İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Sağlık Makaleleri...

 Sağlık kategorisinde   Sağlık Makaleleri... konusu , Kış mevsiminde sıcak banyo yasağı -------------------------------------------------------------------------------- Kış mevsiminde çok sıcak banyo ile kese ve liflenme önerilmiyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli Prof. ...

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Danışman > Sağlık


Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 15-12-2006, 13:49   #66 (permalink)
Standart

Kış mevsiminde sıcak banyo yasağı

--------------------------------------------------------------------------------

Kış mevsiminde çok sıcak banyo ile kese ve liflenme önerilmiyor.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Şahin Yazar kış mevsiminde havanın soğuması ile tercih edilen sıcak suyun cildi yıprattığını söyledi.

Prof. Dr. Yazar yaz ve sonbahar mevsimlerinde havadaki nemin deride bulunan asit ve lipit koruyucuları destekleyerek tahriş ve hırpalanmayı önlediğini de anlattı.

Kese ve liflenmeye zımpara benzetmesi

Kış mevsiminde ise derinin nemini kaybettiğini hatırlatan Prof. Dr. Yazar ''kışın çok sıcak sulu banyoları özellikle de kese ve liflenmeyi deriye uygulanan zımpara etkisine benzetebiliriz" dedi.

Hastaların bel çevresinde kol ve bacaklarında oluşan kaşıntıların bu tür banyolardan kaynaklandığına da değinen Prof. Dr. Yazar deri kuruluğuna daha çok orta yaş ve üzerindeki kişilerde rastlandığını vurguladı.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 13:49   #67 (permalink)
Standart

Göbekli erkekler risk altında

--------------------------------------------------------------------------------

Diyet denildiğinde akla hemen kadınlar geliyor oysa günümüzde şişmanlık sadece kadınlar için değil erkekler için de sorun. Özellikle de erkeklerin karın bölgesinde biriken kilolar yani göbek kalp ve şeker hastalıkları riskini artırıyor kansere yakalanma tehlikesi yaratıyor. Uzmanlar hergün en az beş porsiyon meyve ve sebze yenilmesini öneriyor.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar erkeklerin fazla kilolarının karın bölgesinde biriktiğini bu yüzden “göbekli” erkeklerin kalp ve şeker hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu bildirdi. Tayar sağlıklı olmanın temel şartının çeşitli ve dengeli gıdalarla beslenmek ve kilo almaktan kaçınmak olduğunu belirtti.
Diyet denildiğinde akla hemen kadınların geldiğini oysa günümüzde şişmanlığın sadece kadınlar için değil erkekler için de “sorun” olduğunu anlatan Tayar erkeklerin kilolarının belirli bir bölgede toplanmasının da sağlık açısından önemli risk olduğunu savundu. Tayar şunları kaydetti:
'Erkeklerin kilosu karın bölgesinde birikir. Bu merkezi şişmanlık olarak bilinir. Bu kişiler çoğunlukla ‘elma’ şekilli olarak adlandırılır. Karın bölgesinde fazla kilolu olmak yani göbekli olmak da kalp ve şeker hastalıkları riskini artırır. Ayrıca kansere yakalanma tehlikesi de yaratır. Aşırı kilo eklemleri de fazla zorlayarak sağlık sorunlarının artmasına neden olur. Bu yüzden erkeklerin de kadınlar kadar beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir. “
Faza yağlı gıda tüketmenin kilo artışına neden olacağının unutulmaması gerektiğini belirten yemeklerin karbonhidrat protein yağ ve lif açısından dengeli olmasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Tayar dengeli beslenmenin sağlıklı yaşam sürmek kadar kalp hastalığı ve kanser riskini azaltmak için de önemli olduğunu vurguladı.
Erkeklerin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için hergün en az beş porsiyon meyve ve sebze yemelerini öneriliyor.


ERKEKLERE SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ
Erkeklerin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için hergün en az beş porsiyon meyve ve sebze yemelerini öneren Tayar şu tavsiyelerde bulundu:
Makarna pirinç patates gibi nişastalı yiyecekler ve fasulye bezelye mercimek gibi bakliyat ürünlerini daha fazla yiyin. Bunlar yediklerinizin yaklaşık üçte birini oluşturmalıdır.
Yağsız et seçin yağını ve varsa derisini ayırın.
Haftada iki kez balık yemeye çalışın.
Yiyeceklerinizi yağda kızartmak yerine ızgara yapmak fırında pişirmek haşlamak kaynatmak buğulamak veya mikrodalga fırında pişirmek suretiyle hazırlayın.
Yiyeceklerinizde şeker miktarını azaltın.
Tuzdaki sodyum yüksek tansiyona yol açabilir ve bu da felç geçirme riskini artırır. Bu yüzden yemek yaparken veya yerken yiyeceklerinize kattığınız tuz miktarını azaltmanız gerekir.
Potasyumun tansiyon üzerinde yararlı etkisi vardır. Muz domatespatates iyi potasyum kaynağı olan gıdaları tüketin.
Yediklerinizde bir miktar yağ olması önemlidir. Ancak yağlı gıdalardan özellikle de doymuş yağ açısından zengin olan kırmızı et sosis tereyağı ve peynir ile margarinden yapılan pasta ve bisküvilerden kaçının.
Günde en az 7 bardak su için eğer egzersiz yapıyorsanız daha fazla su içmeye çalışın
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 13:49   #68 (permalink)
Standart

Hangi hastalığa hangi yiyecek uygun

Tahıl sebze ve meyvelerde bulunan çeşitli maddeler ve vitaminlerin depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi geldiği belirtilirken bunların kaynağı doğa bir eczane olarak nitelendirildi.

Urfa'nın acı pul biberinin cilde yararlı ve teni güzelleştiren maddeler içerdiğini ilaçta aspirin neyse yiyecekler içinde elmanın da o olduğunu belirten Londra Üniversitesi uzmanları bu düşünceyle doğal savaş programı hazırladı. Program hangi hastalığa karşı neler yenmesi gerektiği konusunda rehberlik ediyor.

Türk Enfeksiyon web sitesi www.enfeksiyon.org'da yayınlanan habere göre satsuma yani küçük portakal içerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde gribe iyi gelirken kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek özelliği nedeniyle ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltıyor.

Yemeklere giren E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engelleyen tarçın mideyi düzene sokuyor kusmayı engelliyor. Bir çay kaşığından fazla alınmaması gereken Hardal ise singrin maddesi sayesinde sindirim sistemini düzenliyor ve mide ağrılarını gideriyor.

Nanenin içerdiği mentolse grip mikrobuna karşı savaştığı gibi ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini azaltıyor. Nane çayı baş ağrısı grip stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire bir geliyor.

DEPRESYONA AVOKADO


Uzmanlar sindirimi çok rahat olan avokadoyu özellikle bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ediyorlar. Bu meyvenin içerdiği E vitamini kalbe iyi gelirken yüksek potasyumu depresyona sebep olan uyuşukluluğu engelliyor. Ama yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olduğu için zayıflamak isteyenlere önerilmiyor. Uzmanlara göre çikolatanın da doğal bir antidepresan görevi bulunuyor.

Kolesterol oranı birçok balığın iki katı olan istiridye ise içindeki demir sayesinde sperm sayısını ve seks gücünü artırıyor.

Elmanın ve kepekli ekmeğin de dozu aşılmadığı sürece idrar söktürücü özelliğe sahip bulunduğunu beliren uzmanlara göre aynı alanda olumlu etkileri bulunuyor. Sistit hastalığına karşı da kuşkonmaz tavsiye ediliyor.

ALERJİ

Kayısının içindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak kanseri önlüyor. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfürdioksit de astım gibi alerjilere iyi geliyor.

Basur tedavisinde fazlası kullanılmadıkça Hindistan cevizinin iyi bir tedavi yöntemi olduğu uzmanlarca belirtiliyor.

Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyeceklerin dahi sindirimine yardımcı olan enginar karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma arterit ve gut hastalığına yakalananlarla hamilelere tavsiye ediliyor.

TANSİYON


Yüksek miktarda karbonhidrat içeren ve zengin bir potasyum kaynağı olan muz kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlıyor. Rezene ve tahıl da aynı amaca hizmet veriyor.

İçindeki kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamininin vücuda direnç kazandırdığı arpayla ilgili ABD'de yapılan bir araştırma 6 ay boyunca her gün bu çeşit üründen tüketilmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.

Kilo kaybına karşı ise çikolatalı puding öneriliyor. İngiliz Sağlık Bakanlığı kilo kaybı sorunu olanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.

Günde 2 top vanilyalı dondurma tüketimi ise vücudun günlük protein ihtiyacının yüzde 20'sini karşılıyor.

MENOPOZ

Sebze hormonu "fitoöstrojen" içeren nohut ile içinde elajik asit bulunan üzümün menopozun olumsuz etkilerine karşı koruyucu özellikleri bulunuyor.

Sadece iki-üç adet kuru erik yemenin bile vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşıladığı idrar yolları kaslarını rahatlattığı bunun da kolon kanserine karşı koruduğu bildiriliyor. Ayrıca yüksek orandaki bor minerali ile menopozdaki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutuyor.



Banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltan kekik yağının yanı sıra zencefilin de aynı alanda olumlu etkileri bulunuyor.

DİYABET

Lif açısından zengin bir besin olan kuru fasulye diyabet riskini büyük oranda azaltıyor. Mercimek de çözünebilir lif içermesi sayesinde diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besin olarak değerlendiriliyor.

Karadeniz'in ünlü hamsisi Omega-3 yağı zenginliğiyle kolesterol seviyesini düşürüyor kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı kalp krizi dolayısıyla felç geçirme riskini düşürüyor.

Uzmanlar hamsinin haftada en az 1 kez yenmesini kalp hastaları içinse bu miktarın haftada 3-4 porsiyona çıkarılmasını öneriyorlar.

Omega-3 yağı içeren midye ise selenyum minerali sayesinde tiroit bezlerinin normal işleyişi için gerekiyor.

PROSTAT HASTALIĞINA KARŞI BEZELYE

Araştırmalara göre haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye kalp için de önemli etkiye sahip.

Salatalığın da kalbi güçlendirdiği ancak kabuğunun soyulmaması gerektiği belirtiliyor.




Günde iki bardak çay 4 elma 5 soğan 7 portakal yerine geçiyor.

Bu şekilde kalp dostu antioksidan madde alındığını belirten uzmanlar özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.

Yapılan 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koydu. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir ise modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.

Her gün yenilen bir avuç fındık ise kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucu özelliğe sahip.

Zeaksantin adlı bitkisel bileşim içeren mısır tüketimi yaşa bağlı gelişen görme bozukluklarını azaltıyor. Sağlıklı gözler için betakaroten içerikli ıspanak da gerekiyor. Ama pişirildikten sonra hemen tüketilmezse içindeki yararlı maddeler toksik maddelere
dönüşebiliyor.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 13:49   #69 (permalink)
Standart

Omurilik hastalarına umut


Kök hücrelerin omurilik zedelenmesinin neden olduğu felç vakalarının tedavisinde kullanılmasına yönelik araştırmalarda yeni bulgular elde edildiği bildirildi.

Kök hücrelerinin aldığı komutları beynin hareket etmesini istediği herhangi bir bölgeye ulaştırabilen motor nöronlara dönüştürdüğü bildirildi.

Uzmanlar canlı dokuların temel taşı olarak bilinen kök hücrelerin vücuttaki 220 farklı hücreden istenilen herhangi birine dönüşmesinin mümkün olduğunu ifade etti.

Yapılan araştırmalarda bilim adamlarının birçok omurilik hastasına umut olacak önemli bir adım attığı vurgulandı. Araştırmalarla birlikte gelinen bu noktadan sonra araştırmayı sürdüren bilim adamlarının bundan sonraki aşamada bir dizi kimyasal kullanılarak laboratuar ortamında elde edilen bu sinir hücrelerinin vücudun diğer bölümleriyle iletişime geçip geçmeyeceğini deneyecekleri kaydedildi.

Öte yandan uzmanlar birçok omurilik hastasına umut olabilecek bu yeni tedavi yönteminin insanlar üzerinde denenmeye başlamasının uzun zaman alabileceğini de hatırlattı.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 13:49   #70 (permalink)
Standart

Karın beyazlığına aldanıp yemeyin


BURSA (İHA) - Uzmanlar dünyada sadece Türk insanına özgü kar yeme alışkanlığına karşı vatandaşları uyardı.


İhlas Tıp Merkezi Başhekimi Nebil Öztürk karın yere inerken havadaki kirliliği de beraberinde getirdiğini bu bakımdan kar yemenin vücut direncini artırdığı yönündeki bilginin doğru olmadığını söyledi.

Öztürk kar yemenin sağlık açısından son derece sakıncalı olduğunu havadan yere ininceye kadar taşıdığı mikroplar sebebiyle ciddi hastalıklara yol açabileceğine dikkat çekti.

Kar yemeğinin Türk insanına özgü bir alışkanlık olduğunu da dile getiren Öztürk özellikle çocukların yememeleri gerektiğini vurgulayarak "Kar taşıdığı mikroplar yüzünden birçok hastalığı da beraberinde getirir. Kar yiyen bir kişilerde vücudu bağışıklık sistemi güçlü olmayanlar üst solunum yolu enfeksiyonları ve bronşit gibi hastalıklarına yakalanabilir. Çocuklarda ise zatürreye bile yol açabilir" dedi.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0