Sağlık kategorisinde Cilt Hastalıkları...ve ilgili hersey.. konusu , ATOPİK DERMATİT: EGZAMA A. ATOPİK DERMATİT ( EGZEMA ) NEDİR ? Kronik tekrarlayan pembe renkli yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücütta yaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. ...
| |||||||
| Üye Ol | FlashChat | Bloglar | Üye Listesi | Forumları Okundu İsaretle |
| | #6 (permalink) |
| ATOPİK DERMATİT: EGZAMA A. ATOPİK DERMATİT ( EGZEMA ) NEDİR ? Kronik tekrarlayan pembe renkli yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücüttayaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. Bunlar pembe renkli sulantılı kaşıntılı lezyonlar şeklinde olabilir.Aşırı kaşınma sonucu enfekte olabilirler. Lezyonların sürekli olarak nüks ettiği veya iyileşmediği dönemlerde cilt kalınlaşması çizgilenmesi soyulmalar ve renk koyulaşması olabilir. Hastalığınbaşlangıç yaşına göre lezyonların vücüttaki dağılımı farklılık gösterir. 1. İnfantil ( bebeklik dönemi ) Atopik Dermatit: 2 ay-2 yaş arası çocuklarda görülür. Lezyonlar özellikle yüzde ( sıklıkla yanaklarda ) saçlı deride![]() boyunda sırtta diz ve dirsek bölgelerinde oluşur. Bu dönemde başlayan hastalık 3 yaşındaiyileşebilir veya ileri çocukluk yaşlarında da devam edebilir. 2. Çocukluk Çağı Atopik Dermatiti: 2-12 yaşlar arasında görülür. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü diz arkası boyun el bileği ve ayakbileğinde görülür. Lezyoların olduğu cilt bölgelerinde kuruluk çizgilenme sulanma ve kaşıntı vardır.3. Erişkin Dönemi Atopik Dermatiti: Çocukluk çağı atopik dermatitinin devam etmesi veya ilk kez 12-20 yaşlar arasında başlayan cilt hastalığı şeklinde ortaya çıkabilir. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü ve diz arkasında bulunur. Bazen ellerde de olabilir. Genellikle ciltte çizgilenme kalınlaşma ve rengin kahverengileşmesine neden olur.Bazen göz çevresi ve ağız çevresinde kuruluk ve cildin dökülmesi eşlik edebilir. Genellikle kronik seyirlidir. Atopik Dermatite Eşlik Edebilen Bulgular: · El ve ayak tabanı çizgilerinin belirginleşmesi · Göz altında koyu gölgeler · Yanak sırt kol ve bacakta sınırları belirgin soluk renkli bölgeler· Atopik dermatiti olan bebekler ileriki yıllarda astım veya allerjik rinit olabilirler Atopik Dermatit ( Egzema ) Nasıl Tedavi Edilir? 1.Koruyucu Önlemler: Bu hastaların ciltleri aşırı kurudur. Cilt kuruluğu belirtilerin alevlenmesine neden olur. Bu nedenle cildin sürekli olarak nemlendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca bu kişiler normal sabun kullanmamalıdır. Kremli sabunların kullanılması önerilir. Terleme şikayetleri arttırdığından özelliklesıcak havalarda dikkat edilmesi önerilir. Tetkiklerde belirtilere sebep olan herhangi bir allerjen ( inek sütü yumurta ev tozu akarı gibi ) saptanırsa bu allejenden kaçınmak için doktorun önerdiğiönlemler mutlaka alınmalıdır. 2.İlaç Tedavisi: 1.Kaşıntı önleyiciler ( antihistaminikler-şurup tablet )Bu hastaların en önemli şikayeti kaşıntıdır. Bu şikayetlerin ortadan kalkması için doktorunuzun önerdiği ilacı şikayetlerin alevlendiği dönemlerde kullanmak gerekir. 2.Lokal Kortikosteroidler ( merhem krem )Cilt lezyonlarının aktif olduğu dönemlerde lezyon üzerine haricen ince bir tabaka halinde doktorunuzun önerdiği kullanma süresi dikkate alınarak uygulanır. Bu ilaçlar doktorun önerdiği nemlendirici ile cilt nemlendirildikten sonra uygulanmalıdır. | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| aşırı terleme hiperhidroz Hiperhidrozis = Aşırı Terleme Bozukluğu Terleme: egzersiz esnasında sıcak veya soğuk havalarda vücut sıcaklığını ayarlamak için gerekli fizyolojik bir mekanizmadır. Bunların dışında stres ve heyecan nedeniyle terlemede artma olabilir.İnsan vücudunda bulunan iki sinir sisteminden biri olan somatik (istemli) sinir sistemi bize ağrı ısı ve dokunma gibi duyuları hissetmemizi ve vücudun farklı bölümlerinin hareketlerini sağlayan kaslarımızı kontrol etmemizi sağlar.Otonom (istemsiz) sinir sistemi ise solunum hızı kalp atışı ve vücut ısısının ayarlanmasında önemli olan ter üretimi gibi bedensel fonksiyonların şuur dışı kontrol edilmesini sağlar. Otonom sinir sistemi sempatik ve parasempatik sistem adı verilen iki bölümden oluşur.Sempatik sinir sistemi vücudun her yerinde ter salgılanmasını kontrol eden sistemdir. Bu sistemin bazen hiçbir nedene bağlı olmadan kendiliğinden çok yüksek seviyede çalışması belirli bölgelerde aşırı terlemeye neden olur. Günlük hayatı etkileyen aşırı terleme durumuna hiperhidrozis adı verilmektedir. Nedenleri Hiperhidrozis insanların %1’inde görülen bir rahatsızlıktır. Birkaç özel durum dışında aşırı terlemenin nedeni bilinmemektedir. Aşırı terleme genellikle adolesan (ergenlik) döneminde başlar ve hayat boyu sürer. Geçici bir durum değildir ancak aralıklı veya devamlı olabilir.Sinirlenme ve kaygı terlemeyi artırır. Hipertiroidi psikiyatrik hastalıklar menapoz ve şişmanlık diyabet böbreküstü bezi hastalıkları ve vücutta oluşan enfeksiyonlar kendini aşırı terleme ile gösterebilir.TEDAVİ ZAMANLAMASI Aşırı terleme normalde sağlığa zarar vermeyen bir rahatsızlıktır. Ancak kişilerin sosyal yaşantısını öğrenimini iş hayatını psikolojik durumunu etkiliyorsa tedavi edilmelidir.Nasıl hareket etmeliyim? Aşırı terleme olan kişiler öncelikle Pratisyen Hekime başvurmalıdır. Pratisyen hekim aşırı terlemeye neden olabilecek sistemik hastalık düşünürse ilgili uzmana yönlendirmeli ve öncelikle bu hastalık tedavi edilmelidir. Anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlık varsa bu durum düzeltilmelidir. Aşırı terlemeye neden olabilecek bir hastalık yoksa hasta Dermatoloji Uzmanına yönlendirilmelidir. Dermatoloji uzmanı hafif ve orta derecede şikayeti olan hastalara öncelikle terlemeyi önleyen pomad ve spreyler önerebilir. Bu tedaviden yarar görmeyen ve ileri derecede şikayeti olan hastalarda diğer tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. TEDAVİ YÖNTEMİ SEÇİMİ Primer (bir nedene bağlı olmayan) aşırı terlemede uygulanan temel tedaviler: İlaç tedavileri Terleme önleyici pomad ve losyonlar İyontoforez Botox enjeksiyonu Cerrahi tedavi (sempatektomi)'dir. İlaç Tedavileri Terlemeyi etkileyen birçok ilaç mevcuttur. Psikotrop (sedatif) ve antikolinerjik (atropin) gibi ilaçlar bir süreliğine faydalı olabilirler. Ancak bunların sedasyon ağız kuruluğu görme bulanıklığı üriner problemler ve hatta kalp krizi riskini artırma gibi yan etkileri bulunduğundan genellikle önerilmezler.Özellikle strese bağlı aşırı terlemelerde sedatifler (sakinleştirici ilaçlar) ve sinir sistemini etkileyen ilaç tedavileri kullanılabilir. Psikoterapi genellikle bu durumda fazla yardımcı değildir. Terleme Önleyiciler Terleme önleyici merhemler ve spreyler ilk önerilen basit tedavi şeklidir. En sık kullanılan Aluminum chloride’li ajanlardır. Özellikle koltuk altı terlemelerinde ilk seçilen ilaçlardan biridir. El ve ayak terlemelerinde hafif ve orta şiddetteki olgularda kullanılabilir. Sıkıştırma etkisi ile ter kanalının ağzını fiziksel olarak tıkar ve ter bezlerinden ter atılımını önler. Tedavide ilaç gece kuru deriye uygulanır ve 6-8 saat kadar burada kalır. Ertesi sabah tamamen yıkanarak temizlenir. Önce hergün durum düzeldikçe daha seyrek uygulanır.Tedavinin tekrarlanması gerekir. Uygulamadan sonra kapama ile etki artırılabilir. Erken dönemde hastaların yarısında cilt irritasyonu gelişebilir.Cilt irritasyonu yapması ve cevabın gecikmesi nedeniyle uzun süreli tedaviler bıktırıcıdır. Terleme önleyici pomad ve losyon uygulama uyarıları ! Uygulama öncesinde: Kullanımdan hemen önce banyo yapmayın. Zedelenmiş ya da irritasyonlu deride kullanmayın. Uygulama esnasında: Gözler ya da mukoza ile temas ettirmeyin. Uygulama sonrasında: Koltuk altları 12-24 saat kadar tıraş etmeyin. Tüy dökücü kullanılmayın. Giysilerle temas ettirmeyin. İYONOFOREZ TEDAVİSİ Aşırı el ve ayak terlemesinde kullanılır. Eller ve/veya ayaklar içinde elektrolit solüsyonu veya metal plaka bulunan küvete konulur. Solüsyon veya plakadan insanı rahatsız etmeyen düşük şiddette elektrik akımı verilir. Etki şekli elektrik akımının oluşturduğu iyonlarının ter kanallarını (basit olarak su musluğunu) belirli bir süre kapatılması olarak tanımlanabilir. Her seansın uygulama süresi 20-30 dakika kadardır. Başlangıçta 3 günde bir sonra haftada bir tedavi yapılır.Durumun şiddetine bağlı olarak tedavi gerekebilir. 4-7 haftalık bir tedaviden sonra terleme tamamen kesilebilir. Terleme tam olarak kesilemezse banyo içine ilaç (Glycopyromium Bromide) eklendiğinde iyi sonuçlar alınabilir. Tedavi sonrası terleme olmayan dönem 2-12 hafta kadar devam eder. Bu nedenle tedavinin tekrarı gerekir. Zaman alıcı ve toplamda pahalı bir yöntemdir. Uygulama ağrısız olup hafif iğne batması şeklinde duyum alınabilir. Emniyetli bir tedavi yöntemidir. Cihaz satın alındığı takdirde evde uygulanabilir. Gebelikte kalp pili ve metal ortopedik implant olanlarda uygulanmaz.BOTULİNUM TOKSİN TEDAVİSİ (BOTOX) Özellikle koltuk altı terlemelerinde kullanılır. El ve ayak terlemelerinde de uygulanabilir. Botox düşük dozlarda enjekte edilerek yüz veya boyunda kırışıklıkları önlemek için lokal kasların felç edilmesi için kozmetik amaçla veya kas spazmlarını çözmek için kullanılan bir maddedir. Benzer etki nedeniyle terlemeye neden olan sempatik sinirleri felç ederek ter bezlerinden ter üretimini önlemek için kullanılmaktadır. Uygulamada Botox olarak bilinen Botulinum Toksin’i terleme olan bölgede deri içine enjekte edilir ve sinir uçlarında 6-12 hafta süre ile geçici blok yapar. Etkisi geçici (1-6 ay) olduğundan tedavinin tekrarı gerekir. Ayaktan uygulanabilir. Uygulama yaklaşık 30 dakika kadar sürer. Lokal anestezik krem uygulandıktan sonra bölgeye enjeksiyonlar yapılır. Tedavinin etkisi birkaç saat veya gün sonra ortaya çıkar. İlk uygulamadan sonra ikinci seans 2-3 hafta sonra yapılır ve tedaviye 6 ay aralıklarla devam edilir. Oldukça pahalı bir yöntemdir. Tedaviden sonra enjeksiyon yerinde birkaç gün devam eden ağrılar olabilir. Bazen yapılan enjeksiyon kaslara giden sinirleri de etkileyebilir ve kolda geçici güç kaybına neden olabilir. Botox’un bu ilaca karşı allerjisi olanlarda gebelerde ve kas problemi olanlarda kullanılması uygun değildir. Antibiyotikler veya kas gevşetici ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.CERRAHİ TEDAVİ Endoskopik Torakal Sempatektomi Özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde uygulanmaktadır. Kalıcı çözüm sağlar. Cerrahi tedavinin esası aşırı çalışarak fazla terlemeye neden olan sempatik sinirlerin kesilmesi veya çıkarılmasıdır. Bazen sempatik zincir ve dalları klips ile sıkıştırılabilir veya koter ile yakılabilir. Bu sinirlerin terleme dışında fonksiyonu olmadığı için; ameliyatın felç oluşturma his kaybı refleks azalması gibi etkileri olmaz.Koltuk altından açılan 1 cm kadar küçük 1-2 delikten sokulan kamera ve küçük aletlerle işlem gerçekleştirilmektedir. Diz artroskopisi veya laparoskopi gibi bir yöntemdir. Hastaya genel anestezi verilir. İşlem süresi bir saatin altındadır. Ameliyatın etkisi hemen ortaya çıkar. Hasta uyandığında elleri kuru ve sıcaktır. Operasyon sonrası hasta 12-24 saat kadar hastanede kalınır. Ameliyat sonrası çok az rahatsızlık verir. Deri kıvrımları içinde kaybolacak kadar çok küçük bir iz bırakır. İyileşme bir veya birkaç gün gibi kısa bir sürede olur. Hastaların çoğu 1 haftada normal çalışma düzenlerine dönerler. Ağır kalp-akciğer hastalığı olan plevral hastalık veya akciğer ameliyatı geçiren tedavi edilemeyen tiroid hastalığı olanlar cerrahi tedavi için uygun değildir.Etkili kalıcı emniyetli ve çok az rahatsızlık veren bir tedavi yöntemidir.Vücudun başka bölgelerinde (sırt kalça) terlemenin artması (%20-50) en sık görülen yan etkidir. Ancak hastaların çok azında (%2) önemli olur. Nadir görülen diğer bir yan etki de yemek esnasında terleme olmasıdır.Komplikasyonlar %1 civarında çok az görülür.Nadiren veya her cerrahi işlemde görülebilen anestezik maddelere ve ilaçlara karşı allerjik reaksiyonlar kanama enfeksiyon ve komşu organ yaralanması oluşabilir.Bazen göğüs boşluğunda hava kalması (pnömotoraks) gelişebilir. Ancak çoğunda kendiliğinden kaybolur ve pek problem yaratmaz. Horner sendromu denilen (göz kapağında düşme göz bebeğinde küçülme ve yüzde terleme azalması) komplikasyon; çok nadiren kalıcı olsada birkaç ay içinde normale dönebilir.Bu yöntemle: el terlemesinde: %98 koltuk altı terlemesinde: %80 üzerinde ayak terlemesi için yapılmasa da ayak terlemesinde: %25 civarında başarılı sonuç alınmaktadır | |
| | |
| | #8 (permalink) |
| BEHÇET HASTALIĞI Genel Bilgiler İlk kez 1937 yılında bir Türk doktoru olan Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır. Tıp Dünyasında bir Türk doktoru tarafından tanımlanan nadir hastalıklardan birisidir. Behçet hastalığının en tipik özelliği ağızda tekrarlayan aft adı verilen yaralar olmasıdır.Ağız yaraları Ağız yaralarına hemen hemen her hastada rastlanır ancak % 1 - 3 gibi az bir kısım hastada ağızda yara şeklinde bir belirti görülmeksizin hastalığın diğer belirtileri görülebilir. Genellikle ağızdaki yaralar hastalığın ilk belirtileridir ve diğer belirtiler ortaya çıkmadan yıllarca aft yakınması bulunan hastalar az değildir. Behçetteki ağız yaraları tekrarlayıcı basit aftlardan ayırd edilemez ise de çok sayıda olmaları ve daha sık nüks etmeleri gibi farklılıklar vardır. Behçette aftlar genellikle ayda bir veya birkaç kez tekrarlar ve bir kaç gün içersinde iyileşirler.Cinsel Bölge Yaraları Behçet hastalığının diğer bir belirtisi de genital bölgede tekrarlayan yaralardır. bu yaralar küçük deriden kabarık kırmızılık veya sivilce halinde başlar ve bunu çabucak zımba ile delinmiş görünümde ve yavaş iyileşen yaranın gelişmesi izler. Bu yaralar hemen her zaman yerlerinde iz bırakarak iyileşirler. Genital bölge yaraları aftlara göre sayıca daha az ve daha uzun sürede iyileşirler.Deri Belirtileri Behçet hastalığında koltuk altları ve kasıklar gibi büyük kıvrım yerlerinde de benzer yaralara zaman zaman rastlanabilir.1. Kırmızı ve ağrılı yumrular şeklinde oluşumlar. 2. Sivilce benzeri belirtiler. 3. Deri damarlarının hastalanmasıyla ilgili belirtiler. Göz Belirtileri En önemli organ tutulmalarından biri olan gözdeki iltihaplanma hastaların yarısında tespit edilir. Gözde kanlanma ve bulanık görme şeklinde kendini gösterir. Erkeklerde ve genç kisilerde göz belirtileri daha sık ve daha ağır seyrederken kadınlarda ve yaşlılarda daha seyrek ve daha hafiftir seyreder. Göz belirtileri bazan körlüğe kadar gidebilir.Bu belirtilerin dışında Behçet hastalarının hemen hemen yarısında eklem ağrısı ve eklemlerde şişme gibi şikayetler beyin hastalıkları böbrek iltihabı damar tıkanma ve genişlemeleri de görülebilir.Behcet hastalığı daha çok 20-30 yaşlarda ve erkeklerde görülür. Türkler Araplar Yahudiler Ermeniler ve Japonlarda daha sık görülür. Behçet hastalığının en karakteristik özelliklerinden birisi ataklar halinde seyretmesidir. Yaşla birlikte hastalığın aktivitesi azalır. Behçet hastalığının nedeni bilinmemektedir. Tedavi hastalığın etkilediği organa göre değişir. Tedavi kesinlikle doktor kontrolünde yapılmalıdır. Genetik biliminde sağlanacak gelişmeler Behçet hastalığının tedavisinde yeni ufuklara yol açacaktır. Behçet hastalığının en tipik özelliğinin ağızda tekrarlayan yaralar olduğu unutulmamalı ve bu yakınmaları olan hastaların mutlaka Behçet hastalığı yönünden araştırılması gereklidir.Behçet aslında bir hastalık değil tıbbi adı ile "sendrom" dur ancak anlaşılır olması nedeni ile "hastalık" olarak yazılmıştır.Bu sayfa içeriği İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Tekin Akpolat tarafından hazırlanmıştır. | |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Bel soğukluğu Gonore Neisseria gonorrhoeae (gonokok) adı verilen bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık görülenidir. A.B.D.'de her 30 saniyede bir kadının bel soğukluğuna yakalandığı ileri sürülmektedir. Bu kişiler 3-5 gün süren kuluçka dönemi süresince ileri derecede bulaştırıcı olmaktadırlar. Gonoreli bir erkek ile ilişki kuran her kadın enfekte olmaz. Sadece %60-90 kadında enfeksiyon gelişir. Kadından erkeğe bulaşma ise daha zordur. Gonoreli bir kadınla ilişkide bulunan erkeklerin %20-40'ı enfekte olur. Kadınlarda en çok rahim ağzında yerleşir. Dokuların yapısı nedeni ile vajina dokusunda gonore bakterisi yerleşemez. Rahim ağzı (serviks) dışında sırasıyla ürethtra ve vajinanın hemen girişinde her ki yanda yer alan bartholin bezlerini tutar. Kadınların %80'inden fazlası asemptomatik kalır yani hiçbir belirti olmaz. Bu kuluçka döneminin değişken olabileceğinin belirtisidir. Gonoreye neden olan diplokoklar Bel soğukluğuna neden olan gonokoklar Belirtileri Bel soğukluğunun en sık yarattığı yakınma vajinal akıntıdır. Bu akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokuludur. Sümüğümsü bir yapısı vardır. Beraberinde nadiren kaşıntı da olabilir. Bu tabloya idrar yaparken yanma da eşlik edebilir. Akıntıdan sonra en sık görülen yakınma ise kasık ağrısıdır.Genelde her iki tarafta da ağrı olur. Öğleden sonra ve akşam çıkan ateş görülebilir. Bartholin bezi tutulmuş ise vajina girişinde oldukça ağrılı bir şişlik yani bartholin absesi olabilir. Mikroorganizma kan dolaşımına geçer ise eklemlerde de enfeksiyona neden olabilir.Eklem ağrıları ve şişlikleri görülür. Tek bir eklemde belirtiler olmaz. Ağrılar gezici tiptedir. Bir eklem düzelir belirtiler bir diğerinde başlar. Buna gezici eklem ağrıları adı verilir. Nadiren gonokoka bağlı boğaz enfeksiyonları gelişebilir. Doğum esnasında anneden bebeğe geçerek yenidoğanın gözlerinde konjuktivite yol açabilir. Gonorenin en önemli komplikasyonu pelvik iltihabi hastalıktır. Enfeksiyonun tüplere ve yumurtalıklara kadar ilerlemesidir. Kısırlık dahil pekçok komplikasyon yaratır. Tanı Servikal ve vajinal akıntının incelenmesi ile konur. Vajen kültürü alınmasının en faydalı olduğu durum gonoredir. Kültürde gonokokların üretilmesi tanı için yeterlidir.Klinik olarak tanı konmuş olsa bile bunun kültür ile doğrulanması gerekir. Tedavi Bel soğukluğu tedaviye son derece duyarlı bir hastalıktır. Antibiyotik tedavisi ile genelde iyileşme sağlanır. Antibiyotik kullanımından bir hafta sonra kültürler tekrarlanarak enfeksiyonun geçtiği teyid edilmelidir. "Bu yazı Dr. Alper Mumcu | |
| | |
| | #10 (permalink) |
| BİTLENME: PEDİKÜLOZİS Saç Biti Nedir? Saç bitleri insan saçında yaşayan ve üreyen çok küçük kanatsız günde 2-8 kez kan emerek beslenen gri böceklerdir. Sirke denilen yumurtaları görmek bitin kendisini görmekten daha kolaydır ve genellikle enseye yakın kulakların arkasında ve başın arkasında saç tellerine tutunmuş halde bulunurlar. Sirkeler kir veya kepek gibi yıkanarak temizlenemezler. Önce etkili bir ürün ile öldürülmeli sonra bu amaç için yapılmış ürünün kutusundan çıkacak olan özel bir tarak ile saçtan temizlenmelidir.Saç biti insan vücudu dışında yalnızca 48 saat yaşayabilir ve evcil hayvanlar üzerinde yaşayamaz. Sirkeler ise insan vücudu dışında kumaş ve battaniye üzerinde 10-15 gün canlı kalabilirler. Nasıl Bulaşır? Bitlenmenin yaygın olarak düşünüldüğü gibi pislikle bir ilgisi yoktur; aslında bit temiz sağlıklı saçı kirli saça tercih eder. Yetişkin ya da çocuk herkes bitlenebilir. En yaygın belirtisi başın ve ensenin şiddetle kaşınmasıdır. Saç biti son derece bulaşıcıdır. Tarak fırça eşarp yastık şapka ve tüylü oyuncaklar gibi paylaşılan kişisel eşyalar ile yayılırlar. Tekrarlanan salgın riskini azaltmak için bu eşyaları paylaşmaktan kaçınılmalıdır.Bitlendiğimizi Nasıl Anlarız? Bitlenmeyi gösteren ilk ipucu sık sık kafa derisinin kaşınmasıdır. Biti tespit etmek ve yayılmasını engellemek amacıyla ensenin arka kısmındaki ve kulak arkasındaki saçlar dikkatle incelenmelidir. Bitler ışıktan kaçtıkları için yalnızca saç kılına yapışmış küçük beyazımsı oval yumurtaları (sirkeleri) görebilirsiniz.İdeal Bir Bitlenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır? Tek uygulama ile kısa sürede etki göstermeli. Güzel kokulu saçları dolaştırmayan taramayı zorlaştırmayan etrafa bulaşmayan boyalı ve permalı saçlarda problem yaratmayan özelliklere sahip olmalı.Kalıcı etkisiyle bitlerin saça tekrar yerleşmesini engellemeli. Sadece bitleri değil sirkeleri de yok etmeli.Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmeli yan etkileri olmamalı.Kullanıcıya toksik etkisi olmamalı Bugüne kadar pek çok yolu kullanarak insanoğlu bitle mücadele etmeye çalışmıştır. Kötü kokulu gaz ve kimi zehirli maddeler içeren ilaçlar bunlardan bazılarıdır. Daha çok çocuklarda rastlandığı için tedavinin çocuklar için güvenli yüksek oranda etkili sadece bitleri değil yumurtalarını da öldüren bir bit ilacı ile yapılması gerekir.Oysa günümüzde artık bu alanda kullanılan madde ve ilaçlarda büyük gelişmeler kaydedilmiş hatta koruyucu etkili permetrin etken maddesi içeren ilaçlar geliştirilmiştir. Saç biti tedavisinin bitleri olduğu kadar yumurtaları da öldürmesi ve tekrar bulaşmayı önlemesi gerekir. Piyasada birkaç bit öldürücü ilaç vardır ve değişik şekillerde bulunmaktadır; şampuan saç kremi gibi. Fakat bunların hepsi bit tedavisinde istenen etkiyi göstermez!!!Bitlenme tedavisinde kullanılan çeşitli maddeler şunlardır: Gamma Benzen Hekzaklorid Böceğin sinir sistemini felç ederek etki gösterir. Ülkemizde yasaklanmıştır. Benzil Benzoat Deri ve mukozayı tahriş ettiği için bit tedavisinde pek tercih edilmez. Fenotrin (Sumitrin) Işıkta stabilitesini koruyamaz. Uygulamadan sonra güneş ışığı altında etkinliğini yitirir. Bu nedenle kalıcı etkisi yoktur. Piretroidler 1. Jenerasyon Krizantem çiçeğinin böcek öldürücü etkisi Farslar zamanında fark edilmiştir. Eski Yugoslavya toprakları üzerinde olan Dalmaçya'daki bir halk hikayesine göre yaşlı bir kadın beyaz papatyalara benzeyen bir çiçeği toplar. Çiçek solduğunda bir köşeye atar daha sonra dönüp baktığında solmuş çiçeklerin çevresinde ölü böcekleri fark eder ve krizantem ailesinden olan bu çiçek çeşidinin böcekler üzerinde öldürücü etkisi bu şekilde fark edilir. 1800'lü yıllardan başlayarak kuru çiçekler böcek öldürücü olarak ABD'ye ihraç edilir. 1900'lü yıllarda piretroid olarak adlandırılan bu madde bit tedavisinde kullanılmıştır ancak ışıkta bozulması sorun oluşturmuştur.Permetrin 2. Jenerasyon 1973'de ışığa dayanıklı piretroid olan permetrin İngiltere'de geliştirilmiştir. Permetrin aynı zamanda bit tedavisinde en az iki haftadan altı haftaya kadar koruyucu etkiye de sahiptir. Günümüzde permetrin koruyucu özelliği kullanım kolaylığı yan etkilerinin az olması ve güvenilir olması nedeniyle en çok tercih edilen ilaçlardandır. | |
| | |
| Bookmarks |
Sağlık kategorisinde Cilt Hastalıkları...ve ilgili hersey.. konusu , ATOPİK DERMATİT: EGZAMA A. ATOPİK DERMATİT ( EGZEMA ) NEDİR ? Kronik tekrarlayan pembe renkli yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücütta yaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. ...
| Konu araçları | |
| Gösterim Modları | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Salatalar..ilgili hersey burada...:D | x_m.e.e | Salatalar ve Soslar | 148 | 22-07-2008 10:51 |
| Psikiatri ve ilgili hersey... | x_m.e.e | Sağlık | 66 | 21-07-2008 19:15 |
| pilavlar...ilgili hersey burda..:D | x_m.e.e | Makarnalar-Pilavlar | 99 | 08-12-2007 01:45 |
| 6630 Ile Ilgili Hersey | black_akrep | Nokia | 2 | 24-10-2007 14:09 |
| Soslar...ilgili hersey burda..:D | x_m.e.e | Salatalar ve Soslar | 62 | 19-12-2006 19:03 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 13:21 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)