci duasi Ibrahim aleyhisselamin diger duasi hakkinda da Imam-i Gâzâli mâlumat veriyor: " Ibrahim aleyhisselam sabahladigi vakit söyle buyuruyordu: « Ey Allah'im. Bu gün yepeyeni bir yaratilistir. Binâenaleyh bugünü tâatinle benim icin ac magfiret ve rizanla kapat! Bugün de bana nezdinde kabul olunacak haseneyi ihsan eyle. O haseneyi gelistir ve benim icin onu kat kat artir. Ve bugünde islemis oldugum günahlari benim icin affeyle. Cünkü bolca affeden ve her nimeti kullarina ihsanda bulunan kullarini siddetle seven daha istemeden evvel onlarin isteklerini bilip takdir eden sensi » . Râvi diyor ki: Bir kimse Hz. Ibrahim'in duâsiyla sabahladigi takdirde o günün sükrünü edâ etmis sayilir . 2.9.2. Ibrahim aleyhiselamin babasi icin duasi Kur'an-i Kerim'den bize nakledildigine göre Ibrahim peygamber babasi icin Allah tarafindan istigfâr dilemistir. Mucizât-i Kur'an-iyenin Tevbe suresinin -113. âyetin mukabili olarak - 114. âyetinde: «Ibrahim'in babasi icin af dilemesi sadece ona verdigi sözden dolayi idi. Ne var ki onun Allah'in düsmani oldugu kendisine belli olunca ondan uzaklasti. Süphesiz ki Ibrahim cok yumusak huylu ve pek sabirli idi» . Ibrahim aleyhisselam babasina kendisinin affi icin Allah'a dua edecegine dair söz vermis ve onun Allah tarafindan affini dilemisti. Fakat babasinin Allah düsmani oldugunu anlayinca dua etmeyi birakti . Peygamberimiz (S.A.V.) de amcasi Ebu Tâlip icin Allah'tan magfiret dilemek istemis bunun üzerine Tevbe sure-i serif'in 113. âyeti inmisti. 3. Halilallah'in vefati Hz. Sâre yasinda ölmüstü. Allah'in dostu da Kudüs'de ikâmet etmekteydi. Bir gün evden gelince evinde birisinin oldugunu gördü. Bu misafir Azrail aleyhisselam idi. Ibrahim aleyhisselam :'Seni iceriye kim birakti' dedi. O da:'Buranin sahibi' diye cevap verince Halilallah:'Buranin sâhibi benim ve ben seni iceriye birakmadim' dedi. Azrail aleyhisselamin: 'Beni buraya buranin ve her seyin sahibi birakti' demesi üzerine Ibrahim aleyhisselam bu misafirin bir melek oldugunu anladi. Kimsin diye sordu ve Azrâil aleyhisselamin oldugunu ögrendi. Ibrahim aleyhisselam ona: "Ziyârete mi geldin ? Ruhumu almaya mi ?" buyurdu."Eger izin verirsen ruhunu almaya!" diye cevap verdi. Hz. Ibrahim de : "Dost dostun canini alir mi ?" deyince "Yâ Ibrahim bunu Allah'a sorayim" buyurdu. Azrâil aleyhisselam hemen gidip geldi ve Allahü Teâlâ: " Dost dosta kavusmak istemez mi ?" buyurdu dedi. Halilallah bunu isitince: "Cabuk gel kardesim hemen canimi cânâna kavustur benim icin bundan daha büyük bir müjde olamaz" buyurdu ve ruhunu teslim etti . Ibrahim aleyhisselam Kudüs civarinda Habrun kasabasinda bir magaraya defn edildi. Bu kasaba Halilürrahman olarak bilinmektedir . En meshur camisi de « Halilürrahaman » camisidir. Su anda Israilogullarinin elinde bulunup Hebron olarak bilinmektedir . | |
| | |
| | #9 (permalink) |
| HZ. LUT (S.A.) 1. Hz. Lut hakkinda genel bilgiler Kur'an-i Kerimde bildirilen peygamberlerden olan Hz. Lut Ibrahim aleyhisselamin kardesi Hârân'in ogludur. Halilallahla birlikte Nemrud'un memleketinden hicret edip Sam'a geldikten sonra (bkz. Hz.Ibrahim) Lut gölü yakinindaki Sedum sehri halkina peygamber olarak gönderildi. Insanlara Ibrahim aleyhisselamin dinini teblig etti . 2. Hz. Lut'un hikâyesi Hz. Lut ailesini toplayip Ibrahim aleyhisselamla Sam'a hicret ettikten sonra Allah tarafindan Lut gölünün güney-bati tarafinda bulunan Sedum sehrinin halkina peygamber olarak gönderiliyor. Bu kavim cok azgindi ve erkeklerle münâsebeti âdet haline getirerek livata fiilini isliyordu. Bu is icin de bilhassa genc delikanlilar üzerinde kötü emel besliyorlardi. Hz. Lut kavmine teblige basladi: « (Allah'a karsi gelmekten) sakinmaz misiniz ? Bilin ki ben size gönderilmis güvenilir bir elciyim. Artik Allah'a karsi cikmaktan sakinin ve bana itaat edin. Rabbinizin sizler icin yarattigi eslerinizi birakip da insanlar icinden erkeklere mi yaklasiyorsunuz ? Dogrusu siz siniri asmis (sapik) bir kavimsiniz » . Fakat onlar dinlemediler ve « Ey Lut ! (bu davadan) vazgecmezsen iyi bil ki sürgün edilmislerden olacaksin ! » dediler. Lut aleyhisselam onlari azaptan korkuttugu halde onlar inanmadilar ve sapikliklarina devam ettiler ve böylece Allah'in azabini hak ettiler. Allah'in elcileri Cibril Mikail ve Israfil Ibrahim aleyhisselama müjde (bkz. Hz. Ibrahim) ile geldiler ve ona Lut kavmini helak edeceklerini bildirdiler. Onun da Lut aleyhisselamdan korkmasina karsilik " Her halde onu ve ehlini kurtaracagiz. Ancak karisi öteki zalimler zümresinden " diye cevap verdiler. Hz Ibrahim'den ayrildiktan sonra genc delikanli oalark Lut aleyhisselam misafir oldular. Hz. Lut onlari evine aldi. Kavmi güzel ve genc delikanlilari görünce pis olan hisleri hortladi ve Lut peygamberin kapisina dayandilar ve ondan kendilerine bu delikanlilari teslim etmelerini istediler: «Lut'un kavmi kosarak yanina geldiler. Daha önce de kötü isleri yapmaktaydilar. (Lut):" Ey kavmim ! Iste sunlar kizlarimdir (onlarla evlenin); sizin icin onlar daha temizdir. Allah'tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin ! Icinizde akli basinda bir adam yok mu ! " dedi » . Fakat onlar dinlemediler ve « Dediler ki: Senin kizlarinda bizim bir hakkimz olmadigini biliyorsun. Ve sen bizim ne istedigimiz elbette bilirsin » . Lut aleyhisselamin gücsüzlügüne yavunmasi üzerine«(Melekler) dediler ki: Ey Lut! Biz Rabbinin elcileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kisminda ailenle (yola cikip) yürü. Karindan baska hicbiri geride kalmasin. Cünkü onlara gelecek olan (azap) süphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vâdolunan (helak) zamani sabah vaktidir » . Sedum kavminin helaki sabah vakti geldigi zaman gerceklesti. O sehir'in alti üstüne gecirildi ve üzerlerine taslar yagdirildi. Lut aleyhisselamla olanlar kurtarildi karisi ise belasini buldu. Hz. Lut daha sonra Hicaz havalisine gitmekle emrolundu ve vefatina kadar orada kaldi . Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmustur ki: « On sey vardir ki Lut kavmi onlari yapmis ve o yüzden helak edilmistir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar. Bunlar livata findik gibi taslari sapanla atmak güvercinle (kumar) oynamak def calmak icki icmek (özürsüz) sakal kesmek (emr edilenden fazla) biyik uzatmak islik calmak el cirpmak (erkekler icin) ipek gömlek giymek bir tane de ümmetim ilâve eder ki; o da kadin kadina münâsebette bulunmaktir » ( Râmuz). Baska bir hadis-i serifinde de iki cihan serveri peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) buyurmustur ki: « Benden sonra en korkutugum sey ümmetimin Lut kavminin yaptigini yapmalaridir » (Tirmizi Ibn-i Mâce). Kitab-i Mukaddes'teki cok ve pis yalanlarla dolu Lut aleyhisselamin hikayesi Tesniye bölümünün 13. bâbinin 1-13 noktalarinda ve 19. | |
| | |
| | #10 (permalink) |
| . HZ. ISMAIL (a.s.) Kur'an-ý Kerîm'de adý zikredilen peygamberlerden. Kendisine "Allah'ýn kurbaný" anlamýna "Zebihatullah" da denir. Hz. Ýbrahim'in Hacer'den olan büyük oðludur. Kur'an'da on iki yerde ismi zikredilmekte ve ayný zamanda kendisine vahiy indiði bildirilmektedir (el-Bakara 2/136; Âlu Ýmran 3/84; en-Nisa 4/163). Hz. Ýsmail (a.s)'ýn bir Resul ve Nebi olduðu ümmetine Allah'ýn emirlerinden olan namaz zekât gibi emirleri bildirdiði anlatýlmaktadýr. Ayný þekilde Hz. Ýbrahim ve Hz. Ýshak ile birlikte Hz. Ya'kub (a.s)'ýn ecdadýndan birisi olduðu (el-Bakara 2/133) ve Ýsmail (a.s)'ýn babasý Ýbrahim (a.s) ile birlikte Kâbe'nin temelini yükselten ve O'nun temizliðinden sorumlu kimseler olarak anlatýldýðý görülmektedir (el-Bakara 2/125 ve 127).Hz. Ýsmail Mekke'ye yerleþen Cürhümîlerin çocuklarý ile büyümüþ ve onlardan ok atýcýlýðýný ; öðrenmiþtir. Eslem kâbilesinden bir grup yarýþ için ok atýþýrken Hz. Peygamber (s.a.s) onlara þöyle demiþtir: "Ey Ýsmail oðullarý! Ok atýnýz sizin atanýz da mahir bir ok atýcý idi" (Buhâri Enbiyâ 12). Hz. Ýsmail iyi bir atýcý ve avcýydý. Mekke'nin harem bölgesinin dýþýna çýkarak avlanýr ve avlanmayý ata binmeyi yabani atlarý ehlileþtirip binmeyi çok severdi. Peygamber (s.a.s) "At edininiz! Onu miras olarak alýn ve miras olarak býrakýnýz! Çünkü bu size babanýz Ýsmail'in mirasýdýr" (Ebu'l-Fidâ el-Bidâye ve'n-Nihâye I 192) buyurmuþtur. Hz. Ýsmail Arap dilini çok güzel konuþan fasih bir insandý.Hz. Ýbrahim Allah Teâlâ'nýn emriyle hanýmý Hâcer ve oðlu Ýsmail'i Filistin'den alýp Hicaz'a götürdü. Hz. Ýsmail henüz sütte idi. Kâbe'nin daha sonra inþa edildiði yere yakýn bir yerde büyük bir aðacýn yanýna býraktý. Yanlarýna bir daðarcýk hurma ve biraz su koydu. O zamanlar henüz Mekke þehri kurulmamýþtý her taraf ýssýzdý. Hatta su da yoktu.Hz. Ýbrahim dönüp giderken Hacer "Ey Ýbrahim bizi bu ýssýz ve kimsesiz vadide býrakýp da nereye gidiyorsun?" dedi. Hacer tekrar "Ey Ýbrahim! Bizi burada býrakmaný sana Allah mý emretti?" diye seslendi. Hz. Ýbrahim "Evet Allah emretti" deyince Hacer "Öyleyse Allah bize yeter bizi o korur" diyerek Allah'a tevekkül etti. Ýbrahim Seniye mevkiine gelince Kâbe'nin bulunduðu tarafa yönelerek þöyle dua etmiþtir: "Ey Rabbimiz ben zürriyetimden bir kýsmýný senin mukaddes olan evinin yanýnda ekin bitmez bir vadiye yerleþtirdim. Þunun için ki Rabbimiz (orada) namaz (larýn)'ý dosdoðru kýlsýnlar. Artýk sen insanlardan bir kýsmýnýn gönüllerini onlara meylettir ve kendilerini bazý meyvelerle rýzýklandýr ki (verdiðin nimete) þükretsinler" (Ýbrahim 14/37).Aradan günler geçti. Yanlarýndaki su ve hurma bitti. Etrafta kimseler yoktu çocuk susuzluktan aðlýyordu.Hacer su aramaya baþladý. Safa tepesine çýktý etrafa baktý kimseyi göremedi. Ýndi; koþarak Merve'ye geldi; etrafýna bakýndý kimseyi görmedi. Bir yudum su bulmak için Safa ile Merve arasýndaki bu gidiþ geliþi yedi defa tekrar etti. Yedinci defa Merve'ye çýktýðýnda þimdiki Zemzem kuyusunun bulunduðu yerde bir melek gördü. Ayaðýnýn ökçesiyle yeri eþiyordu. Oradan su çýkmýþtý. Diðer bir rivayete göre çocuk ayaðý ile (veya eli ile) kumlarý eþelemeye baþlamýþ ve oradan bir su çýkmýþtýr. Hacer gelip kana kana içti çocuðuna da içirdi.Hz. Hacer su boþa akmasýn diye gölet yapýp suyu muhafaza etmeye çalýþýyor bir yandan da avuçlarýyla kýrbasýný dolduruyordu. Hz. Peygamber (s.a.s) bunu þöyle anlatmýþtýr: "Allah Ýsmail'in annesi Hacer'e rahmet eylesin! Eðer o Zemzem'i kendi haline býraksaydý da soyu avuçlamasaydý muhakkak ki Zemzem akar bir kaynak olurdu" (Buhârî Enbiyâ 9).Hz. Hacer'in suyu bulmasýndan sonra Mekke vadisinden geçen Cürhümîlerden bir grup vadinin üstünde bir kuþ gördüler. Bu kuþun su olan yerde uçtuðunu bilen Cürhümîler daha önce bu vadide bir su kaynaðý yoktu. Acaba yeni bir su kaynaðý mý bulundu diye içlerinden birisini kontrol için gönderdiler. Suyu haber alýnca gelip su baþýna yerleþmek için Hz. Hacer'den izin istediler. Suda bir hak iddia etmemek þartýyla Hz. Hacer onlara izin verdi. Hz. Ýsmail fasih arapçayý bunlardan öðrendi gençlik yaþýna gelince Cürhümîler içlerinden bir kýzla Hz. Ýsmail'i evlendirdiler. Bu evlilikten sonra Hz. Hacer vefat etti.Hz. Ýbrahim oðlunun durumunu kontrol için Mekke'ye geldi. Hz. Ýsmail'in evine geldiðinde onu evde bulamadý. Hz. Ýsmail'in hanýmý ile aralarýnda þu konuþma geçti: "Ýsmail nerede?" diye sordu. Hz. Ýsmail'in hanýmý; "Rýzýk temin etmek için ava gitti" dedi. "Geçiminiz nasýl?" diye sordu. "Darlýk içindeyiz durumumuz kötü" diye cevapladý.Hz. Ýbrahim; "Kocan geldiðinde selâm söyle kapýsýnýn eþiðini deðiþtirsin" dedi ve gitti.smail avdan dönünce hanýmýyla aralarýnda þu konuþma geçti. Ýsmail (a.s): "Evimize gelen oldu mu?" "Evet yaslý bir adam geldi seni sordu cevap verdim. Geçimimizi sordu "darlýk içindeyiz" dedim".Hz. Ýsmail "sana bir þey tenbih etti mi?" dedi. Kadýn "Sana selâm söylememi istedi ve "kapýnýn eþiðini deðiþtirsin" diye tenbih etti" dedi. Ýsmail (a.s) durumu anladý ve:"O gelen ihtiyar babamdý. Senden ayrýlmamý istiyor artýk evine dön dedi."Böylece Ýsmail ilk eþinden boþandý. Bir müddet sonra Cürhümîlerden baþka bir kýzla evlendi. Ýbrahim (a.s) Mekke'ye geldi. Yine Ýsmail (a.s) ava gitmiþti. Hanýmýyla aralarýnda yukarýdakine benzer þekilde bir konuþma geçti. Ancak kadýn geçimlerinin ve kocasýnýn iyi olduðunu söyledi. Daha sonra Ýbrahim: "Kocan geldiðinde ona selâm söyle kapýsýnýn eþiðini güzel tutsun" dedi.Ýsmail avdan gelince hanýmý olanlarý anlattý. Ýsmail: "O babamdý. Sen de evimin eþiðisin. Seni hoþ tutmamý emrediyor" (Buhârî Enbiyâ 9) dedi.Hz. Ýbrahim zaman zaman Þam'dan gelip oðlunu ve hanýmý Hacer'i ziyaret ederdi. Bir defa rüyasýnda oðlu Ýsmail'i kurban ettiðini görmüþtü. Rüya üç gece aynen tekerrür edince Hz. Ýbrahim durumunu oðluna açýp: "Ey oðulcuðum rüyamda seni kurban ettiðimi gördüm buna ne dersin? dedi. Hz. Ýsmail; "Babacýðým emrolunduðun þeyi yap inþallah beni sabredenlerden bulacaksýn diye cevap verdi" (es-Saffat 37/102).Hz. Ýbrahim ve Ýsmail'in bu teslimiyetini Allah mükafatlandýrdý. Ýsmail'in yerine büyük bir kurbanlýk verdi (es-Saffat 37/107).Ancak Yahudiler Hz. Ýbrahim (a.s)'ýn kurban ettiði oðlunun Hz. Ýsmail deðil Hz. Ýshak olduðunu iddia ederler (bk. Ali el-Muttekî el-Hindî Kenzu'l Ummâl XI 490).Bu konuda bazý zayýf rivayetler varsa da Yahudilerin bu iddialarýnýn asýl sebebi kýskançlýklarýdýr. Halife Hz. Ömer b. Abdülaziz müslüman olan bir Yahudi alimine "Hz. Ýbrahim'in hangi oðlunu kurban etmesi emrolundu?" diye sormuþtu. Bu zat þöyle dedi: "Vallahi Allah Ýsmail'in kesilmesini emretmiþti. Bunu Yahudiler de bilirler. Ancak Yahudiler Araplarý kýskanýrlar. Babanýz Ýsmail'in kurban edilmesi hakkýndaki ilahi emre boyun eðiþi ve sabrýnýn Allah tarafýndan övülmesini çekemezler de bu fazileti kendi atalarý olan Ýshak (a.s)'a vermek isterler" (Taberî Tarih I 138 139).Hz. Ýbrahim'in Mekke'ye yaptýðý bir sefer sýrasýnda Allah tarafýndan Kâbe'yi yapmasý emredilmiþti. Oðlu Ýsmail ile birlikte Kâbe'yi yaptýlar (el-Bakara 2/127; el-Hacc 22/26-27). Ýs mail (a.s) tas getiriyor Ýbrahim (a.s) duvar örüyordu.Babasýnýn vefatýndan sonra Hz. Ýsmail Hicaz halkýna peygamber oldu. Bu husus Kur'an-ý Kerîm'de: "Kitap (Kur'an) da Ýsmail (a.s)'ý de an ki 0 va'dinde sadýk rasûl ve nebî idi. O ehli (kavmi)ne namaz ve zekatla emrederdi ve O Rabbi Teâlâ'nýn yanýnda (söz ve hareketleriyle) makbul idi" (Meryem 19/55-56) buyurulur.Nakledildiðine göre Hz. Ýsmail babasýnýn vefatýndan kýrk yýl sonra 137 yaþýnda vefat etmiþ ve Hacer'in Hicr'deki kabrinin yanýna defnedilmiþtir. Araplarýn el-Musta'rebe grubu Hz. Ýsmail (a.s)'in oðullarýndan çoðalmýþ olup bunlarýn kökü Adnan'a dayanýr.Hz. Ýsmail'in kabri Harem'deki Hicr denilen yerdedir (Ali el-Muttekî el-Hindi Kenzu'l-Ummâl XI 490). | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Peygamberler ! | ...aKibé3t... | İslam ve İnsan | 3 | 28-01-2009 14:08 |
| Kuranda Peygamberler : Hz.Yusuf | Premwaew | İslam ve İnsan | 0 | 27-06-2008 15:04 |
| Kuranda Peygamberler : Hz.Eyyüb | Premwaew | İslam ve İnsan | 0 | 27-06-2008 14:52 |
| Peygamberler HATA yapar mı ? | Navarro | İslam ve İnsan | 1 | 24-01-2008 14:45 |
| peygamberler ve hayatları... | prens_persia | İslam ve İnsan | 2 | 10-09-2007 21:07 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 23:56 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)