İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz  

Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > Tiyatro

Yeni Konu Aç Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 05-07-2009, 10:07   #1 (permalink)
Standart The Great Debaters; Münazara; Shakespeare ve Tiyatroda Özerklik

Neyi tercih edersiniz?
izafet.Com - The Great Debaters; Münazara; Shakespeare ve Tiyatroda Özerklik
Değiştirmeyi düşündüğünüz bir topluluğa ulaşmaya çalışan bir oyun yaparak yuhalanmayı mı yoksa zaten ayni fikirde olduğunuz topluluğa oyun yaparak onların alkışları ile tatmin olmayı mı?
Şunu söylemek de yanlış olmayabilir: "Sanatçı kendi inandığını yapar. Zira sanatçı zaten daha önce düşünülmeyeni düşünen, görendir . O “kendi” olur. Kendi fikrinin çoğalmasını, taraftar bulmasını ister. Ya da onun için zaten izleyicinin önemi yoktur."

Amaç muhtelif olabilir,yöntem de… Kimisi “güldürerek” kimisi “ağlatarak” amaca ulaşacağını düşünür. Kimisi için amaç kendini kurtarmaktır. İfadesini Brecht’te bulan anlayışta “yabancılaştırarak” değiştirme var. Ve tabi ki insanın değişeceğine olan umut.

Gençliğimizde fikirlerin toplandığı iki odak vardı : “Sanat sanat içindir-Sanat toplum içindir.” Münazaraların da “olmazsa olmazı” idi. Bu öylesine bir ayrımdı ki hem sorunun çözümü hem de sorunun kendisi idi. Bir tarafta olursanız en azından rahat ederdiniz. Şimdi ise o kadar kolay değil.

Yıllar içinde seyircinin “damarını” bilen “sanatçıların”(?) “işlerini” pazarlamaları, bir beceri olarak alkışlanmaya başlandı. Tvler, diziler ve rating anlayışı ağırlık kazandı. Önemli olan "mal"ın satılabilmesi idi kısaca. Sanat ürününün “meta”laşması diye adlandırıldı bu süreç.

Ama eninde sonunda sanat seyirciye ulaşarak anlam kazanır. Sanatın seyirci ile buluşmasında da seçenekler var. Ya merak eden gelecek ve siz geleni ikna etmeye çalışacaksınız, ya da fikrinizi yaymak için siz çaba göstereceksiniz.

Başka sanat dalları ne yapar bilmem ama ben tiyatronun “Merak eden gelsin,isteyen değişir” lüksünde olmadığını düşünenlerdenim.Tiyatro sadece akla seslenen bir sanat da değil. İnsan salt akıldan ibaret bir robot değil ki. Akıl ile gönül beraberliğini sağlamak gerekiyor.

Bugünün atmosferi, “İkna etme”yi ortadan kaldırdı. İkna etmek zor bir iş. Hem ikna edeceğiniz kitleyi ve onun sorunlarını bilmeniz ,hem de kendi fikirlerinizin “oturmuş olması” gerekir. Yani “kendini bilmek” zorunlu. O kadar da kolay değil hani.

Bugün tiyatromuza baktığımızda amacın “Seyirci toplamak” olduğu görülüyor. “Kendini bilmek” ise ikincil kalıyor.Galiba “ikna etmek” de o kadar önemli değil.

“Great Debaters” isimli bir filmi seyrederken aklıma gelenler bunlar. Filmin dikkat çeken vurgusu USA’daki münazara geleneği üzerine . Film 1935’de geçiyor. Liselerde, üniversitelerde yarışmalar yapılıyor. Ülkenin sorunları belli bir disiplin içinde tartışılıyor. Örneğin "Violence"(şiddet,zorbalık) , "Civil disobedience"(sivil itaatsizlik) karşısına konularak toplum hayatına çok önemli bir fikir atılıyor. Tartışma kültürü, “kendini bilmek”,"ikna etmek", "hoşgörü" temeli üzerine yapılanıyor.

Okul karnelerimi çıkardım. Notlarıma değil, neslimizin aldığı derslere bakmak için. Lise 1 ve 2 de biyoloji ; lise 2 de psikoloji ; Lise 3 de felsefe/mantık ,astronomi ve jeoloji almışız. Resim/Sanat tarihi dersi almışız. Edebiyat ve kompozisyon dersleri ayrı derslermiş. Orta okulda ise 3 sene yurttaşlık dersi almışız.
Lise yıllarımda kompozisyon dersleri kapsamında önceden verilen bir konu üzerinde sınıf içi münazara yaptığımızı hatırlıyorum.
Şimdilerde yukarda saydığım dersler verilmiyor. Oysa münazara için mantık, psikoloji, felsefe ve de kendi dilini iyi konuşabilmek gerekli.
Yıllar sonra kızımız ilk okula başlarken yeni açılan bir özel okulun tanıtım toplantısında salondaki “İngilizceyi ne zaman konuşacaklar?” sorusunu merak eden çoğunluk içinde “Türkçeyi doğru dürüst öğrenecekler mi?” sorusunu sorarak kendimi yalnızlığa mahkum etmiştim! O toplantı bana yıllar içinde değişen veli profilini de tanıtmıştı.
Dili iyi bilmek yetmiyor tabi. İçinde yaşanılan toplumun kokusunu iyi tanımak gerek.

“Great Debaters” filminde adam odasına sarhoş dönüyor ve alt yazıya göre, “Benim gönlüm sarhoştur-Yıldızların altında”yı söylüyor(?)
İngilizcesinde “Güzellik su gibi akar” sözünün alt yazıdaki karşılığı “Güzelliğin on para etmez ,bu bendeki aşk olmasa”!(yahu bunlar Aşık Veysel’i de mi biliyorlar?!!!)
Tercüme eden, kendine göre “seyirciye ulaşırken” “uyarlıyor”. Ama filmin geçtiği atmosfere ve karakterlere bakınca bu uyarlama “sırıtıyor”.

Aklıma Türkiye’de yapılan Shakespeare uyarlamaları geldi. Hani oyunlara “takla attıranlar” var ya onlar ! Onların uyarlamaları da o kadar sırıtıyordu. (Taklalar atıyorlar aslında takla attırmak yerine!)

Geçenlerde Shakespere’in “Love’s Labour’s Lost”-Aşkın Boşa Giden Emeği’ndeki bir av sahnesinden çıkarak yazılmış bir inceleme okudum. Oyundaki iki sahnenin aslında Avrupa, tarih,felsefe,din,devlet üzerine nasıl bir gönderme olduğunu öğrenmek hem ufkumu açtı hem de inanılmaz bir keyf aldım.Yazarın kaynak olarak verdiği “okuma”lar, bilginin ve akademik ufkun vardığı sınırların genişliğini gösteriyordu.

Türkiye’de Shakespeare’lerin nasıl bir sığlıkla “Ben yaptım oldu”ya getirildiğini bir kez daha anladım. “Büyük cehalet” karşısında dilim tutuldu yeniden. Kimlere “sanatçı” ve de “yönetmen” diyoruz? Kimler “sanatçı özgürlüğü” , “yorum” kelimelerine sığınarak “sığ”laşıyor.

Bizde yapılan uyarlamalar(yorumlar(?)) bana başka bir “ânı” hatırlattı. Yıllar önce tango ile ilgilenen bir dernek, Arjantin’den bir tango topluluğu getirmişti. Gösterinin ardından topluluk elemanları ile özel bir galaya katılmıştık. O gece bizim tangocularımızdan bir gösteri yapmaları istendi. Ülkemizde tango için “ölçü” sayılan tangocu çift, tüm becerileri ile (belki de o gece seyrettikleri Arjantinlilerden de esinlenerek) danslarını süslediler(?) Arkasından da Arjantinli çift tango yaptı. Aradaki fark bana yeni ufuklar açtı. Bizimkiler tangoyu bize "uyarlamışlardı".

Aslında Shakespeare’i(ve diğer yazarları) zamanımıza uyarlamak isteyenler çok okumalılar. Zira hem geçmişi,hem bugünü ve de geçmişteki bir konunun ,seslendikleri topluma, o toplumun algısı ile nasıl ulaştırılabileceğini de anlama imkanına kavuşurlar belki. Ama asıl zorluk ortak çağrışım ve algının da yaratılması. Yazılarımda üzerinde sıkça durduğum “ortak çağırışım ve algının yok olmasının” ne anlama geldiğinin anlaşılmasını umarım.

İşe, kendi başına anlamı olan söylemlerin hakkını vermekten ve yaşamın vazgeçilmez bir parçası yapmaktan geçiyor. Doğruluk,adalet,özgürlük vb gibi..Anlamlar üzerinde ortak çağrışım ve algılama ile ilgili sarsılmaz bir anlayış birliği kurulmuş olmalı.

Her meslek kendi “anlayış birliği”ni kendi bilgisi üzerine yapılandırmak zorundadır. Örneğin Shakespeare kadın karakterlerinin “özerk”liği üzerine düşünmeye başlasak mı? Kral Lear’in Cordelia’sına ya da Lady Macbeth’e ne dersiniz? (Belki böylelikle “kavramsal uyarlama” lar da yapmaya başlarız.)

Tiyatroda “özerklik” , “eğitim” aracı olarak düşünülüyor. Yani özerklik yasasını çıkardık mı bu insanları disipline eder diye düşünüyoruz. Bu biraz da sütün içinde düşmüş kurbağanın debelene debelene oluşturduğu kaymağın üstünde kalarak kurtulması hikayesine benziyor, ya da bazı iş adamlarının “kendimizi suya attık,çırpına çırpına yüzme öğrendik” demesine.

Özerlik için gerekli olan alt yapısal özellikler ,taşlar, gereksinimler neler ? Önce kendi kişisel yaşamlarımızdaki eylemlerimizden başlıyan bir süreç. Öncelikle onlar uygulamaya koyularak kişisel ve toplumsal yaşamımız içine yerleştirilmeli. Onlar yerleşince özerklik yasasını yazmak çok uzun sürmez.

Bunların en başında da “münazara” geliyor. Tiyatroda da performans..
İkisi de özgürlük üzerine kurulu değil mi?

Melih Anık
Düşünceler

Not: (Münazara, bir konuda karşıt görüşleri savunan takımların fikirlerini çarpıştırdıkları bir tartışma platformudur...)
KusuRsuZ HatA kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks

The Great Debaters; Münazara; Shakespeare ve Tiyatroda Özerklik

The Great Debaters; Münazara; Shakespeare ve Tiyatroda Özerklik konusu, Tiyatro forumunda tartışılıyor.
Konu ile alakalı etiketler: aşk münazaraları, tiyatro türkce shakespeare, türkçe dersi münazara, toplulukla ilgili münazara, aşk mı para mı kompozisyon, doğruluğun önemi münazarası, akilve güzellik münazara, münazara kompozisyonu, aşk mı para mı münazara,


Konu araçları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
münazara Misafir Soru - Cevap Bölümü 1 18-02-2010 20:58
MÜNAZARA (MÜNAZARA nedir? - MÜNAZARA anlamı) Shy klmn 0 18-03-2009 13:30
münazara Misafir Soru - Cevap Bölümü 2 28-02-2009 15:40
Bolivya'da özerklik Referandumu Haber Botu Cnntürk Güncel Haber 0 05-05-2008 00:10


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 08:59 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan İzafet.com Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. İzafet.com hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde İzafet.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
uslanmam - TEKplatform - Bilgi - webhatti - araba - tedavin

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363