Peygamber Efendimiz (s.a.s), Uhud Gazvesi'nde ordusunu Uhud Dağı arkalarında kalacak şekilde tanzim etmişti. Sol tarafındaki Ayneyn geçidinde Abdullah Bin Cübeyr'i okçulara kumandan tayin etti ve ona "düşman atlılarını oka tutup üzerimizden defet! durum ister lehimizde ,ister aleyhimizde olsun,sen yerinde sabit kal ki;düşman atlıları arkamızdan,senin bulunduğun tarafdan bize gelmesinler! Ben size haber göndermedikçe,sakın yerinizden ayrılmayın!"diye tenbih buyurdular.
izafet.Com - Peygamber Efendimiz (s.a.v)
Harbin başında ,müslümanlar müşrikleri bozguna uğrattılar.Okçular"İşte düşman yenildi, daha ne bekliyoruz?" dediler.Kumandan Abdullah bin Cübeyr(r.a.),Allah'a ve rasulu'ne itaat etmelerini onlara emir ve tavsiye etti ise de, dinlemeyip gittiler.Ancak on kadar okçu kaldı.Müşrikler,okçuların azaldığını görünce,hemen saldırdılar.
Uhud Gazası müslümanlar için bir imtihan günü oldu.Düşmanlar Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 'e kadar yaklaştılar.Attıkları ok mübarek dişine isbet etti.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yüzünün kanını silerken ,"kendilerini imana davet eden peygamberlerinin yüzünü kana bulayan bir kavim nasıl felah bulur?" buyurunca Al-i imran Suresi'nin 128, ayeti nazil olmuştur.Bu ayet-i kerime şöyle tefsir edilmiştir.(mealen);Ey Resulüm!Sen düşmanlarının hareketlerinden dolayı üzülme,onların hakkında bedduada bulunma, onların haklarında hikmetin gereği ne ise o teclli edecektir.Bu hususta(senin için emirden)onların hakkında takdiredilmiş olan şeylerden (birşey yoktur)bütün işler,bütün meydana gelecek şeyler Allahü Teala'ya aittir.Sen sabret,sen onları uyarmak için,onlar ile mücadele için gönderilmiş bir peygambersin,onların hallerinden sen mes'ul değilsin.Allahu Tealaseni onlara cihada memur ediyor ki onların bir kısmını parçalayıp atsın veya mağlub etsin ve tevbeye muvaffak kılarak,islamiyetle şereflendirerek af buyursun (veya) küfür içinde öldürerek (azap etsin) onlar böyle bir akıbete layıktırlar.Öyle küfürlerinde ısrar edenler azabı hak etmişlerdir." buyurdu.
Resulullah Efendimiz (s.a.v.)'in dişinin kırılması ve mübarek yüzünün yaralanması Ashab-ı Kiram'ın son derece ağrına gitti de "Kureyş müşriklerine beddua etsen" dediler.Resulullah Efendimiz(s.a.v.) "Ben lanetleyici olarak gönderilmedim.Fakat, doğru yola davet edici ve rahmet olarak gönderildim.Allah'ım!Kavmime doğru yolu göster!Çünkü onlar bilmiyorlar!"diyerek dua etti.(sallallahü aleyhi ve ala alihi'S- salatü ve's-selam.)