Sağlık kategorisinde Psikiatri ve ilgili hersey... konusu , DEMANS: UNUTKANLIK TANIM: Kişinin entelektüel ve sosyal yeteneklerinin günlük fonksiyonlarını etkileyecek şekilde ilerleyici bir kaybıdır. Hastalık doğası gereği ilerleyici özelliktedir. Demanslı bir kişide; hafıza düşünme mantık yürütme yer ve zaman ...
| |||||||
| Üye Ol | FlashChat | Bloglar | Üye Listesi | Forumları Okundu İsaretle |
| | #16 (permalink) |
| DEMANS: UNUTKANLIK TANIM: Kişinin entelektüel ve sosyal yeteneklerinin günlük fonksiyonlarını etkileyecek şekilde ilerleyici bir kaybıdır. Hastalık doğası gereği ilerleyici özelliktedir.Demanslı bir kişide; hafıza düşünme mantık yürütme yer ve zaman tayini okuduğunu anlama konuşma günlük basit işleri yapma gibi işlevlerde bozukluklar görülür. Entelektüel fonksiyonlardaki bu aksaklıklar zamanla hastanın günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesini olanaksız hale getirir. Bu durum hastanın yıkanma yemek yeme gibi günlük tüm ihtiyaçlarının bir başkası tarafından karşılanmasını zorunlu kılar.Normal yaşlanma sürecinde beyin fonksiyonları bir miktar geriler ancak her yaşlıda demans belirtileri bulunmaz. Bunun en iyi ayırıcı kriteri kişinin kendi işlerini yardımsız olarak yapabilmesidir. Fiziksel hastalığı olmadığı halde günlük yaşam aktiviteleri (yemek yeme giyinme temizlenme vb.) için bile yardım gereken hastalarda demans düşünülmelidir. Yaşlıların çoğu hafızalarının eskisi kadar iyi olmadığından yakınmaktadır. Örneğin isimleri ve yapacakları işleri hatırlamakta güçlük çekerler. Bu demans anlamına gelmez.Demans 65 yaşının üstünde olan insanların yaklaşık %15'inde görülür. Hastalığın görülme sıklığı yaşla doğru orantılı olarak artmaktadır. 80'li yaşlarda her iki yaşlıdan birinde demans görülmektedir. Özellikle yakın hafızası zayıflar ve yapılan sohbetler çarşıdan alması gereken şeyler gibi günlük işleri unutmaya başlar. Fakat her unutkanlık bir demans belirtisi değildir. Örneğin anneniz pişirdiği pastayı size ikram etmeyi unutursa bu unutkanlıktır. Fakat pastayı pişirdiğini unutursa ortada ciddi bir problem var demektir. Günlük hayatta olabilecek bu tarz bir-iki olay sizi endişelendirmemelidir ancak unutkanlık olaylarında artan bir eğilim varsa bir hekime başvurmak doğru olurBELİRTİLER: Hafif derecede; ------------------------ Unutkanlık (özellikle yakın döneme ait hafıza problemleri) ![]() Konuşurken doğru kelimeleri bulamama ![]() Okuduklarını anlamada zorlanma ![]() Zaman kavramında bozukluk ![]() Mantık yürütme ve karar vermede zorluklar ![]() İş ve sosyal aktivitelerde düzensizlik ![]() Hobi ve aktivitelere ilgi kaybı yaşanır Orta derecede; ------------------------ Unutkanlık daha belirgin hal alır. Hasta işlerini yapabilir fakat bağımsız yaşaması kendisi için zararlı olabilir. Hijyenik bakımını sürdüremez giyimi düzensizleşir.İşini ve aile sorumluluklarını ihmal etmeye başlar. Dışarıda kaybolabilir veya bulunduğu yeri karıştırabilir. Anormal davranışlar başlayabilir. Demans şiddetlendikçe; Yakınlarını dahi tanıyamaz hale gelir. Ev içinde yolunu bulamaz. Günlük basit işleri yapamaz. Konuşmaları anlaşılmaz olur. Mesane ve barsak inkontinası başlar. Devamlı bir bakıcıya ihtiyaç vardır. Son aşamalarda; ------------------------ Hastanın tüm vücut fonksiyonları etkilenir. Tümüyle yatağa bağımlı hale gelir. Genellikle bir enfeksiyon ile hasta kaybedilir. TEŞHİS: Demans hastalığının kesin teşhisi ancak otopsi yapılarak beyin dokusunun mikroskop altında incelenmesiyle konur. Bu rutinde kullanılamayacak bir yöntemdir. Uzun yıllar devam eden araştırmalar sonucunda geliştirilen bir takım testler ve klinik muayene ile hastalığın tanısı konabilir.Demans araştırması sırasında hastanın tiroid fonksiyon testleri sifiliz B12 vitamin düzeyi vb. bazı değerleri araştırılmalı gerekli hallerde beyin görüntüleme yöntemleri (tomografi-BT ya da manyetik rezonans-MR) de incelenmelidir. Bu testler demans bulgularını taklit eden tedavi edilebilir hastalıkların dışlanması için gereklidir.TEDAVİ: Unutkanlık bir çok kognitif (bilişsel zihinsel) problemin demansın veya depresyonun belirtisi olabilir. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkışı kişiden kişiye yaşa ve eğitim durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle profesyonel bir yardım almak gerekeceğinden öncelikle doktorunuza başvurunuz.Pek çok araştırmacının amacı yalnızca unutkanlığa sebep olan hastalığın seyrini yavaşlatmak değil hastalığın başlamasını da önlemektir. Şu an için hem tedavi hem de hastalığın başlamasını önleyici tedavi seçenekleri araştırılmaktadır.Tedavi yöntemlerinin başında hastaya danışmanlık ve destek vermek gelmektedir. Bellek fonksiyonlarını düzeltmek için bellek eğitim programlarına devam edilebilir. Yaşlanma ile beraber ortaya çıkan ileri derecedeki unutkanlıklarda tedavideki ilk hedef ilerlemeyi durdurmaktır. Bu amaçla kullanılan güncel ilaçlar çeşitli klinik çalışmalarda kullanılmış olumlu sonuçlar vermeleri üzerine yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Henüz ilerlemeyi tamamen durduran veya iyileştiren ilaçlar bulunamamıştır. Ancak hastalığın belirtilerini belirli ölçülerde gidererek hem hastanın hem de yakınlarının yaşam kalitesini artırabilecek tedavi yöntemleri mevcuttur.TEDAVİ ÖNERİLERİ Bilişsel Belirtilerin Tedavisi Davranışsal Belirtilerin Tedavisi Tedavideki Yeni Yönler (Antioksidanlar Antienflamatuvarlar Östrojen...) | |
| | |
| | #17 (permalink) |
| DEPRESYON Depresyon Bir rahatsızlıktır sık görülür ve tedavi edilebilir.Depresyon toplum içerisinde yaygın olarak görülen ve tedaviye cevap verebilen bir ruhsal rahatsızlıktır. Depresyondaki bir kişinin belli başlı yakınmaları şunlardır: -ruhsal çöküntü hissi (mutsuzluk karamsarlık)-ilgi azalması isteksizlik-eskiden zevk alınan şeylerden zevk alamaz hale gelme -umutsuzluk çaresizlik-kendine karşı güvensizlik kendini suçlama-dikkati toplamada güçlük unutkanlık-sürekli yorgunluk halsizlik enerji azlığı-uykusuzluk/aşırı uyuma -hareketlerde yavaşlama -iştahsızlık/aşırı yeme -cinsel istekte azalma -ölüm ve intihar düşünceleri DEPRESYONU BAŞLATAN NEDENLER Depresyonu çoğunlukla birden fazla etken başlatır. Bunlar; Biyolojik Etkenler: Bazı kişilerde kalıtım yoluyla geçebilen bünyesel özellikler depresyona yol açabilir. Kişisel Özellikleri: Titiz evhamlı kılıkırk yaran ya da olumsuz düşünmeye eğilimli kişilerde depresyon daha sıktır.Üzücü Yaşam Olayları: Boşanmalar bir yakının kaybı ilişkilerde yaşanan güçlükler göç işsizlik doğum ağır hastalıklar gibi yaşam olayları bir depresyon dönemini başlatabilir. Bazı bedensel hastalıklar veya ilaçlar da depresyonu başlatabilir.TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ? Depresyon uygun bir şekilde tedavi edilirse tümüyle düzelebilen bir rahatsızlıktır. Değişik tedavi yöntemleri bulunmaktadır. İlaç tedavileri yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca hastanın kendisini tanıyan bir hekim tarafından izlenmesi ve hastalığı ile ilgili konuları danışabilmesi de önemlidir.İlaç tedavileri aşağıdaki durumlarda gereklidir -depresyon orta ve ağır şiddette ya da kişinin gün içerisinde faaliyetlerini yürütmesini engelleyecek bir düzeyde ise ![]() -ölüm ve intihar düşünceleri varsa ![]() -daha önce hastanın bazı akrabaları da depresyon geçirmişse yani aileden gelen kalıtımla geçen bir yatkınlık söz konusu ise![]() -hasta daha önce de depresyona girm işse ve bu depresyon ilaçla tedavi edilmişse ![]() İLAÇLARIN BAZI ÖZELLİKLERİ bağımlılık yaratmazlar ![]() olumlu etkileri iki üç hafta sonra ortaya çıkar(bu nedenle uzun bir süre düzenli olarak kullanılmaları gerekir) bazı yan etkilere yol açabilirler(ağız kuruluğu bulantı baş dönmesi gibi). Bunlar genellikle tedavinin başında ortaya çıkar ve zaman içerisinde giderek azalıp tümüyle kaybolabilir.alkolle birlikte alındıklarında tehlikeli sonuçlara yol açabilirler. depresyon tümüyle düzelse bile hekime danışmadan ilaç kesilmemelidir. DEPRESYONLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRSİNİZ? Günlük Faaliyetlerinizi Mümkün Olduğunca Artırın Bu kendinizi hem daha iyi hem de daha az yorgun hissetmenize neden olacaktır. Dinlenerek yorgunluk hissinden kurtulamazsınız. Bunun için; Rahatsızlanmadan önce yapmak zorunda olduğunuz ya da severek yaptığınız işlerin birer listesini çıkarın. Günlük faaliyetlerinizi planlayın ve planınıza yukarıda hazırladığınız listelerin her ikisinden de bazı maddeler ilave edin. Haftalar içerisinde bu maddelerin sayısını giderek artırmaya çalışın. Başlangıçta biraz zorlanacaksınız sabırlı olun ve cesaretinizi umudunuzu kaybetmeyin.Yaşadığınız Sorunların Bir Listesini Yapın Bu sorunları çevrenizdeki güvendiğiniz kişilerle tartışın(doktorunuz eşiniz arkadaşlarınız).Bu sorunları çözmek için elinizdeki imkanlar nelerdir? Başkaları bu konuda ne düşünüyorlar? Bu imkanları kullandığınızda size ne yarar sağlar? Atacağınız adımları ve karşılaşacağınız güçlükleri kaydedin. Her aşamada geriye dönüp bakın katettiğiniz yolu değerlendirin.Hayatınızda İyi Giden Şeylerin Bir Listesini Yapın İnsanlar depresyonda iken sahip oldukları olumlu özellikleri ve hayatlarında iyi giden şeyleri değerlendiremezler. Depresyona girmeden önceki durumunuz hakkında düşünün. Kendinizle ve hayatınızın değişik yanlarıyla (aile çocuklarınız iş vb.) ilgili aklınıza gelen olumlu şeylerin listesini yapın.Olumsuz Düşüncelerinizle Mücadele Edin İnsanlar depresyonda iken kendilerini ya da gelecekle ilgili olarak olumsuz düşünme eğilimindedirler. Bu düşünceler farkında bile olmadan akla geliverirler ve kişinin kendisini kötü hissetmesine yol açarlar. Bu tür olumsuz düşünceler depresyonu daha da artırdığı gibi kişinin mücadele etme gücünü de azaltır. Örnek: “Arkadaşım tarafından eleştirildim zaten hiçbir işi doğru dürüst yapamıyorum”“Kocam beni terketti değersiz işe yaramaz biriyim”Olumsuz Düşüncelerinizi Yenmek İçin -Bu tür düşüncelerinizi ve sizde yarattığı duyguları bir yere yazın. -Kendinize şu soruları sorun: Bu düşüncelerin doğruluğunu destekleyen kanıtlar var mı? Farklı bakış açıları olabilir mi? Başka bir kişi benzer bir durumda ne düşünürdü? Kendinizi daha iyi hissettiğiniz zamanlarda bu olaya nasıl bakardınız? -Giderek her bir olumsuz düşüncenin daha olumlu bir düşünce ile yer değiştirdiğini farkedeceksiniz. Aşağıdaki gibi: “Arkadaşım tarafından eleştirildim ama herkes zaman zaman eleştirilebilir. Bu dünyanın sonu değil. Üstelik bazı eleştirilerinde hiç de haklı değil”. DEPRESYONU YENEBİLİRSİNİZ! KAYNAK: Dünya Sağlık Örgütü İşbirliği Merkezi dökümanlarından yararlanılmıştır. | |
| | |
| | #18 (permalink) |
| Dikkat eksikliği hiperaktif çocuk Çocuklarda Dikkat Eksikliği Dikkat eksikligi ve hiperaktivite bozuklugu (DEHB) için teshis ölçütleri: Aşağıdaki (1) veya (2) maddelerinden en az birinin karşılanması gerekir. 1-Aşağıdaki dikkatsizlikle ilgili maddelerden en az altısının en az 6 ay boyunca çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.a- Genellikle ayrıntılara dikkat edemeyip iş okul ve diğer aktivitelerde dikkatsizce hatalar yapmak.b- Genellikle oyunlarda ya da verilen görevlerde dikkati sürdürmekte zorlluk çekmek. c- Kendisiyle karşılıklı olarak konuşulduğunda dinliyor izlenimi alınmaması .d- Genellikle kendisine öğretilip gösterilmesine karşın bunlları uygulayamayıp okul ödevleri işyerindeki görevler ve ev işlerini tamamlayamamak.e- Çoğunlukla yapacağı aktiviteler ve planları sıralayıp düzene koyamamak.f- Beyin gücü gerektiren görevlerden ( ders yapmak gibi) kaçınma hoşlanmama ya da bunları yapmaya isteksiz olma.g- Çeşitli aktiviteler için gerekli oyuncak ders araç ve gereçleri gibi şeyleri sıkça kaybetmek.h- Konu dışı çevresel bir uyaran tarafından kolayca dikkatin dağılması. i- Günlük olağan aktivitelere karşı da unutkanlık hali. 2-Aşağıdaki aşırı haraket ve dürtüsellik belirtilerinden en az altısının en az 6 ay boyunca çocuğun gelişim düzeyiyle uyumlu olmayarak ve çocuğun uyumunu bozacak şekilde varolması gerekmektedir.Aşırı hareketlilik ile ilgili özellikler: a-Sürekli olarak el ya da ayaklarını hareket ettirmek yerinde oturamayıp oturduğu yerde kıpırdanmak.b-Oturmasının beklendiği ve gerekli olduğu ortamlarda (sınıfta ders esnasında olduğu gibi) yerini terkedip dolaşmak. c-Uygunsuz olmayan ortamlarda ( sınıf kalabalık mekanlar gibi) koşmak bir yerlere tırmanmaya çalışmak gibi davranışlar sergilemek.d- Oyun oynarken ya da boş vakit aktivitelerinde sessiz bir şekilde davranamama gürültü çıkararak birşeylerle oyalanabilmek.e-Daima ‘sanki bir motor tarafından çalıştırılıyor’ şeklinde hareket halinde bulunmak. f-Sıklıkla aşırı ölçüde konuşmak. Dürtüsellikle ilgili özellikler: g-Kendisine sorulmakta olan soru tam olarak tamamlanmadan yanıtlamaya çalışmak.h-kendisine herhangi bir şey için sıra gelmesini bekleyememek. i-Çevresindekilerinin iznini almadan aniden konuşma ya da oyunlarına katılımak müdahale etmek.B-Bu şekilde kişide sorunlara yol açan yakınmaların 7 yaş öncesinde başlaması gerekmektdir. C-Sorunlara yolaçan yakınmaların en az 2 farklı alanda kendini göstermesi gerkmektedir ( okulda işte ya da evde gibi).D-Toplumsal alan okul hayatı ya da iş ortamında kişinin işlevselliğinde belirgin bozulmanin varlığı.E- Rahatsızlığa ait yakınmalar başka bir psikiyatrik bozukluğa bağlı olmamalıdır. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu aşırı hareketlilik dikkat eksikliği ve impulsivite olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti kümesinden oluşur. | |
| | |
| | #19 (permalink) |
| Dikkat eksikliği ve hiperkativite bozukluğu 1. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nun temel özelliği dikkat süresinin kısalığı engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve aşırı hareketliliktir.Bunun sonucu olarak çocukta gelişimsel olarak aşağıdaki 3 temel sorun ortaya çıkmaktadır: Kısa dikkat süresi Yetersiz dürtü kontrolü Aşırı hareketlilik Tanı düzenli öğrenim için gerekli dikkat süresi ve yoğunlaşmasının gelişmesinin beklendiği ilkokul yıllarında konulmaktadır. DEHB nüfusun yaklaşık %3-6’sında gözlenir. Erkek / Kız oranı 3/1 ‘dir. 2. DEHB’nun en sık belirtileri nelerdir? Aşırı hareketlilik Yerinde oturmada güçlük Çok konuşma Dikkatini sürdürmede güçlük Dikkatin kolay dağılması Sıklıkla bir şeyler kaybetme Sınıfta sorulara sırasını beklemeden cevap verme Yönergeleri takip etmede güçlük Sessizce oynamada güçlük Oyunlarda sırasını beklemekte güçlük Bir etkinlikten diğer etkinliğe kayma Sıklıkla araya girme sözünü kesmeSıklıkla ne söylendiğini dinlememe Tehlikeli etkinliklerle uğraşma 3. Nasıl DEHB tanısı konur? Tanı koyarken 2 ana yaklaşım var: DSM-IV (APA ABD)ICD-10 (WHO Avrupa)ICD-10 öncelikle dikkat üzerine yoğunlaşmaktadır. Tanıda DSM-IV kriterleri daha sık kullanılmaktadır. DSM-IV kriterlerine göre DEHB’nun 3 tipi vardır: Dikkat eksikliği baskın tip Kombine tip Aşırı hareketlilik ve impulsivite baskın tip Tanı için gözlenen belirtilerin ev ve okul gibi en az İKİ ORTAMDA gözlenmesi gereklidir. 4. DEHB bir hastalık olarak düşünüle bilinir mi? Evrimsel görüşe göre DEHB bir kişilik tipi veya başa çıkma şeklidir. DEHB olanlar farklıdır fakat hasta değildir şeklinde varsayılmaktadır. 5. Yeni bir hastalık mı? Hayır tıbbi literatürde yüzyıldan daha öncesinde saptanmıştır. Ünlü Alman öykü yazarı Hoffman çocuklar için yazdığı bir şiirde DEHB olan bir çocuğu tanımlamaktadır.6. Başka hangi isimlerle bilinir? Minimal beyin disfonksiyonu (MBD) ve hiperaktivite. 7. Nedenleri (etiyoloji) nelerdir? Kanıtlanmış kesin bir neden gösterilemiyor. Bazı olası nedenler şunlardır: Genetik nedenler Beyin hasarı Nörotransmitterler Gıda ve katkı maddeleri Psikososyal etkenler 8. Genetik etiyolojiyi açıklar mısınız. Şu anda en fazla kabul gören varsayımdır. Frajil-X fötal alkol sendromu çok düşük doğum ağırlıklı çocuklar ve daha seyrek olarak ta genetik kökenli tiroid bozuklukları gibi durumla DEHB belirtileri gösterirler. Ancak böylesi olgular tüm DEHB olan çocukların çok küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.Genetik çalışmalarda özellikle birinci ve ikinci dereceden akrabalarla yapılan aile çalışmaları hiperaktif çocukların ailelerinde antisosyal kişilik bozukluğu histeri alkolizm ve madde kullanımının daha sık olduğunu ortaya koymaktadır. Genetik konkordans monozigot ikizlerde %51 dizigot ikizlerde %33 olduğu bildirilmektedir. Bu noktada bulunmuş belirli bir gen yoktur fakat araştırmalar sürmektedir. DEHB ve Tourette Bozukluğu olan çocuklar ve aileleri ile yapılan bir çalışmada genetik geçişin serotonin metabolizması ile ilgili gen ile yarı resesif yarı dominant olarak geçebileceği ileri sürülmüştür.9. Beyin Hasarı etiyolojisini açıklar mısınız. Perinatal dönemde gizli ya da açık minimal derecede MSS (merkezi sinir sistemi) hasarı olduğu belirtilmektedir. Bu hasara yol açan toksik metabolik mekanik ve dolaşımla ilgili nedenler olabileceği gibi MSS’yi etkileyen enfeksiyonlar da söz konusu olabilir. Silik nörolojik belirtiler ve daha az olmakla birlikte bazı öğrenme bozukluklarının olması ve özgün olmayan EEG bozuklukları ve epilepsi gelişme olasılığının normalden daha yüksek olması bu hasarı kanıtlar niteliktedir.Davranım bozukluğu DEHB ya da iki tanının birlikte bulunduğu ve davranış sorunları nedeniyle hastanede yatan çocukların rutin EEG’lerinin tarandığı bir araştırmada olguların %9’unda yavaşlama ya da paroksismal deşarjların olduğu EEG sonucu elde edilmiştir. Bu konuda yapılan diğer araştırmalarda da DEHB çocuklarda yaygın özgül olmayan EEG değişiklikleri ve yavaş dalga etkinliğinde artma bildirilmiştir. Ancak hiperaktif çocuklarla normal kontrollerin karşılaştırıldığı bir araştırma da ise gruplar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Klinik olarak nörolojik bozukluk kanıtının olmadığı davranış sorunlarında rutin EEG taramasının sınırlı bir değeri olmaktadır. Çeşitli araştırmalar da bildirilen EEG sonuçlarının DEHB’na özgül olmadığı bu çocuklarda MSS’nin olgunlaşmasındaki gecikmeyi gösterebileceği kabul edilmektedir.DEHB olan çocuklarda silik nörolojik bulgular sık görülmektedir. Çocukların önemli bir bölümünde MSS’de yapısal hasara ilişkin bir belirti yoktur. BBT sonuçları tutarsızdır. Korpus kallosumun iki ön bölgesi olan rostrum ve rostral cismi DEHB olan çocuklarda kontrollerden belirgin derecede küçük bulunmuştur. Bu bulgular DEHB’nda frontal lob gelişimi ve işlevinde bozukluk olduğu kuramını desteklemiştir. Korpus kallosumun splenial bölgesinin normal gelişim gösteren kontrollerden daha küçük olması dikkatsizliği açıklayabileceği ileri sürülmektedir. DEHB’de temel eksikliğin dürtülerin engellenmesindeki zorluk olduğu bunun da prefrontal korteksin dorsolateral kısmının dışı ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. SPECT çalışmalarında sitriatumda bölgesel kan akımında azalma duyu ve motor bölgelerde ise artma olduğu gözlenmiştir. PET çalışmalarında DEHB olan çocukların frontal loblarında beyin kan akımı ve metabolik hızda azalma olduğu gözlenmiştir. Nörofizyolojik çalışmalarda frontal lobun daha alt merkezleri baskılayıcı etkisinin bozulduğu ya da olmadığı ve retiküler aktive edici sistemin dikkat merkezi üzerindeki etkisinin azalmasından söz edilmektedir.Nörobiyolojik beyin farklılıkları: Zametkin’sin 1990 çalışmaları ve çoğu çalışmalarda frontal lobda deprese aktivite ileri sürülmektedir. Şimdiki teorilerden birinde “alınan mesajları durdurmada ve sıraya koymada” problem yaşamayla ilgili görülmektedir. 10. Nörotransmitterler ile ilgili varsayımlar nelerdir? Tedavide kullanılan ilaçların etkilerinden yola çıkarak nörotransmitterler de irdelenmektedir. En sık kullanılan ilaçlar olan amfetaminler hem dopamin hem de norepinefrini etkilediğinden her iki sistemde de işlev bozukluğu olabileceği ileri sürülmüştür. Ancak genelde süreçten sorumlu tek bir nörotransmitter belirlenememiştir. 11. DEHB’nu etkileyen Psikososyal etkenler nelerdir? Bozukluğun gelişmesinde temel bir etkiden çok hazırlayıcı ve ortaya çıkışını hızlandırıcı etkilerden söz edilebilir. Bozukluğu olan çocukların sıklıkla parçalanmış ailelerden geldiği anne babanın sürekli geçimsizliği ve anne babada sürekli bozukluk ile tek ya da ilk çocuk olma oranının kontrollerden daha fazla olduğu bildirilmektedir. Yetiştirme yurdundaki çocukların dikkat sürelerinin kısa ve aşırı hareketli oldukları gözlenmiş bunun uzun süre duygusal yoksunlukla ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür.12. DEHB için Riskleri özetler misiniz: Annenin gebelik öncesi ya da gebelik sırasındaki: tıbbi durumu duygusal zorluğu sigara içmesi alkol alması doğum komplikasyonları Çocuğun öyküsünde: orta derecede kafa travması (belirgin ilişki) gelişmede gecikme öfke nöbetleri enürezis tikler düşük doğum ağırlığı 13. Uzun süreli gidişi nasıldır? Geçmişte DEHB’nun zaman içinde azalarak ergenlik döneminde iyileştiğine inanılırdı. İzlem çalışmalarında bunun doğru olmadığı görülmüştür. Bozuklukta 3 gidişten söz edilmektedir: Gelişimsel gecikme (developmental delay) (%30): Genç erişkinliğin erken döneminde belirtilerin kaybolduğu gruptur. Devamlılık (continual display) (%40): Belirtiler çeşitli sosyal ve duygusal güçlüklerle erişkin dönemde de sürer. Gelişimsel bozulma (developmental decay) (%30): DEHB bulguları yanı sıra alkolizm madde kullanımı ve antisosyal kişilik bozukluğu gibi psikopatolojilerinin oluştuğu gruptur. Bu kötü gidişin en güçlü belirleyicisi çocukluk döneminde DEHB’na komorbid olarak davranım bozukluğunun olması ve aile içi çatışmaların olmasıdır.Hiperaktivite yaşla birlikte azalmakta ancak dikkatsizlik ve dürtü denetim sorunları kalıcı olabilmektedir. Genellikle ilk kaybolan aşırı hareketlilik en son kaybolan ise dikkat eksikliğidir. Remüsyonun 12 yaşından önce seyrek olduğu genellikle 12 ile 20 yaşlar arasında görüldüğü bildirilmektedir. Ancak olguların önemli bir bölümünde bozukluk kısmi remüsyona girmekte ve duygu durum bozuklukları ile antisosyal ve diğer kişilik bozukluklarının ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır. Öğrenme sorunları sıklıkla sürmektedir.14. DEHB ile komorbidite gösteren bozukluklar var mıdır? Evet.: Davranım bozukluğu %30-50 Karşı gelme bozukluğu %50 Mental retardasyon; Metilfenidat (MPH)’dan zeka düzeyi düştükçe faydalanma azalır. Otizm: MPH stereotipik hareketlerde artış yapabilir. Yüksek işlevli olguların faydalandığı düşünülmektedir. Tourette sendromu (DEHB’luların %20’si tik bozukluğuna tik bozukluklarının ise %40-60’ı DEHB’una sahiptir).Fragil-X (%73 DEHB) Öğrenme bozuklukları 15. Ayırıcı tanıda nelere dikkat etmeliyiz? 3 yaşından küçük çocuklarda aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik gibi temel belirtilerin DEHB’nda sıklıkla gözlenen görsel-motor ve algı ile ilgili yetersizliğe mi yoksa normalde tam olarak gelişmemiş sinir sisteminin klinik görünümüne mi bağlı olduğunun ayırımını yapmak oldukça güçtür.Öğrenme bozuklukları Zeka geriliği Davranım bozukluğu Yaygın anksiyete bozukluğu Bipolar bozukluk 16. DEHB için tedaviler var mıdır? Basit bir tedavisi yoktur. Multi-modal yaklaşımlar içerir: Tıbbi tedavi Anne-baba eğitimi Davranış terapileri Özel eğitim ortamı Diyet araştırmaları 17. İlaca karşı olanlar var mı? Non-drug kimyasal Pycnogenol etkinliği hakkında yeterli araştırma yok.Diyet girişimi (Kesin bilimsel kanıt yok) Mega-vitamin ve mineral desteği (yüksek doz) (Kesin kanıt yok) Anti-Motion Sickness medikasyon: Bunu ileri sürenler DEHB ile iç kulak arasında ilişkiyi ileri sürmektedir (Kesin bilimsel kanıt yok). Candida Yeast (mayası): Bu görüşe inananlar mayalar tarafından oluşturulan toksinlerin arttığı ve bağışıklık sistemini zayıflatarak DEHB benzeri mental problemlere yol açtığını iddia etmektedirler (Kesin bilimsel kanıt yok). EEG Biofeedback: Bu görüşü ileri sürenler dikkatin sürdürülmesi için beyin-dalga aktivitesinin artırılması alıştırmaları yapmaktadırlar (Kesin bilimsel kanıt yok). Optometrik görme çalışmaları: Öğrenme bozuklularındaki okumanın görsel problemlerle ilişkili olduğu ileri sürmektedirler (Kesin bilimsel kanıt yok). 18. Diyet davranışlar üzerinde etkili midir? Bazı çocuklarda faydalı olmaktadır. Bazı çalışmalarda Feingold diyetinin etkinliği gösterilmiştir (suni boyasız belli koruyucuları olmayan). Bazı kişilerde salisilatların alınmamasını önermektedir. | |
| | |
| | #20 (permalink) |
| Disossiatif bozukluk Dissosiyatif Bozukluk Dissosiyatif amnezi: Kişilerin önemli kişisel bilgilerini hatırlayamama halidir. Bu durumda sadece belli bir takım hatıra duygu ve düşünceler değil (evlilik mezuniyet törenleri gibi) daha uzun yaşantılar(çocukluk çağlarına ait dönemler ya da ilkokul yılları gibi ) hatırlanamayabilir. Bu belli bir konuya has olabileceği gibi o döneme ait her anıyı da içine alabilir. Gün içinde tekrarlayan unutkanlık dönemleri ile de seyredebilir. Yaygın görülmektedir. Travmatik hatıraların kişiyi etkilemesini önlemek için vücudun bilinçdışı olarak kullandığı bir savunma şeklidir.Dissosiyatif fug: Kişinin aniden kendisini nasıl geldiğinden habersiz olduğu bir yerde bulması geçen sürede yaptıklarından habersiz olduğu farklı bir kişi gibi davrandığı dönemlerdir. Bu dönemlerde kişilerin seyahatler yapabildiği kişiliklerinden farklı davranışlar sergileyebildikleri gözlenmiştir. Tek başına görülmesinden ziyade dissosiyatif kimlik bozukluğu içinde bir öğe olarak bulunmaktadır.Depersonalizasyon bozukluğu Kişinin vücudunun tümü ya da bir kısmına yabancılaşması ( gerçek dışılık hissi vücudu kol ve bacaklarının değiştiği hissi kendini dışarıdan film izler gibi seyrediyor olma bedeninden ruhunun ayrılıyor olduğu hissi sanki bir sis perdesi ardından etrafına bakıyor gibi olma vb.) şeklinde daha farklı bir algılayış içine girilmesidir . Bazen etrafını yaşadığı ortamı da yabancı veya daha farklı hissetme hali (derealizasyon) ile birlikte olabilir.Histerik psikoz: Kişi için çok önemli üzücü ani bir durum ya da ağır bir gerilimli süreç sonrasında olmayan sesler duyma görüntüler görebilme düşünce bozuklukları kendi ve etrafına yabancılaşma çocuksu ve normal dışı davranışlar ağlayıp-gülme gibi duygusal görünümde ani ve aşırı değişiklikler ya da tepkisizlik hali ile kendini gösterir.İlerleyici değildir. Bir kaç saat bazen de bir kaç hafta sürebilir. Halk arasında" cinnet geçirdi" denilen durumdur. Hastaneye yatış gereklidir. Bu durumun altında dissosiyatif kimlik bozukluğu olabileceğinden olayı bir buzdağının üstü gibi düşünerek görünmeyen kısma yönelik tedavi başlatılmalıdır | |
| | |
| Bookmarks |
Sağlık kategorisinde Psikiatri ve ilgili hersey... konusu , DEMANS: UNUTKANLIK TANIM: Kişinin entelektüel ve sosyal yeteneklerinin günlük fonksiyonlarını etkileyecek şekilde ilerleyici bir kaybıdır. Hastalık doğası gereği ilerleyici özelliktedir. Demanslı bir kişide; hafıza düşünme mantık yürütme yer ve zaman ...
| Konu araçları | |
| Gösterim Modları | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Salatalar..ilgili hersey burada...:D | x_m.e.e | Salatalar ve Soslar | 148 | 22-07-2008 10:51 |
| pilavlar...ilgili hersey burda..:D | x_m.e.e | Makarnalar-Pilavlar | 99 | 08-12-2007 01:45 |
| 6630 Ile Ilgili Hersey | black_akrep | Nokia | 2 | 24-10-2007 14:09 |
| Cilt Hastalıkları...ve ilgili hersey.. | x_m.e.e | Sağlık | 53 | 28-09-2007 01:26 |
| Soslar...ilgili hersey burda..:D | x_m.e.e | Salatalar ve Soslar | 62 | 19-12-2006 19:03 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 13:38 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)