İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz   Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

58_sivaS

Karış Karış Vatanım kategorisinde 58_sivaS konusu , GENEL BİLGİLER YÜZÖLÇÜMÜ: 28.488 km² NÜFUS: 755.091 (2000) Sivas İç Anadolu'nun doğusunda yer alan Anadolu'daki tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış ve ünlü Kral Yolunun da geçtiği büyük ...


Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Türkiyem > Karış Karış Vatanım

Üye Ol FlashChatBloglar Üye Listesi Forumları Okundu İsaretle
reklam2

 
LinkBack Konu araçları Gösterim Modları
Eski 29-12-2007, 12:15   #1 (permalink)
Post 58_sivaS



GENEL BİLGİLER

YÜZÖLÇÜMÜ: 28.488 km²

NÜFUS: 755.091 (2000)


Sivas İç Anadolu'nun doğusunda yer alan Anadolu'daki tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış ve ünlü Kral Yolunun da geçtiği büyük bir ilimizdir. Sivas tarihi zenginlikleri doğal güzellikleri kaplıcaları ile turistlere ilginç tatil olanakları sunmaktadır

Tarihçe

İlin Adının Tarihçesi: Sivas’a farklı dönemlerde hakim olan devletler şehre kendilerine özgü değişik isimler vermişlerdir. Bunlar; Sebaste Sipas Megalopolis Kabira Diaspolis (Tanrı Şehri) Talaurs Danişment İli Eyalet-i Rum Eyalet-i Sivas ve Sivas isimleridir.

Bu gün kullanılan Sivas isminin kaynağı hakkında ise farklı görüşler bulunmaktadır. Bunların içinden ‘Sebaste’ Sebasteia eski yunancada (Augustus Şehri) ismi Pontus kralı Polemon’un hanımı Pitodoris tarafından verilmiştir. Romalılar Pont Krallığını egemenlikleri altına aldıkları zaman şehrin yönetimini Pont Krallığı’nda bırakmışlardı. Pont Kralının hanımı ise Roma Kralı Augustus’un sevgisini kazanmak ve ona bir şükran ve sadakat ifadesi olmak üzere Yunanca’da Ogüst şehri anlamına gelen “Sebaste” adını verdiği sanılmaktadır. Sebaste’nin zamanla “Sivas”a dönüştüğü ileri sürülmektedir.

Yine diğer bir görüş de bugün “Sivas” olarak kullanılan ismin “Sipas”tan geldiğidir. Şehrin ilk kurulduğu dönemlerde bugünkü şehrin merkezinin bulunduğu yerde büyük çınar ağaçlarının altında üç adet su gözesi (Kaynağı) bulunmaktadır. Bu gözelerden bir tanesi “Allah’a Şükür”ü ikincisi “ana ve babaya saygı”yı üçüncüsü de “Küçüklere sevgi”yi temsil eder. Bu bölgede yaşayan insanlar zamanla bu özelliklerini koruyamayıp yitirince bu üç göze de kurur. Şehrin isminin de “üç göze” anlamına gelen “Sipas”tan kaynaklandığı ve zamanla bugün kullandığımız “Sivas”a dönüştüğü ileri sürülmektedir.

Yazılı Tarih Öncesi: 1927’ den bu yana süregelen kazı ve araştırmalarda saptanan bulgular Sivas’ta Neolitik Dönem’den başlayarak yerleşildiği yolundaki savları güçlendirici niteliktedir. Bölgede Kalkolitik Dönem (M.Ö. 5000-3000) ve ilk Tunç Çağ (M.Ö. 3000-2000) yerleşmelerinin varlığı ise bu dönemlerden kalma çanak-çömlek ev ve kent kalıntılarıyla kesin olarak saptanmıştır. Maltepe Höyüğü kazıları yörede ilk yerleşmenin M.Ö. 2600’lerde başlayıp M.Ö. 2000’lere kadar kesintisiz sürdüğünü göstermektedir.

Yazılı Tarih: Sivas’ın eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuna dair kesin bilgiler mevcut değildir. Bugün şehir merkezi ilçe ve köylerinde yapılan çeşitli Arkeolojik kazı ve araştırmalarda edinilen bilgiler bulunan höyük ve eski şehir harabeleri Sivas’taki yerleşimin tarihin ilk dönemlerinden itibaren başladığını göstermektedir. Bu dönemlere ait yeterli aydınlatıcı araştırmalar yapılmamış olduğundan Sivas’ın tarihini Anadolu’nun büyük bir bölümünü kapsayan Kapadokya tarihi içerisinde incelemek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Bu bakımdan Kapadokya tarihine baktığımızda Sivas’ın M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu yerleşim merkezi olarak kullanıldığını ve eti hakimiyetinin sınırları içerisinde kaldığını görmekteyiz. Etiler döneminde yapılan çeşitli savaşlar Sivas ve çevresinde meydana gelmiş Sivas da bu savaşlardan etkilenerek yakılmış ve yıkılmıştır. Asur hükümdarı Sargon M.Ö. 710 yılında Anadolu içlerine yaptığı bir akında Sivas içlerine kadar gelmiştir. Yine M.Ö. 676 yıllarında Kafkasya’dan İskitler İran’dan Medler Anadolu içlerine kadar uzandılar. Kapadokya bölgesinde Asurlar’a karşı direnecek güç kalmayınca Medler ve Lidyalılar M.Ö. 585 tarihinde Kızılırmak sınır olarak kalmak üzere bir anlaşma yaptılar. Böylece Kızılırmak’ın doğu yakası yani Sivas ve çevresi Medler’e kaldı. Medler’in bölgedeki hakimiyeti fazla sürmedi. Persler M.Ö. 550 yılında Med egemenliğine son vererek Sivas’ı ele geçirdiler. Diğer önemli bir akın da Makedonya Kralı Büyük İskender’in M.Ö. Anadolu’ya yaptığı akınlardır. Büyük İskender ilk olarak M.Ö. 334’de ikinci olarak da iki yıl sonra M.Ö. 332 ‘de iki kez Anadolu içlerine akın düzenlemiş her ikisinde de Sivas’ta hakimiyetini sürdüren Perslerin yönetimine son vermiştir. Geçtiği yerlerde durmayıp Makedonya subaylarından komutanlar bıraktığı için Sivas da bir müddet Makedonyalı subaylardan Sabistes’in yönetiminde kalmıştır. Sabistes kendi zevk ve sefasına daldığından askerlerinin şehri yağmalamasına ve yıkmasına aldırış etmemiştir. Bu duruma dayanamayan halk ayaklanmış tekrar Pers Kralı I. Ariaretes’in egemenliğine girmeyi kabul etmişlerdir. Sonunda Roma Kralı Tiperius M.S. 17’de Sivas ve çevresini ele geçirmiştir. Böylece Sivas Roma İmparatorluğu egemenliğine girmiş ve ‘Eyalet-i Rum” olmuştur.

M.S. (17- 395) yıllarında çeşitli istilalarla karşılaşan Sivas bu dönemde daha çok Roma egemenliğinde kaldıktan sonra M.S. 395’te Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğuna ayrılan topraklar içinde yer aldı. Bu dönemde de uzun süre Sasanlı akınlarından etkilenmiş X.yy’ dan sonra da merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Sebasteia (Sivas) Theması’na bağlanmıştır.

1059’da Anadolu’ya giren Türkmen güçleri ve 1064’te Alp Arslan’ın önünden kaçan Selçuklu Şehzadesi Elbasan Sivas yöresinde kısa süreli etkinlik sağladılarsa da Bölgenin Türk egemenliğine girmesi ancak 1071’ den sonra gerçekleşti. Kısa bir süre Selçuklu etkinliğinde kalan Sivas’ta 1075’te Danişmentli Beyliği kuruldu. 1143’den sonra Danişmentliler arasında baş gösteren taht kavgaları bu beyliğin gücünü kırınca Anadolu Selçukluları’nı yeniden birleştiren I. Mesud 1152’de Sivas’ı eline geçirdi. Anadolu Selçukluları ile Danişmentliler arasında sürekli el değiştiren Sivas 1175’te II. Kılıç Arslan’ca kesin olarak Selçuklulara bağlandı.

II. Kılıç Arslan’ın 1186’da ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırmasıyla başlayan taht kavgaları I. Alaeddin Keykubad’ın 1220’de başa geçmesine değin sürdü. Bu dönemde Anadolu’yu tehdit etmeye başlayan Moğollara karşı etkin önlemler alan Keykubad Sivas’ı da surlarla çevirterek korunaklı duruma getirdi. Yerine geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kötü yönetimi sırasında büyük sıkıntı çeken Türkmen kökenli halk 1240’larda ayaklanarak Sivas’ı yağmaladı. Selçuklu askerlerinin sivilleri sindirmek için seferber olduğunu gören Moğollar Anadolu’yu ele geçirmek üzere harekete geçtiler. Gıyaseddin Keyhüsrev’i 1243’te Kösedağ Savaş’ında yenilgiye uğratan Moğol güçleri Sivas’ı işgal ettiler. Selçuklu Sultanlarının yarattığı karışıklıkların sivil halkı tedirgin etmesini gerekçe gösteren İlhanlı yöneticisi Gazan Han o dönemde Selçuklu tahtında bulunan III. Alaeddin Keykubad’ı Isfahan’a çağırarak 1318’da Anadolu Selçuklu Devletine son verdi.

İlhanlılar’ın Anadolu Valiliğine atanan Timurtaş 1322’de Sivas’ın da içinde bulunduğu topraklar üzerinde bağımsızlığını ilan etti. Bu durum üzerine İlhanlılar’ın üzerine ordu göndereceğini öğrenince de Memlük’lere sığındı. Yerine vekil olarak bıraktığı Eretna bey önce İlhanlılar’ın egemenliğini kabul ettiyse de İlhanlı yönetiminin taht kavgaları ile zayıflamasından yararlanıp kendi özerk beyliğini kurdu.

Eretna Bey’in ölümünden sonra oğlu Gıyaseddin Mehmed’in yaşının küçüklüğünden yararlanan vezirleri ülkeyi aralarında paylaştılar. Bölünerek iyice zayıflayan Eretna Beyliği 1378’de Kadı Burhaneddin’in vezirliğe getirilmesiyle yeniden güçlendi. Kadı Burhaneddin Eretna Beyliği’nde kadılık vezirlik ve naiplik görevleri yaparak edindiği devlet yönetimi tecrübesini Eretna Beyliğini ele geçirerek uygulamıştır. Son Eretna Bey’i Ali Bey’in zevkine düşkün olmasından yararlanarak kendine muhalif olan kişileri birer birer ortadan kaldırmış 1388 yılında Ali Bey’in ölümü üzerine Sivas’ta bağımsızlığını ilan etmiştir. Kendi adıyla anılan Kadı Burhaneddin Devletini kurmuştur. Memluk akınlarına başarıyla karşı koyan Kadı Burhaneddin Timur tehlikesine karşı Osmanlı ve Memlukler’in desteğini sağlamaya çalışırken Akkoyunlu Osman Bey’e yenilerek 1398’de öldürüldü.

Kadı Burhaneddin’in ölümüyle bir iktidar boşluğu oluşan Sivas’ta kentin ileri gelenlerinin isteğiyle Osmanlı egemenliği tanındı. 1400’de Anadolu’ya giren Timur az sayıda Osmanlı askerince savunulan Sivas’ı uzun bir kuşatmadan sonra alarak yakıp yıktı ve geri çekildi. Osmanlılar’ın Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesinden sonra (1402) Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında taht kavgaları baş gösterdi. 1408’de Sivas’ı ele geçiren Çelebi Mehmed 1413’te ülkede duruma egemen olunca Sivas Osmanlı topraklarına katılmış oldu. 1472’de kısa süreli olarak Akkoyunlular’ın eline geçmesi dışında hep Osmanlı egemenliğinde kaldı.

Osmanlı egemenliğinde eyalet merkezi haline getirilen Sivas; Amasya Çorum Tokat kısmi olarak Malatya ve Kayseri illeri Sivas’a bağlı birer sancak olmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde belirtildiği gibi Sivas zamanın en önemli eyaletlerinden biridir. (40 İlkokul 1000 dükkan 18 Han 40 kadar çeşmesi olduğundan bahsedilir.)

COĞRAFYA


İç Anadolu'nun yüksek platoları üzerinde başlayan ve doğuya doğru yükselen il alanı; kuzey doğu ve güneydoğuda dağlık ve sarp bir kesimle son bulmaktadır. Ortalama yükselti 1000 metrenin üzerindedir. İlde Kuzey Anadolu sıradağlarının uzantısı olan Köse Dağları Torosların kuzey kollarından Tecer Dağları ve İncebel Dağları Akdağlar Yama Dağı yer almaktadır. Uzunyayla ve Meraküm platoları ayrıca Kızılırmak Kelkit Çaltı vadileri önemli coğrafi oluşumlardır. Önemli akarsuları Kızılırmak Kelkit Çayı Tozanlı Çayı Çaltı Çayı ve Tohma Çayıdır.

Sivas ilinin büyük bir kesimi yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve karlı geçen karasal İç Anadolu ikliminin etkisinde kalmaktadır. Fakat kuzeyde Karadeniz doğuda Doğu Anadolu yüksek bölge ikliminin etkileri bulunmaktadır.


GiyimKuşamSüslenme

Sivas ve çevresinin gelenek-sel giyim-kuşam genel karakteri ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu illerinin giyim kuşamına çok yakındır.

Kadın ve erkek giyimi diğer illerde olduğu gibi son yıllarda hızlı bir değişime uğramıştır

Geleneksel Erkek Giyimi Özel günlerde de giyilen yöredeki erkek kıyafeti genel olarak başta fes üzerine; ince ak ipekten bağ keten-den yakası düz omuzdan düğmeli işlik ve üzerine kolsuz yele bele şal bağlanır. Pantolon tipindeki zıvga ise kalın kumaştandır. Aksesuar olarak; gümüşten yapılan köstek muska ve saat kullanılır. Ayağa çarık ve yeme-ni giyilir. Çarık ve yemeni içine işle-meli ya da beyaz yün çorap giyilir.

Geleneksel Kadın Giyimi Merkez ilçe dışında kadın giyiminin geleneksel özellikleri yer yer hala korunmaktadır.

Sivas'ın bazı ilçe ve köyle-rinde kadın kıyafetleri farklılıklar gösterir. Genelde giyilenler sırayla; köynek iç saya dış saya şalvar elbise olarak bindallı üç etek dövme giyilir. Üzerine salta cepken önlük bele kuşak veya gümüş kemer başa Bartın yazması pullu fes hindi adlı ince örtü örtülür.

Aksesuar olarak; zevkat tepesi sıra altını hutlama hamaylı şerit altını veya gümüş takılar kullanılır.


Yemek Kültürü


Sivas halk mutfağında çorbalar yemekte ön sırayı alan ve bilhassa yaşlılar tarafından "yürek yağmuru" diye latife yapılan bir yiyecektir. Kış çorbalarının başında gelen peskütan un veya çok az yarma unu ile yoğurdun pişirilmesi ile hazırlanan bir yiyecektir. Yarma yeşil mercimek ve peskütan su ile çorba kıvamında pişirilir. Üzerine soğan yağda kızdırılır ve nane konularak çorbaya ilave edilir (sokaraç). Peskütan çorbası kış günleri-nin lezzetli ve besle-yici bir yemeğidir. Yazın en meşhur çorbası ise pancar çorbasıdır. Diğerleri; kesme çorbası (hamur çorbası) tarhana şalgam patates şehriye mercimek bulgur düğülcek çorbalarıdır. Et yemeklerinin başında sebzeli et yemeği gelir. Önce kızartılarak pişirilmiş etlere patlıcan biber domates konularak hazırlanır. Sebzeli et çarşı fırınlarında tavalarda hazırlanır ve buna "fırına tava vermek" denilir. Sivas kebabı da sebzenin bol bulunduğu yaz-sonbahar aylarında yapılan bir çarşı yemeğidir. Pehli çirli et yaprak sarması lahana sarması dolmalar köfteler kızartma köftesi (kadınbudu köfte) sulu köfte (bulgurlu köfte) mirik köftesi (etsiz) yahni ve mıhlamalar diğer yemeklerimizdir. Sebze yemekleri içinde kabak yemekleri (kavurması sütlü kabak üzümlü kabak) şalgam kavurması ve yemeği patates tiritlisi baharda kırlarda kendiliğinden yetişen bir bitki olan madımakla yapılan yemekler önem taşırlar. Sofralarımızın vazgeçilmez ye-meği olan pilav için "ekmek hazır pilav vezir" denilmiştir. Bulgur pirinç kus-kus erişte pilavları değişik lezzet ve görünümde olan çeşitler olarak sofrada yerlerini alırlar. Hoşaflar ve bayram çorbası pilavların yanında sofraya getirilir.


Yapmadan Dönme
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifasını görmeden
Sivas Gökmedrese Çifte Minareli Medrese Buruciye Medresesi Şifaiye Medresesini gezmeden
Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesini gezmeden
Gürün Şuul Vadisini gezmeden
Gürün Gökpınar Gölü’nü görmeden
Kangal Balıklı Kaplıca’yı görmeden
Kangal Köpeğini görmeden
Koyulhisar Yaylalarına çıkmadan
Zara-İmranlı balını satın almadan
Sivas Halısı ve Kilimini almadan
Sivas bıçağını almadan
Sivas ağızlık ve kalemini almadan
Sivas Gümüşünü almadan

Dönmeyin






Umßrella kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-05-2008, 21:01   #2 (permalink)
Standart

SÜPER ŞEHİR GÜNÜLLERİN ŞEHRİ
largatil kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-07-2008, 13:50   #3 (permalink)
Standart Cevap: 58_sivaS

6 senenm geçtii güsellll şehirdi dahada güselleşmişşşşşşşş
white_7_tower kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-07-2008, 13:56   #4 (permalink)
mia
Standart Cevap: 58_sivaS

memlekett işte ya
mia kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-07-2008, 14:43   #5 (permalink)
Standart Cevap: 58_sivaS

arkdşlar şmdi dha da gsl oluo çevre düzenlemesi yaplyo yoğn bi şeklde
öle işte xD
jesica kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Bookmarks
Etiketler
sivasa özgü yemekler ve görüntülerkral yolunun geçtiği yerlersivasın neyi meşhursivasın çorbalarısivasın geleneksel yemekleri,sivastaki nüfus degişim grafigiSİVASIN DOĞAL GÜZELLİKLERİsivasın eskı kıyafetlerimedlersivasın meşur yerleri

58_sivaS

Karış Karış Vatanım kategorisinde 58_sivaS konusu , GENEL BİLGİLER YÜZÖLÇÜMÜ: 28.488 km² NÜFUS: 755.091 (2000) Sivas İç Anadolu'nun doğusunda yer alan Anadolu'daki tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış ve ünlü Kral Yolunun da geçtiği büyük ...

Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Forum Seç


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 03:34 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
izafet öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin. UslanmaM | TEKplatform | Cep Telefonu | Web Hattı | Tedavin | araba | sagopa kajmer -