İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz   Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

Metafizik - Bilimkurgu - Mitoloji kategorisinde Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev konusu , Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev Eurystheus Herakles'in geldiğini duyunca onun iktidarını elinden alacağını sanarak askerlerine Herakles'in Mykenai surlarından içeriye alınmaması emrini verdi. Herakles önüne çıkan engelleri kaldırarak saraya girince Eurystheus ...


Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > Metafizik - Bilimkurgu - Mitoloji

Üye Ol FlashChatBloglar Üye Listesi Forumları Okundu İsaretle
  reklam2 

 
LinkBack Konu araçları Gösterim Modları
Eski 17-11-2008, 10:26   #1 (permalink)
şerit Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

Eurystheus Herakles'in geldiğini duyunca onun iktidarını elinden alacağını sanarak askerlerine Herakles'in Mykenai surlarından içeriye alınmaması emrini verdi. Herakles önüne çıkan engelleri kaldırarak saraya girince Eurystheus kaçıp saklandı ve Herakles ile Pelops aracılığı ile konuştu. Eurystheus Herakles'in kendi isteği ile onun emri altına girmesinden hoşlanmadı. Onu başaramayacağı işlere göndermeyi planladı. Eurystheus Pelops aracılığı ile ilk emrini verdi. Herakles'in başarmak zorunda olduğu bir görevi vardı ama Eurystheus'un bir şartı vardı. Herakles işlerini başarıp ürünlerini getirdiğinde bunları şehrin kapısına bırakacak içeriye sokmayacaktı. Eurystheus Herakles'ten saklanmak için tunçtan bir küp yaptırmış içine sığınıyor ve Pelops aracılığıyla Herakles'le konuşuyordu. Eurystheus ilk iş olarak Argolis ormanlarında etrafa büyük korku ve dehşet saçan kimsenin avlayamadığı korkunç Nemea Arslanının derisini getirmeliydi.

1. Nemea Arslanı'nın Postu



Nemea Arslanı Typhon'un oğlu olan Orthros'un oğlu olan bir canavardı. Anası canavar Ekhidna idi. Nemea Arslanı Ay tanrıçası Selena'nın elinde büyümüştü. Selene ise arslanı sonra Hera'ya vermişti. Hera onu Nemea bölgesinde serbest bırakınca canavar oradaki sürüleri kırıp geçirmeye etrafa korku salmaya başlamıştı. Bir eline okunu bir eline zeytin ağacından kesip yaptığı ve hiç yanından ayırmadığı topuzunu alan Herakles sürüleri ve insanları katleden bu iri arslanı önce kolay avlayacağını düşündü. Oklarınınderisine işlemediğini görünce kalın budaklı sopasıyla hayvanı inine kadar takip etti. Arslan iki çıkışlı bir mağarada yaşamaktaydı. Herakles çıkışlardan birisini büyük taşlarla kapadı diğerinin girişinden elinde sopasıyla içeriye girdi. Arslan ile içeride bir süre oyalandı. Sonunda elindeki sopanın kalın tarafıyla hayvanın kafasına kuvvetli bir darbe indirebildi. Darbeyle sopası kırıldı arslan daha sonra Herakles'e saldırdı. Kuvvetli kollarıyla arslanı boğan Herakles daha sonra arslanın derisini yüzmeye niyetlendi. Ne elindeki ok uçları ne bıçağı hayvanın derisine işlemiyordu. Hayvanın kendi pençelerini kullanarak postu deldi ve yüzmeyi başarabildi. Bu postu güneşte kuruttuktan sonra üzerine ok atışları yaptı. Oklarının işlemediğini görünce postu üzerine giydi. Arslanın kafasını da miğfer olarak başına geçirip Eurystheus'a postusunmak üzere yola koyuldu.Herakles postu Mykenai'ye getirdi. Eurystheus böylesi bir canavarı öldürebilecek olan Herakles'ten öyle çok korktu ki ona şehrin içine girmeyi yasakladı. Zeus eşine ait olan bu arslanın hatırasını yaşatmak için onu alıp takımyıldızlar arasına koydu. Eurystheus ok işlemediğini bilmediğinden postu Herakles'e bıraktı. Herakles'e ikinci ve daha zor bir iş vermeye karar verdi. Herakles bu postu uzun yıllar boyunca üzerinden çıkarmadı.

2. Lerne Hydra'sının Öldürülmesi



Lerne Hydrası Nemea Arslanı gibi Ekhidna'dan doğma bir canavardı. Nemea Arslanının babası Typhon'un oğluydu ama Lerne Hydrasının babası direkt Typhon'du. Bu Typhon canavarı uzun süre önce tanrıların tanrısı Zeus'u bile etkisiz duruma getirebilmişti. Hydra Herakles'i sınamak üzere Hera tarafından özel olarak söylendiğine göre onu Amymone ırmağının kaynağının yanındaki bir çınarın altında yetiştirdi. Hydranın pekçok başı vardı uyurken nefesi bile öldürücüydü. Herakles yeğeni İolaos ile birlikte gidip bu canavarı bataklıkta buldu. Öldürebilmek için alevli oklar kullanmaya niyetliydi. Okların bir işe yaramadığını görünce kavisli bir kılıçla (harpe) kafaları tek tek kesmeye başladı. Kesilen kafaların yerine iki kafa birden çıktığını görünce kestikten sonra ateşle eti dağlamayı düşündüler. Hera büyüttüğü canavarın sonunu zorlaştırmak amacıyla hydraya yardım için dev bir yengeç gönderdi. Yengeç kahramanın topuğunu ısırınca Herakles kızdı ve yengeci ezerek öldürdü. Bu yengeç Herakles'in acı çekmesine sebep olduğu için Hera tarafından göklere çıkarılarak takımyıldız yapıldı. Herakles yengeci öldürdükten sonra tekrar hydraya döndü ve kafaları kesmeye devam etti. Sonunda kafalar kesile kesile en ortadaki kafa hariç hepsi bitti. İphikles yenileri çıkmasın diye kesik yerleri dağladı. Son kalan ortadaki kafa ölümsüzdü. Herakles buna rağmen kafayı kesmeyi başardı. Kafa kesildiği halde ölümsüz olduğundan canlıydı. Herakles kafayı önce toprağa gömdü sonra da üzerine de kocaman bir kaya yerleştirdi. Hydra'nın kesik yerlerinden akan kanlar orada irili ufaklı birikintiler oluşturmuştu. İphikles ile birlikte bu zehirli kanla oklarının ucunu zehirli hale getirmeyi düşündüler. Herakles oklarının ucunu bu birikintileri oluşturmuş hydranın zehirli kanına batırarak onları zehirli hale soktu. Bu oklar daha sonra ona pekçok yerde işine yarayacaktı (Philoktetes bu oklarla Paris'i öldürecek ve Truva'nın alınmasını sağlayacaktır). Herakles Mykenai'ye döndüğünde Eurystheus bu görevi başarısız saydı. Çünkü ikiz kardeşi İphikles ona yardım etmişti. Bu yüzden onu yeni bir işle sınamak istedi. Ama bundan böyle İphikles onunla birlikte gitmeyecekti.

3. Tunç Ayaklı Keryneia Geyiğin Yakalanması



Eurystheus'un yerine getirilmesini emrettiği üçüncü görev Artemis'e ait olan ve yakalanması imkansız kutsal Keryneia geyiğinin yakalanıp canlı olarak getirilmesiydi. Artemis birgün dolaşırken 5 geyik yavrusu bulmuştu. Bunların dördünü kendi arabasına koşmak için seçip beşincisini de Hera'nın emriyle Herakles'i sınamak üzere Keryneia dağında serbest bırakmıştı. Boynuzları altın kaplı ve bir boğa kadar iri olan geyiklerden bu beşincisi kutsal sayıldığından avlamak yasaktı. Çok hızlı koşmasıyla ünlü bu dişi geyiği yakalamak için Herakles Keryneia dağına geldi ve geyiği kovalamaya başladı. Tam bir yıl peşinde koştuğu halde onu yakalayamadı. Geyik kaçarak Artemision dağına geldi. Daha sonra iyice kuzeye Hyperborea bölgesine gitti. Geyik burada yorularak gerisin geriye döndü ve Arkadhia'daki Ladon ırmağını geçerek karşıya kaçmak isterken Herakles'in zehirsiz uçlu bir okuyla hafifçe yaralandı. Geyik bir uç kısma geldi suya atlamak için kararsızlık yaptı. Herakles tam bu anda onu yakalayabildi ve ayaklarını bağlayıp sırtına vurdu. Arkadhia'ya dönerken yolda Artemis ile Apollon'a rastladı. İki tanrı Herakles'e geyiği okla neredeyse öldüreceği yüzünden hem de kendilerine ait malı çalmakla suçladılar. Herakles sorumluluğu Eurystheus'a yıkarak onun verdiği görevden bahsederek kurtuldu. İki tanrı ilerlemesine böylece izin verdiler. Herakles geyiği getirip Eurystheus'a verdi.

4. Eurmanthos Dağı'nın Yabandomuzu'nun Getirilmesi




Eurystheus'un Herakles'e verdiği dördüncü görev Erymanthos bölgesinde yaşayan ve etrafa zarar veren iri yabandomuzunun getirilmesiydi. Eurystheus bu sefer işi zorlaştırmak için hayvanın canlı olarak getirilmesini istedi. Herakles bölgeye gidip hayvanın peşine düştü. Domuz gidip inine sığındı ve dışarı çıkmadı. Herakles bağırarak onu korkuttu ve dışarı çıkmasını sağladı. Onu dışarıda yakalayamayınca kuzeye doğru sürüp karlarla kaplı bölgeye getirdi. Hayvan karın içinde yorulunca onu yakaladı ve omzuna vurup Mykenai'ye getirdi. Sırtında Nemea Arslan'ının postu olduğundan domuzun iğrenç sert ve sivri kılları derisine etki etmedi.
Dönüş yolunda kentauros Pholos'un konuğu oldu. Yasak şaraptan içerek diğer kentaurosların kendilerine saldırmalarına sebep oldular. Herakles hepsini tepeledi ama zehirli okuyla arkadaşı Kheiron'un yaralanmasına sebep olunca çok üzüldü. Kheiron ölümsüzlüğünü Prometheus'a verince ölebildi. Üzgün Herakles omuzunda domuz canlı olduğu halde Eurystheus'un sarayının önüne geldi Eurystheus ise herzamanki gibi tehlike anında sığındığı tunç küpün içine sığındı ve Pelops aracılığıyla başarıyı kabul etti.

5. Kral Augeias'ın Ahırlarının Temizlenmesi ve İphikles'in ölümü



Kral Augeias Helios'un oğlu olup Peloponisos'ta bir Elis kralıydı. Babasından kalma pekçok sürüsü vardı. Ahırlarında biriken gübreleri yıllarca kaldırtmayı ihmal ettiğinden topraklar gübrelenemiyor ve ülkeyi verimsizliğe itiyordu. Eurystheus bu pis iş için hem de onu küçük görmek amacıyla Herakles'e görev verdi. Herakles gelip Augeias'la konuştu ve görevinden bashetti. Augeias işe çok sevindi. Herakles bu iş için Augeias'la bir anlaşma yaptı. Eğer tüm ahırları bir günde temizlerse krallığının yarısı Herakles'in olacaktı. Kral şartı kabul edince Herakles işe koyuldu. İlk iş olarak Herakles Alpheios ve Peneios ismindeki iki nehrin yataklarında akmasına iri taşlarla engel oldu. Nehirleri bir araya getirerek ahırların olduğu yere yöneltti. Gübreler hızla akan nehir suları ile ahırlardan kısa sürede temizlendi. Ama kral kararlaştırılmış olan ücreti ödemeyi rededince Herakles duruma kızdı. Augeias üstüne üstlük Herakles'i krallığı Elis'ten de kovdu. Herakles bunun öcünü almak için Arkadhia bölgesine gidip gönüllülerden bir ordu topladı. Augeias ise kendi birliklerinin başına yeğenleri Molinoid'leri ve Eurytos ile Kteatos'u geçirdi. Bunlar Herakles'in ordusunu yendiler ve Herakles'in ikiz kardeşi İphikles'i de öldürdüler. Herakles ikiz kardeşinin kaybı için çok üzüldü ve Augeias'tan öcünü almak için fırsat kollamaya başladı.
Bir süre sonra 3. Isthmia Şenlikleri düzenlendi ve Elis'liler bu şenliklere kendilerini temsil etmek üzere Molinoid'leri gönderdiler. Herakles Kleonai'de pusu kurup bunları öldürdü. Ardından kralı tepelemek için Elis'e bir saldırı düzenledi. Bu kez şehri alıp kralı öldürdü. Bu seferden sonra Herakles Olympia oyunlarını tertipledi ve Olympia'daki kutsal kapalı alan olan Altis'i kurdu. Herakles daha sonra Mykenai'ye döndüğünde Eurystheus ücret karşılığı olarak ahırları temizlemesinden haberi olduğunu söyleyerek görevi iptal etti saymadı.

6. Stymphalos Gölü Kuşları'nın Yokedilmeleri




Arkadhia'da Stymphalos gölü kıyılarında ormanlarla sık bir bölgede yaşayan kuşlar vaktiyle bir kurt istilasıyla kuzeydeki ülkelerinden kaçarak buraya sığınmışlardı. Burada büyük miktarda üreyerek orman ve çevresi için büyük bir afet haline gelmişlerdi. Tarlalardaki ürünlere musallat oluyorlar insanlara bile saldırıyorlardı. Eurystheus bu sebeple bu kuşların ortadan kaldırılmasını emretti. Bütün güçlük kuşları sığındıkları sık ormanlık bölgeden çıkarabilmekti. Bunu sağlamak için Herakles Athena'ya danıştı. Demircilerin tanrısı Hephaistos vaktiyle tunçtan yapılma keskin bir ses çıkaran bu zilleri Athena'ya vermişti. Athena bunları Herakles'e verdi. Herakles bu zilleri çalarak kuşları korkuttu. Ormandan dışarı uçarak kaçan kuşları oklarıyla birer birer hakladı. Bazı mitologlara göre bu kuşlar insan etiyle besleniyordu. Gagaları son derece sertti ve sivri uçlu tüylerini düşmanlarına ok gibi atma yetenekleri vardı. Eurystheus Herakles dönünce görevi saymamazlık yapmadı bu kez. Athena'dan yardım aldığını bilmiyordu.

7. Girit Boğası'nın Getirilmesi




Girit Boğasının kökeni hakkında iki efsane vardır. Bazılarına göre Zeus Europe'yi çok beğenmiş ve Tyr ya da Sidon kumsalında ona yaklaşabilmek için beyaz bir boğa kılığına girmişti. Bu şekliyle kızın ayaklarının dibine yatınca kız önce korktu sonra cesaretlenip hayvanı okşadı sonra sırtına bindi. Boğa ayağa kalkıp denize koşmaya başlayınca Europe çığlıklar atarak boynuzlara tutunmaktan başka birşey yapamadı. Zeus yüzerek Europe'yi Girit'e getirdi. Zeus orada Gortyna'da bir çınarın gölgesinde kızla birleşti. Zeus bu aşkın anısına o ağacın yapraklarının hiç dökülmemesi ayrıcalığını tanıdı. Europe Zeus'a 3 oğul verdi (Sarpedon Radamanthys ve Minos). Zeus da Europe'ye 3 armağan sundu (Europe'yi koruması için Hephaistos'a özel yaptırdığı Girit'teki dev robot Talos avını hiçbir zaman kaçırmayan bir köpek ve hedefinden hiç şaşmayan bir mızrak). Zeus daha sonra şekline girdiği boğayı takımyıldızları düzenleyerek burç yaptı.
Bazılarına göre Pasiphae'nin aşık olduğu hayvandır. Efsaneye göre Zeus'un oğlu Minos Girit tahtı üzerindeki hakkını kanıtlayan bir işaret istemektedir. Bunun için Minos Poseidon'a bir adak adayarak denizden bir boğa çıkarmasını istemiştir. Amacı bu boğayı Poseidon'a keserek kurban etmektir. Poseidon Minos'un bu ricasını yerine getirdi ama Minos boğanın güzelliğine kapılarak onu kurban etmedi ve sürülerine katmayı tercih etti. Poseidon da ceza olarak bu kocaman boğayı delirtti. İlave olarak Poseidon Minos'un karısı Pasiphae'yi deli boğaya aşık etti (Helios'un Aphodite ile Ares arasında olan gizli aşkını Hephaistos'a ihbar ederek bu ikisinin yataktayken Olympos tanrılarının tamamı tarafından basılıp Aphodite'nin rezil olması sonucu kadından intikam için bu sapık aşkın kadına verildiği de söylenir). Pasiphae boğa ile çiftleşmek için dayanılmaz bir ihtiras duyuyordu ve bu sıkıntısını hünerli Daidolos'a söyledi. Daidolos onun için tahtadan bir düve (doğurmamış genç inek) maketi yaptı. Bu maket o kadar gerçekçi oldu ki boğanın ilgisini çekti. Pasiphae maketin içine girdi ve çiftleşme böylece gerçekleşebildi. Bu birleşmeden hamile kaldı ve yarı insan yarı boğa bir varlık olan Minotauros meydana geldi. İleride Theseus tarafından labirentte öldürülen boğadır bu. Poseidon'un delirttiği baba boğa ise bu çiftleşmeden sonra Girit adasını altını üstüne getirmeye devam etti. Eurystheus Girit'i mahveden bu azgın boğayı canlı olarak tutup getirmesi görevini Herakles'e verdi.
Herakles Girit'e gidip Minos'tan yardım ve izin istedi. Minos yardıma yanaşmadı ama tek başına yakalamasına ses çıkarmadı. Herakles çıldırmış durumdaki boğayı bir yerde sıkıştırıp elleriyle yakaladı ve onunla birlikte Mykenai'ye döndü. Hayvanı Eurystheus'a verdi. Eurystheus bu hayvanı Hera'ya adamak istedi. Hera Herakles adına sunulan bu kurbanı kabul etmedi ve boğayı serbest bıraktırdı. Boğa serbest kalınca kaçtı Argolis'i katedip Korinthos'tan geçti ve Attike'ye ulaştı. Burada meşhur Marathon ovasına yerleşti ve etrafa zarar vermeye başladı. Herakles'i kendine örnek alan Theseus bu boğayı yakalayarak zincire vurdu. Boğayı Delphinios'a götürerek Apollon'a kurban olarak sundu.

8. Diomedes'in Atlarının Getirilmesi




Diomedes savaş tanrısı Ares'in oğlu olup Trakyalıların kralıydı. Ağızlarından alevler çıkan esrarengiz dört ata sahipti. İsimleri Podargos Lampon Ksanthos ve Deinos olan bu atlar insan etiyle besleniyorlardı. Diomedes ülkesinden gelip geçen yabancıların büyük bir kısmını atlarına yedirmekle ünlüydü.
Eurystheus bu atları alıp getirmesini ve Diomedes'in katliamlarına bir şekilde son vermesini Herakles'e emretti. Böylece Eurystheus hem bu kötü adetten o ülkeyi kurtaracak hem de atlara sahip olacaktı.
Herakles birkaç arkadaşıyla yola çıktı ve Tesalya'ya geldi. Konaklamak için Admetos'un sarayına geldiler. Admetos Herakles'in yakın arkadaşıydı. Herakles arkadaşını üzgün bulmuştu. Sebebini sorduğunda ise Admetos Herakles'e birşey söylemedi. Kral eşi Alkestis'i kaybetmişti. Alkestis İason'un babası kral Pelias'ın kızıydı. Alkestis'in ölümü biraz tuhaftı. Zeus Apollon'un oğlu Asklepios'u öldürmüştü. Apollon öc almak için Zeus'un yardımcıları Kyklopları yoketmişti. Zeus Apollon'a ceza olarak onu yeryüzüne sürmüş ve bir sene Admetos'un hizmetinde uşaklık yapmaya mecbur etmişti. Apollon Admetos ve Alkestis ile dost olmuştu. Apollon karı kocanın kendisine gösterdiği yakın ilgiye karşılık kader tanrıçaları Moira'lardan öğrendiği bilgileri Admetos'a öğretmişti. Admetos'un kader ipliği kopmak üzereydi. Admetos bunu öğrenince Apollon'a henüz ölmek istemediğini söylemişti. Apollon da kader tanrıçalarıyla konuşmuş ve ipliğin kesilmesini biraz geciktirmişti. Admetos kendisinin yerine ölecek birisini bulursa ölecekti. Bunu duyan Admetos anne babasına koştu ve içlerinden birinin kendisi yerine ölmeye istekli olup olmadıklarını sordu. Cevap olumsuzdu. Üzgün Admetos'u gören kraliçe Alketos ona neden üzgün olduğunu sordu ve cevabı duyunca "ben senin yerine ölürüm" dedi. Kader tanrıçaları kadının ipliğini kestiler ve Alketos öldü. Admetos ise fedakar eşini kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyken Herakles çıkagelmişti. Herakles "kim öldü?" diye sorunca da Admetos "hizmetçilerimden biri öldü" dedi. Admetos hizmetçilerini çağırıp Herakles'i sarayın uzak odalarından birine götürmelerini istedi. Böylece kahraman ağıtları ve ağlamaları duyup rahatsız olmayacaktı. Herakles odasında yiyip içmeye başladı. Ama hizmetçilerin tuhaf davranışlarından kuşkulandı ve birini tutup sorguya çekti. Alkestis'in öldüğünü öğrenince de "aziz dostum acılar içerisinde kıvranırken ben burada oturup tıka basa yedim şarap içip neşelendim şarkı söyledim" deyip yine suçu üstüne aldı. Herakles kalkıp Hades'e gitti. Alkestis'i her zamankinden daha güzel ve genç olarak orada buldu. Persephone kendi rızasıyla Alkestis'i Herakles'e verdi ve Herakles Alkestis'le birlikte Admetos'un sarayına döndü. Admetos ise karısının cenaze töreninden yeni dönmüştü. Admetos karısının ölüler düyarından geri geldiğine önce inanmadı. Sonra Herakles'e teşekkür etti. Herakles onuruna büyük bir ziyafet tertipledi. Herakles arkadaşlarını alarak Diomedes'in atlarını getirmek üzere yola devam etti.
Herakles arkadaşlarıyla Trakya sahillerine geldi. Atlara bakan hizmetçileri kovaladı çoğunu zararsız hale getirdi. Diomedes'i yakalayarak tunç yemliklere attı. Böylece Diomedes'i kendi atlarına yedirmiş oldu. Atlar sahiplerini yedikten sonra sakinleştiler Herakles onları çözdü ve gemisine bindirmek üzere kıyıya getirdi. Kıyıda hayvanları savunmaya ve ölü krallarının intikamını almaya gelen yerliler Herakles ve adamlarına saldırdılar. Herakles kısrakların gözetimini Abderos isimli arkadaşına devrederek yerlileri kovalamaya başladı. Kısraklar aniden koşmaya başlayınca Abderos'u sürükleyerek öldürdüler. Herakles yerlileri halletikten sonra atları bulup gemiye bindirdi. Arkadaşının hatırası yaşasın diye orada bir şehir kurarak şehre Abderos ismini verdi. Herakles atları Eurystheus'a getirdi. O da bunları Hera'ya verdi. Bu kısrakların soyundan gelenler Büyük İskender zamanında bile varlıklarını sürdürüyorlardı.

9. Amazon Kraliçesi Hippolyte'nin Kemerinin Getirilmesi




Herakles Eurystheus'un kızı Admete'nin isteği üzerine Amazonlar kraliçesi Hippolyte'nin kemerini ele geçirmek için Amazon'ların ülkesine gitti. Bu kemer söylentiye göre Ares'e aitti. Ares bu kemeri Hipployte'ye kendi kavmi üzerindeki iktidarının sembolü olarak vermişti. Herakles birkaç gönüllü arkadaşıyla birlikte tek bir gemiyle yola çıktı ve birçok maceradan sonra Amazon'ların ülkesine vardı. Burada Amazon'lar konuklarını çok iyi karşıladılar. Özellikle kraliçeleri konuklarına türlü ikramlarda bulundu. Herakles gelişlerinin amacını açıklayınca kraliçe Hippolyte kemerini vermeye memnuniyetle razı oldu. Durumu izleyen Hera Herakles'in görevini başarmasını istemediğinden bir amazon kadını kılığına girerek kavga çıkardı. Kavga giderek daha büyük boyutlara ulaştı. Herakles istemeyerek Hippolyte'yi öldürmek zorunda kaldı. Herakles yine başından türlü maceralar geçerek Mykenai'ye ulaştı ve kemeri Eurystheus'a ulaştırdı.

10. Geryoneus'un Sığırları



Khrysaor'un oğlu Geryoneus'un Erythia adasında çobanı Eurytion'un bakımında muazzam sığır sürüleri vardı. Eurytion'un yanında ona yardımcı olarak canavar köpek Orthros (Typhon ile Ekhidna'dan doğma) bulunuyordu. Oradan çok uzak olmayan bir yerde Hades'in çobanı Menoites bu tanrının sürülerini otlatıyordu. Eurystheus Herakles'ten Geryoneus'un sürülerini alıp getirmesini emretti. işin güç kısmı Okeanos'u geçmekti. Herakles sorunu çözmek için Güneş'in Kupa'sını ödünç aldı. Bu kupa Güneş'in her akşam Okeanos'a vardıktan sonra dünyanın doğusundaki sarayına dönebilmesi için kullandığı büyük bir içi boş altın kayıktı. Güneş kupasını önce vermek istemedi. Kahraman Libye çölünden geçerken sıcaktan o kadar rahatsız oldu ki Güneş'i oklarıyla tehtid etti. Güneş Herakles'in bu cüreti karşısında çok şaşırdı. Herakles Okeanos'u geçecek kadar kupayı ödünç istemesi şartıyla ok atmayacağına söz verince Güneş razı oldu. Herakles kupaya binip Okeanos'a açıldı. Okeanos Hera'nın araya girmesiyle dalga yaparak kupanın içindeki Herakles'i sınamak istedi. Herakles çıkan dalgalara sinirlenip okuyla üzerinde bulunduğu Okeanos'u tehdit etti. Okeanos Zeus'un oğlundan korktu ve deniz yatıştı. Sonunda Herakles Erythia'ya vardı. Orthros onu görür görmez hemen üzerine saldırdı. Herakles canavar köpeği zeytin ağacından yaptığı yeni gürzü ile öldürdü. Köpeğin yardımına koşan çoban Eurytion'u da tepeledi. Sonra sığırlarla birlikte dönüş yoluna çıktı. Olup biteni gören Hades'in çobanı Menoites koşarak Geryoneus'a olan biteni anlattı. Hemen oraya gelen Geryoneus Anthemos ırmağı kıyısında Herakles'e yetişip ona saldırdı. Herakles zehirli bir okla Geryoneus'u öldürdü. Herakles sürü ile birlikte kıyıya doğru ilerlerken Korinthos bölgesinde yaşayan dev Alkyoneus'la karşılaştı. Alkyoneus iri taşlar atarak Herakles'i kızdırdı. Herakles (Athena'nın da yardımıyla) gürzü ile devi öldürüp yoluna devam etti.
Marsilya ile Rhone vadisi arasındaki Liguria'da çok sayıda yerlinin hücumuna uğradı. Oklarıyla bunların büyük çoğunluğunun hakkından geldi. Cephanesi tükenince de yerde taş aradı. Yerde aksi gibi taş bulunmuyordu. Çareyi Zeus'a yalvarmakta buldu. Zeus gökyüzünden taş yağdırdı. Herakles bu taşları fırlatmaya başlayarak düşmanı bozguna uğrattı. Yine Liguria'da Poseidon'un oğulları Mebion ve Derkynos isimli iki haydut Herakles'in sürüsünü ele geçirmeye kalkıştı. Herakles onları öldürdü. Roma'nın yükseleceği Latium bölgesinden geçerken sürülerini müstakbel Forum Boarium yerinde otlamaları için serbest bıraktığı bir sırada 3 başlı Cacus ile dövüşmek zorunda kaldı. Cacus 4 inek ve dört öküzü habersiz alıp mağarasına saklamıştı. Hayvanlar yerlerini böğürerek belli ettiler. Herakles Cacus'u gürzüyle altetti. Calabria'da Region'dan geçerken boğalarından birisi kaçıp İtalya'yla Sicilya'yı ayıran boğazı yüzerek geçti. Kaçan boğa Elymeler ülkesinde Eryks adasına ulaştı. Afrodite ile Poseidon'un oğlu olan Eryks kaçan boğayı elde etmek için boğasını almaya gelen Herakles'le çarpıştı. Eryks öldü. Herakles krallığı oranın yerlilerine bıraktı. Yıllar sonra Herakles'in soyundan gelen Lakedaimonlu Dorieus oraya gelip krallığı ele geçirecekti. İonia denizinin Hellen kıyılarına gelindiğinde sürüler Hera tarafından gönderilen sığırsineklerinini hücumuna uğradı. Hayvanlar azıp Trakya dağlarının yan kolları üzerine dağıldılar. Herakles çeşitli yönlere gruplar halinde dağılan hayvanları toplamak için arkadaşlarıyla birlikte çok uğraştı ve zaman harcadı. Ancak bir kısmı eksik olarak sürüyü toplamaları haftalarını aldı. Gerisi dağlarda vahşi olarak kaldılar. Skythia ovalarında halen serseri halde dolaşan yabani sığırların bunların soyundan geldiği söylenir. Herakles hayvanları kovalarken Strymon ırmağı yolunu kesti. Herakles işini zorlaştıran ırmağı lanetledi ve içini kayalarla doldurdu. Bu yüzden o vakte kadar içinde irili ufaklı teknelerin dolaştığı ırmak seyir için imkansız bir sel yatağı halini aldı. Nihayet kıyıya gelince hayvanları kupaya bindirdi ve Okeanos'un diğer kıyısına Tartessos'a geçti. Herakles yanında sığır sürüsüyle İspanya Galya İtalya Sicilya kıyılarını takip ederek Mykenai'ye vardı. Yolda başından türlü maceralar geçti. Cebelitarık'a onun adına dikilen Herakles Sütunları bu dönüşü anısına dikilmiştir. Yol boyunca konakladığı yerlerde tapınaklar inşa edilmiştir. Herakles başına bir bela gelip sürüsünü bırakıp savaşmaya giderken sürünün gözetimini Hephaistos yapmaktaydı. Sonunda sığır ve boğalardan oluşan dev sürüyle birlikte Eurystheus'un sarayının girişine vardı. Eurystheus sürünün tamamını Hera'ya kurban olarak sundu.

11. Hesperis'lerin Bahçesinden Altın Elmaların Getirilmesi



Zeus ile Hera evlendikleri zaman Gaia (Yer) onlara altından elmalar veren bir ağaç hediye etmişti. Hera bu elmaları o kadar beğendi ki ağacı Atlas dağlarının bir yamacındaki bahçesine dikti. Dünya'yı omuzlarında taşıyan dev Atlas bu bahçeye yakın bir yerde bulunuyordu. Atlas'ın kızları ise ara sıra gelip bu bahçeyi yağmalamayı huy edinmiş olduklarından Hera elmaların gözetimini Typhon ve Ekhidna'dan doğma yüz kollu bir ejderin gözetimine bıraktı. Akşam'ın üç perisi olan Aigle (Parlak) Erythie (Kırmızı) ve Hesperarethousa'yı (Grubunun Arethousa'sı) elmaların başına bekçi olarak koydu.

Eurystheus Herakles'in ona verdiği tüm görevleri başarmasından sinir olmuştu. Ona kimsenin cüret edemeyeceği bir görev verdi. Eurystheus Hesperis'lerin bahçesindeki elmaları istedi. Herakles ise Hesperis'lerin elmalarının nerede olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu. Bu amaçla Makedonya üzerinden Kuzey'e doğru yola çıktı. Yolda Ares'in oğlu olan Kyknos ile karşılaştı. Ekhedos ırmağı kıyısında yolcuların önünü kesiyor türlü işkenceler yapıyor ganimetlerini zorla alıp sonra onları öldürüyordu. Kyknos'un Delphoi'ye giden hacılara sataşması Apollon'u kızdırmıştı. Herakles bölgeye gelince Apollon'un eline fırsat geçti. Herakles bu kan dökücü şiddet yanlısı adamın karşısına çıktı onunla dövüştü ve onu öldürdü. Savaş tanrısı Ares duruma kızdı ve gelip oğlunun öcünü almak üzere Herakles'in karşısına çıktı. Ares elindeki büyük mızrağı öfkeyle Herakles'e savurdu. Athena mızrağın yönüne müdahale ederek ıskalamasını sağladı. Herakles ise mızrağı ile Ares'i kalçasından yaraladı. Yaralı Ares Olympos'a kaçtı.

Herakles yoluna devam ederek İllyria'ya Eridnos kıyılarına kadar gitti. Burada Themis ile Zeus'un kızları olan ve bir mağarada yaşayan nymphalara (perilere) rastladı. Nympha'lara amacını söyledi ve onları sorguladı. Nympha'lar aradığı yer hakkında bilgiyi ona ancak deniz tanrısı Nereus'un cevap verebileceğini söylediler. Nereus'un uyuduğu bir sırada nymphalar Herakles'i ona götürdüler. Nympha'lar ihtiyar Nereus'un şekilden şekile girme özelliğinden bahsettiklerinden Herakles Nereus'u sıkıca bağladı ve onu sorguladı. Nereus sorulara cevap vermemek için şekilden şekile girse de bağlı durumda olduğundan kaçamadı ve sonunda konuşmak zorunda kaldı. Herakles Nereus'u serbest bırakma karşılığında bahçenin yerini öğrendi.

Eridanos kıyılarından hareketle Libye'ye (Kuzey Afrika) vardı. Burada bir dev olan Antaios'la karşılaştı. Antaios Poseion ile Gaia'nın oğluydu ve Marok bölgesinde oturuyor gelip geçen bütün yolcuları da kendisiyle dövüşmeye zorluyordu. Onları kolayca yendikten sonra da cesetleriyle babasının arabasını süslüyordu. Antaios annesine (yere) ayak bastığı sürece öldürülmesi imkansız bir devdi. Herakles devin hakkından önce gelemedi. Çünkü kendisi dövüştükçe yoruluyor ama Antaios yere bastıkça enerji doluyor ve tekrar saldırıyordu. Herakles bunu farkedince Antaios'u kollarıyla havaya kaldırıp havada sıktı. Yere ayak basamadığından Antaios yoruldu ve Herakles'in acı kuvvetine yenildi ve öldü. Herakles bu devin karısı İphinoe ile birleşti ve ondan Palaimon isminde bir oğlu oldu.

Herakles Mısır'ı boydan boya geçerken Mısır kralı Bousiris'in haydutlarıyla karşılaştı. Bousiris Poseidon'un bir oğluydu acımasız bir kraldı ve Hesperis'lerin bahçesinden de haberdardı. O bahçedeki elmaları getirsinler diye birsürü haydutu bir araya getirip oraya göndermişti. Bu haydutlar ile Herakles karşılaşınca Herakles bunların hepsini öldürdü. Herakles daha saraya gidip Bousiris'i de öldürmek isterken yakalandı ve heryerinden güçlü bağlarla bağlandı. Tutsak Herakles bağlarından kurtulamıyordu. Bousiris ise Herakles'i Zeus'a kurban etmek üzere hazırlıklara başlanması emrini verdi. Kurban töreninin amacı Zeus'u yatıştırmaktı. Çünkü bir süredir Mısır'da kıtlık başgöstermişti. Bousiris bunun nedenini Kıbrıs'tan gelen bir kahine olan Pharisos'a sormuştu. Pharisos Zeus'u yatıştırmak için her yıl bir yabancının kurban edilmesi gerektiğini söyleyince Bousiris ilk iş olarak o anda elinin altındaki tek yabancı olarak zavallı kahin Pharisos'u kurban edivermişti. İkinci senenin kurbanı da Herakles olacaktı. Elleri kolları bağlı Herakles başında çiçekten taçlar olduğu halde kurban edilmek üzere sunağa götürüldü. Herakles artık daha fazla dayanamadı ve bağlarını kopararak Bousiris'i kaptığı gibi elleriyle öldürdü. Bousiris'in oğlu İphidamas'ı haberci Khalbes'i ve bütün saray maiyetini öldürdü. Herakles Mısır'dan ayrılarak yoluna devam etti ve Mısır ile Libye arasında bir yerde yaşayan küçük boylu insanlardan oluşan Pygmai'lerin bölgesine geldi. Pygmai'ler Herakles'e babaları Antaios'un öcünü almak üzere kahramanın uyuduğu bir anda çok kalabalık olarak saldırdılar. Çünkü Pygmai'ler Gaia'nın çocukları olduğundan Antaios'la kardeştiler. Herakles uyanıp onların boylarına gülmeye başladı. Onların bazılarını toplayıp Nemea Arslan'ının postunun içine hapsetti ve Eurystheus'a götürmek üzere sırtına vurdu.

Herakles yoluna devam ederek Nil'e rastladı. Nil vadisinden yukarıya çıkarken Tithonos'un oğlu Emathion'la karşılaştı. Emathion Eos (Şafak) ile Tithonos'un oğlu olup Memnon'un kardeşlerinden birisiydi. Emathion Herakles'e saldırınca kahraman onu öldürdü ve krallığını da Memnon'a verdi. Kuzey Afrika'daki Dış Deniz'e ulaştı. Güneş'in Kupasını kullanarak Kafkas dağının karşı eteklerine ulaştı. Kafkas dağına çıkarak Zeus tarafından zincire vurulmuş Prometheus'la karşılaştı. Hergün karaciğerini yemeye gelen dev kartalı zehirli bir okla öldürdü Prometheus'u zincirlerinden kurtardı. Zeus buna kızmadı çünkü Herakles onun oğluydu. Ama Prometheus Hephaistos'un ocağından ateşi çalarak insanlara verdiğinden dolayı onu o kadar çok kızdırmıştı ki zincirler onu sonsuza kadar çözülmesin diye Styx üzerine yemin ettiğinden yemini bozulmasın diye zincirlerin bir kayayı tutmasını emretti. Prometheus serbest kalınca Herakles'e teşekkür etti. Herakles Eurystheus'un ona verdiği görevden bahsedince Prometheus Herakles'i uyardı. Elmalara sadece Atlas'ın kendisi el sürebilirdi. O yüzden Herakles'in ne yapıp edip elmaları almaya Atlas'ı göndermeyi becermesi gerekiyordu. Herakles Prometheus'la vedalaşıp yoluna devam ederek Hyperborea ülkesine geldi.

Gidip Atlas'ı buldu. Atlas'a Hesperis'lerin bahçesinden 3 elma toplayıp getirmesini bu süre boyunca semayı taşıyabileceğini söyledi. Atlas öneriyi kabul etti ve yükünü Herakles'e devrederek bahçeye girdi. Atlas elmaları getirdi ama yükünü geri almaya yanaşmadı. Atlas elmaları Eurystheus'a kendisi götürmek istedi. Herakles düştüğü durumdan kurtulmak için bir hile yaptı. Atlas'a "omuzum acıyor araya bir yastık koymam gerek yükü taşımaya devam edeceğim fakat sen şimdi bu yükü geçici olarak al ben bir yastık bulup geleyim" dedi. Atlas hiçbirşeyden kuşkulanmadan elmaları yere bıraktı ve yükü tekrar omuzlarına aldı. Herakles ise elmaları alarak koşarak kaçtı. Elmaları korumakla görevli olan 3 hesperis ise elmaların çalınmasına çok üzüldüler. Hera kızarak onları ağaca dönüştürdü. Birisi kavak birisi karaağaç birisi de söğüt oldu. İleride Argonaut'lar buraya geldiklerinde bu ağaçların altında dinleneceklerdi. Ejder ise göğe çıkarılıp yılan burcuna dönüştürüldü. Herakles altın elmaları getirip Eurystheus'a verdi. Arslan postu içinde getirdiği ufak Pygmai'leri de ona hediye etti. Eurystheus ise bu altın elmaları ne yapacağını bilemediğinden onları Herakles'e geri verdi. Herakles altın elmaların ikisini Athena'ya sundu. Diğerini ise nifak tanrıçası Eris istediğinden ona verdi. Bu tek altın elmayı Eris Peleus ile Thetis'in düğününde üzerine "En Güzele" yazarak tanrıçaların arasına atacak ve sonunda Truva'nın mahvına kadar gidecek olan olayları başlatacaktı. Athena ise kendisine sunulan iki elmayı alıp Hesperis'lerin bahçesine götürüp bıraktı.

12. Kerberos'un Getirilmesi





Eurystheus son görev ve en zor olarak yeraltında bulunan ölüler ülkesinin kapısındaki Hades'e ait bekçi köpek üç başlı Kerberos'un getirilmesiydi. Herakles bütün yeteneği ve cesaretine rağmen eğer Zeus'un emriyle ona yardım eden Hermes ve Athena'nın desteği olmasaydı hiçbir zaman bu işin üstesinden gelemezdi. Herakles önce Eleusis'in sırlarını öğrendi. Bunlar iman sahipleri için güven içinde öteki dünyada yollarını bulmalarını sağlıyordu. Rivayete göre Herakles Ölüler Ülkesi'ne inmek için Tenaros yolunu kullandı. Herakles'in kendi ülkelerinde dolaştığını gören ölüler korkarak kaçıştılar. Bunlardan sadece ikisi kaçmadan bekledi. Theseus'un öldürdüğü Medusa ve kahraman Meleagros. Herakles Medusa'yı görünce hemen kılıcını çekti ama ona rehberlik eden Hermes onun boş bir hayalden başka birşey olmadığını söyledi. Meleagros'u görünce de okunu gerdi ama Meleagros ona yaklaşarak dokunaklı sözlerle ağladı. Herakles dayanamayıp onunla birlikte anlattıklarına üzülüp ağladı. Herakles Meleagros'a hayatta hiç yakınının kalıp kalmadığını sorunca Meleagros kızkardeşi Deianeria'nın hala hayatta olduğunu söyledi. Herakles Meleagros'a geri döndüğünde kızkardeşi ile evleneceği ve onu koruyacağı sözünü verdi. Bu seçim ileride Herakles'in ölümüne yolaçacaktı. Herakles daha ileride daha ölmemiş olan Theseus ile Pirithoos'a rastladı. Bu ikisi Persephone'yi kaçırmaya geldiklerinden Hades tarafından zincire vurulmuş durumdaydılar. Herakles Persephone'nin izniyle Theseus'u kurtardı. Pirithoos ise cüretkarlığının bedeli olarak orada kaldı. Herakles daha sonra işlediği bir hatadan dolayı iri bir kayanın altında cezasını çekmekte olan Askalaphos'u kurtardı (Nar tanesi yiyerek orucunu bozan Persephone'yi ihbar ettiği için bu cezayı çekmekteydi). Serbest kalınca Demeter onu bu kez bir baykuşa çevirdi. Sonunda Herakles Hades'in huzuruna geldi ve ondan Kerberos'u alıp götürmesine izin vermesini istedi. Hades'in bir tek şartı vardı. Köpeği sadece elleriyle yakalamalıydı. Herakles köpeği yakaladı. Kerberos onu akrep kuyruğuna benzeyen dikenli kuyruğuyla defalarca sokmasına rağmen Herakles onu bırakmadı. Sonunda köpek yatıştı ve itiat etti. Herakles Kerberos ile birlikte Ölüler Diyarı'nın Troizen'deki ağzından yeryüzüne çıktı. Eurystheus köpeği görünce öyle korktu ki her zaman saklandığı tunç küpün içine girip saklandı. Eurystheus ise Kerberos'la ne yapacağını bilemedi. Onu sarayından uzak bir yerde bir mağaraya kapattırdı. Eurystheus'un Molottos ismindeki bir komşusu Kerberos'u buradan çalıp onu üretmek amacıyla elindeki bazı dişi köpeklerle birlikte başka bir mağaraya kapattı. Köpeğin ortadan kaybolduğunu farkeden Eurystheus Herakles'ten sevgili köpeğini bulmasını istedi. Herakles bütün Peloponisos'u köşe bucak arayıp Kerberos'u mağarada bulup geri getirdi. Eurystheus daha sonra Herakles'e bu iğrenç görünüşlü köpeği alıp Hades'e geri götürmesi emrini verdi. O da onu götürüp Hades'e geri verdi. Eurystheus tarafından verilmiş 12 iş (2 tanesi Eurystheus tarafından sayılmadı) tamamlanınca Herakles özgür kaldı. Kuzeninin boyunduruğundan kurtulmuştu sonunda.
hommer_simpson kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-11-2008, 13:43   #2 (permalink)
Standart Cevap: Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

güzeldi


atlas la ilgilli de bi görev yokmuydu
McClane kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-2008, 18:39   #3 (permalink)
Standart Cevap: Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

12 iş (2 tanesi Eurystheus tarafından sayılmadı) tamamlanınca Herakles özgür kaldı. Kuzeninin boyunduruğundan kurtulmuştu sonunda



emeginize saglık zevkle okudum
ırmak... kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-11-2008, 10:55   #4 (permalink)
Standart Cevap: Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

Alıntı:
Orijinal Gönderi MćClαiη Mesajı Görüntüle
atlas la ilgilli de bi görev yokmuydu
bence de
cemil489 kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Bookmarks
Etiketler
çiftleşen atlarAÇIK SİSTEM BESİ SIĞIR AHIRLARIafrikalı yerlilerin dev yılanları yer altından yakalayarak dışarı çıkarmasıgüneşin altın elmaları kitap özetiherakles prometheus on iki görevkurban kesilen yerde kaçıp insanları yaralayan boğalaratların çiftleşmesine ait orijinal videolarıherakles 12 görevatlari çiftleşme besiköpek bogaya saldır vidosu

Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev

Metafizik - Bilimkurgu - Mitoloji kategorisinde Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev konusu , Eurystheus'un Herakles'e verdiği 12 görev Eurystheus Herakles'in geldiğini duyunca onun iktidarını elinden alacağını sanarak askerlerine Herakles'in Mykenai surlarından içeriye alınmaması emrini verdi. Herakles önüne çıkan engelleri kaldırarak saraya girince Eurystheus ...

Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Forum Seç

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Atatürk ün Sanata Verdiği Önem €r3N Devrimleri 6 25-11-2008 19:52
Atatürk'ün geometriye verdiği ÖneM Umßrella Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK 5 31-01-2008 15:51
Peygamberimizin (sav) SPOR'a Verdiği Önem Navarro İslam ve İnsan 3 24-01-2008 14:40
YazicioĞlu: Bu GÖrev Mevcut GÖrevİmİzden Çok Daha Zor Bİr GÖrev Haber Botu Cnntürk Güncel Haber 0 29-08-2007 18:40
Taliban'ın verdiği son süre doluyor Haber Botu Cnntürk Güncel Haber 0 30-07-2007 10:30


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 02:54 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
izafet öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin. UslanmaM | TEKplatform | Cep Telefonu |