İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz   Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Sağlık Makaleleri...

Sağlık kategorisinde Sağlık Makaleleri... konusu , Güneş yanığı kansere sebep olabilir Her yıl tedbirsiz güneşlenme sebebiyle birçok ölüm vakaları ile karşılaşılıyor. Güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekelerine katarakta ciltte yaşlanmaya ...


Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Danışman > Sağlık

Üye Ol FlashChatBloglar Üye Listesi Forumları Okundu İsaretle
  reklam2 

 
LinkBack Konu araçları Gösterim Modları
Eski 15-12-2006, 00:33   #1 (permalink)
Standart Sağlık Makaleleri...

Güneş yanığı kansere sebep olabilir

Her yıl tedbirsiz güneşlenme sebebiyle birçok ölüm vakaları ile karşılaşılıyor. Güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekelerine katarakta ciltte yaşlanmaya cilt kanserlerine ve kırışıklıklara sebep olabiliyor.

Uzmanların belirttiğine göre güneş yanığı çok fazla güneşe maruz kalındığında veya ultraviole ışık kaynağından etkilenildiğinde vücuda rengini veren ve ışığa karşı cildi koruyucu özellikte olan 'melalin' maddesinin bu koruyucu özelliğini zamanla kaybetmesiyle ortaya çıkıyor.

Güneş yanıkları hassas ciltliler için korkutucu boyutlara ulaşabiliyor. Güneşten çok daha kolay etkilenebiliyorlar ve oluşan yanıkların iyileşme süreci esmer tenlilere göre daha uzun süre alıyor. Çok hassas bir cilde sahip kişiler öğlen güneşinde 15 dakika kalabilirlerken esmer tenliler ise dakikalarca güneşlenebilirler. Ancak korunmak her iki cilt tipi için da şart.

Uzmanlar güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekeleri katarakt ciltte yaşlanma cilt kanserleri ve kırışıklıklar meydana gelebildiğine dikkat çekiyor. Güneş yanığının belirtilerinin kızarıklık ile başladığını daha sonra su toplamalar ve deride soyulmalar oluştuğunu ifade eden uzmanlar "Ancak uzun süreli kontrolsüz güneşlenme kan damarlarına bile zarar verebiliyor" diye uyarıyorlar.

Uzmanlar işi gereği güneşe çok maruz kalanlara ise şu önerilerde bulunuyor:

"Düzenli olarak cilt bakımı yaptırın. Doğum lekelerinizi sık sık kontrol ettirin. Doğum izlerinizde renk ve boyut değişiklikleri tehlikeli bir durumun sinyalleri olabilir. Güneşe çıkarken koruyuculuk özelliği en az 15'in üzerinde olan kremler sürün. Bol bol sıvı alın. Güneşten koruyucu giysiler ultraviole filtreli gözlükler kullanın."

Güneş yanığına karşı soğuk duş almanın ve soğuk kompres uygulamanın yararlı olabileceğini kaydeden uzmanlar "Eğer cildiniz su topladı ise vücudunuzda açık yara bırakmayın üzerini steril bandaj yardımı ile kapatın. Hekim önermedikçe Benzokain içeren ilaçlar kullanmayın. Eğer baş dönmesi yanık bölgesinde çok fazla acı ve yüksek ateş varsa su dolu kabarcıklar oluşmuşsa mutlaka bir hekime başvurun" diyorlar.

ALINTIDIR - ForuMaskE
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 00:38   #2 (permalink)
Standart

Havuzlardaki klor saçlara zararlı



Uzmanlar güneşin yaydığı ultraviyole ışınları ile deniz suyundaki tuz ve havuzdaki klorun saçın en büyük düşmanı olduğunu belirtiyorlar.


İnternet'ten derlenen bilgilere göre uzmanlar bayanların saç rengini açmak için kullandıkları kimyasal madde olan 'oryal'in tüm kadınlar tarafından endişe duyularak kullanıldığını oysa havuz suyundaki klorun bundan çok daha tehlikeli olduğu vurgulandı. Havuz suyunda bulunan klorun mayoların bile rengini soldurduğuna saçlarda da renk değişimine kuruluğa kırılmalara ve genel yıpranmaya neden olduğunu belirten uzmanlar buna rağmen kadınların yüzde 99'unun havuza girerken saçlarını
koruyacak bir bone kullanmadıklarına dikkati çekiyorlar.


Deniz suyundaki tuz ve güneşteki ultraviyole ışınlarının da tıpkı havuz suyu gibi saça zarar verdiğine işaret eden uzmanlar tuz ve klorun saça çok çabuk nüfuz ettiği için yıpranmayı da hızlandırdığını belirterek özellikle uzun süre suda kalınıp çıktıktan sonra da saçlar duru suyla iyice yıkanmalı yoksa telafisi güç sorunların ortaya çıkabileceği bildiriyorlar.


Öncelikle havuz ya da denizde saçların mutlaka bone ile korunması sudan çıktıktan hemen sonra da saçın bol duru suyla yıkanması ayrıca fön çekerken ya da çektirirken makinenin sıcaklık derecesinin yükseltilmemesi öneriliyor. Fönün sıcak ayarı ne kadar yüksek olursa saçtaki yıpranmanın da o kadar hızlı olacağına işaret eden uzmanlar yaz - kış saçların 36 dereceden yüksek ısıdaki su ile yıkanmaması ve yıkandıktan sonra da uzun süre ıslak bırakılmaması gerektiğine dikkat çekiyorlar.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 00:38   #3 (permalink)
Standart

Tatil dönüşü kabus olmasın

Uzmanlar uzun süren tatilin ardından iş yaşamına alışmada uyum güçlüğü yaşandığını belirtiyor. Hafta sonu tatili sendromuna benzer özellikler gösteren ruh hali işini sevmeyen kişilerde daha travmatik olarak kendini gösteriyor. Uzmanlar tatil dönüşünde uyum güçlüğünü aşmak için 'kendinize nefes alma zamanları ayırın' önerisinde bulunuyor.

Yoğun iş temposundan uzaklaşıp uzun yaz tatiline 'merhaba' diyen günümüz insanı işe dönüşte çeşitli sorunlar yaşıyor. Özellikle şehir dışında geçen tatil kent yaşamına ve iş yerindeki rutin işlere dönüşte depresif duygu durumuna neden oluyor.

Akdeniz Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlığı'ndan Uzman Psikolog Elif Yazar psikolojik olarak kendisini dinlenmeye ve eğlenmeye yönlendiren kişide tatil dönüşü depresif duygu durumu gözlendiğini belirtti. Yaz tatiline hiç bitmeyecekmiş duygusuyla başlanmamasını önerdiklerini söyleyen Elif Yazar "Psikolojik olarak kendinizi tatil durumuna kaptırmayın önerisinde bulunuyoruz. Tatile 'bu benim dinlenmem için bir vesile yapamadıklarını yapmak için bir fırsat' düşüncesiyle başlamak daha doğru" dedi. İlk iş günü öncesinde eve ve kent yaşamına alışmanın faydalı olacağını söyleyen Yazar "Şehir dışından gelerek hemen çalışmaya başlamak uyumu zorlaştıracaktır. İşe dönüşten önce ev ve kent yaşamına dönüş yapılmalı. İlk mesai gününden bir kaç gün önce yapacağımız işleri programlamalıyız. Ağır iş temposuna gözümüz kapalı girmek yerine önce bize zor gelmeyecek işlerden başlamalı adım adım ilerlemeliyiz" diye konuştu.

Beslenme alışkanlığının tatil süresinde değiştirilmemesi gerektiğini söyleyen Elif Yazar "Tatilde yeme-içme abartılıyor. İnsanlar 'nasıl olsa tatildeyim' düşüncesiyle rutin yaşamındaki beslenme alışkanlığını değiştiriyor. Biz beslenme düzenini bozmama önerisinde bulunuyoruz. Tatil dönüşünde ise bize mutluluk hormonu sağlayacak sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme öneriyoruz. İşe başladıktan sonra öğle ve akşam saatlerinde hoşa giden etkinliklerde bulunulmalı. Açık havada zaman geçirilmeli kişiler kendilerine nefes almak için zaman ayırmalı" dedi.
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 00:38   #4 (permalink)
Standart

YaĞ Severlerİn Dİkkatİne



Margarin ve Tereyağı arasındaki farkı biliyor musunuz?

Lütfen sonuna kadar okuyun…. Çok ilginç.

· Her ikisi de hemen hemen aynı kaloriye sahiptir.

· Tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir. 8 grama 5 gram.

· Harvard Tıp Fakültesinin çalışmasına gore tereyağı ile karşılaştırılınca margarin yemek kadınlarda kalp hastalığına yakalanma olasılığını %53 artırıyor.

· Tereyağı yemek yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor. Tereyağının besinsel değeri yüksek olmasına rağmen margarinin çok düşüktür. Çünkü katkılıdır.

· Tereyağı margarinden çok daha lezzetlidir ve diğer yiyeceklerdeki tadları zenginleştirir. Tereyağı yüzyıllardır bilindiği halde margarin 100 yıldan az bir süredir yapılmaktadır.

Ve şimdi margarine gelelim…

· Yağ asitleri çok yüksektir…

· Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar…

· Toplam kolesterolü ve LDL’yi yükseltir. (Kötü kolesterol)

· HDL’yi düşürür. (iyi kolesterol)

· Kanser riskini beş katına çıkarır…

· Anne sütünün kalitesini düşürür…

· Bağışıklık sistemini zayıflatır…

· İnsülin tepkisini düşürür.



İŞTE EN İLGİNÇ KISMI!



· Margarin plastikten yalnızca 1 molekül farklıdır.

İşte bu gerçek beni hayatım boyunca bir daha margarin ve diğer hidrojene yiyecekleri yemekten alıkoymuştur .. (Hidrojene demek moleküler yapısına hidrojen eklenmiş demektir.) Kendiniz de deneyebilirsiniz: Bir paket margarine alın ve gölge bir yere koyun. İki gün içinde şunları gözlemleyeceksiniz. Üzerinde bir tane bile sinek yok! (Bu size birşeyler anlatmalı.)

Çürümemiş ve kötü kokmamıştır. Çünkü hiçbir besin değeri yoktur ve üzerinde hiçbir şey gelişmez. Hatta mikro organizmalar bile yerleşmez. Neden? Çünkü nerdeyse plastiktir. Evdeki plastik kablonuzu eritip de tostunuza surer misiniz?
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-12-2006, 00:38   #5 (permalink)
Standart

Bakanlıktan besin uyarısı

--------------------------------------------------------------------------------

Sağlık Bakanlığı besinleri satın alma hazırlama pişirme depolama konusunda vatandaşları uyardı.




Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre alışverişe çıkmadan önce satın alınacak besinler için bir liste hazırlaması gerektiği ve listede seçeneklere yer verilmesi gerektiği ifade edildi. Besinlerin günlük haftalık ve aylık olarak sınıflandırılması gerektiği belirtilen açıklamada kısa süre içinde fazla besin alınmaması gerektiği vurgulandı. Beslenmeye ayrılan paranın önceden belirlenmesinin önemli olduğu ifade edildiği açıklamada besinlerin değişik yerlerdeki fiyatlarının araştırılmasının gerektiği kaydedildi. Düşük gelirli ailelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için ucuz olan tahılların yanında bir miktar kuru baklagil ve yumurta satın alarak enerji ve protein yönünden dengeli bir beslenme yapmaları tavsiye edildi.




Fazla yağlı besinlerin tercih edilmemesinin tavsiye edildiği açıklamada özellikle yağsız kırmızı etin kullanılması gerektiği vurgulandı. Sağlıklı yaşam için az miktarda tuz kullanılması gerektiği belirtilen açıklamada doğal sebze ve taze besinlerin tercih edilmesi fazla miktarda katkı maddesi içeren besinlerden kaçınılmasının önemli olduğu bildirildi. Hazır meyve suları gazoz kolalı içecekler yerine besleyici değeri daha yüksek olan taze sıkılmış meyve suları ayran limonun tercih edilmesi tavsiye edildi.



HAZIRLAMA VE PİŞİRMENİN PÜF NOKTALARI




Alışveriş sonrası satılan alınan gıda maddelerinin sağlıklı bir şekilde hazırlamasının önemli olduğunun kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:




"Ekmek çörek kurabiye yapmak için hamurun mayalandırılması besleyici değerini artırır. Beyaz ekmek yapmak için buğday tanesinin kepek ve özünün iyice ayrılması besleyici değerini azaltır. Tarhana yoğurt ve unun karışımıyla mayalandırılarak yapıldığından besleyici değeri yüksektir. Pişirirken içine pişmiş nohut mercimek havuç eklenmesi değerini daha da artırır. Tarhana güneşte kurutulursa süt ve yoğurt aydınlık yerde bekletilirse vitamin B2 vitamin B6 ve folik asit değerleri azalır. Yumurta süt yoğurt peynir ve tahinle yapılan tatlıların besleyici değerleri sadece un yağ şeker kullanılarak yapılanlardan üstündür. Şeker yerine pekmez kullanılması besleyici değerini daha da artırır. Sütlü tatlı yaparken şeker önceden konulmalıdır. Birlikte yüksek sıcaklıkta pişirilirse protein değeri azalır. Kuru fasulye nohut mercimek gibi besinler iyi pişirildiğinde sindirimi kolaylaşır ve böylelikle protein değeri artar. Yumurta çiğ yenirse ya da sarısının etrafı yeşillenecek kadar hızlı ateşte uzun süre pişirilirse besleyici değeri azalır. Yeşil ve sarı sebzelerden yapılan salatalara limon veya sirke eklenir bekletilirse A ve C vitamini değeri azalır. Sebzeler doğrandıktan sonra bekletilirse ve haşlama pişme suları atılırsa vitamin ve mineralleri azalır. Meyveler kesildikten ya da suyu sıkıldıktan sonra bekletilirse C vitamini değeri azalır. Hatta sıkılmış meyve suları buzdolabında bekletilirse vitamin değeri azalır. Süt yarım saat gibi uzun süre kaynatılırsa vitaminleri azalır. Pastörize ve sterilize edilmemiş süt kabarınca ateşten alınırsa mikropları ölmez. Süt kabardıktan sonra karıştırılarak 4-5 dakika kaynatılıp hemen soğutulur. Cam kavanozda buzdolabında 1-2 gün saklanır. Yağ yakıldıktan sonra yemeğe konursa sağlığa zararlı duruma gelir. Yoğurdun yeşilimsi suyu atılırsa vitamin değeri azalır. Ayrıca yoğurt torbaya konup süzülür ve süzülen suyu atılırsa vitamin kaybı olur. Kapakları-hafif de olsa- içe veya dışa doğru bombaj yapmış konserveler sağlık için son derece zararlıdır."



BESİNLERİ SAKLAMA KURALLARI




Bazı besinlerin kısa zamanda kullanılmasının olanaksız olduğunun bildirildiği açıklamada bazı besinlerin çeşitli işlemlere tabi tutarak uzun süre değerinden ve lezzetinden kaybettirmeden saklamanın zorunlu olduğu kaydedildi. Taze besinlerin hasat edilmelerinden itibaren mikroorganizma ve enzimlerin etkisine maruz kaldığının ifade edildiği açıklamada şu bilgilere yer verildi:




"Besini mikroorganizmaların etkisinden koruyabilmek ve enzim faaliyetlerini durdurabilecek bir ortam oluşturmak zorunluluğu vardır. Mikroorganizma ve enzimler belirli bir sıcaklık derecesinde faaliyet gösterdiklerine göre besinler soğuk yerde saklanırsa tazeliklerini koruyabilirler. Besinlerin saklanabileceği buzdolapları soğuk hava depoları ve dondurma araçları veya yerleri yapılmıştır. Bu gibi yerlerde besinlerin bozulmadan saklanma süresi dolabın veya deponun ısı derecesine bağlıdır. Taze sebzeler bekletilmez tereyağı ve benzeri kahvaltılık margarinlerde nem miktarı fazla olduğundan kolay bozulurlar. Bu bakımdan buzdolabında saklanması gereklidir. Patates karanlık serin kuru ve hava akımı olmayan yerlerde saklanır. Işık patatesin renginin yeşile dönmesine neden olabilir. Soğan için en iyi saklama ortamı kuru hava akımı olan serin yerdir. Kuru besinler serin karanlık kuru ve havalandırılabilen yerlerde saklanır. Kuru besinlerin saklandığı yerin nemli olması küflerin çoğalmasına neden olur. Besinler mümkünse raflarda yerden yukarıda ağzı kapalı kaplarda birbirlerine benzeyenler bir araya konmak suretiyle saklanmalıdır."
x_m.e.e kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Bookmarks
Etiketler
palamud hazirlanmasiKATI YAĞLARIN ZARARLARISAĞLIKSIZ YİYECEKLERLE İLGİLİ YAZILMIŞ MAKALELERArtemisinin kanserkarın bölgesindeki yağlar idrar kaçırmaya sebepdamacanada bulnması gereken özelliklerpedden oluşan pişiklertiyatro sağlıkla ilgili streçbalık konserve hakkında makalelimonlu çay ve anemi

Sağlık Makaleleri...

Sağlık kategorisinde Sağlık Makaleleri... konusu , Güneş yanığı kansere sebep olabilir Her yıl tedbirsiz güneşlenme sebebiyle birçok ölüm vakaları ile karşılaşılıyor. Güneş yanığı belirtileri kısa vadede kendini göstermese de uzun vadede güneş lekelerine katarakta ciltte yaşlanmaya ...

Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Forum Seç

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kişisel Gelişim Makaleleri PatRoN Kişisel Gelişim Merkezi 17 05-11-2008 01:40
sağlık-sağlık nedir-sağlık hakkında Shy sştu 0 05-05-2008 01:10
08/13/07 - Sağlık sendikasından ilginç teklif: Sağlık TV kurulsun x_m.e.e Güncel Olaylar 0 13-08-2007 16:35
Sağlık Makaleleri... x_m.e.e Sağlık 20 15-11-2006 14:15


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 13:27 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
izafet öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin. UslanmaM | TEKplatform | Cep Telefonu | Web Hattı | Tedavin | araba | sagopa kajmer -