Sanat ve Edebiyat kategorisinde Edebi akımlar... konusu , EDEBİ AKIMLAR Edebi akımlar 7 bölüme ayrılır.Bunlar; 1.KLASİZM Edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. Yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans döneminde gelişmiştir. Bu akımın ...
| |||||||
| Üye Ol | FlashChat | Bloglar | Üye Listesi | Forumları Okundu İsaretle |
| | #1 (permalink) |
| EDEBİ AKIMLAR Edebi akımlar 7 bölüme ayrılır.Bunlar; 1.KLASİZM Edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. Yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans döneminde gelişmiştir. Bu akımın izleri bir önceki dönemde Rebelais ve Montaigne’de hatta Aristoteles’tedir. Klasizmin temel öğeleri kendi içinde soyluluk akılcılık uyum açıklık sınırlılık evrensellik idealizm denge ölçülülük güzellik görkemliliktir. Yani bir eserin klasik sayılabilmesi için bu özellikleri barındırması gerekmektedir. Kısaca klasik bir eser bir üslubun en yetkin ve en uyumlu ifadesini bulduğu eserdir. Klasizm temellerini Rönesans aristokrasisinden alır. Klasizm bir bakıma aristokrasinin akımıdır.2.ROMANTİZM 18. yüzyılın sonunda ortaya çıkar ve 19. yüzyılın ortalarına kadar sürer. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Önce ön-romantizm dönemi denilen gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerin en önemlisi halkın beğenisinin klasizmin görkemli katı soylu idealize edilmiş ve yüce anlatım biçiminden daha yalın ve içten ve doğal anlatım biçimlerine kaymış olmasıydı. Romantizm klasizmin düzenlilik uyumluluk dengelilik akılcılık ve idealleştirme gibi özelliklerine bir başkaldırı niteliğindedir. Romantizm doğduğu çağın akılcılığı ve maddeciliğine tepki olarak bireye öznelliğe akıl dışılığa düş gücüne kişiselliğe kendiliğindenciliğe ve aşkınlığa yani sınırları zorlayıp geçmeye önem verir. Tarisel olarak bu dönemde gelişen orta soylu sınıfın yani burjuvazinin duygu düşünce ve yaşam tarzını ön plana çıkarır. Soyluların zarif sanat biçimlerini yapay ve aşırı incelikli bulan bu yeni sınıf duygusal açıdan kendisine yakın hissettiği daha gerçekçi sanat biçimlerinden yanaydı. Böylece romantizm gelişme ve yaygınlaşma şansı buldu. Romantizmin en önemli habercisi Fransız filozof ve yazar Jean Jacques Rousseau’dur. Ama İngiliz yazarlar William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge’nin 1790 yılında birlikte yayınladığı Lirik Balatlar adlı eser romantizmin bildirgesi sayılır. Yine İngiltere’de William Blake Almanya’da Friedrich Hölderlin Johann Wolfgang von Goethe Jean Paul Novalis Fransa’da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizm ilk temsilcileridir. Victor Hugo Alphonse de Lamartine Alfred de Vigny Nodier Soumet Deschamp Alfred de Musset romantik akımın.3.REALİZM Bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı günlük yaşamın önyargısız bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır. Örneğin realizmin iki güçlü temsilcisi Gustave Flaubert’in Madame Bovary adlı romanı ile Emile Zola’nın Nana adlı romanında cinsellik ve şiddet edebi bir mikroskop altında incelenerek olanca çıplaklığıyla ortaya konulmuştur. Realizm felsefesinin altında güçlü bir felsefi belirlenimcilik yatar. Fransız edebiyatında Flaubert ile Zola’nın yanısıra Honore de Balzac Stendhal Rusya’da Lev Tolstoy Ivan Turgenyev Fyodor Dostoyevski İngiltere’de Charles Dickens ve Anthony Trollope Amerika’da Theodore Dreiser İrlanda'da James Joyce realizmin önemli temsilcileridir. Realizm 20. yüzyıl romanının gelişimini de önemli ölçüde etkilemiştir.4.PARNASİZM Adını Louis Xavier de Richard ile Catulle Mendes’in hazırlayıp Alphonse Lemerre’in bastığı Le Parnasse Contemporain (Çağdaş Parnasçılık) adlı eserden alır. Klasizm romantizm ve realizmin bütününe tepkili bir akımdır. 1830’lu yıllarda ortaya çıkmıştır. Temel kuramı "sanat sanat içindir" diye özetlenebilir. Aslında realizmin katı toplumculuğu ve gerçekçiliğine bir karşı çıkıştır. Daha çok şiirde kendini gösterir. Sanatsal biçim ve sanatsal içerik kaygısı ön plandadır. Bu akımın etkisindeki edebi eserlerde ölçülü ve nesnel bir anlatım teknik kusursuzluk ve kesin betimlemeler kullanılır. Parnas şiir için "biçimciliği amaçlayan" şiir de denebilir. Parnasizm bir yönüyle kendisinden sonraki doğalcılığa kaynak olmuştur. Zengin bir dil zengin bir biçim zengin ve yoğun bir duygusallık işlenir. Theophile Gautier’in şiirlerini Theodore de Banville Leconte de Lisle izlemiştir. Parnasizm edebiyat tarihinde Leconte de Lisle ile özdeşleştirilir.5.NATURALİZM(DOĞALCILIK) 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında etkili olmuştur. Doğa bilimlerinin özellikle de Darwinci doğa anlayışının ilke ve yöntemlerinin edebiyata uyarlanmasıyla gelişmiştir. Edebiyatta gerçekçilik geleneğini daha da ileri götüren doğalcılar gerçekleri ahlaksal yargılardan seçici bir bakıştan uzak bir anlatımla ve tam bir bağlılıkla anlatmayı amaçlar. Doğalcılık bilimsel belirlenimciliği benimsemesiyle gerçekçilikten ayrılır. Doğalcı yazarlar insanı ahlaksal ve akılsal nitelikleriyle değil rastlantısal ve fizyolojik özellileriyle ele alır. Doğalcı yaklaşıma göre çevrenin ve kalıtımın ürünü olan bireyler dıştan gelen toplumsal ve ekonomik baskılar altında ezilir içten gelen güçlü içgüdüsel dürtülerle davranırlar. Yazgılarını belirleyebilme gücünden yoksun oldukları için yaptıklarından sorumlu değillerdir.Doğalcılığın kuramsal temelini Hippolyte Taine’in Historei de la Litterature Anglaise (İngiliz edebiyatı tarihi) adlı eseri oluşturur. İlk doğalcı roman Goncourt Kardeşler’in bi hizmetçi kızın yaşamını konu alan Germinie Lacarteux adlı yapıtıdır. Ama Emile Zola’nın Le Roman Experimental (Deneysel Roman) adlı eseri akımın edebi bildirgesi sayılır. Zola’nın yanısıra Guy de Maupassant J. K. Huysmans Leon Hennique Henry Ceard Paul Alexis Alphonse Daudet doğalcı eserler veren yazarlardır.6.İDEALİZM Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır. İdealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde yer alır. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur. Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını vurgulayan idealizm bir arada yaşamanın yarattığı ortak kanı ve duyguları dile getirmeyi amaçlamaktadır. Topluluk bilincini ve bu bilince göre bireyin varoluşunu yaşamı belli belirsiz yönlendiren kimi tinsel gerçekleri betimlemeyi ön planda tutar. En büyük temsilcisi Fransız yazar Jules Romains’tir. Bu akımın temelleri Romains’le Chenneviere’nin yazdığı Petit Traite de Versification (Şiir üzerine küçük inceleme) ve Georges Duhamel’le Charles Vildrac’ın kaleme aldığı Notes su la Technique Poetique (Şiir tekniği üzerine notlar) adlı eserlerde ortaya konulmuştur.7.VAROLUŞÇULUK(EGZİSTANSİYALİZM) Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıktı. Öncelikle bir felsefi akımdır. En önemli temsilcileri Martin Heidegger Karl Jaspers Jean-Paul Sartre Gabriel Marcel ve Maurice Merleau-Ponty olmuştur. Felsefi bakımdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche Kierkegaard ve Husserl gibi düşünürler tarafından atılmıştır. Varoluşçuluk 4 temel fikri savunur:1) Varoluş her zaman tek ve bireyseldir. Bu görüş bilinç tin us ve düşünceye öncelik veren idealizm biçimlerinin karşıtıdır.2) Varoluş öncelikle varoluş sorununu içinde taşır ve dolayısıyla varlık'ın anlamının araştırılmasını da içerir.3) Varoluş insanın içinden bir tanesini seçebileceği bir olanaklar bütünüdür. Bu görüş her türlü gerekirciliğin karşıtıdır. 4) İnsanın önündeki olanaklar bütünü öteki insanlarla ve nesnelerle ilişkilerinden oluştuğundan varoluş her zaman bir "dünyada var olma"dır. Bir başka deyişle insan her zaman seçimini sınırlayan ve koşullandıran somut tarihsel bir durum içindedir. Varoluşçuluğun etkileri çağdaş kültürün çeşitli alanlarında görüldü. Kierkegaard’ı izleyen Franz Kafka Das Schools Şato Der Prozess Dava adlı eserlerinde insanın varoluşunu bir türlü ulaşamadığı istikrarlı güvenli ve parlak bir gerçeklik arayışı olarak betimledi. Çağdaş varoluşçuluğun özgün temaları Sartre’ın oyunları ve romanlarında Simone de Beauvoir’in yapıtlarında Albert Camus’nün roman ve oyunlarında özellikle de L’Homme Revolte (Başkaldıran İnsan) adlı denemesinde işlendi. | |
| | |
| Bookmarks |
| Etiketler |
Sanat ve Edebiyat kategorisinde Edebi akımlar... konusu , EDEBİ AKIMLAR Edebi akımlar 7 bölüme ayrılır.Bunlar; 1.KLASİZM Edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. Yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans döneminde gelişmiştir. Bu akımın ...
| Konu araçları | |
| Gösterim Modları | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Edebi akımlar | ...aKıbé3t... | Sanat ve Edebiyat | 0 | 03-09-2008 22:33 |
| Edebi Akımlar... | x_m.e.e | Sanat ve Edebiyat | 36 | 27-06-2008 19:02 |
| Toptan: Radikal Akımlar Dünya Barışını Tehdit Etmektedir | Haber Botu | Cnntürk Güncel Haber | 0 | 24-03-2008 13:00 |
| Dini İnanç - Gelenek ve Akımlar | benolmusumnick | Metafizik - Bilimkurgu - Mitoloji | 30 | 11-11-2007 11:22 |
| Edebi akımlar.... | x_m.e.e | Sanat ve Edebiyat | 30 | 12-11-2006 04:13 |
Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 12:02 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)