| | #1 (permalink) |
| Ravi: Ebu'd-Derda: Resulullah (sav)'ın şöyle dediğini işittim: "Kim bir ilim öğrenmek için bir yola süluk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dâhil etmiş demektir. Melekler ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlarSemavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin abid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar ne dirhem miras bırakırlar ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse bol bir nasip elde etmiştir." Kaynak: Ebu Davud İlm 1 (3641); Tirmizi İlm 19 (2683); İbnu Mace Mukaddime 17 (223)İlim niçin gereklidir? Dini hususlarda ibadetlerin doğru yapılabilmesi Allahın emir ve yasaklarına göre yaşamımızı düzenlememiz açısında ilim şarttır.Peygamber efendimiz (s.a.v)okuma yazma bilmezdi. Kendisine vahiy meleği Cebrail tarafında peygamberliği bildirildikten ve Kuran kendine öğretililikten sonra Kuranın haricinde kendisine bir o kadarı daha verilmiştir.Yani vahiy aracılığı ve miraçla birlikte çok şey öğretilmişti. Ashabı da onun bu ilminden istifade etmiş ve bu ilim nesilden nesil e aktarılmıştır. Müslümanların içinden asırlar boyu kuran ve hadis ışığı altında birçok din âlimi yetişmiştir.Mezhep âlimleri hadis âlimleri tefsir âlimleri fıkıh âlimleri tasavvuf âlimleri bunlardandır.İslam âlimleri Müslümanları aydınlatmak için ilmi çalışmalar yapmış sayısız kıymetli eserler bırakmışlardır.Müslümanlar her dönemde bu eserlerden faydalanmışlar kendi bilgi ve yorumlarına zenginlik katmışlardırDaha önceki ümmetlerde olduğu gibi bu ümmetlerde bölünmeler olmuştur. Hatta geçmiş ümmetlerin 72 fırkaya bu ümmetin ise 73 fırkaya bölüneceğine dair hadis vardır.Peygamberimiz(s.a.v) zamanında olduğu gibi ondan sonrada bazı münafık ve casuslar Müslümanların arasına sızmışlardır. Peygamberimiz (s.a.v)bunların kimliğini biliyordu. Onların kimler olduğunun bazı alametleri vardır. Kuranda ve hadislerde bu konu hakkında açıklamalar vardır. • Genelde ilim meclislerinde ön plana çıkmaya çalışırlar.(bunların Müslümanların kafasını karıştırmak doğru yoldan saptırmak gibi amaçları vardır. Bazen âlimlere dil uzatırlar genelde ise kendilerini müçtehit (içtihat âlimi)gibi göstermeye çalışırlar.Gerçekten imana ve hidayete erişmiş her Müslüman bunların sahtekâr olduklarını anlarlar. • İnsanların içinde dindar görünürler.(bunlar ya Müslümanlardan korkuyordur ya da bir menfaat peşindedirler) • Yalnızken ve kendileri gibileriyle beraberken farklıdırlar. • İslam âlimlerine ve Salih kimselere dil uzatırlar.(amaçları onlara olan güveni sarsmak ve kendi sapık fikirlerini yaymaktır. Bu yüzden İslam âlimlerini önlerinde engel olarak görürler) • Müslümanların liderlerine karşıdırlar.(bunların siyasi ve büyük rant hedefleri vardır. Müslümanların makamlarını sindiremezler) • Müslümanları çelişkiye düşürmeye çalışırlar. • Müslümanların içinde karışıklık çıkarmak için yalan haberler yayarlar. • Allah yolunda fedakârlık yapılması gerektiğinde mazeretler uydururlar. • Bizde Müslüman’ız derler. • Bazı dini hükümleri kendi istikametlerine göre kasıtlı olarak yanlış yorumlarlar. • Bidatler ve hurafeler çıkarmaya çalışırlar. • Müslümanları doğru yolda saptıracak fikirler üretirler. • Hatta kuranı tefsir ve tercüme etmek gibi teşebbüsleri vardır .(günümüzde bunların kimler olduğunu ayırmak çok kolaydır sapkın konuşmaları ve işleriyle hemen tanınırlar)İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Kur'ân hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerini hazırlasın." Tirmizi Tefsir 1 (2951).410 - Yine Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Benim hakkımda da bildiğiniz dışında sözden kaçının. Kim bana bile bile yalan nispet ederse ateşteki yerini hazırlasın. Kim de Kur'ân hakkında re'yi ile söz ederse ateşteki yerini hazırlasın." Ravi: İbnu Amr İbni'l-As: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah ilmi [verdikten sonra] insanların [kalbinden] zorla söküp almaz. Fakat ilmi ulemayı kabzetmek suretiyle alır. Ulema kabzedilir öyle ki tek bir âlim kalmaz. Halk da cahilleri kendine reis yapar. Bunlara meseleler sorulur onlar da ilme dayanmaksızın [kendi reyleriyle] fetva verirler böylece hem kendilerini hem de başkalarını dalalete atarlar." Kaynak: Buhari İlm 34 İ'tisam 7; Müslim İlm 13 (2573); Tirmizi İlm 5 (2654)Onlar meyvelerinden belli olurlar. Onların ağaçlarının meyvesi acıdır. Hıristiyan ve Yahudilerden de buna örnek verilebilir. Hz. İsa dan sonra havariler peygamberlerinden öğrendikleri ile dini yaymak için çalışıyorlardı. Yahudilerden yolları ayrılmıştı. Putperest roma imparatorluğu Yahudi ve Hıristiyanlara baskı yapıyordu. Hıristiyanlar Yahudilerle imparatorluğun arasında kalmıştı. Pavlus adında Yahudi ve aynı zamanda bir roma subayı olan zamanın din ilimlerini( yani Yahudilik paganizm putperestlik yunan mitolojisi ve en son Hıristiyanlık )iyi bilen bir kişi ortaya çıkmış insanlara sapık fikirlerini anlatıyordu. Daha sonra havarilere giderek Hz. İsa nın kendisine göründüğünü görevlendirdiğini iddia ederek havarileri ikna ederek aralarına karışmış sözde Hıristiyan olmuştu. Sapık fikirleri nedeni ile havarilerle sık sık sorun yaşıyordu.Hıristiyanlar arsında ayrılıklar giderek büyümeye başlamıştı. Yahudiler çeşitli yollarla Yuhanna hariç havarileri şehit etmişlerdi. Hz. İsa için( hâşâ) tanrı tanrının oğlu diyenlerle buna karşı Allahın kulu ve peygamberi olduğunu söyleyenler arasındaki tartışmalar giderek derinleşiyordu.Nihayet 3.asrın ilk çeyreğinde roma imparatoru 1. Konstantin siyasi nedenlerle olaya el koydu. Meşhur İznik konseyini topladı. Amacı fetihlerle sürekli genişleyen imparatorlukta etkin bir dini oluşum sağlamaktı. Pavlus un fikirleri onun ve Romalıların putperes inancına benziyordu. Bu fikirlere destek verdi. Yahudilikten paganizm den yunan mitolojisinden ve Hıristiyanlık tan alıntılarla oluşturulan yeni bir din ve inanç sistemi oluşturuldu.Hz. İsa nın (hâşâ)tanrının oğlu ve bizzat kendisi olduğu ilan edildi. Karşıt görüşler yasaklandı ve dışlandı. Hz. İsa ve havarilerin yolunda gidenler zayıf kaldı. Sonuç olarak Hıristiyanlık günümüzdeki şeklini buldu. Bizlerde aynı hataları yapmamalıyız. Kuranın Peygamberimizin(s.a.v) Sahabenin ve İslam âlimlerinin yoluna sahip çıkmalıyız.Bunlara dil uzatanlar bizden değildir. Ravi: Ömer İbnu Abdilaziz: Nakledildiğine göre (Medine valisi) Ebu Bekr İbnu Hazm'a şöyle yazmıştır:"Bak Resulullah (sav)'ın hadisinden ne varsa yaz.Zira ben ilmin kaybolmasından ve ulemanın gitmesinden korkuyorum.Resulullah (sav)'ın hadisinden başka bir şey kabul etme. Âlimler ilmi yaysınlar ilim için (herkese açık yerlerde) halkalar teşkil etsinler ta ki bilmeyenler de böylece öğrensin. Zira ilim gizli kalmazsa helak olmaz." | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| Konu araçları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| LAFI UZATMAK (LAFI UZATMAK nedir? - LAFI UZATMAK anlamı) | Shy | klmn | 0 | 16-02-2009 21:59 |
| uzatmak-uzatmak nedir-uzatmak hakkında | Shy | sştu | 0 | 06-02-2009 14:30 |
| sözü uzatmak-sözü uzatmak nedir-sözü uzatmak hakkında | Shy | sştu | 0 | 18-06-2008 17:08 |
| Peygamber Efendİmİz Zamanİndakİ İslam Ve Bugunku İslam | herseycokguzel | İslam ve İnsan | 1 | 25-11-2007 22:09 |
| Küba'da İSLAM Hızla Yayılıyor... ViVa El İslam | Portillo | İslam ve İnsan | 4 | 04-09-2007 23:26 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 06:00 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)