İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Sağlık Yönetimi-SAĞLIK SİSTEMİMİZDE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ SORUNU

 Sağlık kategorisinde   Sağlık Yönetimi-SAĞLIK SİSTEMİMİZDE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ SORUNU konusu , SAĞLIK SİSTEMİMİZDE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ SORUNU (KAMU SEKTÖRÜ AÇISINDAN) Doç. Dr. Haydar SUR - Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi- Ülkemizin sağlık ...

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Danışman > Sağlık
Eski 16-11-2008, 00:10   #1 (permalink)
Standart Sağlık Yönetimi-SAĞLIK SİSTEMİMİZDE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ SORUNU

SAĞLIK SİSTEMİMİZDE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ SORUNU (KAMU SEKTÖRÜ AÇISINDAN)

Doç. Dr. Haydar SUR - Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi-


Ülkemizin sağlık sisteminin "iflah olmayacağını" savunanların hemen hepsi buna gerekçe olarak personelin çalışma yerinin sık sık değiştirildiğini yani yüksek oranda personel hareketliliğini ileri sürerler. Gerçekten de gereksiz personel hareketliliği varsa bir sistemde verimsizlik kaçınılmazdır. Türkiye'deki sağlık sistemini düzlüğe çıkarmak için yapılması gereken pek çok şey vardır ama sağlık hizmetlerinin emek-yoğun bir hizmet türü olması yani insan faktörüne sıkı sıkıya bağımlı olması bu yazıda ele alınan konunun ne kadar önemli bir sorun olduğunu bize anlatmaya yeter.

İnsan kaynakları sorunu sağlık hizmetlerinde hem kamu sektörünün hem de özel sektörün (bize göre 1 numaralı) sorunudur. Bu sayıda kamu sektörü ele alınacak önümüzdeki sayıda da özel sektördeki personel hareketliliği konusuna değinilecektir.

Türkiye'de bugünkü durumda genel anlamda personel figürasyonu açısından 2 yönlü bir kıskaç içindeyiz. Birincisi uygun sayıda ve uygun nitelikte personelimiz yok. İkincisi elde zaten kıt olan iyi yetişmiş kişilerin ülke çapında dengesiz dağıtımı ve kullanımı sözkonusu.

1.Uygun sayıda ve uygun nitelikte personel sorunu: Hizmetlerde personel ihtiyacı planlanırken bunun aslında ülkenin o sistemi ne ölçüde kullanacağına dayandırılması gerekmektedir. Ülkemizde sağlık personeli planlamasında Devlet Planlama Teşkilatı nüfusu esas almaktadır. Böylece kaç kişiye bir hekimin hemşirenin dişhekiminin vb. düştüğü herbir hastane yatağına kaç kişilik nüfusun düştüğü gibi ölçütler kullanılmış olmaktadır. Bu yaklaşım sağlıklı değildir. Sağlık hizmetleri planlanırken sosyokültürel durumun gözönüne alınması gerektiği her zaman dile getirilen bir şeydir. Örnek olarak; Japonya'da bir kişi ortalama yılda 12 kez hekime muayene olmakta yani sistemi kullanmaktadır. Bu durumda Japonya'daki poliklinik hizmetlerine ihtiyaç hesaplanırken ülke nüfusu 12 ile çarpılır. Ülkemizde bir vatandaşın yılda 2.2 kez ( o da sosyal sigortalı ise değilse daha düşük) hekime muayene olduğunu görüyoruz. Sonuç olarak kaba nüfusa dayalı planlama yapmak bizi yanıltır. Hizmete olan ihtiyaç hesaplarına kullanımı da katmak gerekiyor. Bu yaklaşımla ülkemizdeki hekim sayısının birçok Avrupa ülkesinden daha fazla olduğunu görüyoruz.

İşyüküne dayalı insangücü ihtiyacının belirlenmesi adıyla Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü'nce bu konuya bir tarihte el atılmıştı(1994'lerde). Daha o zamanlar bu çalışmaların başarıya ulaşamayacağını herkes tahmin etmişti. Çünkü bu ülkede "tayin etme gücü" en geçerli politik yatırım aracı olarak hala etkisini sürdürmektedir. Bu gücü kullananlar personel hareketliliğini azaltacak hiçbir kararın oluşmasına izin vermezler.

İhtiyaca uygun personelden bahsederken hangi tür personel olduğunun tek tek belirtilip ihtiyacın belirlenmesi yani kategorize edilmesi zorunludur. Sözgelişi ülkemizde uzman hekim ihtiyacından değil hangi branştan uzman hekim açığı bulunduğundan bahsedilmelidir. İç Hastalıkları Genel Cerrahi gibi alanlarda açık ya hiç yoktur ya da minimal düzeydedir. Buna karşılık Anestezi ve Reanimasyon uzmanlarına şiddetle ihtiyaç vardır.
PatRoN kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0